logo

Zaptiye


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Arapça ḍabṭ ضبط  “tutma, denetleme, disiplin altına alma” sözcüğünden türetilmiştir.  “II. Mahmut zamanında kurulan kırsal güvenlik askerine verilen ad”  “1869’da kurulan polis teşkilatının adı” [1] Osmanlı Devleti’nde toplum güvenliğini sağlamakla görevli kuruluşlara verilen ad.

Kaynak:http://tarihtenanekdotlar.blogspot.com/2013/09/401-osmanli-ordusunda-reform.html

Kaynak: https://laiksozluk.net/zaptiye_20725

İslam’ın zuhurundan itibaren varlığı bilinen zabıta işleri Emeviler devrinde kurumlaşmaya başlamıştır. Bu dönemde şurta teşkilatının başında bulunan görevli doğrudan kadıya bağlı olarak hizmet görmekteydi. Eski Türkler’de zabıta işlerinden subaşı denilen görevliler sorumluydu. İslamiyet’in kabulünden sonra Karahanlı, Gazneli ve Selçuklular’da kullanılan bu unvan Osmanlılar’a da geçti. Osmanlılar fethedilen yerlere sancak beyi ve kadı ile birlikte subaşı da tayin ediyorlardı. Subaşılar başlangıçta inzibat, asayiş ve askeri işleri birlikte yürütürdü.[2]

Askeri teşkilat genişledikçe, özellikle de Yeniçeri Ocağı’nın kurulmasının ardından payitaht subaşılığı önemini kaybetmeye başladı.

Başta Yeniçeri Ocağı olmak üzere kapıkulu ocaklarının teşkilinin ardından gerek merkezde gerekse taşradaki önemli kalelerde güvenlik işleri yeniçerilere verilmişti.

Bu klasik düzen özellikle II. Mahmud devrindeki yeni düzenlemelerle değişikliğe uğradı. Yeniçeri Ocağı’nın ilgasından sonra kurulan Asakir-i Mansûre-i Muhammediyye adlı yeni ordu ve ordunun başındaki serasker İstanbul’un güvenliğinden de sorumlu tutuldu.

1839’da Tanzimat dönemi başlarında “umûr-ı zabtiyye” adı altında jandarma teşkilatının çekirdeği oluşturuldu.

14 Haziran 1869’da çıkarılan Asakir-i Zabtiyye Nizamnamesi’ne göre başşehirde yeni bir düzenleme yapılırken taşrada her vilayetin süvari ve piyade zaptiye askerleri zaptiye alayına dönüştürülecek, sancaklarda taburlar, kazalarda ise bölükler teşkil edilecekti. 1873’te Bab-ı Zabtiyye’de idari bir komisyon teşkil edildi. Zaptiye Nezareti merkezde ve taşrada güvenlikle ilgili polis ve jandarma teşkilatlarının tek mercii haline geldi.

1879’da asakir-i zabtiyye geçici olarak seraskerliğe bağlandı; müşirliğin yerine 3 Aralık’ta kurulan Zaptiye Nezareti’nin sadece polisiye işleriyle ilgilenmesi sağlandı. Fransa’nın zaptiye nizamnamesi hemen aynen benimsendi. Bu arada 1879’da Avrupa’nın baskısıyla Makedonya için farklı bir zaptiye nizamnamesi çıkarıldı. II. Abdülhamid’in saltanat yıllarında, Sadrazam Tunuslu Hayreddin Paşa döneminde Zaptiye Nezareti’ne bağlı hafiyelerden başka çok sayıda gönüllü hafiye jurnal sunma faaliyetlerini sürdürdü. Sadrazam Küçük Said Paşa’nın gayretleriyle asakir-i zabtiyye seraskerliğe bağlanarak bir jandarma dairesi kuruldu ve bazı kalemlere ayrıldı. 16 Nisan 1880 tarihinde çıkarılan Jandarma Nizamnamesi ile bu müessesenin görev ve yetkileri daha açık biçimde belirlendi. 1881’den itibaren İstanbul’dan başlayarak ülkenin her tarafında polis teşkilatı yaygınlaştırılmaya çalışıldı.

23 Temmuz 1908 tarihinde II. Meşrutiyet’le birlikte jandarma teşkilatı bütün ülkeye yaygınlaştırıldı. II. Abdülhamid’in hal‘`i arefesinde İstanbul’a gelen Hareket Ordusu’na karşı koymaya çalışan zaptiye görevlileri tesbit edilerek cezalandırıldı. Otuzbir Mart Vak‘ası’ndan sonra Zaptiye Nezareti lağvedilip Harbiye Nezareti’ne bağlı Umum Jandarma Kumandanlığı kuruldu.

Damad Ferid Paşa tarafından 15 Mart 1919’da Dahiliye Nezareti’ne bağlanan Jandarma Komutanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetince Milli Müdafaa Vekaleti bünyesine alındı. [3]

[1] https://www.etimolojiturkce.com/kelime/zaptiye

[2] http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=440128&idno2=c440088#1

[3] http://www.islamansiklopedisi.info/dia/maddesnc.php?MaddeAdi=zaptiye

Share
618 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çırak etmek

    25 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kaynak:https://www.karabulut.co/bizim-nesil-icin-usta-cirak-iliskisi/ Köken olarak çırak kelimesi Farsça çarāġ veya çirāġ چراغ  "kandil, meşale" sözcüğünden alıntıdır. Sözlük anlamı olarak çırak “bir yerde uzun süre çalıştıktan sonra geçimini sağlayabilecek duruma erişmiş olan kişiye bağımsız çalışması için izin vermek.” anlamına gelmektedir. Köleler, bilhassa cariyeler belirli bir yaşa geldikten sonra daha evlenme çağı geçmeden ailenin itimad ettiği bir kimse ile evlendirilerek kendilerine yüklü bir cihaz (çeyiz) ve bir de evceğiz verilirdi...
  • Kelâm-ı kibâr – كلام كبار

    23 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Genel, Köşe Yazıları

    Kelam, söz; kibar, büyükler manasına gelir. O halde kelâm-ı kibâr “büyüklerin sözleri” anlamına gelir. Din büyüklerinin, büyük devlet adamlarının, ulu kişilerin, ahlakçıların söylediği kısa ve özlü sözler için kullanılan kelâm-ı kibâr, söyleyeninin bilinmesi bakımından atasözlerinden ayrılır. Bu özelliğiyle vecizeye benzer. Ancak vecizeler hemen her konuda söylendiği halde, kelâm-ı kibârdaha çok dini, tasavvufi, ahlaki ve toplumun büyük bir kesimini ilgilendiren konularda söylenir. Sözlü kültürün vazgeçilmez unsurları olan kelâm-ı kibârları...
  • Kavl-i leyyin

    21 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Genel, Köşe Yazıları

    Kaynak:https://zsenturksohbetler.wordpress.com/2011/01/03/kavl-i-leyyin-yumusak-ve-tatli-konusmak/ Kavl-i leyyin,  Arapça bir ibare olup, “yumuşak sözle anlatma. Kırıcı olmama, suçlamama, hakaret etmeme, bağırıp çağırmama, nazik ve kibar olma, gönül okşayıcı olma” demektir. Yani sert ve enaniyetli olmayan söz anlamındadır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere; sert olmayan, muhatabı kırmayacak ve muhatabın sözü söyleyen kişiye karşı sert ve kırıcı tavır almamasını sağlayacak sözdür. Kavl-i leyyin’ in içeriğini biraz daha genişletecek olursak, bir i...
  • Hayvansever HAYDİKO’ya destek olmalıyız.

    20 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Genel, Köşe Yazıları

    Kaynak:http://avrasyavizyon.com/istanbulda-sahipsiz-kopeklerin-hamisi-vardi/ 1.Giriş HAYDİKO (Hayvanları Doğayı İnsanları Koruma) Artvin’de faaliyet gösteren, sokak hayvanlarını koruyup yaşatmaya çalışan bir dernektir. Ben de bir süredir faaliyetlerini takip etmeye çalışıyorum. Gerçekten sahipsiz kedi ve köpekleri korumak ve yaşatmak için olağanüstü çaba harcıyorlar. 2.HAYDİKO’ya niçin destek olmalıyız? Bu derneğe destek olup kedi ve köpeklere sahip çıkmamız için bir sürü sebep var. Birinci sebep: Hayvanlara vefa borcumuzun olmasıdır. Ke...