logo

reklam

Yusufeli’de Diriliş Mitingi

Sular Altında Kalacak Olan Yusufeli İlçesi Diriliş Mitingi Düzenledi

Yusufeli Barajı’nın yapımına başlamasıyla sular altında kalacak olan ilçede sorunlarda her geçen gün büyüdü.

Altyapı, kamulaştırma, dönüm başına verilen birim fiyat, siyanür havuzları, yeni yerleşim yeri ve derelerde yapılması düşünülen HES’leri içine alan sorunlar nedeniyle düzenlenen mitinge yaklaşık üç bin kişi katıldı.

Yusufeli Sivil Toplum platformunun Terminal Meydanında 30 Ocak 2015 tarihinde gerçekleştirilen mitinge,  Yusufeli Belediye Başkanı Eyüp Aytekin, Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan,  Artvin Barosu Başkanı Ali Uğur Çağal,   CHP İl Başkanı Ali Yücel Kurt, Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Bedrettin Kalın, Esnaf Sanatkarlar Odası Başkanı Turgut Koçoğlu, Esnaf Sanatkarlar Kredi Kooperatifi Başkanı Mehmet Eğilmez,  Şoförler Odası Başkanı Fevzi Polat, Tekkale Köyü Kültür Varlıklarını Koruma Ve Yaşatma Derneği Başkanı İlhan Hacıoğlu,  CHP Artvin Merkez İlçe Başkanı İlyas Şahin, CHP Yusufeli İlçe başkanı Barış Demirci, MHP Yusufeli İlçe Başkanı Recep Akyürek, Merkez muhtarı Memiş Koruk, Talip Sucu ve Yusufeli halkı katıldı.

Mitingin sunuculuğunu Platform sözcüsü Gazeteci Adem Demirkıran yaptı. Saygı duruşu ve istiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan mitingin ilk konuşmasını platform adına Talip Sucu yaptı. Sucu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek, 2006 yılında yaptığı konuşmayı hatırlattı. Sucu; “Sayın Cumhurbaşkanımız recep Tayyip Erdoğan 2006 yılında bizlere bu meydandan şöyle seslenmiştiniz. ‘Bizim petrolümüz yok, suyumuz var. Bu sular bizim için çok değerli. Yapılacak Yusufeli Barajı’nın ülke ekonomisine büyük katkısı olacak, Yusufeli insanı bunu çok iyi anlar, Yusufeli’nden adam gibi adamlar çıkar.

Beraber çalıştığımız mesai arkadaşlarımız var demiştiniz. Adam gibi adamların çıktığı bu toprakların 1 metrekaresine DSİ 58 TL para teklif ediyor. Bizimle dalga geçiyor, Sayın Cumhurbaşkanım. Bir ailenin ortalama 200 metrekare toprağı var. 58’den çarparsak 11 bin 600 TL eder. Bu parayla nereye gidelim” dedi.

Daha sonra söz alan Merkez Muhtarı Memiş Koruk, Yusufeli’nde toprağın ve arazinin çok kıymetli olduğunu belirterek haklarının verilmesini istedi.

Son olarak 62 köy muhtarı adına konuşan Tekkale Köyü Muhtarı Fethi Güçlü, Yusufelilerin karamsar olduğunu ve verilen sözlerin tutulmadığını, Gittiklerinden ellerinin boş döndüğünü belirterek; “Aslında tek bir isteğimiz vardı.  Altın değerdeki bu toprakların değerinin bu olmadığını biliyorum, herkesin de bilmesini istiyorum” Devlet susuz araziye 42 suyu olan araziye 58 TL veriyor. Bunun sadece Tekkale’nin problemi olmadığını biliyorduk” dedi.

Konuşmacılar, Yusufeli’nin yeni yerleşim yeri, Yusufeli derelerinde yapılması öngörülen HES’ler, kamulaştırma bedelinin çok düşük olmasıyla ilgili ortak düşüncelerini dile getirdiler.

Konuşmaların ardından platformun hazırladığı basın metni Platform sözcüsü Adem Demirkıran tarafından okundu. Basın metninde 16 madde yer aldı.

  1. Yeni ilçenin ve baraj altında kalan köylerin, 2017 yılına kadar yeni yerleşim yerlerinin günümüz standartlarına uygun, halkın kültür ve istekleri de dikkate alınmak suretiyle yapılarak, hak sahiplerine teslim edilmesini talep ediyoruz.  Çünkü bir taraftan yeni ilçeye ve köylere yerleşim yapılması için halk yönlendirilirken diğer taraftan kamulaştırmaların farklı tarihlerde köy köy mahalle mahalle yapılması ilçe ve köylerde yaşayan komşularımızın hali hazırda yerleşecek yerleri olmadığından ilçe dışındaki il ve ilçelere taşınmak zorunda kalmalarına sebep oluyor dışarıda ev ve arazi alan komşularımızın bir daha geri dönme imkanı olmadığı da açık olup bu da ilçemizin nüfus bakımından hızla kan kaybettiğinin göstergesidir. Yine ilçemizde şu an itibariyle   en  büyük  sorunlardan birisi de   su  altında  kalacak yerleşim yerlerinde ki mezarlık problemidir. Halihazırdaki kullanılan mezarlıklarımızın ne olacağının meçhul olması  ile  birlikte  bundan  sonra ihtiyaç duyulacak mezarlıklar için bir  çalışmanın olmaması  eksikliktir. Dolayısıyla bir an önce ilçe mezarlığı ile köy mezarlıklarının belirlenip düzenlemesini istiyoruz. Çocuğa, kadına, yaşlıya ve ölüye saygı, kültürümüzün bir parçasıdır.
  2. Yusufeli’nde toprağın değerinin lira ile değil altın ile ölçüldüğü bilinmelidir. Baraj, doğası gereği dağlık bölgelerde yani toprağın kıt olduğu yerlerde inşa edildiğinden, toprağa dayalı geçim süren insanların durumu iyi analiz edilmelidir. (Daha bu hafta içinde  ilçe ile  bütünleşik Tekkale  köyünün  Kapkar  ve  Sakut  bölgesindeki  arazileri için  DSİ  42  lira  ile  58  lira  arasında  fiyat  teklif  etmiştir. Yusufeli ilçesinde 1-2 dönüm arazisi olana  toprak  ağası  denir  200  metrekare  arazide  5-10  kişinin  hissesi  vardır. Arazinin bu kadar az olduğu bir bölgede verilen bu fiyatlar uygulandığı takdirde bu, insanlara  perişan olun  demekle  eş değerdir. Yusufeli’nde toprak altın değerindedir, bu iyi bilinmelidir.
  3. Esnaf, müşteri ve ticari portföyünü kaybedecektir. Esnaf yeni ilçeye taşınabilmesi için mevcut yerinde güçlendirilmelidir. Aksi halde yeni ilçeye gidecek güçte esnaf bulunamayacaktır. Halkı düşünmek maksadıyla açılan büyük marketler bu ilçeyi zenginleştirmiyor aksine fakirleşmesine sebep oluyor. Yerli esnaf kazandığı parayla bulunduğu ilçede yatırım yaparken ulusal şirketler dışarıda yatırım yapıyor. Normal şartlarda belki karşı çıkmayacağımız oluşumlara şimdi karşı çıkıyor görünebiliriz ama küçük esnafın durumu perişan. Bir an evvel esnafın güçlenmesi için ekonomik tedbirler alınmalı ve yeni ilçede de esnaf en az on yıl takip edilmelidir. Kamulaştırma esnasında ise esnaf bütün ticari ve demirbaş malzemesi birlikte kamulaştırılmalı ve esnaf hibelerle desteklenmelidir.
  4. Gövdemiz yok edildi, kollarımız ile bacaklarımıza dokunulmamalıdır. Bu süreçte şunu gözlemledik ki havza planlaması ve insan unsuru masaya yatırılmadan mühendis kafasıyla planlar yapılmış olması büyük bir hata olmuştur. Yusufeli’nin hiçbir deresinde HES görmek istemememizin sebebi; köylerimizin bırakın sulama ve kullanma suyunu içme suyuna dahi  muhtaç  bırakması  yanında, bölgenin doğal kalmasını ve dolayısıyla bu bölgede geleceğin geçim kaynaklarının başını çekecek olan doğa turizm alanlarını korumasını sağlamaktır.
  5. Yusufeli’nin merkezi ve 17 köyü  baraj altında kalıyor. Geriye kalan köylerimizin de   siyanür  havuzlarıyla zehirlenmesini istemiyoruz. Zaten yaralı olan bölge halkının, önceden bilgilendirilmesi ve olurunun alınması, daha fazla hırpalanmaması konusunda yetkilileri uyarıyoruz.
  6. Köyleri ve arazileri kamulaştırılıp bölgede iskana tabi tutulmayan vatandaşlar için yeni yerleşim yerleri kurularak bir  an  önce yeni ilçe yeri ile  bağlantı  yolları yapılmadır. Devlet bu proje içerisinde bölge insanını da planladığını göstermelidir. Bu proje dahilinde kendisinin de düşünüldüğü de hissettirilirse halk projeyi sahiplenecektir. Bugüne kadar yapılan çalışmalardan şunu anladık ki; devlet bu projede sosyal ayağı eksik bırakmış. Yatırımların sahibi var ama vatandaşın sahibi yok. Bölge insanı fert fert planlanabilir ve daha güzel bir yaşam sürmesi sağlanabilir. Bir an evvel sosyal projeler başlatılmalıdır.
  7. Kentsel dönüşüm varsa köysel dönüşümde olmalıdır. Köylerimiz kültürümüze uygun şekilde  yeniden imar  edilmelidir. Bu konuda devletten beklentimiz şudur ki; sadece baraj bölgesi değil 62 köy birlikte yeniden yapılandırılmalı, köysel dönüşüm programı adı altında kırsal kalkınmayı sağlayacak projeler üretilmelidir. Giden – kalan şeklinde hesaplar yapılmamalı mevcut haliyle tüm evler, ahırlar tarlalar içme ve sulama suları aktif hale getirilmelidir.
  8. Yeni yapılacak ilçe ve köylerdeki binaların şekil ve tasarımının halka sorulması ve halkın tercihine göre yapılması olmazsa olmazımızdır. İnsan odaklı olmayan ne toprak ne köy ne de ilçe bir işe yarar. Biz ülkemizde olduğu gibi bölgemizde de yüzü gülen mutlu insanlar görmek istiyoruz. Kazan- kazan politikası Yusufeli’nde hayata geçirilmeli hem devlet hem de yöre halkı kazanmalıdır. Devlet kazanırken yöre halkının perişan olması kabul edilemez.
  9. Yeniden tarım alanları oluşturulmalıdır. Meyve- sebze, alabalık, küçük ve büyük baş hayvancılık, arıcılık… Bölgenin doğal güzelliği de bunlara eklenince bölgede ciddi turizm patlaması sağlanabilir. Bütün bunlar yapılırken bölgemizde tahrip edilen doğal turizm alanları kapsayan ilçelerimizin düştüğü hataya düşülmemesine dikkat edilmelidir.
  10. Yeni ilçe yerine ve her köye sürdürülebilir endüstri tesisleri yapılarak ekonomik hayatın devamı için tedbirler alınmalı ve bu konuda devletin bu bölgedeki stratejisini bölge halkıyla paylaşması özel teşebbüsün bölgedeki yatırımlarını ciddi şekilde artırmasına vesile olacaktır.
  11. Kamulaştırma bedelinin ödenmesi ile taşınmazların tahliyesi arasında en az 3 yıl bedelsiz oturma ve kullanma hakkı verilmelidir.  Bu, insanlarımızın daha sağlıklı düşünerek hareket etmesini sağlayacaktır.
  12. Hak sahipliği konusundaki kanunun bir an evvel çıkarılmasını talep ediyoruz.
  13. Erzurum- Artvin yol kavşağının ilçe merkezinden geçmesini, ve Artvin- Yusufeli yeni yolu gibi düşük kalitede bir yol değil 21. asra yakışır bir yol yapılmasını talep ediyoruz.
  14. Halka kamulaştırma bedeli dışında sosyal ve manevi tazminat ödenmelidir.
  15. Yusufeli’ne pozitif ayrımcılık yaparak Yusufeli Kalkınma Ajansı kurulmalıdır. 16-Kamulaştırma bizim yaramızı sarmayacak, aksine yaramızı derinleştireceğinden bir an evvel iskan konusuna geçip vatandaşı ekonomik ve psikolojik olarak rahatlatacak adımların atılması olmazsa olmazımızdır. Devletimizi başka devletler nezdinde kurulmuş kuruluşlara şikayet etmek istemediğimizden,

Basın açıklamasının ardından Yusufeli İlçe merkezi ve köylerini temsil eden iki adet tabut omuzlara alınarak DSİ  Proje Müdürlüğü’nün önüne kadar yaklaşık 3 bin kişi ile yüründü. Burada siyah çelenk konulduktan sonra temsili cenaze namazı kılınarak tabutlar asma köprüden Barhal çayına atıldı. Platform üyeleri 16 maddeden oluşan isteklerini Kaymakamlığa giderek,  Kaymakam Ömer Dereci’ye teslim ettiler.  Miting olaysız bir şekilde sona erdi.

Share
485 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+10 = ?