logo

Yeşil Kuşak


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Yeşil Kuşak Teorisi, Müslüman ülkelerin bulunduğu coğrafyayı kontrol etme projesidir.[1] Yeşil Kuşak Projesi, düşman Sovyetler’e karşı radikal İslam’ı kullanma stratejisine dayanıyordu.[2] ABD amacına ulaşmak için “Yeşil Kuşak” adıyla bilinen proje kapsamında İslam’ın “cihatçı” yorumunu ön plana çıkardı ve “cihatçılara” destek verdi. [3]

ABD Başkanı Jimmy Carter’ın ulusal güvenlik danışmanı Zbigniew Brzezinski tarafından 1977’de geliştirildiği iddia edilen “yeşil kuşak” projesinin, “İslam’ın komünizme karşı bir kalkan olabileceği” görüşüne dayandığı söylenmektedir. İddiaya göre bu proje ile SSCB’nin petrol zengini Basra Körfezi’nde müttefikler edinerek bölgeye sızması önlenmeye çalışılıyordu.[4]

ABD kendi dış politik çıkarları doğrultusunda Müslüman savaşçılardan destek bulabilmektedir. Kendi çıkarına göre bir İslam yorumunu ön plana çıkararak Soğuk Savaş döneminde İslam’ın radikal yorumu işine geldiği için onu destekledi ve ondan destek aldı. Soğuk Savaş’tan özellikle 11 Eylül 2001 olaylarından sonra ise, ABD yeni tehlikeyi(Siyasal İslam) ortadan kaldırmak için bunu yeni Müslüman savaşçılarla halletme yolunu seçmiş gözükmektedir. [5]

Yeşil kuşak projesinin amacı, Islamiyeti komünizme karşı bir kalkan olarak kullanarak, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin ( SSCB), petrol zengini Basra Körfezi civarında etkinlik sağlamasını engellemek, ezilenlerin, işçi- emekçilerin, dünya halklarının kurtuluş umudu olan Sosyalist düşüncenin dünya üzerinde yayılmasını engellemekti. Sovyetler’in ilerleyişini durdurmak ve bölge üzerinde etkisini engellemek amacıyla ortaya atılan Yeşil kuşak projesinin ana ekseni komünizme karşı İslam’ın kalkan olarak kullanılmasıydı.[6]

Amerika Birleşik Devletleri‟nin bölgesel ve küresel politikalarında İslam ve Müslümanlar önemli yer tutmaktadır. Soğuk Savaş döneminde Orta Doğu‟da Arap Milliyetçiliğinin Sovyetler Birliği yanlısı tutum içermesi ve 1979 yılında Sovyetler Birliği‟nin Afganistan‟ı işgal etmesi Müslümanları ABD dış politikasında önemli bir unsur haline getirdi. Sovyetler Birliği Müslüman coğrafyada anti-emperyalist, Batı karşıtı, bağımsızlıkçı ve milliyetçi grupları destekleyerek etkin olmak isterken, ABD‟de Afganistan örneğinde olduğu gibi İslamcı grupları doğrudan ve dolaylı şekilde “şer imparatorluğu” olarak tanımladığı Sovyetler Birliğine karşı destek vererek var olma yolunu seçti ve bir “Yeşil Kuşak” oluşturdu. Afganistan‟da ABD‟nin de desteği ile Sovyetler Birliği‟ne karşı savaşan uluslararası bir cihatçı grup oluştu. Soğuk Savaş‟ın sona ermesi ve Sovyetler Birliği‟nin dağılmasından sonra başta Afganlı mücahitler olmak üzere “cihatçılar” sadece ABD‟nin gözünden düşmekle kalmadılar aynı zamanda tehdit olarak görüldüler. Soğuk Savaş‟ın “iyi Müslümanları” Soğuk Savaş sonrası dönemin “kötü Müslümanları” olarak görülmeye başlandı. Günümüzde ise ABD, bu “kötü Müslümanlarla” mücadele etmek için yeni bir “Yeşil Kuşak” oluşturma çabası içindedir. “ılımlı İslam” adı altında yürütülmeye çalışılan bu girişimle yeni dönemde ABD‟nin yeni savaşçıları “ılımlı İslamcılar” olarak ortaya çıkmaktadır.[7]

[1]https://www.facebook.com/GencStratejistler/photos/a.907017739368684.1073741827.906980149372443/1157416234328832/?type=3

[2] http://www.turksolu.com.tr/214/celik214.htm

[3] ŞAHİN, Mehmet, ABD’NİN “MÜSLÜMAN” SAVAŞÇILARI, http://www.akademikortadogu.com/belge/ortadogu5%20makale/mehmet_sahin.pdf

[4] http://www.haksozhaber.net/okul/article_print.php?id=6263

[5] ŞAHİN, Mehmet, ABD’NİN “MÜSLÜMAN” SAVAŞÇILARI, http://www.akademikortadogu.com/belge/ortadogu5%20makale/mehmet_sahin.pdf

[6] http://noktahaberyorum.com/yesil-kusak-arzu-torun.html

[7] ŞAHİN, Mehmet, ABD’NİN “MÜSLÜMAN” SAVAŞÇILARI, http://www.akademikortadogu.com/belge/ortadogu5%20makale/mehmet_sahin.pdf

Share
139 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bırakın ekmeği naylonun gramajıyla da oynamışlar.

    31 Ekim 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Ekmeğin gramajından çalınmasına zaten alışığız. Sonra telefon kontürlerinden çalanları gördük. Bakıyorduk telefon kontörleri hızlı kalp atışları gibi hızlanıp bir anda bitmiş. Öyle ki sabit hat daha karlı olduğu için sabit hat almak zorunda kaldık. Gramajıyla oynayamadıkları şeylerin genetiği ile oynadılar. Çok zamandır domatese hasret kaldık. Buğdayın genetiği ile de oynadılar, bir defa ekiyorsunuz, aldığınız tohumu bir daha ekemiyorsunuz. Bu örneklerin sayısı yüzlerce artırılabilir. Aklıma gelenleri ve fark edebildiklerimi y...
  • Şahıs

    25 Ekim 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Şahıs kelimesi “ş-h-s” kökünden türemiştir ve fiil olarak kullanıldığında cümledeki yerine göre ve Arapça’daki fiil bablarına göre; “büyümek-irileşmek, yükselmek, bir yerden bir yere gitmek, kararsız olmak, dönmek, hedeften şaşmak, görünmek” gibi anlamlara gelir. İsim olarak şahıs gözle görülebilen maddi bir varlığı olan her türlü eşya anlamına gelse de hukuki manada “şahıs”, haklardan istifade edebilen, hak sahibi olabilen varlık demektir.Hak sahibi varlık olmaya ise insanlar (hakiki şahıs) ve insan toplulukları ile mal toplulukları ...
  • Doların Yükselmesini Fırsat Bilen Ulusal Marketler Buyurun Şimdi Fiyatları Düşürün

    24 Ekim 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Oldum olası ulusal marketlerin bir çoğuna karşıyım. Mümkün mertebe de alışverişimi yerel marketlerden yaparım. Hele hele bazı marketler var ki onlara hiç girmem ve girmeyi de düşünmem. Adlarını burada saymak istemiyorum. Ülke genelinde her yere yayılmış olan bu marketlerde satılan ürünlerin kalitesizliğini iyi bilen biri olarak bu marketlere girmememi gerektiren en önemli nedenin de son dönemlerde yaşadığımız döviz kurlarındaki artış olaylarındaki aç kurt davranışı olduğuna kanaat getirdim. Adları ulusal ancak kendileri asla ulusal ve milliy...
  • Artvin Belediyesi Otopark Sorununu Çözüyor

    02 Ekim 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Artvin Merkez’de Mehmet Kocatepe Belediye Başkanı olduktan sonra ciddi anlamda şehrin altyapı ve üst yapı sorunlarına ilişkin önemli çözümler ortaya konuldu. Bununla ilgili daha önceki yazılarımda geniş değerlendirmelerde bulunmuştum. Şehrimizin en önemli sorunlarından biri hiç kuşku yok ki otopark sorunu idi. İnönü caddesi, Cumhuriyet Caddesi ve diğer ana merkezlerde araç bırakmak adeta eziyet oluyordu. Belki çok katlı otoparkımız var idi ancak o bile ihtiyaca yeterli derecede cevap vermiyordu. Şehrin belirli caddelerinde şeritlerin bir bölümü...