logo

Yeşil Artvin Derneği Ne Açıklama Yapacak Merak Ediyorum


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Uzun zamandır sessizliğe gömülen Yeşil Artvin Derneği sessizliğini bozuyormuş. Dernek tarafından yapılan açıklamaya göre 21 Şubat 2018 Çarşamba günü saat 17.30’da Halitpaşa Meydanı’nda basın açıklaması yapılacakmış. İnanın çok merak ediyorum bu açıklamayı. Bunca yaşananlar karşısında sessizliklerini koruyan bir tek açıklama dahi yapmayan derneğin şimdi açıklama yapması bana oldukça ilginç geldi. Evet, anlıyorum bu açıklamanın içeriği iki yıl önce Şubat ayında yaşanan Cerattepe olaylarının yıldönümüne ilişkin olacaktır ancak bugüne kadar sessiz kalmalarına ilişkin de bir takım cümleler kuracaklar mı işte benim merak ettiğim asıl bu.

Artvin’de Cerattepe’de maden çalışmaya başladı. Daha sonra durdu. Onun öncesinde Ali Yücel Kurt olayı yaşandı. CHP’de sırf bu yüzden il başkanı değişikliği gerçekleşti. Ali Yücel Kurt’un görevi teslim ederken açıklamaları oldu. Bu açıklamalara bir yanıt verilmedi. Maden çalışmaya başladığında madenle ticari ilişkilerde bulunanlar oldu. Bu bulunanların önemli bölümü bir dönem maden protestolarına katılan insanlardı. Bunlara karşı herhangi bir şey söylenmedi. Birileri kamyonlar aldı. Kamyon alarak maden taşıma işinde nakliye işlerine girmeyi bekleyenler oldu. Bu kamyonlar madende çalışmalar durunca yol boyu sergilendiler. Bu konuda da bir açıklama yapılmadı. Ali Yücel Kurt tarafından bizzat Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan’ın yuhalattığı bir şirket ile doğrudan ya da dolaylı ticaret yaptığına ilişkin eleştiriler oldu. Bu eleştirilere de yanıtlar verilmedi. Şimdi acaba Cerattepe olaylarının yıl dönümünde bu açıklamalara yanıtlar verilecek mi? Bunları merak etmiyor değilim. Yapılacak açıklamada bunlara dair bir takım yanıtlar olacak mı? Bakalım Yeşil Artvin Derneği bütün bu konularda kamuoyunu doyuracak bilgiler sunabilecek mi? Bugüne kadar sessiz kalışlarına mantıklı sebepler sunabilecek mi? Yoksa yine aynı korumacı duygularla mı açıklamalar gerçekleştirilecek. Hepsini belki de siz bu satırları okurken duymuş ve görmüş olacağız. Yorumlarımı tabi ki yapılan açıklamanın ardından yapacağım. Bekleyip göreceğiz. Sonuçta sessizliklerini bozmaları da oldukça güzel bir gelişmedir diye düşünüyorum. Ha bir de açıklama içerisinde Murgul’da madenciliğe karşı olmamalarına karşın Murgul’daki greve ilişkin de düşüncelere yer verilip verilmeyeceği de başka bir merak konusu.

Cankurtaran Tüneli’ne İlişkin Bilgiler Elime Ulaşıyor

Son yazdığım köşe yazımda Cankurtaran Tüneli’ne ilişkin düşüncelerimi sizlere aktarmaya çalışmıştım. Cankurtaran Tüneli’nin canımızı kurtarması için sabırsızlıkla beklediğimizi ve bu beklentileri çözebilmek için de Karayolları Bölge Müdürlüğü’nün de sürekli bir geciktirme içerisinde olduklarını ifade etmiştim. Dün bu konuda önemli bir bürokrat ile konuştum. Tünelin bitişinin çok yakın olduğunu ve en geç bir ay içinde tamamlanarak hizmete açılacağını ifade etti bu bürokratımız. Ben bu son bir aylık sürecin dahi yine olumlu olduğunu düşündüğümü, bu kadar bekleyen Artvinli’nin bir ay daha beklemesinde sakınca olmadığını ifade ettim. Sonuçta artık havalar yağsa bile çok fazla bir sıkıntı oluşturmayacağını düşündüğümüzde 50 yıldır bekleyen bir topluluğun bir ay beklemesinin de sorun olacağını düşünmüyorum. Yeter ki açılsın da biran evvel artık şu Hopa Dağı eziyetinden kurtaralım. Bir ay içinde dahi bu tüneli Karayolları Teşkilatı hizmete açabilir ise ben yine teşekkür ederim. Sonuçta elli yıllık bir rüyanın gerçekleşmesi büyük bir olaydır.

Kışla’nın Katkılarını Görmezden Gelemeyiz

Benim yazdığım son yazımda Cankurtaran Tüneli’nin sürekli geciktirilmesini eleştirirken bana yapılan yorumlarda AK Parti Artvin Milletvekili Dr. İsrafil Kışla’ya karşı bir takım suçlamalar yapıldığını üzülerek gördüm. Kışla’nın yeterince mücadele vermediği söyleniyordu bu eleştirilerde. Bence bu son derece haksız bir eleştiri olur. Buradan açıklamakta fayda görüyorum. Sayın Kışla, ciddi anlamda bu tünelin hizmete girebilmesi için mücadele vermiştir. Onlarca kez tünelin inşaat alanında Karayolları Bölge Müdürlüğü yetkilileri ile toplantılar gerçekleştirmiştir. Yapılan bu toplantıların akabinde de inşaatta ilerleme kaydedildiğine şahitlik yaptık. Tabi ki CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın etkin muhalefetinin de sürece etkisi olmuştur ancak Kışla’nın sürece sağladığı katkıları görmemek insafsızlıktır. Ben, bizzat şahit olmuşumdur ki Kışla bu konuda inanılmaz bir gayret göstermiştir. Bu gayretlere rağmen gecikmelere engel olunamamış olabilir fakat unutulmaması gerekir ki Karayolları Bölge Müdürlüğü’nün de dikkate aldığı başka odak noktaları bulunmaktadır. Kışla’nın gücü bu odak noktalarını engellemeye yetmeyebilir. Bu da doğaldır. Sonuçta kazma kürek alıp Kışla’nın bu tüneli tamamlayacak hali yok idi. Ne zaman bir tıkanıklık olmuş ise Kışla her daim devreye girmiştir. İlin Valisi ile kontak halinde olmuş onun aracılığıyla da süreci ilerletmeye çalışmıştır. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan aracılığıyla da yine sürece müdahaleler gerçekleştirilmiştir. Ben, biliyorum ki Kışla, Cankurtaran Tüneli’nin biran evvel tamamlanması için Başbakan Binali Yıldırım ile de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile de görüşmelerde bulunmuştur. Bu konularda eksik bir mücadele görmüyorum. Elinden gelen yapılmış olsa da bazen olmayınca olmuyor değerli okurlarım. Bir tek vekil ile. Bir tek Vali ile. Bir tek AK Parti İl Başkanı ile falan bu işlerde yeterli güç oluşturulamayabiliyor. Burada bence eksikliği başkalarında arayacağına önce kendimizde aramak gerekiyor. Bizlerde yeterince lobi yapamadık. Daha gür bir ses çıkarmış olsaydık şimdi o tünelin içerisinden geçiyor olurduk. Artvin’de onca stk, onca siyasi parti var iken maalesef ki bu tünelin gecikmesini dert eden insan sayısı bir elin parmaklarını geçmedi. Bu kadar duyarsızlık içerisinde de bu tünelin bu hale gelmesi yine de sevindiricidir. Benim, onca uyarı yazıma rağmen kimseden bir ses çıkmadı. Şimdi bu ses çıkarmayanları eleştirmek yerine ses çıkaranları ve süreci hızlandırmaya çalışanları suçlamak birazcık insafsızlık olur. Ben sürece büyük katkıları olan AK Parti Milletvekili Dr. İsrafil Kışla’ya, Artvin Valisi Ömer Doğanay’a ve AK Parti İl Başkanı Av. Erkan Balta’ya teşekkür ediyorum. Yine bu konuda çok ciddi muhalefet yapan CHP Artvin Milletvekili Av. Uğur Bayraktutan’a da teşekkür ediyorum. Emin olun ki tünelin tamamlanmasında bu isimlerin ciddi katkıları olmuş olacak. Tarih te bunları yazacaktır. Tarih yazmasa da ben yazacağım.

Bayraktutan’ın Yeniden Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Olmasını Tebrik Ediyorum

Bir çok noktada kendisi ile ters düşsek de doğruya doğru demekte fayda var. Başarı görmezden gelinemez. CHP Artvin Milletvekili Av. Uğur Bayraktutan, son kurultay sonrasında yeniden Yüksek Disiplin Kurulu’na seçilmeyi başarmıştı. Bu başarının ardından da Yüksek Disiplin Kurulu’nun gerçekleştirdiği kendi arasındaki seçimde yeniden Yüksek Disiplin Kurulu başkanlığına Bayraktutan seçilmiştir. Bence önemli bir başarıdır. Kendisini zaman zaman eleştirsem de bu başarısından dolayı kendisini tebrik etmem benim yerel bir gazeteci olarak görevimdir. Her şeyden önce Artvin adına önemli bir gelişmedir. Bayraktutan’ın o görevde bulunması ve tekrar tekrar o göreve seçilmesi basit bir gelişme olamaz. Bu tür işleri başarmak iyi bir isim yapmaktan geçer. Güçlü olabilmekten geçer. Kendisini iyi tanıtmaktan geçer. Ağırlık koymaktan geçer. Bayraktutan’da böyle yapmıştır ve yeniden Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı olmuştur. Tebrik ederim.

Ticaret Odası Seçimlerinde Taraf Olmam Söz Konusu Değildir

Bazen yazdığımız yazılar tam olarak okurlarım tarafından anlaşılamıyor. Bazen de ben eksik anlatıyorum. Yazılarımızın altında o veya bu sebepler arayanlarda çıkabiliyor. Bu bizim mesleğimizin cilvesidir. Geçenlerde yazdığım bir yazıda STK ve odalara artık farklı bir vizyon gelmesi gerektiğini ifade etmiştim. Ben, bu yazıyı yazarken Artvin Ticaret ve Sanayi Odası’nı kast etmemiştim. Ben, tümüyle bir mantalite ve vizyon değişimine ihtiyaç olduğunu düşündüğümü ifade etmiştim. Bunu belirtirken o gitsin bu gelsin anlayışında değilim. İsimlerin değişmesi vizyonun değişmesi anlamına da gelmez. Bunun iyice bilinmesi gerekir. Şuan Ticaret ve Sanayi Odası’nda iki aday bulunmaktadır. Ben her ikisine de başarılar diliyorum. Ben görüyorum ki gerek mevcut başkan Kurtul Özel’de gerekse de yeni aday Seçkin Kurt’ta iyi bir vizyon değişimi var. Özel ekibinde önemli değişikliklere gitmiş ve gerçekleştirdiği toplantılar ile bütün ilin ekonomik nabzını tutmaya çalışmaktadır. Seçkin Kurt’ta ciddi bir ekip kurarak önemli bir hazırlık içerisinde olmuş. Bunlar güzel gelişmeler. Adayın olduğu seçimlerde hava ve heyecan başka olur. Adaylı yarışlar mevcut yönetimin de kendini geliştirmesini, rakibinde daha iyi bir kadro ve vizyon ile rakip olmasını sağlar. Bu da o odaya katkı sunar.

Sonuçta kazanan Artvin olacaktır. Kararı da oda üyeleri vereceklerdir. Bize düşen görev her ikisinin de çalışmalarını ve hedeflerini yayınlamak ve aktarmaktır. Tarafsızlık içerisinde bende bunu yapacağım. Her zaman olduğu gibi kendi bildiklerimi, kendi bilgi ve deneyimlerimi sizlerle paylaşacağım.

Share
341 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu Kayalıklara İlçe Kurulmaz Demiştik Ama Bizi Yanılttılar

    18 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    90’lı yılların sonu, 2000’li yılların başıydı. Yusufeli ilçesinde Yusufeli Barajı ve HES inşaatı ve bu inşaat sonrasında Yusufeli ilçesini sular altında kalacak olmasının tartışmaları yaşanıyordu. O dönem DSİ Çoruh Projeleri 26. Bölge Müdürlüğü’nde basın sorumlusu olarak çalışmaktaydım. Tartışmaların odağındaki bir kurumda tam da tartışmaları takip eden birimdeydim. Bu vesile ile de sık sık Yusufeli ilçesine gidip gelirdim ve ilçedeki genel kanaati ölçme şansı bulurdum. Hatta yeni Yusufeli ilçe merkezine ilişkin yapılan araştırmaları ve o bölge...
  • Artvin’de Otobüs Keyfi Yaşanıyor

    14 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Şehirleri şehir yapan unsurların başında hiç kuşku yok ki şehir içi taşımacılıkta otobüslerin kullanılmasıdır. 90’lı yılların sonuna kadar Artvin şehir içi taşımacılıkta alternatife sahip bir ildi. Hatta şehir içi dolmuş hatları yok iken bile Artvin’de şehir içi taşımacılık konusunda halkın taşınması işlemi otobüsler ile yapılırdı. 90’lı yılların başında şehir içi dolmuşların devreye girmesi ile birlikte şehir içi taşımacılıkta Artvin’de iki alternatif var idi. Biri belediye otobüsleri, diğeri ise şehir içi dolmuşlardı. Dr. Emin Özgün’ün başkan...
  • Artvin’deki Köpek Saldırısı Görüntülerin Ulusal Yansıması

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Pazar günü ulusal medyaya bildiğiniz üzere bir görüntü yansıdı. Maalesef hepimizin içini acıtan bu görüntüler ilimizin de kötü reklamı oldu. Konuyla ilgili olarak dün yazdığım yazımda değerlendirmelerde bulunmuştum ve konuyla ilgili olarak yapılanları anlatmıştım. Bugün ki yazımda bu görüntülerin ulusal yansıması, Artvin ile ilgili yanlış anlaşılmaları düzeltilmesi ve yapılanlara ilişkin bilgiler aktaracağım. Bunları yapmadan önce de köpeklerin sahibi ile yaptığım görüşmeyi de sizlere aktarmak istiyorum. Nihayetinde bizler gazetec...
  • Yerel Medyaya Sahip Çıkıyor musunuz?

    07 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Evet, iğneyi kendimize batırdık birazda çuvaldızı Artvin halkına batıralım ve önemli bir konuyu bugün ki yazımızda ele alalım. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanı Nuri Kolaylı tarafından yapılan bir açıklama ve tespitten bahsedeceğim bugün ki yazımda. Önemli tespitleri içeriyor. Hani, her birinizin başı sıkıştığında ya da tanıtılmak istediğinde veya şirketlerinin açılışlarını halka duyurmak için zaman zaman ihtiyaç duyduğu, en çok da Artvin’in sorunlarının gündeme getirilmesi noktasında dert yandığı o yerel medya var ya onun sorunlarında...