logo

Yeşil Artvin Derneği Anayasa Mahkemesine Başvurdu

Yeşil Artvin Derneği, Danıştay 14 Dairesinin Artvin Cerattepe’de yürütülmesi planlanan madencilik faaliyeti kapsamında Rize İdare Mahkemesi’nin vermiş olduğu ÇED Olumlu kararını onamasının ardından adil yargılanma yapılmadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.

 

Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde 708 kişinin toplu olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, ‘Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu’ raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan Rize İdare Mahkemesi ve Danıştay’da görülen Türkiye´nin en büyük çevre davasında adil yargılanma yapılmadığı iddiasıyla yasal süreci Anaysa Mahkemesine taşıdı.

Yeşil Artvin Derneği Avukatı Bedrettin Kalın Cerattepe Mevkii’nde madencilik faaliyetleri için ÇED Olumlu raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan Türkiye´nin en büyük çevre davasında, Rize İdare Mahkemesi’nin, ‘Madencilik yapılabilir’ yönündeki kararının Danıştay tarafından onanmasının ardında hukuksal mücadeleyi sürdürmek için Anayasa Mahkemesine başvurduklarını söyledi.

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’nun da destekleriyle davayı anayasa mahkemesine taşıdıklarını kaydeden Kalın; “Kaboğlu hocamızın hukuksal gerekçelerin yazılması kısmında çok önemli katkıları oldu. Yeşil Artvin Deneği adına 708 kişinin müdahilliğiyle yasal sürecin son günü olan 23 Ağustos’ta Anayasa Mahkemesine başvurduk” dedi.

Kalın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurabilmek için öncelikle ulusal yargı yollarının tüketilmesi gerektiğini ve Anaysa Mahkemesinin de bu ulusal hukuk yollarından biri olduğunu kaydetti.

Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruların adil yargılanma hakkının ihlali yönelik yapılabileceğini ve kendilerinin de Cerattepe Madenciliği konusunda adil yargılanama yapılmadığı iddiasıyla 708 kişiyle anayasa mahkemesine başvurduklarını kaydeden Kalın; “Anayasa Mahkemesine doğrudan ÇED iptali için başvuruda bulunulamıyor. Burada adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinden hareketle başvuru yapıyoruz. Mahkeme adil yargılanma hakkının ihlali yönünde bir değerlendirme yaparsa, yargılananın yeniden yapılması için dosyayı Danıştay’a gönderiyor.

Hukuksal süreç işlerken Cerattepe bölgesindeki madencilik faaliyetlerinin devam ediyor olması dolayısıyla faaliyetlerin durdurulmasına dair tedbir talebimizde var. Oldukça geniş kapsamlı 24 sayfalık bir dava dilekçesiyle başvurduk. Biz adalet arıyoruz. Adalet elbet bir gün bir yerde  tecelli edecektir” dedi.

Karahan: Kurumlardan Gelen Cevap Cerattepe’de Herşey Güllük Gülistanlık

Maden şirketinin hemen alt bölümlerinde ve aynı zamanda Hatila vadisinde bulunan derelerin, tarımsal arazilerin sulama sularının ve maden çalışması nedeniyle orman arazilerine atılan pasaların çevreye verdiği kirliliği bölgede yaşayan vatandaşlar aracılığıyla yerinde tespit ettiklerini belirten Yeşil Artvin Dernek Başkanı Nur Neşe Karahan,bunun üzerine Orman Bölge Müdürlüğüne, DSİ Bölge müdürlüğü, Çevre il müdürlüğüne ve milli parklar il müdürlüklerine yazılar  yazdıklarını ifade etti.

Karahan, “Yazımızda şirketin çevreyi kirlettiklerini, çıkan pasayı doğan ve yaşlı ormanlarımıza attıklarını bildirdik. Geçte olsa bize verilen cevapta inceleme yaptıklarını yakından takip ettiklerini bir sıkıntı olmadığını yazılı beyan ettiler. Esasında olmuştu olmayada devam ediyor ama ne yazık ki bir türlü müdahale edemiyorlar. Kurumlara büyük bir baskı var. Şuanda her şey güllük gülistanlık gibi gösteriyorlar” dedi.

Karahan : Maden Şirketi Davet Ettiği Gazetecileri Bir Kerede  Bölgede Yaşayan Köylülerle Görüştürsün

Karahan açıklamasının devamında, “Konuyla ilgili basın açıklamasının ardından Hatilalı bir amcamız bize geldi tarım ve içme sularınında kirlendiğini söyledi. Tekrar gittik hakikaten suyun rengi farklı bir şekle dönüşmüştü ve tarlaları sulayamıyorlardı. Bize hayvanlarımız yayladan indikten sonra ne yapacağız bilmiyorum dedi.

Maden şirketi ağırlıklı  ilçede görev yapan gazetecileri bölgeye çıkarmış, çalışmaları hakkında bilgi vermiş. Sözde Fikret Beyaz’ın mezrasına inip kirlenen sudan içmişler, fakat içtiklerini bölge hayvanları hastalanan Fikret Beyaz’ın mezrası değil içilen suda o hayvanların içtiği kürün değil. Tamamen farklı bir bölge dedi.

Bunun yanı sıra o gazeteciler neden maden şirketi harici köylülerle görüşmüyor, yada bizden neden demeç almıyor. İnanın çok merak ediyoruz, oysa geçtiğimiz günlerde ilimize gelen gazeteciler hem bölgedeki vatandaşların düşüncelerini aldılar, hem de maden şirketi yetkilileri dinlediler dedi” diye açıklamada bulundu.

Share
205 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+8 = ?