logo

Yeni Yıl 2016


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

Miladi, Kameri, Gregoryen takvime göre 2016’.Takvim devriminden önce Hicri, Kameri ve Rumi takvim de kullanılıyordu. Yapılan dini olanla, tarihi, yani “Osmanlı olan”ın yasaklanması oldu. Yoksa Miladi takvim de Osmanlı da Hıristiyan teb’a tarafından kullanılıyordu. Ay ve gün adları da değiştirildi. Tabii resmi tatil günleri de. Kilise ve havra merkezli bir tatil anlayışı esas alındı.

Dünyanın sıfır noktası İstanbul’du, o da daha sonra Grevinche taşındı. Bugünkü batı kaynaklı takvimlerin temeli 8.YY’da atıldı. Bu takvimler MÖ 46 yılında Jül Sezar tarafından kullanıma sokulan Jülyen takviminden ilham alınarak şekillendirildi. Jülyen takvimi, son şekline MS 8 civarında, imparator Agustus döneminde kavuştu. Takvim gün, hafta, ay, yıl, yüzyıl/asır ve bin yıl şeklinde hesaplanır. Gün ise, saat, dakika, saniye, salise ve an olarak tanımlanır. Günler, Pazartesi, Salı (İspanyolca sali), Çarşamba (Ciharşembe), Perşembe (pençşembe), Cuma, Cumartesi ve Pazar olarak 7 gündür. Aylar, Ocak, Şubat (Şebat, İbranice), Mart (March, Roma savaş tanrısının adı. Yunanca), Nisan (Süryanice ve İbranice) Mayıs (May. Yunanca’dan alındı.

Roma tanrıçası, büyük hanım.), Haziran (Kazakça’da mevsim demek. Süryanice Hazuran: sıcak), Temmuz (Tamuz, İbranice, Babil ve Asur tanrısı), Ağustos (Agustous, Latince, Tanrı Kıral  Octavianus’un lakabı. MÖ 30-MS 18), Eylül (İbranice Alul, Aramice), Ekim, Kasım, Aralık..Kameri aylar şu şekildedir:

Muharrem, Sefer, Rebiülevvel, Rebiulahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade, Zilhicce. Rumi aylara gelince: Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Agustos, Eylül, Teşrini evvel, Teşrini sani, Kanunu evvel, Kanunu sani, Şubat. Karma takvimdeki batılı ay isimleri aynen korunurken, İslam ve Osmanlı olanlar ayıklanmıştır. Aslında ilk takvim reformu kıyafet devrimi ile birlikte Tanzimatta yapıldı.

Devrimle başımıza fes geçirildi. Osmanlı’da Rumi takvime Tanzimatla birlikte geçildi. Cumhuriyet döneminde takvim devrimi 26 Aralık 1925’de yapıldı. 1 Mart’ta başlayan mali yıl uygulamasına 1983’e kadar devam edildi. Bugünkü Miladi takvimin atası kabul edilen Jüllien takvim Sezar döneminde şekillenmeye başladı. Sezar ardışık 4 yılın ilk 3’ünü 365, dördüncüsünü 366 yaptı. MÖ 45 yılını ise 85 gün artırdı. Bu takvim bu şekilde 1600’e kadar kullanıldı.

13. Gregeryus 1582’de 4 Ekim’den 15 Ekim’e atlayarak yılı 10 gün kısalttı. Artık yılları kaldırdı. Gregoryen takvime göre, 1700, 1800, 1900 normal ve 2000 artık yıl olarak belirlendi. İslam geleneğinde yeni gün, gün batımı ile başlar. Batıda ise gece 24.00’de yeni gün başlar. İslam ayları ve haftanın günlerini belirlemiş ve bunların değiştirilmesini haram kılmıştır. Araplarda daha önce var olan “Nesi ay-yıl” uygulamasını da kaldırmıştır. “Haram aylar” uygulaması ise sürdürülmüştür.

Bizim geleneğimizde zaman, takvim olarak “Şemsi” ve “Kameri” diye ikiye ayrılır. “Ay ve Güneş Allah’ın iki ayetidir”. Bizde günlük ibadetler Güneş’e, yıllık ibadetler Ay’a göre yapılır. Zaman mekân üzerindeki eylemin idraki ile ilgili bir konudur. Aslında Allah zaman içinde zaman yaratandır. Farklı canlıların idrakinde farklı zaman algıları söz konusudur. Cennet zamanı, meleklerin, cinlerin zaman algısı farklıdır.

İsra zaman ve mekân üstü bir süreci ifade eder. Ashabı kehfin zaman algısı dondurulmuştu. Arının ya da karganın zaman algısı farklıdır. Denizlerin derinlikleri görme kabiliyeti sınırlı canlılar zamanı acaba nasıl algılıyorlar. Bioritimleri hangi etkene göre zaman algısına dönüşüyor. Her gün yıldönümüdür ya da zamanın dairesel bir çevirim içinde döndüğünü kim söyledi. Madem evren sürekli genişliyor, zaman da genişliyor olmalı değil mi? Merih, Venüs, Jüpiter yılı nasıl bir yıl, ay ve gün ifade eder acaba. Dünyada, mesela kutuplarda, ekvatorda gün, ay, mevsimler aynı mı?

Samanyolu’na gidelim, orada ay, gün, yıl nasıldır acaba. Işık hızını aşarsanız zamanda geriye mi gidersiniz. Ya da zamanda geriye gitmek mümkün mü? Sahi biz evrenin neresindeyiz?Ruh gibi zaman konusunda da bize pek az bir şeyler verildi.. Zamanın ne olduğunu, başını-sonunu bilmiyoruz ama onu ölçmeye çalışıyoruz. Sahi eskiden bir Alaturka saatimiz vardı. Şimdi hepsi Alafranga.

Ezani saat bizim lehçemizde. Onu bile Fransızca olarak “Ala Turka” diye telaffuz ettiler. Sahi niye “Alaturka saat” üretmiyoruz. Daha doğrusu  “Ezani saat”. Oysa bugünkü dijital teknoloji ile bu çok basit. Kimse üzerinde Allah’ın yemin ettiği bu konu üzerinde fazla düşünmüyor ve bu konuyu ucuz bir Noel Baba tartışmasına kurban ediyoruz. Aslında, genel olarak Noel Baba denilen Santa Claus’u savunan da bilmiyor, karşı çıkan da. Kimsenin çok fazla bilmek diye de bir derdi yok gibi sanki. Bir defa daha tekrarlamak istedim. A.Dilipak. Y Akit .YENİ YILDA  İNSANLIĞA BARIŞ ADAKET DİLEKLERİMLE HOŞÇA VE DOSTÇA KALIN.

Etiketler:
Share
415 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu Kayalıklara İlçe Kurulmaz Demiştik Ama Bizi Yanılttılar

    18 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    90’lı yılların sonu, 2000’li yılların başıydı. Yusufeli ilçesinde Yusufeli Barajı ve HES inşaatı ve bu inşaat sonrasında Yusufeli ilçesini sular altında kalacak olmasının tartışmaları yaşanıyordu. O dönem DSİ Çoruh Projeleri 26. Bölge Müdürlüğü’nde basın sorumlusu olarak çalışmaktaydım. Tartışmaların odağındaki bir kurumda tam da tartışmaları takip eden birimdeydim. Bu vesile ile de sık sık Yusufeli ilçesine gidip gelirdim ve ilçedeki genel kanaati ölçme şansı bulurdum. Hatta yeni Yusufeli ilçe merkezine ilişkin yapılan araştırmaları ve o bölge...
  • Artvin’de Otobüs Keyfi Yaşanıyor

    14 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Şehirleri şehir yapan unsurların başında hiç kuşku yok ki şehir içi taşımacılıkta otobüslerin kullanılmasıdır. 90’lı yılların sonuna kadar Artvin şehir içi taşımacılıkta alternatife sahip bir ildi. Hatta şehir içi dolmuş hatları yok iken bile Artvin’de şehir içi taşımacılık konusunda halkın taşınması işlemi otobüsler ile yapılırdı. 90’lı yılların başında şehir içi dolmuşların devreye girmesi ile birlikte şehir içi taşımacılıkta Artvin’de iki alternatif var idi. Biri belediye otobüsleri, diğeri ise şehir içi dolmuşlardı. Dr. Emin Özgün’ün başkan...
  • Artvin’deki Köpek Saldırısı Görüntülerin Ulusal Yansıması

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Pazar günü ulusal medyaya bildiğiniz üzere bir görüntü yansıdı. Maalesef hepimizin içini acıtan bu görüntüler ilimizin de kötü reklamı oldu. Konuyla ilgili olarak dün yazdığım yazımda değerlendirmelerde bulunmuştum ve konuyla ilgili olarak yapılanları anlatmıştım. Bugün ki yazımda bu görüntülerin ulusal yansıması, Artvin ile ilgili yanlış anlaşılmaları düzeltilmesi ve yapılanlara ilişkin bilgiler aktaracağım. Bunları yapmadan önce de köpeklerin sahibi ile yaptığım görüşmeyi de sizlere aktarmak istiyorum. Nihayetinde bizler gazetec...
  • Yerel Medyaya Sahip Çıkıyor musunuz?

    07 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Evet, iğneyi kendimize batırdık birazda çuvaldızı Artvin halkına batıralım ve önemli bir konuyu bugün ki yazımızda ele alalım. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanı Nuri Kolaylı tarafından yapılan bir açıklama ve tespitten bahsedeceğim bugün ki yazımda. Önemli tespitleri içeriyor. Hani, her birinizin başı sıkıştığında ya da tanıtılmak istediğinde veya şirketlerinin açılışlarını halka duyurmak için zaman zaman ihtiyaç duyduğu, en çok da Artvin’in sorunlarının gündeme getirilmesi noktasında dert yandığı o yerel medya var ya onun sorunlarında...