logo

Yeni Sürecin Kilometre Taşları


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com
  • Başbakan Davutoğlu tarafından Mardin’de açıklanan, ”Mastır Plan”la ilgili bakanlıklar kendilerini ilgilendiren alanlarda çalışmalara başladılar.
  • Aile Bakanı bölgede şu ana kadar yaptıkları çalışmaları ve bundan sonra yapılacakları anlatırken, soruna odaklanmış bir bakan portresi çizdi.
  • Türkiye iki şeyi bir arada yapmaya çalışıyor.

    1-Terörle mücadele

    2-Terörizmle mücadele.

  • Cizre’de, Sur’da, Silopi’de yürütülen terörle mücadeleydi. Mastır Planla hedeflenen ise terörizmle mücadele. Bir yandan sivrisineklerle mücadele ederken diğer taraftan sivrisineklerin ürediği bataklığı kurutma. Mastır Planın eksiği, noksanı olabilir. Uygulamaya nasıl yansıyacağı ayrı bir sorun ancak şunu teslim etmek gerekiyor ki Türkiye ilk kez çatışmalardan sonrasını planlıyor. Keşke bunu 90’lı yıllarda yapabilseydik.
  • Cizre’de, Sur’da sadece PKK ile değil, aynı zamanda İran’la, Rusya’yla, Kobani’ye kadar gidip PYD’den plaket alan müttefikimiz ABD ile mücadele ediyoruz.
  • Türkiye’yi Suriye denkleminin dışında tutmak için yapılıyor tüm bunlar.
  • Arkasına Rusya, İran ve ABD’nin desteğini aldığını düşünen Kandil bir strateji yürütüyor.
  • 1-Suriye’deki kazanımlarını korumak.

    2-Irak ve Suriye dizayn edilirken Türkiye’yi oyalamak.

    3-Şehir savaşları konseptine geçerek, Suriye’deki kanton yönetimlerini Türkiye’ye taşımak.

    Ama Kandil’de yapılan hesap, Cizre’de tutmadı.

    1-PKK’nın isyan ve kalkışma provası olan Serhildan çağrılarına bölge halkı itibar etmedi.

    2-Örgüt Özerk ve Özyönetim ilan etti ama halk destek vermedi.

    3-7 Haziran seçimlerinde sorunların demokrasi içinde diyalogla ve barış içinde çözülmesi ve Türkiyelileşme adına HDP’ye güçlü bir destek veren halk, HDP’nin bu rolü oynayamadığını görüp, 1 Kasım seçimlerinde HDP’ye ihtar verdi, desteğini azalttı.

    Çözüm sürecinin en büyük yararı, bölge halkının huzur sağlandığı zaman neleri kazandığını görmesi oldu.

  • Her sürecin kazanımları oluyor. Türkiye, çözüm süreciyle birlikte halkı nasıl kazanabildiğini gördü ama güvenlik konusundaki zaafın nelere mal olduğunu da tecrübe etmiş oldu.
  • Bundan sonra başlatılacak olan sürecin adı ne olursa olsun, güvenlik boyutunu kimse göz ardı edemez. Çünkü ağır bir bedel ödüyoruz, bundan sonra daha ağır bir bedel ödeyemeyiz.

    PKK ile şehirlerde amansız bir mücadele sürerken, gündemde olan iki önemli soru var?

    1-Milli Birlik ve kardeşlik süreci ne zaman başlayacak?

    2-HDP-PKK ve Öcalan bu sürece dâhil edilecek mi?

    Başbakan Davutoğlu, Mardin’de,”Muhatabımız millet. Elinde silah olanlar muhatabımız değil” demişti.

  • Şehirlerde çatışmalar sürerken, şehit haberleri gelirken Öcalan’la, HDP/PKK ile görüşmenin dile getirilmesi dahi sürece fayda değil zarar verir.
  • Sur’da, Cizre’de çatışmalara giren güvenlik görevlilerinin moralini bozar.

    Gün, güvenlik birimlerinin arkasında kararlı bir şekilde durma günü.

  •  Dosta düşmana, içeriye, dışarıya bu gösterilip, moral üstünlük sağlandıktan sonra hızla bölgenin normalleşmesi için çaba gösterilmeli.
  • Bölgede hayatın normalleşmesi ve silahlı unsurların tasfiye edilmesinden sonra olmalı.
  • Eğer bu taşlar yerine oturmadan süreç başlatılırsa, başarısız olacağı belli. O nedenle arabayı atın önüne koymak yerine at arabanın önüne konulmalı. A.SRLVİ Y.Şafak
  • HOŞÇA VE DOSTÇA KALIN.

Etiketler:
Share
446 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...