logo

Yasak Ormanda Ağaç Kesimi Yapıldı

Artvin merkeze bağlı Sümbüllü Köyü’nde 2. yüksek gerilim hattı için yasak ormanda ağaç kesimi yapıldı.

Sümbüllü Köyü’nde yasak orman olarak adlandırılan bölgeden geçirilen elektrik iletim hatları köylülerin sorunu olmaya devam ediyor. Dün yasak ormanda 2. yüksek gerilim hattı için ağaç kesimine başlandı.

Sümbüllü’de, yöre halkının 300 yıldır dokunmadığı , ‘Yasak Orman’ olarak adlandırılan bölgeden geçirilen elektrik iletim hatları köylülerin tepkisine yol açtı. Heyelan bölgesinde bulunan köylerinin yangınlara karşı da korunaksız olduğunu dile getiren köylüler, iletim hattının alternatif alanlardan geçirilmesi durumunda Yasak Orman’ın ve Sümbüllü köyünün büyük bir faciadan kurtarılabileceği çağrısında bulundu.

Köylüler 5 Yıl Önce Dava Açtı

2011 yılında Sümbüllü Köyü halkından Emekli Öğretmen Ahmet Nişancı ve Sümbüllü Köyü halkı hukuki mücadele başlatarak bu güne kadar kesimi yapılmayan ormanda dün ağaç kesimine başlandı.

5 yıldır hukuki mücadelenin öncülüğünü yapan Cengiz Nişancı, bu ormanın bu şekilde yarılması, açılması, köy ve aşağıda geçen uluslararası karayolu içinde büyük tehdit oluşturduğunu belirterek; “5 yıl önce açılan dava Danıştay’da iken başlayan ağaç kesimi nedeniyle, 300 yıldır bu ormana dokunmayan köylüyü üzdü.  Yasak Orman bu süre içinde onlarca kez yerel ve ulusal haberlerde yer aldı. Kurtarılması için her kapı çalındı. Yetkililerle temas kurulmaya çalışıldı” şeklinde konuştu.

Ahmet ve Cengiz Nişancı Kardeşlerin yanı sıra 17 hanenin imzasının bulunduğu dava Danıştay’da devam ederken ağaçların kesilmeye başlanması, özellikle Sümbüllü Köyü Başköy Mahallesi sakinlerinin tepki göstermesine neden oldu. Mahkemenin köy halkını haklı bulup yürütmeydi durdurma ve hattın alternatif yerden geçmesi kararı vermesi durumunda kesilen ağaçların yerine gelmeyeceği ve telafisi imkansız bir durumun yaşanabileceği endişesi yaşanıyor.

Yasak Ormanının korunması ve bu hattın buradan geçmemesi isteyen  Sümbüllü Köyü halkından Davacı Cengiz Nişancı, “İlk hat evimizin 20-25 metre üstünden geçti. Orman yarıldı.  Bu alan çok rüzgarlı bir bölgedir. Aralardan ormana dalan rüzgar ağaçları devirdi, ormana zarar verdi. Ağaçların kesildiği  hattın dibinde şimdiden büyük bir heyelan geldi. Ormana ilk kez yıldırım düştü, yeğenim Mehmet Nişancı bu güzelim ormanı canı pahasına söndürerek kurtardı. Köylünün gözü gibi sakındığı, koruduğu yasak Ormanı, esasında hiçbir emeği olmayan, bugüne kadar hiçbir şey yapmamış olanların acımasızca kesmesinden derin üzüntü duyuyorum. Oldu bitti ile geçilebiliyorsa, Mahkemelerin görevi nedir?  Mahkeme yarın  aksi yönde karar verirse bunun vebalini kim çekecek? Kesilen ağaçlar, katledilen doğa eski haline gelebilecek mi? Biz, hattın geçmesine karşı değildik ki; Hattın buradan değil farklı alternatif yerlerden geçmesini istemiştik. Vardı da.  Karşı çıkmamızdaki asıl neden, bu ormanın içinde bulunan serbest haldeki devasa kaya ve taşlardır. Bu 80-90 derecilik eğimde ancak ağaçlara dayanarak duruyorlar. Ve yukarıdan o kayalar akmaya devam edecek. Köyün çeperleri bu taşlardan yapılmış duvarlardan oluşuyor. Biz devleti de milleti de  çok iyi bilen ve seven aydın insanlarız. Ne istediğimizi çok iyi biliyoruz. Bu hat ayrıca tarihi Kalenin yanında geçirilerek ayrı bir suç işlenmiştir.  Kültür Varlıklarının korunması yasasına da aykırı davranılmıştır. Nerden bakarsanız bakın, nerden tutarsanız tutun elinizde kalacak yanlış bir iş yapılmıştır. Ormanı koruması gereken Orman işletmesinin hem de jandarma koruması eşliğinde ağaçlara bu ağaçlara kıyılması beni çok üzdü. Önceki hattın altında meydana gelen heyelandan da mı ders  almadılar. Bu kadar çaresizdiler.  Altı üstü 5 direğin yeri değişecek, böylece köyümüzün kaderi yeniden olumlu yönde değişecek, ağaçlarımız kurtulacak ve orman içindeki taşlara yüz yıllarca nöbet tutmaya devam edecekti. Bunu yapmadılar. Kolayını yapmadılar. O kadar çok söylememize rağmen inadına kestiler. Bu doğa, bu orman Cengiz Nişancı’nın  Ahmet, Mehmet Aykut Nişancı’nın ormanı değil. Bu gelecek kuşaklarındı. Atalarımızdan aldığımız gibi bu emaneti teslim edemedik. Tüyü bitmemiş çocuklarımızdan özür diliyoruz. Önce buradan bu hatların geçmesi durumunda oluşacak durumlar nedeniyle olumsuz rapor veren bilirkişiler, daha sonra istenilen ek raporda aynı bilirkişiler tam aksi rapor düzenleyerek bilimle ve kendileriyle çelişmekle kalmamış, bu ağaçlarında kesilmesine birinci derecede neden olmuşlardır. Bu bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı daha önce söylemiştik. Bence en acı olanın bu oranı koruması gereken orman Bölge Müdürlüğü’nün kendi eliyle  bu ormanı kesmesidir. Bunun için rapor hazırlayıp olumsuz görüş bildirmesi gereken Ormanın koruması gereken kurum ormanımızı kesiyorsa, söz bitmiştir” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Etiketler: » »
Share
1143 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+10 = ?