logo

reklam

Yanmış Toprak Taktiği


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

İngilizcesi “scorched earth policy “olan askeri taktik.

Karşınızda güçlü, hızlı, cengaver bir ordu varsa ve geniş arazide savunma yapmak durumundaysanız elinizde kalan son çarelerden biridir. Düşmanla asla karşı karşıya gelmez geride düşmanın faydalanabileceği her şeyi[1] yol, su kaynağı, ekin tarlası, ev, canlı hayvan vb tüm kaynakları ya beraberinde götürür ya da tamamen tahrip ederek kullanılamaz hale getirir. Bu durumun düşman kuvvetler üzerindeki etkisi yıkıcıdır. Bir an için Rus steplerinde ilerlediğinizi ve yolların tahrip edilmiş, tüm su kuyularının zehirlenmiş ve tüm tarlaların ateşe verilmiş olduğunu hayal edin! İşte Demirbaş Şarl, Napolyon ve Hitler’in yaşadığı tam olarak buydu. Ruslar aslında mevcut şartlarda yenmeleri imkansız olan düşmanlar karşısında geri çekilerek, toprak vermeyi göze alarak onları ikmal merkezlerinden uzaklaştırmış, yıpratmış ve çok geniş cephelere yayılmak zorunda bırakmıştır.[2]

Siz halkınız tarafından beslenirken peşinizde hiç tanımadığı topraklarda açlık, yorgunluk ve hastalıklarla boğuşan bir düşman vardır artık. Birden roller değişir ve ana karargahıyla bağlantısını iyice kaybetmiş düşmanı kovalamaya başlarsınız.

Büyük ekonomik kayıplara yol açsa da savaş kazandıran bu taktikle Moskova’ya kadar geldikten sonra bavulunu toplayıp tıpış tıpış evine dönen komutanlar olmuştur.[3]

1812’de Napolyon 600.000 kişilik bir orduya Rusya üzerine yürüdü.

Kış bastırmadan önce Polonya ve Batı Rusya’yı geçerek Moskova’ya girdi.

Rus ordusu, ülkenin genişliğinden ve kışın koşullarından yararlanmak üzere önemli bir meydan savaşına girmemiş ve doğuya çekilmişti ve dimdik ayakta duruyordu. Napolyon Moskova’yı eline geçirmesine rağmen, 150.000 askerini yitirmiş bulunuyordu. [4]

Hiç bir askeri direnişle karşılaşmadan Moskova’ya giren Napolyon, Rus Çarı’nın bir barış antlaşmasına yanaşmaması, Rus Ordusu’nun imha edilmemiş olması ve kış şartlarında ordusunun ikmalinin neredeyse olanaksız hale gelmesi dolayısıyla Rus topraklarından geri çekilmek zorunda kalmıştır. Ordusunun büyük bir bölümünü bu geri çekilme sırasında kaybetmiştir. Rus Ordusu, onları sürekli olarak izlemiş ve yıpratmıştır.[5]

Paris’e döndüğünde 600.000 kişilik büyük ordudan geriye sadece 1500 kişi kalmıştı. [6]

Ordunun tamamına yakını yok olmuştur. Napolyon’un “Ordular mideleri üzerinde yürür” vecizesi ünlüdür.[7]

Özellikle Napolyon orduları, Napolyon’un izlediği yöntem gereği, ağırlıklı olarak “yerinde ikmal” ilkesiyle hareket eden ordulardır. Napolyon, ordularının ikmal meselesini, uzun ikmal kollarına değil, istila edilen topraklardaki kaynaklara dayandırmıştır. Bu tutum, orduların manevralarını, ikmal olanaklarının sınırlayıcı baskısından kurtarmış, daha hızlı manevra yapabilir hale getirmiştir.

Bu durum ancak, Avrupa’nın verimli ve yoğun nüfus barındıran bölgelerinde başarılı olmuştur. Yerinde ikmal olanaklarının son derece kısıtlı olduğu Mısır, İspanya ve Rusya’da ise geri tepmiştir. Özellikle Rusya’da durum daha da vahim bir hal almıştır. Rus ordusu, II. Dünya Savaşı’nda da uygulanan “yanmış toprak” taktiğini uygulamış, çekilirken Napolyon ordularının kullanabileceği her şeyi ya beraberinde götürmüş ya da yerinde imha etmiştir.[8]

Aynı zamanda 1830-1842 yılları arasında Cezayirli ünlü savaşçı Emir Abdülkadir Fransızlara bu taktikle kök söktürmüş daha sonra imkansızlıklar nedeniyle teslim olmak zorunda kalmıştır.[9]

Aslında bu yanmış toprak taktiği eski Türk savaş taktiklerinden olan sahte ricatın yansımasından başka bir şey değildir.

Dandanakan savaşı Sahte Ricat’a en güzel örnektir. Gazneli Mesut’un kalabalık ve fil destekli yüzbinlerce ordusuna karşın Çağrı Bey’in sadece 20 bin kişilik süvari birliği vardı. Gazneli Mesut’un ordusunu İran içlerine dek çekerek bitkin ve bitap düşürdü ve ardından Dandanakan’da savaş başladı sonuçta kesin olarak Selçuklu Devletini kurdu. Aynı şekilde Sovyetler ile Naziler arasında geçen savaşta Sovyet birlikleri bu kadim Türk taktiğini uygulayıp Nazilere kışın kurak arazi ve yanmış toprak bırakarak Hazar Denizinin kuzeyinde yani Stalingrad dolaylarında onları karşılamışlar ve savaşı bu sayede kazanmışlardır.[10]

Bu geri çekilme kültürü Osmanlı döneminde zayıflamıştır.

Osmanlı tarihi orduyu yok olmaktan kurtarabilmek için geri çekilen, bu nedenle kellesi alınan paşalarla doludur. Ayrıca II. Viyana Kuşatması sırasında Alman-Polonya ittifak ordusunun yaklaştığı haberini almasına rağmen kuşatmayı kaldırıp geri çekilerek uygun bir meydan savaşı pozisyonu almayan Kara Mustafa Paşa, yükseliş döneminin en parlak ordusunun tek bir darbe ile yok olmasına neden olmuştur. Bu kayıp tam anlamıyla telafi edilemedi.[11]

[1] https://tr.instela.com/yanmis-toprak-politikasi–663323

[2] http://keremduranoglu.blogspot.com.tr/2015/09/geri-cekilme-yanms-topraklar-biz.html

[3] https://tr.instela.com/yanmis-toprak-politikasi–663323

[4] http://www.tarih.gen.tr/napolyon-savaslari.html

[5] http://www.turkcebilgi.com/napolyon_sava%C5%9Flar%C4%B1

[6] http://www.tarih.gen.tr/napolyon-savaslari.html

[7] http://keremduranoglu.blogspot.com.tr/2015/09/geri-cekilme-yanms-topraklar-biz.html

[8] http://www.tarih.gen.tr/napolyon-savaslari.html

[9] https://tr.instela.com/yanmis-toprak-politikasi–663323

[10] http://forum.hunturk.net/savas-sanati-6865.html

[11] http://keremduranoglu.blogspot.com.tr/2015/09/geri-cekilme-yanms-topraklar-biz.html

 

Share
437 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Berta (Ortaköy) için yapılması gereken birkaç şey

    12 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Geçen hafta Cuma günü milletvekili aday adaylarımızdan Sayın Akay Tekin Bey ve Hilmi Yazıcı Bey ile birlikte önce Ardanuç Geçitli Köyü muhtarı Hakan Öztürk’ü, sonra da Berta’yı (Ortaköy) ziyaret ettik. Berta 750 haneli ve yaklaşık 3000 nüfusu olan bir yer. Berta Nerdeyse küçük bir ilçe. Berta’da bankamatik olup olmadığını sordum, yok dediler. Sadece bir posta telgraf acentesi olduğunu söylediler. Bence Berta’da bir banka şubesi ile birlikte bir bankamatik olmalı. Yakın zaman önce Artvin AK Parti merkez ilçe başkanı seçilen Be...
  • Ordinaryüs Profesör, dışarıda sıradan unvan iken ülkemizde hocalar hocası olarak görülmüş

    12 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Yurt dışında profesör unvanı alıp Türkiye’ye gelen akademisyenlerin adında görülmesiyle, taşıdığı "sıradan" anlamı (ordinary: sıradan), "aşmış" anlamına evrilmiştir. Aslında Avrupa’da vasıfsız profesörler için eskiden kullanılan, ayni "yardımcı doçent" örneğinde olduğu gibi bir ast unvanıdır. Ama karizmasının da etkisiyle, yurt dışında profesör unvanı alıp Türkiye’ye gelen akademisyenlerin adında görülmesiyle, taşıdığı "sıradan" anlamı (ordinary: siradan), "aşmış" anlamına evrilmiştir. Türkiye, "ordinaryüs" kelimesinin olumlu anlam...
  • Ben Cumhurbaşkanının Yerinde Olsam Ekonomi Kurmaylarını Hemen Görevden Alırım

    11 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Yazdığım yazılarda genellikle ekonomik rakamlar ve halkın ekonomisine ilişkin önemli uyarılarda bulunduğumu bilirsiniz. Hükümetin dikkat etmesi gereken en önemli işlerden birinin ekonomiyi çizgiden çıkarmamak olduğunu ifade etmiştim. Görünen o ki yakın gelecekte ülkemizi ciddi bir ekonomik kriz bekliyor ve hükümetin tüm dikkatini bu işe vermesi şart gibi görünüyor. Türkiye pek çok yönüyle kuşatma altında. Bir takım dış güçler içerideki odakları da kullanarak ülkemize sürekli oyunlar oynayarak ülkemizdeki yöneticileri kıskaca almaya çalışmakt...
  • Sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) kucak açmalıyız

    11 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Trump Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan ettiyse biz de Washington'u Kızılderililerin başkenti ilan ederiz. Biz de sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) ev sahipliği yapmalıyız. Belki bu düşündüklerimiz ABD için küçük bir tehdit olarak değerlendirilebilir. Sinek küçük ama mide bulandırıcı derler. ABD’nin midesi bulanınca ayağının altındaki halıyı daha rahat çekeriz ve onu tökezletebiliriz. Şimdi Barbar Avrupa ve Amerikalıların Kızılderili soykırımına biraz değinebiliriz. Kristof Kolomb, Hindistan’a varmak üzere çıktığı ...