logo

Yandaş! Candaş! Kandaş! Medya, Artvin Belediyesi, Ecem Dede


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’a hamd olsun yeniden yazmak nasip oldu. Uzun zaman oldu sanırım, yazamadım. Aslında yazmadım. Sebebini bilmiyorum. Belki biraz kırgınlık, belki biraz kızgınlık neye ve niçin kırıldığımın hiçbir önemi yok. Bazıları, bazılarını sistemin içinde ki çarkta küçücük bir dişli olarak görüyor amma unutulan şu; O küçücük dişli kırıldı mı sistem tamamıyla çöker. Bunu da demiş olalım. Zaten basın olarak ülkemizde ne yazık ki bazı kesimler tarafından sürekli eleştiriliyoruz. Yandaş! Kandaş! Candaş! Ne bulurlarsa, onun yanında biraz da abartarak; niteleme sıfatları dahi koyuyorlar. Onları burada yazamıyorum. Siz anladınız ne şekilde yakıştırmalar yaptıklarını. Yani demem o ki bazı kesim oooo sınırsız ifade özgürlüğünün kendilerine ait olduğunu düşünüyorlar. Tıpkı bu ülkenin kendilerine ait olduğunu düşündükleri gibi…

Madem yeni paragrafa başladık, konuyu da değişelim. 31 yaşındayım ve sanırsam 1996 idi, o yıl bu kadar kar yağdı. Kalan yıllarda ben böyle bir kış geçirdiğimizi hatırlamıyorum. Geçen aylarda bazı yerel medya tarafından karla mücadelede “yetersizlikle” suçlanan; Artvin Belediyesine haksızlık değil de vicdansızlık, izansızlık ve de adeta linç kampanyası düzenleniyor. ALLAH aşkına hadi diyelim, benim gözüm Yandaş! Candaş! Kandaş! Olduğum için farklı görüyor amma siz bu hizmeti görmüyor musunuz? Daha dün Belediye Başkan Yardımcısı Aydemir Akköy Bey ki; (Ben kendisinin kişiliği için daha bir sever daha bir saygı duyarım.) adım, adım kaldırımları ekibiyle gezerek temizlettiriyordu. Bir diğer Başkan Yardımcısı Erkan Yazan Bey sabahlara kadar karla mücadelede kullanılacak araçları organize ediyordu. Hele açın bir televizyondan izleyin Artvin’in yarısı kadar kar yağan iller de trafik ve de yolların akıbeti ne? Tamam, ele avuca alınacak şeyle eleştirseler anlayacağım ama hizmet ile eleştirilen tek il Artvin sanırım. Eee Sayın Belediye Başkanım Kocatepe burada bazı kesimin hizmet falan derdi yok. Biliyorum ki siz o hizmeti bekleyenler için yapıyorsunuz. Onlar da görüyor. En önemlisi HAKK görüyor…

Eski tarihlerde Rahmetli Dedem; Hasan Süleyman Dalkılıç, Köylünün tabiriyle “Ecem dede” Berta nahiye merkezinden “Duganalar” adı verilen mezraya yol yapımında o zamanın tabiriyle “Çavuş” olarak çalışıyor. O zaman böyle Mühendis, Topograf, teknisyen nerde! Gözünü vurdu mu, Ecem dede yola, o yol Londra asfaltı olurmuş, o dönemde yer kıymetli insanlar yolun kıymetini bilmiyor. Yol geçecek yerlerde ki arazi sahipleri yolu vermemek için elinden geleni yapıyorlar. Kaldı ki Dedem de ileri görüşlü bir adam, o yolu oraya çıkarmak için insanüstü bir çaba harcıyor. O zamanlar da yolu vermek istemeyenleri gören Nenem; “Ecem dedey bu yol içun na beyla uğraştun, baxsana kimsa ağnamaz, sen kimun içun yaptun” dediğinde cevaben; “Ben bu yolu insanlar içun değil, Mallar içun yapıyerim. Onlar atila atila getuğlarında hoşuma gediyor.” Yani dedem demek istemiştir ki; insan anlamazsa, yüce yaradan başka bir canlıya o yolun kıymetini bildirir. Nitekim o yol hala çalışır ve o dönemde yapılan yolların standartlarının çok üzerindedir. Hatta daha önemlisi hala “Dinamo gölü” derle o yere mini HES yapıp, yaptığı dinamo ile nahyeye elektirik getirmiştir. Tabi standartların çok altında olsa da aydınlanmak için yetmiştir. Konuyu nereye bağlayalım. O insanlara o zaman fırsat verilseydi sadece Nahyeyi değil Türkiyeyi aydınlatırdılar. Efendiler bizim millet çok ama çok zekidir. Fedakârdır, lakin yazımın başında dediğim gibi sistemin çarkları içinde yok olup giderler. O dönem kendisi ilkokul sonrasını okumamış “Dedem” okumanın nemelen bir şey olduğunu iyi öğrenmişti. 10 çocuğunun 10’una da okumaya yazma öğretmiş, özellikle erkek çocuklarının okumaları için maddi ve manevi çaba harcamıştır. O Ecem dedenin 5 Erkek çocuğunun 3’ü müdür, 1’i muhtar. 1’i de köy hizmetlerinde işçi olmuştur. Hele torunlarını saymıyorum. Doktor, Mühendis, Öğretmen, Zabıta, Benim gibi de fakir Edebiyatçı o Koca çınarın gölgesinden nasiplenmiştir. ALLAH nur içinde yatırsın, Yani kardeşler; Günümüzde küçümsedikleri o çobanlar, önce hayvan gütmesini, sonrada insan okutmasını öğreniyor. İşte bu yüzden Çobanla, okumuşun oyu bir olamaz… Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle

Etiketler:
Share
1257 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...