logo

reklam

Ya Tek Başına İktidar Ya da Koalisyonlu Günler


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

7 Haziran seçimlerinin ardından hükümet kurulamayınca 1 Kasım’da seçimler in yenilenmesine karar verildi. Bu karar verildi verilmesine de şimdi asıl kararı seçmen verecek.

Evet, önümüzde cevabı bilinmeyen iki bilinmeyenli denklem var. Seçmen Ya tek başına iktidar döneminin devamına ya da koalisyonlu günlere geriye dönmeye karar verecek. Bu noktada verilecek olan karar gelecek 10 yıla  de geleceğimizi belirleyecek.

Bu denklemi çözmek için ise elimizde yaşanmışlıklar ve deneyimler bu denklemin çözümünde katkı sağlayacak. Eğer, 3 Kasım 2002 seçimlerinden önceki dönemlere geriye dönmek istiyorsak tercihimiz koalisyonlu dönemlerden yana olmalı. Yani yine 7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi tercihimizi yine partilere 3 aşağı 5 yukarı paylaştıracağız. Ama koalisyonlu dönemlerin bir takım sorunları olmuyor değil. Şöyle bir hatırlayalım. Bir bakanın konuştuğunda ekonominin alt üst olduğu, her gün bir iç kargaşanın yaşandığı, işsizliğin arttığı, dışarıda itibarımızın yerle bir olduğu döneme geriye dönmek gibi bir risk ile karşı karşıyayız. Evet, koalisyonlu günlerde yönetimde daha yüksek temsil sağlanıyor. Karar tek bir kişi tarafından değil, bir çok kişi tarafından alınır. Bu da daha geniş bir kitlenin yönetime dahil olmasını sağlar ancak bu durumda da en büyük risk bizim milletimizin ortak hareket etme hastalığı nedeniyle sık sık hükümet değişiklikleridir. Tabi ki sık sık hükümet değiştirmenin de gerek ülkemize gerekse de hepimizin ekonomisine ciddi zararları olacaktır. Koalisyonlu dönemleri seçmenlerimizin bir bölümü unuttuğu için ben bir hatırlatmada bulunmak istedim. Unutan seçmenlerden bir isteğim olacak. Unutkan seçmenlerin, şöyle Türkiye’nin 2002’den önceki dönemlerini bir araştırmalarını ve o günün gazetelerini okumalarını rica ediyorum.

Tek başına iktidar dönemlerine ilişkin çok fazla yorum yapmaya gerek yok. O konuda hepimizin hafızaları henüz taze. 7 Haziran öncesine baktığımızda yaşadıklarımızdan memnun isek ve yeniden aynı günleri yaşamak istiyor isek kararımızı tek başına iktidar olacak partiden yana kullanacağız. Yok eğer memnun değil isek de yapacağımız şey çok basit. Oyumuzu bölüp parçalayacağız.

Karar seçmenin. Ancak unutulmaması gerekir ki, Türkiye’nin geliştiği ve büyüdüğü dönemler hep tek başına iktidarlar dönemi olmuş. Ne yazık ki o dönemlerdeki tüm liderlere muhalefet hep diktatör yakıştırması yapmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, Adnan Menderes, Turgut Özal ve Recep Tayyip Erdoğan. Bu liderler hep suçlanmış olsalar da ülkeye çok ciddi anlamda ivme kazandırdıkları yadsınamaz bir gerçektir.

Bu noktada aslında ben seçmenin tek başına iktidardan yana karar birliği içerisinde olduğunu düşünüyorum. Ancak AK Parti’nin 7 Haziran öncesinde yorulduğunu gören seçmen bu partiye bir uyarı çekmişti. Belki de dinlenmek AK Parti’ye iyi gelmiştir diyen seçmen tekrar tek başına iş başına AK Parti’yi getirebilir. Ya da 7 Haziran’da olduğu gibi yine devam diyeceğiz.

Karar sizin…

Etiketler:
Share
490 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...
  • Yeter Artık İdam Şart

    04 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Şubat ayında yazdığım bir yazıyı son günlerde yaşanan çocuk cinayetleri ve istismarları haberlerinin yeniden gündem olması nedeniyle bende yazımı yenilemek istiyorum. Türkiye’deki durumu maalesef ki gözler önüne seren ve artık mevcut yasaların yetersiz olduğunun kesinleştiği ve bu yasalarla olayların önüne geçilmediğinin ayan beyan ortada olduğu bir durumda maalesef ki yazımı yeniden yayınlamak durumundayım. Bu konuyu yeniden gündeme getirmeye devam edeceğimi belirterek Şubat ayında yazdığım yazıyı yenilemek istiyorum. Tam yeri ve za...