logo

Ya Bunlar Artvin Halkı İle Adeta Dalga Geçiyorlar


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Yaklaşık bir aydır derin bir sessizliğe gömülen Yeşil Artvin Derneği Yöneticileri ile yıllardır savundukları maden karşıtlığının tam tersini yaparak madenle doğrudan ve dolaylı olarak iş yaptığı için il başkanlarını aday yaptırmayan CHP, yine ortaya çıktı. Biran da imza kampanyaları, meclis ziyaretleri falan.

Değerli okurlarım resmen Artvin halkının aklı ile dalga geçiliyor. Artvinliler ile dalga geçiliyor. Artvinlilerin çevre hassasiyeti resmen kullanılıyor. Yazmayacağım dedim ama yazmadan duramıyorum. Beni resmen çileden çıkardılar. Bir aydır yaşananlara tek bir cümle açıklama yapamayanlar Anıtkabir’e gidiyorlar, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e sesleniyorlar. Yetmiyor meclise dilekçe veriyorlar. O da yetmiyor gidip CHP Grup Toplantısı’na katılıyorlar. Onları grup toplantısına katan isen il başkanı maden şirketi ile doğrudan ya da dolaylı olarak ticaret yaptı diye yeniden aday olmayan CHP’nin Artvin Milletvekili Av. Uğur Bayraktutan.

Yazmayalım dedik ama nasıl yazmayalım. Bunlar yenilir yutulur cinsten mi? Gerçekten artık Artvin’de yaşananlar karşısında ne diyeceğimi, ne yazacağımı şaşırdım. Murgul ve Artvin maden projelerinde çalışan bin civarında işçi grev nedeniyle işten çıkarılmış. Millet ekmeğini kaybetmiş, evine ekmek götürememenin eziyetini yaşıyor, bu eziyeti yaşayanlara ise Artvin’de maden karşıtlığı yapanlar sosyal medya aracılığıyla dalga geçiyor. “Gördünüz mü?” diyorlar. Bunlar bir yandan yaşanırken madende iş alanların önemli bir bölümü madene en çok karşı çıkanlar. Şimdi gel de yazma. Nasıl yazma? Yaz, nasıl yaz?

Evet, okurlarım buyurun; yorumları artık sizler yapın. Ne yazacaksanız siz yazın. Ben artık ne yazacağımı, yazıp yazmayacağımı bir şaşırmış bir durumdayım. Bir tarafta maden karşıtlığı şovları devam ediyor diğer tarafta pasta bölüşümleri. Bir tarafta madeni durduracaklarını inananlar, diğer tarafta bu inananların yanında yer alıp “Birazda ben sesimi çıkarayım, belki bende bir pay alırım” diyenler. Olaya neresinden bakalım. Ne diyelim, şaşırdım! Bir tarafta samimi olmayan insanlar diğer tarafta samimi olmayanların arkasından her türlü lafı söyleyip yine o insanların yüzüne gülenler. Neresini yazalım? Kimse gerçek yüzünü göstermiyor ki! Herkesin kafasının arkasında başka bir yüzü var. Bunlar yaşanırken sessiz kalanlar, halen kalmaya devam edenler. Kendi partilileri hata yapınca sessizliğe gömülenler, diğer tarafta dernek yeniden harekete geçti diye solculuğu oynamaya devam edenler. Bir tarafta iş alanları ‘ Ne yapsınlar, ticaret yapıyorlar’ diye savunanlar, diğer tarafta ekmek mücadelesi yapanlara ‘Oh oldu’ diyenler. Ne yazalım, nasıl yazalım? Yazmaz isek nasıl yazmayalım?

Sayın Bayraktutan, Kendi İl Başkanı İle İlgili Genel Başkanına Bilgi Verdi Mi? Partisinden il başkanı için özür diledi mi?

Olaya bakın şimdi. Şubat 2016’da Artvin’de eylemlerin en yoğun döneminde gençler Kafkasör’de biber gazı yerken birden eylemleri Artvin Valiliği önüne çekerek açlık grevi yapıp bir saat sonra sonlandıran Sayın Uğur Bayraktutan, bugün yine Yeşil Artvin Derneği’ni CHP Grup Toplantısı’na götürmüş. Olabilir mi böyle bir şey? Nasıl olur? Ya dün gençleri dağda yalnız bırakıp oturma eylemi yaparak bir saat sonra bırakıyorsun, bugün il başkanın maden ile doğrudan ya da dolaylı iş yaptı diye aday yaptırtmıyorsun ama yine gidip Yeşil Artvin Derneği’ni parti grup toplantısında şova götürüyorsun. Götürürken de orada bir tek söz söylemiyorsun. Söyleyebildin mi sayın Bayraktutan, il başkanının yeniden aday olmamasının nedenini? Haydi orada söyleyemedin, onlarca kez maden ile ilgili açıklama yaptığın, hatta bir gece nöbetini tuttuğun o salonda tüm meclis üyelerine karşı çıkıp konuşabildin mi il başkanının neden yeniden aday olmamasını? Konuşamadın değil mi?

Sayın Bayraktutan’a soruyorum, ya AK Parti İl Başkanı aynı şekilde yakalansaydı mecliste nasıl bir konuşma yapardın?
Şimdi, Sayın Milletvekili Uğur Bayraktutan’a bir soru sormak istiyorum. Bu soruyu sizin adınıza sormak istiyorum. Bu soruyu yine Cerattepe’de gaz yiyen o gençler adına soruyorum. Bu soruyu yine maden şirketine Artvin’i peşkeş çekmekle suçladığı AK Partililer için soruyorum. Maden şirketinin ortağı suçlamasında bulunduğu Tayyip Erdoğan için soruyorum. Maden şirketine adrese teslim ihale yaptığı suçlamada bulunduğu Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı yetkilileri için soruyorum. Bu soruyu yine 30 yıldır Artvin’in gündeminden madeni düşürülmeyen ve insanlarda huzur bıraktırılmayan Artvin halkı için soruyorum. Bu soruyu yine maden şirketini destekleyerek vatan haini ilan edilen insanlar için soruyorum. Artvin’de maden şirketinin reklamını yayımladığı için her türlü hakarete uğrayan meslektaşlarım için soruyorum. Sayın Bayraktutan, meclis salonunda il başkanının durumuna ilişkin bir konuşma yaptın mı? Açıkladın mı bu mevzuyu? Tam il kongresi öncesinde yaşanan şok gelişme hakkında genel kurul üyelerine bilgi verdin mi?
Veremedin mi? Neden veremedin? Hayırdır?
Bu bilgiyi veremiyor isen pekiyi bugün dernek üyelerini neden yine meclise götürüyorsun? Yoksa sırada başka bir CHP’li mi var?

Bence CHP, bütün bunları hak etmiyor! Bu ülkenin kurtuluşunu CHP’de görerek CHP’ye oy veren seçmen bunları hak etmiyor! Bu tutarsız davranışlar CHP’ye yakışmıyor! İşte CHP, yıllarca bunun yüzünden iktidar olamıyor! İktidar olamamanın tek sebebi bu ve benzeri tutarsız hareketlerdir. Suçluyu başka yerde değil burada aramak gerek!

Ali Yücel Kurt’tan Özür Diliyorum. Kurt Ailesinden Özür Diliyorum? Neden Mi?

Evet, belki benden beklenilen bir hareket değildir ancak emin olun gerçekten bunu yapmak istiyorum. Yanlış okumadınız. Hakikaten özür diliyorum. Yani tutarlı bir davranışta bulunduğu için özür diliyorum. Artvin gerçeklerini görerek risk aldığı için özür diliyorum. İl Başkanlığı ve belediye başkan adaylığını kaybetme pahasına dobra dobra yaptığının arkasında durduğu için özür diliyorum. Dik bir duruş sergilediği için, Artvin’i iki kişinin kaderine bırakmayacağız lafını parti binasında söylediği için özür diliyorum. Sadece kendinden değil Kurt ailesinden de özür diliyorum. Gerçekten dik durdular. Helal olsun ne diyeyim, onların duruşunu ne milletvekilleri ne de Yeşil Artvin Derneği sergileyebildi.

Şimdi o dik duruşu olmayanları, oldukları gibi görünmeyenleri, göründükleri gibi olmayanları protesto amaçlı olarak sizlere penguenleri tanıtmak istiyorum. Bilirsiniz gezi olayları döneminde çok meşhurdular. İşte Penguenler…
Penguenler hakkında bilgi.

Penguen, Spheniscidae familyasına ait, uçamayan deniz kuşuna verilen isimdir. Dimdik dururlar ve perde ayaklıdırlar. Güney Kutbu, Güney Amerika, Yeni Zelanda, Avustralya, Güney Afrika ve Galapagos kıyılarında yaşarlar. Kuzey Kutbunda yaşamazlar.
17 farklı türü bulunan penguenlerin boyları 30-105 cm arasında değişir. En irileri İmparator penguenleri olarak adlandırılır ve 45 kilogram ağırlığa kadar ulaşır. Sıcak bölgelere doğru gidildikçe penguenlerin boyları küçülür.
Penguenler, denizlerdeki kabuklu canlılar, mürekkep balıkları ve diğer balıklarla beslenirler. Bir kuş türü olmalarına rağmen tüyleri kuş tüyüne benzemez. Pulsu tüyleri vardır. Kanatları uçmaya yaramaz fakat yüzerken yüzgeç görevi görür. Kuyrukları kısadır. Ayakları vücutlarının gerisinde olduğu için rahatlıkla dik durabilirler.
Üreme mevsimlerinde yumurtlamak için karaya çıkarlar. Sıkı tüyleri ve deri altındaki kalın yağ tabakası sayesinde dondurucu soğukta üşümeden yaşayabilirler. Vücut sıcaklıklarını kontrol etme yetenekleri vardır. Penguenler üreme mevsiminde hiç yemek yemeden durabilirler. Gerekirse 4 ay boyunca yemeksiz yaşarlar ve bu sürede kilo kaybederler.
Penguenler insanlardan kaçmazlar. Dünyanın birçok hayvanat bahçesinde penguenlerin hemen ortama uyum sağladıkları da görülmüştür. İnsanlardan kaçmadıkları için çok fazla avlanırlar ve nesilleri günden güne azalmaktadır. Çıkarılan kanunlarla penguenler korunmaya çalışılıyor.

2010 yılında penguenlerin atası bulunmuştur. 36 milyon yıl önceki bir penguene ait kalıntıdan, penguenlerin önceden kav rengi ve kırmızı renkli oldukları belirlenmiştir. Ayrıca fırtına kuşu ve albatros kuşu ile benzerlik gösterdiği de tespit edilmiştir.

Share
476 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Artvin, AK Partili Belediye Olduktan Sonra Kabuğunu Kırdı

    15 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz günlerde yaklaşık beş yıldır Artvin’e gelmeyen bir arkadaşım Artvin’e geldi. Bu arkadaşım ile Artvin’e gelmeden önce yaptığımız görüşmelerde sürekli olarak Artvin Merkez’in çok değiştiği üzerine sohbetler yapıyorduk. Bu değişim ile ilgili olarak büyük bir merak uyandıran benim söylemlerim karşısında arkadaşımda büyük bir merak uyanmıştı. Bu değişimi bizzat kendi gözleriyle görmek istediğini söyleyen arkadaşım ile yaptığımız Artvin gezisi sırasında arkadaşımın söylemi tam olarak “Artvin AK Partili Belediye olduktan sonra kabuğunu kırm...
  • Maden Şirketi Artvin’i Hiçe Sayar Bir Tavır Takınıyor

    12 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazımı okuyanlar bana bir takım eleştirilerde bulunabilirler. Artvin’de maden çıkmasına ve maden şirketine destek vermem nedeniyle bu yazımı garip karşılayabilirler. Hatta nemalanmamın bitmesi nedeniyle bu tür bir yazı yazdığımı da ileri sürebilirler. Ben bu eleştirilere saygı duyuyorum ancak bilinmesini isterim ki ben her zaman yanlış gördüğünü yazan bir gazeteciyim. Şirketle ilişkilerimin en iyi olduğu dönemlerde dahi yapılan hataları dile getiren bir ismim. Bu sebeple ilişkilerimi, hatta ve hatta maddi anlamda olan ilişkilerimi bile hiçe ...
  • Domatis domates olunca tadı kaçtı

    10 Ağustos 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Köyümüzde domatese yerel şive ile domatis deriz. Domatisin biçimsiz bir yapısı vardı ama tadı güzeldi, domatesin biçimi güzelleşti ama tadı bozuldu. Öğrencilik ve iş yaşamı nedeniyle köyden ayrılınca domatis domates oldu. Köyümüzde tamamen doğal olan domatis öğrencilik ve iş yaşamında lezzetini kaybetti. Köyümüzde alt çenemizi biraz ileri sürerek çayı fırt çeker gibi ısırarak ve ağzımızı şapırdatarak domatis yerdik. Domatesi ise bıçakla dilimleyerek yemeye başladık. Sonra domateslerin hormonluları çıktı, buna da alıştırıld...
  • Yerel Seçimler Yaklaşırken

    06 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Seçim yapılan ülke İslam ülkesi de olsa sadece Müslümanlar sorumlu olmazlar. O ülke vatandaşlarının tamamının sorumlu davranması gerekir. Türkiye de TC vatandaşı olan Müslim gayri Müslim iktidar muhalefet herkesin Türkiye nin menfaatlerini düşünerek kendini sorumlu tutması gerekir. Ortak menfaatlerin ortak tehlikelerin olumlu veya olumsuz etkileri de TC vatandaşlarının hepsine ortaktır. Ölçü ve denge kaybolmadan yolumuza devam etmeliyiz. Duyduklarımızı etrafımızdaki kişilerin amirlerin hoca vs.lerin tavırlarını sorgulamadan kabul...