logo

, virgül (fasıla)


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Fransızca virgule “bir noktalama işareti” sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince virgula “ince dal, sürgün, çubuk” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince virga “değnek, baston, dal” sözcüğünün küçültme halisidir.[1]

TDK sözlüğüne göre, “Yazılı cümlelerde birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime grupları arasına konulan, kısa bir durmayı göstermek için kullanılan noktalama işareti”dir. “,” ile gösterilir. Eski Türkçe’de, “aralık, ara, kesinti” anlamlarına gelen “fasıla” sözcüğü bu noktalama işareti için, virgül anlamında kullanılırdı.[2]

Virgül’ün diğer eş veya yakın anlamlıları, “ayıraç”, “sınır” gibi kelimelerdir. [3]

Virgül ilk zamanlar Fransızca okunuşuyla değil, Osmanlı aydınının pek çok kelimede yaptığı gibi, adı da o günkü Türkçeye çevrilerek girmiştir. Tanzimat edebiyatı ve sonrasında kelime değişik adlarla anılmıştır. MUALLİM NACİ [1850-1893], ŞEMSEDDİN SAMİ [1850-1904]’nin noktalamayı ele alan eseri Usûl-i Tenkit ve Tertib’de virgül için “fâsıla” kelimesini teklif ettiğini, MEHMED ZİHNİ [1846-1913]’nin al-Muntahab adlı eserinde ise bu işarete “sekte” kelimesini uygun gördüğünü, kendisinin de “fâsıla” kelimesini tercih ettiğini yazmıştır.[4]

“Nokta kadar menfaat için, virgül kadar eğilme.” : İnsanlar küçük bir çıkar elde etmek, haksız kazanç sağlamak için insanlık onuruna yakışmayacak şekilde başkaları önünde eğilip bükülmemeli, şerefiyle dik durmalı.[5]

Virgülle ilgili yazılmış bir kitap; “Bastıbacak Virgül”

“Bu kitap, bir romanın içindeki konumundan sıkılıp kaçarak kendini sokaklara atan bir Virgül’ün başından geçen serüveni anlatıyor. Virgül’ün kaçmasıyla cümleler bozulmuş, ortaya doldurulması olanaksız bir düzensizlik çıkmıştır. Başta kitabın yazarı olmak üzere, basın ve güvenlik güçleri Virgül’ün peşine düşerler. Virgül ise başıboş bir hayatın tadını çıkarmaktadır.”[6]

[1] http://www.etimolojiturkce.com/kelime/virg%C3%BCl

[2]http://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:3vtoAidUHFAJ:www.strateji.gov.tr/ortak_icerik/strateji/haberler/resmiyaz/NOKTALAMA%2520%25C4%25B0%25C5%259EARETLER%25C4%25B0.doc+&cd=7&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

[3] http://www.almaany.com/tr/dict/ar-tr/fas%C4%B1la/

[4]ATASOY,Faysal Okan, Noktalama İşaretlerinin Tarihi,Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 5/2 Spring 2010

[5] http://www.dersimiz.com/atasozleri_sozlugu.asp?islem=bilgigoster&id=332

[6] https://www.nesinyayinevi.com/kitap.php?no=196

 

Share
447 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...