logo

Valilere Yeni Yetkiler Geldi


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, OHAL sonrası yasal düzenlemeye onay verdi. Konuyla ilgili öncelikle haberi aktaralım. Daha sonra yorumlarımızı yapalım. İşte o haber:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, OHAL sonrası döneme ilişkin düzenlemeleri içeren yasayı onayladı. Yasa, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, OHAL sonrası terörle mücadeleye ilişkin düzenlemeler içeren yasayı onayladı.

Kamudan İhraçlar 3 Yıl Daha Sürecek

Yasayla OHAL süresince Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan ihraçlar, 3 yıl daha sürebilecek. Hakkında işlem yapılacak personele savunma hakkı verilecek. Savunma süresi 7 günden az olmayacak. İhraç edildikten sonra göreve iade kararı verilen asker, polis ve dışişleri meslek memurları, bakan onayı ile eski kadro ve rütbesine alınmayabilecek. Görevlerine iade edilen emniyet, TSK ve dışişleri mensupları bakan onayı ile araştırmacı kadrosuna atanabilecek.

Gözaltı Süresi 48 Saat Oldu

OHAL döneminde 7 gün olan gözaltı süresi de 48 saate indi. Bu süre toplu olarak işlenen suçlarda 4 gün olarak belirlendi.

Gözaltı süresi, delillerin toplanmasındaki güçlük ya da dosyanın kapsamlı olması nedeniyle en fazla iki defa uzatılabilecek.

Valilerin Yetkileri Artırıldı

Valilerin yetkileri de artırıldı. Valiler, kamu düzeni ve olağan hayatın bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hallerde, 15 günü geçmemek üzere belirli yerlere girişi ve çıkışı sınırlayabilecek.

Valiler ayrıca, belirli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilecek veya kısıtlayabilecek.

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 6’ncı maddesi de değişti.

Açık yerlerdeki toplantı ve yürüyüşler gece vaktinin başlamasıyla dağılacak şekilde, kapalı yerlerdeki toplantılar ise saat 24.00’e kadar yapılabilecek.

Türkiye Kritik Bir Süreçten Geçiyor, yetkilerin arttırılması doğru bir karardır

Türkiye’nin kritik bir süreçten geçtiğini sanıyorum görmeyenimiz yoktur. Kritik süreçler ise kesinlikle kritik kararların alınmasını mecburi kılmaktadır. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz Ramazan ayında Hakkari’ye gitmiştim. Hakkari’de terörle mücadelenin hangi aşamadan hangi aşamaya geldiğini yazılarımda sizlere aktarmıştım. Bugün görüyoruz ki terörle mücadele mevcut kanunlarla çözülebilecek gibi değildir. Ülkemizin üzerinde bunca çorap örme çabaları var iken sizin süreçleri normal kabul ederek olağan kanun ve kararnamelerle ülkeyi yönetme şansınızda bulunmuyor. 15 Temmuz sürecinden sonra başlatılan OHAL süreci 19 Temmuz itibariyle sona ermişti ve uzatılmamıştı. Hal böyle olunca da özellikle terörle mücadele yapılan illerde ciddi bir kanun boşluğu oluşmuştu. Belki ülke genelinde 15 Temmuz sürecinin etkileri azalmış olsa da terörle mücadelenin sürecinin etkileri halen devam etmektedir. Ülkemizin 15 Temmuz sonrasında gerek FETÖ ile mücadelede gerekse de diğer terör örgütleri ile mücadelesini sürdürebilmesi ve mevcut başarının artarak devam etmesi için OHAL’in kaldırılması ile birlikte ortaya çıkan boşlukların Valilere yeni yetkiler ve terörle mücadelede yeni kanun ve karanların alınması mecburi olmuştur. Bu yönden baktığımızda ülkemizin belki olağanüstü halden uzaklaştığı görülse de halen terör yapılarının bu ülkede kol gezdiği bilinen bir gerçektir. Valilerin üzerlerindeki yetkilerin arttırılması bir ihtiyaçtan doğduğuna göre artık illerde terör odaklarıyla müdahale noktasında İçişleri Bakanlığı’ndan veya Cumhurbaşkanlığı’ndan gerekli kararların alınmasını beklemekten ziyade her iki yerle görüşerek ilde direk kararlar alarak mücadele daha etkin ve hızlı bir hale getirilecektir.

Türkiye’de uygulanmaya başlanan yeni başkanlık sistemi ile birlikte de Valilere yeni yetkilerde verileceğini düşünüyorum. Bu yetkileri kullanacak olan valilerin de artık daha farklı bir şekilde seçileceğini ve belki de dışarıdan valilerin de atanabileceğini düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son bakanlar kurulunu oluşturduğunda aslında bununda sinyallerini vermişti. Bence valilerin yetkilerinin arttırılması ile birlikte valilerin artık yönetim anlayışı da değişmek durumunda kalacaktır. Kanun ve yönetmeliklere bağlı valilik süreci artık rafa kalkmıştır. Daha etkin ve hızlı karar alabilen ve uygulayabilen bir valilik anlayışına ihtiyaç bulunmaktadır. İnisiyatif alabilen valilik anlayışına ihtiyaç duyulduğu için bugün terörle mücadele noktasında valilere yeni yetkiler gelmiştir. Bu yetkilerde gördüğüm kadarıyla sadece terörle mücadele ile kalmayacaktır. Farklı yetki ve anlayışlarda valilere getirilecektir. Belki valiler seçilmişlerin işlerine müdahale noktasında olmayacaklardır ancak alışılmış valilik anlayışında değil İl Özel İdarelerin ve diğer bütçe imkanlarını da daha etkin ve halkın hizmetine yönelik kullanılmasının da önü açılacaktır.

Doğu ve Güneydoğu’da HDP’li Belediyeler Artık İstediği Gibi At Oynatamayacaktır

Aslında bugün valilerin yetkilerinin arttırılmasının ana sebeplerinden biri de Türkiye’nin çözüm süreci boyunca yaşadığı bir deneyim sonucudur. Bildiğiniz üzere çözüm sürecinde devlet bir riske girerek terörle mücadelede demokratik yolları denemişti ancak bu süreçte özellikle bölgedeki belediyeler kullanılarak açık bir kalkışma hazırlığı yapılmıştı. Belediyelerin araçları ile hendekler, tüneller açılarak devlet imkanı ile teröristlere yardım ve yataklık yapılmıştı. Bu bence bütün milleti üzmüştü. Devlet eliyle açılan ve tam bir kalkışmaya hazırlık süreci olarak değerlendirilen bir ortam nedeniyle ülkemiz çok büyük bedeller ödemişti. İşte tam bu noktada bugün valilerin yetkileri bu sebeple arttırılmaktadır. Bugün OHAL süreci sona erebilir ancak valiler bölgede gerektiği anda OHAL yetkilerini kullanabilecekler ve çözüm sürecinde yaşanan nahoş olaylar ve terörist hazırlıkların yeniden oluşmasının önüne geçilecektir. Bu yetkilerle gerektiğinde valilerin müdahalesi ile ve talep etmesi sonucunda kayyum atamaları dahi gerçekleşebilecektir.

Valilere yetki verilmesi bir nebze güvenlik güçleri ve istihbarat kaynaklarının da tek çatı altında yürütülmesi sonucunu da doğuruyor. Bu kanun değişikliği ile sadece valilere yetkiler arttırılmadı. Terörle mücadele noktasında da yeni kanunlar ortaya çıktı. Tam anlamıyla topyekun terörle mücadelenin önü açılmış oldu. Henüz kanunun tüm boyutları ortaya çıkmadı veya yeni maddeler ve düzenlemelerde bunlara eklenecektir. Birazda uygulamada görülecek eksikliklerin de giderilmesi için de yeni yasalar ve yönetmeliklere ihtiyaç duyulacaktır. Onlarda süreç içerisinde yapılacaktır.

Belki bugün valilere verilen yetkiler demokratik ülkelerde garip karşılanabilecektir ancak size bu noktada tek bir örnek vermek istiyorum. Fransa’da yaşanan bir terör olayında hükümetin karar almasından önce terör olaylarının yaşandığı bölgenin mülki idare amirinin aldığı kararlarla olaya anında müdahale edilmişti. Bugün ülkemizde valilere verilen yetkilerin arttırılmasını eleştirenlere buradan bir öneride bulunmak istiyorum. Bizim yasalarımızın anti demokratik olduğunu savunmak yerine Avrupa ve Dünya’nın sözüm ola demokratik olarak gelişmiş olarak algılanan ülkelerindeki yasalara bir baksınlar ki valilerin veya belediye başkanlarının yetkileri bir araştırıversinler. O zaman gerçekleri göreceklerdir. Dünya’nın hiçbir ülkesi terörle mücadele konusunda kesinlikle çok demokratik bir tavır takınmazlar. Belki de bizim ülkemizde bugüne kadar terörle mücadele noktasında sürekli olarak demokratik tavır takınma gayreti mücadele sürecinin sancılı geçmesini sağlamıştır. Tabi ki bu demek değil ki kişi hak ve hürriyetleri gasp edilsin. Burada yargıya büyük bir iş düştüğü gibi diğer demokratik organlara da iş düşmektedir. Ayrıca gerek bakanlıklara gerekse de Cumhurbaşkanlığı’na şikayet mercilerinin daha bir özenle kullanılması ve bunlarında inceleme noktasında daha büyük titizlikle incelenmesi şarttır. Mutlaka her meslek grubunda olduğu gibi bu meslek grubunda da görevini kötüye kullananların çıkabileceği göz önünde bulundurulduğunda da şikayetlerin titizlikle incelenmesi sonucunda hak ihlallerinin önüne de geçilebilir.

Nihayetinde olağanüstü dönemlerde olağanüstü kanunlarla çözümler oluşturulabiliyor. Bende bugün alınan bu çözüm önerisine olumlu bakarken uygulamada çıkacak sorun ve sıkıntıların da bu süreçte yeniden değerlendirilerek yetki arttırılması veya azaltılmasına gidilebileceğini düşünüyorum.

Share
194 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Artvin, AK Partili Belediye Olduktan Sonra Kabuğunu Kırdı

    15 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz günlerde yaklaşık beş yıldır Artvin’e gelmeyen bir arkadaşım Artvin’e geldi. Bu arkadaşım ile Artvin’e gelmeden önce yaptığımız görüşmelerde sürekli olarak Artvin Merkez’in çok değiştiği üzerine sohbetler yapıyorduk. Bu değişim ile ilgili olarak büyük bir merak uyandıran benim söylemlerim karşısında arkadaşımda büyük bir merak uyanmıştı. Bu değişimi bizzat kendi gözleriyle görmek istediğini söyleyen arkadaşım ile yaptığımız Artvin gezisi sırasında arkadaşımın söylemi tam olarak “Artvin AK Partili Belediye olduktan sonra kabuğunu kırm...
  • Maden Şirketi Artvin’i Hiçe Sayar Bir Tavır Takınıyor

    12 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazımı okuyanlar bana bir takım eleştirilerde bulunabilirler. Artvin’de maden çıkmasına ve maden şirketine destek vermem nedeniyle bu yazımı garip karşılayabilirler. Hatta nemalanmamın bitmesi nedeniyle bu tür bir yazı yazdığımı da ileri sürebilirler. Ben bu eleştirilere saygı duyuyorum ancak bilinmesini isterim ki ben her zaman yanlış gördüğünü yazan bir gazeteciyim. Şirketle ilişkilerimin en iyi olduğu dönemlerde dahi yapılan hataları dile getiren bir ismim. Bu sebeple ilişkilerimi, hatta ve hatta maddi anlamda olan ilişkilerimi bile hiçe ...
  • Domatis domates olunca tadı kaçtı

    10 Ağustos 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Köyümüzde domatese yerel şive ile domatis deriz. Domatisin biçimsiz bir yapısı vardı ama tadı güzeldi, domatesin biçimi güzelleşti ama tadı bozuldu. Öğrencilik ve iş yaşamı nedeniyle köyden ayrılınca domatis domates oldu. Köyümüzde tamamen doğal olan domatis öğrencilik ve iş yaşamında lezzetini kaybetti. Köyümüzde alt çenemizi biraz ileri sürerek çayı fırt çeker gibi ısırarak ve ağzımızı şapırdatarak domatis yerdik. Domatesi ise bıçakla dilimleyerek yemeye başladık. Sonra domateslerin hormonluları çıktı, buna da alıştırıld...
  • Yerel Seçimler Yaklaşırken

    06 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Seçim yapılan ülke İslam ülkesi de olsa sadece Müslümanlar sorumlu olmazlar. O ülke vatandaşlarının tamamının sorumlu davranması gerekir. Türkiye de TC vatandaşı olan Müslim gayri Müslim iktidar muhalefet herkesin Türkiye nin menfaatlerini düşünerek kendini sorumlu tutması gerekir. Ortak menfaatlerin ortak tehlikelerin olumlu veya olumsuz etkileri de TC vatandaşlarının hepsine ortaktır. Ölçü ve denge kaybolmadan yolumuza devam etmeliyiz. Duyduklarımızı etrafımızdaki kişilerin amirlerin hoca vs.lerin tavırlarını sorgulamadan kabul...