logo

Ümmet Müslümanca Düşünür mü Diye Endişe Ettiğim İki Konu Var


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

 

Bunlardan birisi faiz konusu, diğeri Kürtlerin statüsüdür.

Giriş

Günün birinde İslam dünyasının Japonya gibi teknolojisini geliştirmesi, Osmanlı gibi kudreti olması mümkündür.

Yine günün birinde İslam dünyasının laikliği bırakıp ve krallıklardan kurtulup hilafet benzeri bir İslami yönetim kurması mümkündür.

Fakat ümmet faiz konusu ve Kürtlerin statüsü hakkında İslama uygun ideal bir tavır geliştirebilirler mi? Kürtler Osmanlıdaki ayrıcalıklı statüsüne kavuşur mu?

Şimdiki İslam dünyasının ve yarın ki faraza İslami yönetimlerin faiz konusundaki tutumu ne olur, Kürtlerin statüsü hakkında nasıl bir politika belirlerler konusunda ciddi endişelerim var.

Faiz Konusu

Reel politik diye Müslümanların faizi gittikçe içselleştirdikleri, normal karşıladıklarını gözlemliyorum.

Halbuki Kur’an-ı Kerim’de faiz konusunda şu tehditkar ifadeler vardır;

“Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal onların, ‘Alım-satım da tıpkı faiz gibidir’ demeleri yüzündendir. Halbuki Allah, alım-satımı helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan sonra kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir ve artık onun işi Allah’a kalmıştır. Kim tekrar faize dönerse, işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar.” (Bakara, 2/275)

Ayette geçen “şeytan çarpmış gibi”, ifadesini Merhum Elmalılı Tefsirinde şöyle açıklar: Bunlar anlaşılmaz gizli sebeplerden ileri gelen fena hastalıklar olduğu için cinlere ve şeytana nisbet edilerek “cin tutmuş”, “şeytan çarpmış” denile geldiği de herkesçe bilinen bir şeydir. Bunların böylece şeytana nisbet edilmesi hakikat mı, mecaz mı olduğu meselesi ayrıca tartışma konusu yapılmış ise de, burada asıl mana aşikardır ki, fenalığın dehşetini ve gizli sebeplere dayandığını göstermektir.[1]

Kürtlerin Statüsü

Kürtler’e gelince, acaba Kürtler Osmanlıdaki statüsüne kavuşur mu? Kürtler Osmanlı döneminde Hicazdan sonra en imtiyazlı bir yönetime sahipti.

Kürt meselesi ne ulus devlet ne de askeri tedbirlerle çözülür. Kürt meselesi ümmetçi bir düşünce ile çözülür. Ümmetçi olduğunu düşündüğüm birçok insanın aslında milliyetçi bir çizgide olduğunu görüyorum. Ve hem Türkiye hem de diğer İslam dünyası bu konuya gittikçe etnik bir çizgiye doğru kaymakta. Bu da Kürt meselesinin Müslümanca bir çözümü konusunda beni ümitsizliğe sevk etmektedir.

Ama elbette Allah’tan ümit kesmiyorum.

[1] http://www.kurankursumezunlari.com/forum/index.php?topic=3576.0;wap2

Share
768 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+3 = ?
#

Ümmet Müslümanca Düşünür mü Diye Endişe Ettiğim İki Konu Var” için 1 yorum

  1. Tarık Akyüz : diyor ki:

    Halifelik emperyalizme hizmet eder.Hem kime ne faydası olacak.Neye göre seçilecek.Seçilen şahsı tüm Islam dünyası kabul edecek mi?Eğer hadis doğruysa Hz.Peygamber halifeligin sonradan azgın kralliklara dönüşecegini söylemiştir.Halifelik artık geride kalmıştır.Buna dönmenin aklı ve ilmi hiçbir kârı yoktur.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...