logo

Türkiye İçin Sivil Anayasa ve Başkanlık Sistemi Şart


Yüksel Kantar
yukselkantar@08olay.com

‘’Sözümüz  senettir’’  Prof . Dr. Ahmet DAVUTOĞLU

1 Kasım 2015 Genel  seçimlerine giderken  Ak Parti Genel Başkanı  Prof.Dr Ahmet Davutoğlu tüm vatandaşları ilgilendiren vaatlerde bulundu.Seçim zaferinden sonra da 64.Hükümeti kurdu ve bu vaatler bir takvime bağladı.Başbakanımız  Ahmet Davutoğlu 10 Aralık   Perşembe günü  ATO Congresium  da düzenlenen  görkemli bir törenle Eylem Planı adı altında İcraatlar ve Reformlar ı iki başlık altında ve iki bölümden oluşturdu.216 Vaat ve Reform adımının yer aldığı Eylem Planında ,1 haftalık, 3 aylık ve 6 aylık olarak takvime başlandı. Reformlar  da 3 aylık, 6 aylık  ve 1 yıllık olarak takvime bağlandı.Vaatler bir bir gerçekleşiyor.

Bu konuların yanında Ülkemizin en önemli meselesi olan ve Halen Yamalı bohça olan  Anayasanın  değiştirilmesi ve Yeni Sivil Anayasanın  acilen yapılması meselesidir.

Kanaatim odur ki , 1982 Askeri vesayet Anayasası  değişen yeni şartlara bağlı olarak çöpe gidecek ve  yeni  sivil ve özgürlükçü yeni Anayasa  bu dönemde tüm siyasi partilerin desteği ile  gerçekleşeceği toplumumuz tarafından bekleniyor. Türkiye siyasi tarihinde , Yeni sivil Anayasa   tarihin sayfalarında yerini alacak.Ancak , Yeni Anayasanin yapılması kadar  ülkemizin siyasal sisteminin  parlamenter  sistemden Başkanlık Sistemine geçmesi  de  Anayasa kadar önemlidir.

Parlamenter sistemin aksaklıklarından bir tanesi, siyasal yönetimin  her zaman koalisyonlara gebe olma olasılığı olmasıdır.  Koalisyonlar ise ülkemizi ve milletimizi her alanda geriye götüren çok  parçalı yönetim şeklidir.

Hal böyle olunca   seçim sonuçları tek başına iktidar çıkarmadığında , birinci parti   hangi parti ile koalisyon yapacağı tartışmaları , zaman kaybı ve  koalisyon kurulsa bile  kaç ay devam edeceği  meselesi halkımızı o derece olumsuz etkileyecek.2019  Genel seçim öngörüm  ise  tek başına bir partinin iktidara gelmesi, gelemezse koalisyonlar ve istikrasız  yönetimlerin oluşacağı meselesi ülkemizi Başkanlık sistemine geçmesine  gerekli kılıyor.

Çare olarak  ,  çağımıza uygun kalıcı bir  yönetimin  ülkemiz için  Bakanlık sistemi olmasıdır. Burada en önemli unsur, Başkanlık sisteminin  avantajları ve dezantajlarının halkımıza   açık seçik ve net bir şekilde anlatılması ve halkımızın kafasındaki soruların giderilmesidir.

Tabii ki  insanlarımız her zaman doğru bir uygulamanın yanında olacağı ve istikrarlı bir şekilde ülkemizin yoluna devam etmesidir.

Sonuç olarak İktidar partisine düşen görev , Başkanlık, yarı başkanlık veya Türk usulü başkanlık sisteminde  Devletimizin nasıl yönetileceği, yerel yöneticilerin, valilerin nasıl  seçileceği ve diğer erklerin yapısı ve işlevselliği hususlarının nasıl olacağının halkımıza  anlatması ve  Başkanlık sistemine geçilmesi gerekmektedir.İnancımızda  şudur Başbakanımız sayın Ahmet Davutoğlu dediğini yapar.

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Tarikatlar konusunda iki aşırı uç nokta

    24 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet açıklama Günümüzde tarikatlarla ilgili olarak birbirine zıt olan aşırı iki görüş vardır; 1.“Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.” 2.“Tarikat şirktir” Bu görüşlerin her ikisi de yanlıştır. “Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” cümlesinden eğer mutlaka bir tarikata girmek gerektiği kastediliyorsa yanlıştır. Ama şeyh kelimesinden rehber (Peygamberimiz ve Kur’an) kastediliyorsa bu söz doğru olur. Tarikat şirktir sözünden eğer şeyhe masdar (kemalatın kaynağı yani Nurları Allah’dan değil şeyhin kendisinden bilmek) gözüyle bak...
  • Kullanıldığın Kadar Kullanmak, Kullanmadığın Kadar Kullanamamak

    23 Ocak 2018 Gamze Boynueğri, Köşe Yazıları

    Hayatın nazı mı dersiniz? Yoksa cilvesi mi? Belki de işvesi... Ama yoktur bunun ne yazık ki işlenesi, işleve konulup da işlev göresi bir hali ahvali... Dalıp dalıp gidiyorum uzak diyarlara... Öfkem ona keza ama yok mudur birde bunun sabrının olduğu kadar selameti de? Deyip eklemeden yapamıyorum... Çok denedim, hem de akla ziyan boyunca olmuyor... Sanırım olmayınca, olmuyor çok daha fazla üstelemeden bazı şeyleri geçiş yapmak gerek... Peki, ya kişinin iç sesi? Şuracık da çıkıp da hadi isyan ederse... Hadi feryat, figan edip de "hayır bu sen deği...
  • Eğitim-Bir-Sen’ in Kuruluş Felsefesi

    23 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Millî Gazete’nin, 25 Temmuz 1992 yılında Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Mehmet Akif İnan'la yaptığı röportajda Eğitim-Bir-Sen’in kuruluş felsefesine de değinmiş. Bu söyleşiden seçtiğim bazı pasajları aşağıya aktardım. O zaman Eğitim-Bir-Sen sanki biraz daha idealmiş gibi. Eğitim-Bir-Sen’in o günkü kuruluş felsefesine asli safiyetine selam olsun. "Sendikamızı geniş bir tabana oturtmak amacındayız; belli bir hizbe, belli bir gruba, belli bir siyasi partinin çevresinde bulunmuş olmakla yetinmeyip kanatlarını geniş açmış, bizi benimseyen...
  • Zeytin Dalı Harekatı Yeni Bir Çağın Başlaması Demek

    22 Ocak 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    -ABD nin malum baskı ve aldatmacalarına rağmen Türkiye Afrine de girdi. -ABD geri adım attı. -ABD dünya düzeni çöküyor. -Güçlü halk desteği ile Ak Parti iktidarı “Dünya beşten büyük” dedi -Tayyip Erdoğan artık eski Türkiye yok İMF ye borcu olmayan -her türlü silahını kendi üreten, ihtiyçlarını karşılayan bir ülke var -Ülkemiz tarihten beri hep komşularına zeytin dalı uzattı. -Bunu anlamayanlar Türkiye gerçeğini Afrin harekâtında gördüler -ABD nin ve diğer düşmanların Ülkemizden intikam almaları bir kez daha engellendi -100 YILLILK PLA...