logo

Türkiye Hepimizin ve Başka Türkiye Yok


Yüksel Kantar
yukselkantar@08olay.com

Türkiye  diş politikada çok aktif bir diploması gerçekleştiriyor. Tarihi ve kültürel açıdan  üstlendiği misyon Türkiye’ye  çok ağır bir sorumluluk yüklüyor. Bunun gereği olarak da   Avrupa   Birliği, Afrika, Ortadoğu, Uzakdoğu ve Amerika ile çok boyutlu ve proaktif  dış politika  ülkemiz açısından  kaçınılmaz hal almış durumda. Teknolojide    baş döndürücü  ve hızlı gelişmeler  ve  dünyanın   Küresel Köy halini aldığı bir sistemde ,’’ Dünya beşten  büyüktür’’ ve   zalimlere ‘’One minüte’’  diyen bir Türkiye var artık. Bu Türkiye   doksan yıldır  Yurtta Barış Dünyada  barış dış politika  konseptini aşarak ilelebet düşman ilan edilen  ülkelerle  milli çıkarlar çerçevesinde   dost olabilme, dost ülkelerle de  dış politikada süreklilik içeren ilişkilerin devamını sağlama politikası gerçekleştiriyor.

Türkiye, Milli çıkarlar  doğrultusunda İranla ilişkilerin geliştirmeye başladığında Eksen kayması var Türkiye İranlaşıyor diyenlere ne demeli!

İran  ın bölge ülkelere ve Türkiye ye rejim ihraç etmek niyetini  görünce  ve İran dan Uzaklaşınca ‘’ ne gereği  vardı’’ diyen ikiyüzlülere ne demeli!

Taa  Amerika’dan,  Avrupa’dan  Rusya’dan Çin  den  Orta doğuya  ve özellikle Irak’a  Suriye ye  gelip   doğal   yer altı kaynakları  için   masum  Müslümanları öldüren, sahte  taşeron  örgütler kuran ve  içine de ‘’İslam ‘’ İbaresini koyan ülkelere ses çıkarmayıp, Türkiye ye   800 km  sınırı olan Suriye’deki zalim rejim muhaliflere  ve bayırbucak Türkmenlerine desteğini  eleştiren  iç ve dış  Türkiye düşmanlarına ne demeli!

Suriye deki  Türkmenlere   desteğimizi engelleyen,  tırlarımızı  durduran  ve  dünyaya da  Türkiye   Suriye deki  teröristlere yardım götürüyor diyerek ülkemizi  Dünyaya  şikâyet eden  içimizdeki İrlandalılara zavallılara  ne demeliyiz!

Peşmerge eğitimi için Musul yakınlarında Başika  bölgesine  gönderilen Türk askerlerimiz in orda işi ne diyerek  ülkemizi eleştirenlere ne demeliyiz!

Ülkemizin Suriye sınırında uluslararası  angajman kurallarını defalarca ihlal eden Rus savaş uçaklarını uyaran, uyarıyı şu veya bu sebeple   göz ardı eden Rus uçağını düşürdüğümüzde de , ‘’Türkiye haksız ‘’ ‘’ bunu yapmamalıydı ‘’diyen içimizdeki zavallılara ne demeliyiz!

Irak da olduğu Suriye  çıkan iç savaştan dolayı 2 milyon  masun  sığınmacılara kapısını açan Türkiye ye, mültecilere neden kapımız açtık diyerek mazlum ve masun insanlara sırtını dönen içimizdeki zavallılara ne demeliyiz!

Irak ve Suriye deki  Daiş  terör örgütü ile mücadele eden Türkiye’yi her platformda Teröre destek veriyor diyen    içimizdeki  amalara ne demeliyiz!

Sur da, Cizre de Hakkâri de hendekler kazan  PKK terörü ile mücadele eden kahraman asker ve polislerimizi eleştiren, PKK’lıları  masum gösteren iç ve dış düşmanlara ne demeliyiz!

Suruç da, Ankara Garı yakınlarında   sözüm ona barış mitingi yapan ve  onları öldürenleri değil de Devleti suçlayan ve Devletimize ‘’Katil devlet’’ diyenlere ne demeliyiz!

PKK ile arasına mesafe koyamayan, sırtımızı PKK  ya PJK ye dayadık diyen PKK nın  siyasi uzantısı HDP’nin  barış siyaseti artık bitmiştir. Buna Kürt vatandaşlarımız da Türk vatandaşlarımızda inanmıyor.

Etiketler:
Share
664 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...