logo

reklam

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan günümüze değin pek çok badirelerden geçerken sayısız siyasi aktör sorumluluk almıştır.


İsmail Akbulut
ismailakbulut@08olay.com

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan günümüze değin pek çok badirelerden geçerken sayısız siyasi aktör sorumluluk almıştır.

Siyasal erkin memleketimizi yönetirken Devlet-i’ aliye adına muktedirliğini Anayasal güçle milletten alan Parlamenter sistemimiz tam manası ile demokrasinin yerleşmesine önemli katkıları olmasına rağmen ara dönemlere maruz kalmıştır. Dünyadaki  gelişmekte olan devletlerde çokça olmasına rağmen ileri demokratik ülkelerde varlığını halen sürdüren güçlü otokratrik merkezi ademiyetçi, zaman zaman baskıcı yüzünü sözüm ona devlet adına halkına gösteren bağnaz bir bürokrasi varlığını sürdürmektedir. İktidara gelen hangi siyasi güç olursa olsun  bu Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de  yazılı olmayan Anayasa gibi buna örnekleme yapacak olursak Türkiye Cumhuriyeti kurtuluş savaşına giderken Makendonya şavaşından çıkan Osmanlı Devletinin Paşalarından Hafız Halit Paşa (gazidir kendisi) Anadolu harekatına katılmak üzere İzmit Sakarya üzerinden gelirken beraberinde de 11 yaşındaki kızı Nezahat’ı getirmiştir. Hatıratlarında yazar “Nezahat onbaşı kızı daha çocuktur. Nöbetinde olduğu zaman Çerkez Ethem’le karşılaşır. Ethem, Nezahat onbaşının tüfek boyunun da yere sürtündüğünü görünce belindeki kısa tüfek tipi olan Yunan Pilintası denilen tüfeği verir. Sonra Nezahat onbaşı Eskişehir’de, Konya’da muhaberelere katılır. Savaş sona erer. Türkiye Cumhuriyeti kurulur  T.B.M.M. kararı ile Nezahat onbaşı ilk İstiklal madalyası verilen Gazimizdir. Buraya kadar çok güzel ama ne yazık ki bu hak ettiği madalyasını uyuyan Devlet bürokrasisi 70 yıl sonra GATA’da Hastahane’de yatarken, bitkisel yaşamdayken, Madalyasını kızına verdiler. (Bunun canlı şahidi de eski T.B.M.M. eski başkanlarımızdan Sayın Necmettin Karaduman’da da şahidi…

—İkinci Örneği İlimizde vermek istiyorum. Siyasi erk karar veriyor da gerisini hak getire. Bu örneklerin başında Barajlarla alakalı uygulamalar, madenlerle ilgili yatırımlar, devasa projeler, yeni yerleşim yerleri, otoyolları gibi. Dünya’nın hiç bir yerinde otoyolları yapılmadan, yeni yerleşim yerleri ve altyapı sorunu çözülmeden yatırımlar yapılmaz. Uygulaması yapılan varsa biri çıkıp örneklendirsin. Diğer taraftan anlamsızca yürütülen istimlak davları ile kadastro mahkemeleri. Yıllar yılı vatandaşın atasından kalan arazilerini sen çık gel burası hazinenindir, burası ormanındır de. Birde üstelik kendi hakkı verilenlerde bu kez isim yanlışlığı nedeni ile mahkemelerde. 10 yıldır devam eden (uyuşmasızlık davaları) bu anlaşılamayan ve hiç bir mantalitesi olmayan, zalimane, bir o kadarda acı durumlarla karşı karşıyayız.

–Evet sevgili hemşerilerim. Bir kelime var ya, “hayal bile edemezsiniz” diye. Son yıllarda yaşanan bir takım olaylar var ki  hiçbir aklıselimin hayal bile edemeyeceği kadar ‘ucubelerimiz’ yaratıldı. Bir Vilayet düşünün ülkenin en büyük yatırımları yapılıyor (enerji alanında), devletin tepesinden bakınca (G.S.Y.M.H.) en yüksek refahı alıyor gözükmektedir. Yani kışı başına  düşen Milli Gelir 15.000 dolarlar seviyesinde ama çıkın Artvin sokaklarını bir konuşun halkla veya gidin devletin resmi kurumuna Valiliğin Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına sorun bakalım; ilimizde kaç aile evde yardım parası alıyor? Şayet buna ihtiyacı yoksa bu paraları dağıtanlar memleketin başka yerlerindeki ihtiyaç sahiplerinin, fakır fukaranın, yetimin, mazlumun hakkını niye alıyor, yetkililer hak etmeyene niye veriyor? Bir gün biri çıkar bunun muhasebesini yapar. Örnek olsun mesela: Artvin Berta (Otaköy) kaç hanedir? 350 hanedir. Sorun muhtara, kaç hane bu fondan yardıma muhtaç parası alıyor?  Elbette muhtara sorarsanız, iyi bu durum, der. Neden köye para girmekte ama sonu nedir?

Değerli okuyucularım, bir başka açıdan ülkeye bakalım. Her şey iyi güzel sağlıkta, sosyal güvenlikte. Devlet yetkilileri avazı çıktığı kadar söylüyor dillerinde tüy bitti üç çocuk, beş çocuk. İyi tamamda “Sonra ne olacak? diyen yok. Geçen yıl (2014 resmi verileri TÜİK) 14.823 çocuk 0 -1 yaş arasında hayatını kaybetmiş. Neden? Sebep sorun, açıklamasında sağlık koşulları, yetersiz beslenme vs. Ülkemi yönetenlerin aklımı tutuldu ne dersiniz?

-Şimdi genel seçimlerde son düzlük. Yerel seçimlerden sonra Artvin’de yaşanan dönüşümün neticesi ortaya çıkacak. 15 ayda bir ilçe hariç merkezi dahi bütün belediyeleri kazanan iktidarın sınavı  olacak bence 7 Haziran, gerisi boştur. İşte birileri çıkıyor eski bakan, eski siyasetçi, yok eski düzen mi olsun? ne olmuş bakacağız farkına? Seçmen bu duruşun neresinde. Elbette eskilerimiz değeri bileceğiz, yaptıkları için şükran ve minnettarlığımızı haykıracağız ama bu hükümet gelmeden önce bir koalisyon vardı da ne oldu? Berta’nın 3 yaylasına yol mu gitmedi? Hodun Tanzegerasına yol mu gitmedi, içme sularımı yapılmadı, köy yollarımı sergilenmedi, okullarından öğrencimi taşınmadı. Kriz varmış! Ne krizi, onu da anlamadım. Devlet maaşları ödeyemeyecek hale gelmiş, o ne ala ne kadar ucuz siyaset. Ama adama sorarlar, işin kolayına gitseydiler Telekom’u  satsaydılar değerinde kaç yıl memur maaşları ödenirdi acaba? Veya diğer ülkenin değerlerini, batan Bankaların 12’side kimlerinde? Hepsi de zihniyet olarak liberal veya muhafazakar iş adamlarının değil miydi? Başbakanlığın önünde kasa atan adama sorun mazot 1.90 kuruştan 4.50 kuruşa çıkınca petrol kuyusuna mı battı? Ve o dönem hizmet yapan bürokratları, özellikle köy projeleri anlamında başarısız ise bu gün hala o görevin başında ve daha da geniş yetkilerle donatılarak. Sorun nerede ki?

Sonuç olarak evet Türkiye ama Artvin cephesinden bakınca bana göre  genel iktidar gibi bütün belediyeleri kazanan partinin oylaması yapılacak 7 Haziran’da. Seçimlerin ülkemize, ilimize ve bütün siyasi partilerimize hayırlı uğurlu olması dileğimle selam ve saygılarımı sunarım.

Share
450 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) kucak açmalıyız

    11 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Trump Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan ettiyse biz de Washington'u Kızılderililerin başkenti ilan ederiz. Biz de sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) ev sahipliği yapmalıyız. Belki bu düşündüklerimiz ABD için küçük bir tehdit olarak değerlendirilebilir. Sinek küçük ama mide bulandırıcı derler. ABD’nin midesi bulanınca ayağının altındaki halıyı daha rahat çekeriz ve onu tökezletebiliriz. Şimdi Barbar Avrupa ve Amerikalıların Kızılderili soykırımına biraz değinebiliriz. Kristof Kolomb, Hindistan’a varmak üzere çıktığı ...
  • Milletvekili Kışla’dan Artvin’e Bir Büyük Hizmet Daha

    10 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Hatırlarsanız değerli okurlarım yaklaşık 5 ay önce yazdığım bir yazı gündeme getirdiğim müthiş bir yatırım haberi vardı. Artvin’i Şavşat-Ardanuç ve Ardahan’a bağlayan Varyant Yolun altından bir tünel yapılacağını ve bu tünel ile birlikte Varyant Yolun alt kodlara indirilerek çok rahatlıkla geçileceğini söylemiştim. O günlerde henüz plan aşamasında olan bu projeye ilişkin olarak da AK Parti Artvin Milletvekili Dr. İsrafil Kışla’nın yoğun olarak çalıştığını ve bu hizmeti kazandıracağını söylemiştim. Ve aradan 5 ay gibi kısa bir zaman geçti...
  • Küçük İsrail devleti koca Arap alemini nasıl mağlup ediyor?

    10 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Bediüzaman Said Nursi, İsrail devletinin devamının gerekçesini dini ve milli hislerden beslenmesi olarak  gösteriyor. İslam aleminin çaresizliği ise, iman zaafından ve İslam’a kafi derece sarılamamanın bir neticesidir. İslam alemi samimi bir şekilde ittifak kurabilse, İsrail’in o bölgede barınması mümkün olamazdı. Yahudiler tarih boyunca hep yersiz ve yurtsuz kalıp her kavimden şiddetli tokatlar yemişlerdir; en yakın örneği Alman Hitleridir. Kaderin cilvesi ki tarihte bu zalim ve alçaklara şefkat sinesini açan hep Osmanlı gibi İsla...
  • Başarı ve Başarısızlığın Nedenleri

    08 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    İnsan başarılı olmak ister, ama bunun için ne kadar tedbirlidir Osmanlının yıkılışından sonra ümmet hep başarılı olmaya susamıştır. Adaletten medeniyetin her alanına kadar örnek topluluklardı Müslümanlar. Sömürülmek-sömürmek fakirlik Müslümanların kitabında yoktu Afganistan dan Kabe ye kadar hiçbir İslam beldesi mahzun değildi “Allah size yardım ederse artık hiç kimse sizi yenemez! Ama ya O sizi terk ederse kim size yardım edebilir! O halde Müminler Allah’a güvensinler!’’ (Ali İmran S.160) Düşman neyi yaparsa siz ondan dah...