logo

Türk Olmak


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Bütün Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH

Türkler olmadan Dünya Tarihi yazılamaz..

Tanrı onlara Türk adını verdi ve onları yeryüzüne hükümran kıldı. Zamanımızın hakanlarını onlardan çıkardı, dünya milletlerinin idare yularını onların eline verdi; onları herkese üstün eyledi, kendilerini hak üzere kuvvetlendirdi…

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’a hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Bosna Hersek’ de anlatılır. Yıllar önce Türk barış kuvveti askerleri yardım erzakları hazırlar ve ihtiyaç sahiplerine dağıtır ama o gün hasta olup gelemeyen ve de adı yazdırılamayan bir nine olduğunu söylerler. O gelmediyse biz gidelim diyen birisi binbaşı diğeri yüzbaşı olan iki aslan Mehmet ellerine aldıkları yardım erzaklarıyla yolu dahi olmayan eve varırlar kapıyı çalarlar, kapı açıldığında tek başına yaşayan çocuklarını ve kocasını savaşta kaybeden o kadınla karşılaşırlar. Askerler bir şey demeye kalmadan o kadın “Türk müsünüz” diye sorar. Türk’üz deyilince kadın tekrar “ Geleceğinizi biliyordum.” Der. Türk olmak işte budur arkadaş. Her ne kadar günümüzde bu millet çok zor günler geçirse de bu günler Dev bir imparatorluğun doğum sancılarıdır. O gün çok yakındır. Bu millete yıllar yılı esaret zinciri vurup. Arap çöllerinde, Bağdat kapılarında, Sarıkamış’ta, Çanakkale’de Filistin’de Mısır’da ve de Balkanlarda ihanet edenlere yüz yıl sonra hesap sorulacaktır.

Belki dünya üzerinde hiçbir toplum yoktur ki; atası böyle bir şanlı millet olsun. Çanakkale içinde vurdular beni, Karabağ içinde vurdular beni. Ölmeden mezara koydular beni… Bir bakın dünya haritasına ALLAH aşkına bir bakın. Tam merkezinde, bütün enerji nakil hatlarının tam ortasında, jeopolitik değeri ölçülemez noktada olan bu ülkeye sahip olan bu millet yıllar yılı esaret çekti. Toprağı vatan eden kandır. Hiç düşünmeden tanımadıkları insanlar için kanlarını akıttılar akıtıyorlar. Her gün ülkenin doğusundan batısına şehit naaşları taşınmakta, İnanın bana Terörün ve de hainlerin son demleri Kürt, Türk, Abaza, Laz, Gürcü, Çerkez demeden hep beraber bu ülkede, bu bayrak altında mutlu ve huzurlu yaşayacağımız o gün çok yakında.

Peki; kardeşim bizim ülkede hain neden var? Öncelikle bu topraklarda güçsüz kaldığın an hainlere yem olursun. Eski bir Türk atasözüdür; At sahibine göre kişner. Eğer siz bu basiretsizlerden korkup üstlerine gitmezseniz. Gün gelir güzelim İslam dinini Gerici ilan ederler. Gün olur; evli olmadan kurulan cinsel münasebete “Zina” diyerek cezalandıran bu dine Tecavüzcü derler. ALLAH aşkına hiç bu dini tam anlamıyla yaşayan birisi bırakın Tecavüzü Zinaya bile düşer mi? artık bırakalım; en ufacık soysuz emarelerini İslam ile bağdaştırıp oy devşirme ayaklarını, bu millet bazılarının dediği gibi gerici değil. Ya da yobaz değil. Müslümanlıktır. Türk’ü, Türk yapan… Dünyanın neresine giderseniz gidin, Türk deyilince Müslüman derler. Müslüman deyilince de Türk derler. Avrupa’da Endülüs devleti kurulmasaydı. En ufak medeniyet kıvılcımları dahi çakmazdı. Döneminde dünyanın hiçbir yerinde olmayan medeniyet Avrupa’da Endülüs’te vardı. O devleti yıktıklarında, kütüphaneleri yakılırken 1 milyon kitabın içinden kalan 30 kitapla Avrupa medeniyetini kurduklarını kabul ederler. Hatta içlerinde realist olan bazı bilim adamları; Endülüs’ten kalan 30 kitapla atomu parçaladık. Eğer 1 milyon kitabı yakmasaydık; şimdi bütün galaksileri gezmekteydik der. Kardeşim bırakın İslam’ı suçlamayı. Bu din’in ilk emridir “Oku” nasıl olurda okumayı ilk emir eden bu din yobaz olun der; nasıl olur da Müslümanlık içinde yer almayan hurafe düşünceleriyle bu dini yobaz gösterirsiniz. Nasıl olur da mümin geçinenler bu insanların oyunlarına alet olur…

ALLAH şahittir ki; o gün çok yakın. ALLAH’ın sözü Hakk’tır ve O’nun vaadi gerçektir. O gün gelecek o gün geldikte; bütün cihan Tekrardan Türk’ün şanlı adına ve şanlı adaletine bir kez daha Şahit olacak. Ey Şehid oğlu Şehid, isteme benden makber, Sana Aguşunu açmış duruyor Peygamber… başka bir yazımda görüşmek dileğiyle…

Etiketler:
Share
503 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...