logo

Türk Ocakları Artvin Şubesi’nde Ermeni Soykırımı Yalanı Söyleşisi

Türk Ocakları Artvin Şubesi sohbet programlarına devam ediyor. Şube tarafından Türkiye Kamu-Sen İl Temsilciliği Sinan Köksal toplantı salonunda “Ermeni Soykırımı Yalanı” konulu bir sohbet gerçekleştirdi. Türk Ocakları Artvin Şube Başkanı Hüseyin Kurt’un sunumuyla yapılan sohbette; Ermeni Soykırım Yalanı konusu üzerinde durulmuştur. Kurt yaptığı sohbet konuşmasında “ Türkiye, önce Ermeni Sorununun ne olduğunu iyi tanımak zorundadır. Ondan sonrasında da bu sorunu ortadan kaldıracak önlemler alınmalıdır. Bir Ermeni Profesör şöyle der: “Biz Ermeniler cebimizde dev aynası taşırız. Olayları öyle abartır, öyle büyütürüz ki, sonunda kendimizde inanırız!..”

Ermeni sözcüğüne ilk defa M.Ö. 521 tarihinden itibaren Bistun yazıtında rastlanmaktadır. Pers Kralı 1. Darius anılan yazıtında, Ergani Elazığ Bölgesinde ayaklanan bir kavme ilişkin olarak “Armina ve Arminia’dan bahsetmektedir. Daha önce hiçbir kitap, belge ve anıtta rastlanmadığına göre bu iki kelimenin İranlılar tarafından bugün ki Ermenilere verilmiş adlar olduğu anlaşılmaktadır.

Temelinde ermeni tarihçileri bile kendi aralarında Ermenilerin kökenleri konusunda fikir birliği içinde değillerdir. Bu da anayurtlarının neresi olduğunu tartışmalı kılmaktadır.

Ermeniler Turan Irkına Mensuptur:

Ermeniler, M.Ö. 521 den M.Ö. 331 yılına kadar İranlılara tabi olmuş, M.Ö. 331’den M.Ö. 66 yılına kadar Makedonya egemenliği daha sonra Romalılar’ın egemenliğine girmişlerdir. M.S. 629 yılına kadar Ermeniler devamlı olarak İran ve Romalılar arasında el değiştirmiştir. 642 yılında Arapların nüfuzu altına girmişlerdir. 970 yılından itibaren Bizans’ın egemenliğini kabul etmişlerdir. 1071 sonrası Türkler’in yönetimine girmişlerdir. 1157 yılına kadar Büyük Selçuklular’ın,

1194 yılına kadar Irak selçuklular’ının, sonra İlhanlılar’ın yönetiminde kalmışlardır. Daha sonra Akkoyunlular ve Karakoyunlular’ın yönetiminegirmişlerdir. Fatih’in 1473 yılında Akkoyunlular’ı yenmesiyle Osmanlılar’ın yönetimine girmişlerdir.Daha sonra İranlılar’ın yönetimine giren Ermeniler, kesin olarak kanuni Sultan Süleyman devrinde İranlılar’la yapılan 1555 Amasya Antlaşmasıyla Osmanlı yönetimine girmişlerdir.

Kilikya yöresinde yaşayan bazı Ermeniler, Bizans imparatorluğunca büyük şehirlere vali olarak yahut Ordu Komutanı olarak atanmışlardır. Merkezi otorite zayıfladıkça bu şekilde görevli Ermenilerimparatorlukla bağlarını kopartarak bağımsız Prenslikler kurmuşlardır. Bunlardan en önemlisi Kilikya Ermeni Prensi Revben tarafından kurulan ve 1080 yılında bağımsızlığını ilan eden Baronluktur.

Ermeniler Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışına kadar azınlık statüsünde yaşamışlardır. 1856 Islahat Fermenından sonra 1857, 1859 ve 1860 tarihlerinde Ermeni Patrikhanesinde toplanan Ermeni Patrik Meclisleri birçok tartışmalardan sonra, “Ermeni Milleti Nizamnamesi” hazırlayarak 29 Mart 1862’de Osmanlı Hükümeti’ne onaylatmışlardır. Bu tüzük Türkiye’deki Ermenilerin siyasal ve sosyal varlıkları üzerinde yeni bir devir açmıştır.Bu durumda Osmanlılar’ın Ermeniler’e ne kadar yumuşak ve hoş görülü davrandığını göstermektedir. Bu tüzükle örgütlenen ermeniler kendilerini sonu gelmeyen bir maceraya atarak bir çok suçsuz Türk ve Ermeni’nin ölmesine neden olmuştur.

ERMNEİ SORUNUN’NUN ORTAYA ÇIKIŞI:

1.Bazı büyük devletlerin Osmanlı Devleti’ne ve Ermeniler’e karşı izledikleri politikaların etkileri,

2. 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı’nın etkileri,

3. Osmanlı Devleti’nin yaptığı ıslahat hareketlerinin etkileri,

4. Dinin ve Protestan misyonerlerin etkileri,

İLK ERMENİ ÖRGÜLERİ:

Osmanlı Devleti’nde yaşayan Ermenilerin ilk ulusal hareketlerinin başlama tarihi 1860 yılı olarak kabul edilebilir. Bu konuda ilk dernek 1860 tarihinde Adana’da kurulan Hayırsever Cemiyeti olup, amacı Kilikya’yı yükseltmekti. Bunu Fedekarlar derneği izlemiştir.

ERMENİ MESELESİNDE EN ETKİLİ ÜÇ KOMİTE:

  1. Hınçak Komitesi,
  2. Taşnaksütyun Komitesi,

Komitenin örgütüne verdiğiemir şu idi: ( Türk’ü, Kürt’ü her yerde, her türlü koşullar altında vur. Mültecileri, ahtinden dönenleri Ermeni hafiyelerini, hainleri öldür. İntikamını al.)

Hınçak İhtilal Partisi: Ermenistan da ihtilal hareketlerini yöneten tek Ermeni Partisidir. Merkezi Atina’dadır. Ermenistan’ın bütün şehirlerinde ve köylerinde Ermenilerin bulunduğu yabancı ülkelerin şubeleri vardır.

*Ermeni olaylarının ağırlık noktası komitelerin çıkarmış olduğu isyanlar oluşturmaktadır.

*Zeytun, bu gün Süleymanlı adıyla anılan Kahramanmaraş’a bağlı küçük bir kasabadır. Dağlık ve verimsiz bir arazisi vardır.

*Meşrutiyetin getirdiği özgürlük, Ermeniler için ortaya şu sonucu koydu. Bu ülkede iki ayrı dinden iki ayrı ulusa yer yoktur. Anadolu özellikle Çukurova’dan itibaren Doğu Anadolu’ya Müslümanların ya da Ermeniler’in olacaktır.

*Sevr Barış antlaşmasında Ermeni delegelerinin istedikleri gibi değil, Uzlaşma Devletlerinin istekleri doğrultusunda Türkiye toprakları üzerinde bağımsız bir Ermenistan devleti kurulmasına karar verilmiştir.

Madde:88 …,, Türkiye Ermenistan’ı, müttefik devletler gibi özgür ve bağımsız bir devlet.

*Ermeni sorunu Lozan’da AZINLIKLAR SORUNU arasında görüşülmüştür.

* Türk Milletinin düşüncelerine tercüman olay İsmet Bey, ‘’ Türk toprakları bir Ermeni Yurdu için parçalanamaz. Ne Doğu illerinde, ne Kilikya’da Anavatan’dan ayrılması mümkün değildir. Zaten Türkiye, bu gün bulunan ve bağımsız Ermeni Cumhuriyeti ile anlaşmalar yapılmıştır.

* Osmanlı Devletinde özellikle II. Abdülhamit, VI. Mehmet Vahdettin (Damat Ferit Dönemleri) bu devletleşir.

* Damat Ferit, Osmanlı meclisi mebusanında yaptığı konuşmalarda, “ İttihat ve Terakki Hükümetlerinin boş yere masum 800.000 Osmanlı Ermeni yurttaşını öldürttüğünü ileri sürerek sözüm ona İttihat ve Terakki Hükümetini kötülemek istemiştir. Ermeniler ve diğer devletler için bir belge olursak kullanımı ve 800.000 Ermeni’nin öldürüldüğünü ileri sürmüştür.

*Adana olayları nedeniyle Bahçe Müftüsü dâhil 47 Türk suçsuz yere idam edilirler.

* Kemal Bey Osmanlı Hükümetinin verdiği kararı uygulamaktan başka bir şey yapmadığı halde yönetimce idam edilmiştir.

* 1 Mart -1884 Bayburt- 10 Nisan 1919 İstanbul

* O günlerde idam cezasına yabancı ülkelere yaranmak için verildiği

* M. Kemal ATATÜRK’ÜN isteği ile, çocuklarına ömür boyu maaş bağlanmış ve 1926 yılında çıkarılan özel kanunla, ailesiyle tehcirle sürülmüş Ermenilere ait el konulan mülkten iki daire tahsis edilmiştir.

* Kemal Bey 10 Nisan 1919 günü saat 17.20’de İngiliz ve Fransız askerlerinin ablukaya aldıkları Beyazıt Meydanında halkın gözü önünde İDAM edildi” ifadelerini kullandı.

Programın sonunda katılımcıların sorularına da yer verilen sohbet oldukça ilgi çekmiş ve verimli geçmiştir. Türk Ocakları Artvin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, katılımcılara gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür ederek sohbeti sonlandırdı.

Share
234 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+6 = ?