logo

Trabzon’a Bir Artvin Misafirhanesi Şart


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Geçtiğimiz günlerde bir hastamın bulunması sebebiyle Trabzon’a gitmiştim. Bir gerçekle yeniden yüzleşmiş olmam nedeniyle bu yazıyı kaleme alma gereği duydum. Gerçi şahsıma lazım olmamasına karşın, Trabzon’a hasta götüren tüm Artvinliler için elzem olan bu konuya parmak basmakta yarar görüyorum.

Trabzon Artvinliler Derneği Başkanı Ahmet Külekçi arkadaşım ile de sıkça çaba sarf ettiğimiz bu konuyu ne kadar fazla dile getirirsek o denli yararlı olacağını düşünüyorum. Bir nebze aynı talep Erzurum ili içinde geçerli olsa da en elzeminin Trabzon’da yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Talep başlıktan da anlaşıldığı üzere misafirhane talebidir. Biraz konuyu açalım.

Hastamızı Trabzon’a götürdüğümüzde Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi’nde onlarca Artvinli ile karşılaştık. Bol miktarda hasbıhal ettik ve sürekli olarak sohbet konumuz Trabzon’a hasta getiren insanların karşılaştıkları kalacak yer konusu idi. Maddi durumları yeterli olan insanlar misafirhane veya otellerde bu ihtiyaçlarını karşılayabilirlerken maddi durumu yeterli olmayan insanlar ise maalesef ki Farabi Hastanesi’nin oturaklarında ya da varsa araçlarının içerisinde hastalarını beklemek zorunda kalıyorlar. Artvin halkının sağlık yönünden en fazla irtibatta olduğu il hiç kuşku yok ki Trabzon’dur. Erzurum’a da gidip gelmelerimiz olsa da yoğunlukla Trabzon ili ile irtibatta oluyoruz. Artvin’den ayda onlarca hasta Trabzon’da tedavi görüyor. Bunların bir miktarı ayakta tedavi görürlerken bir miktarı ise günlerce Farabi Hastanesi’nde müşahede altında tutuluyorlar. Hasta yönünden belki büyük bir sorun bulunmamakla birlikte hastaların dahi akşam saatlerinde taburcu olduklarında Artvin’e gelişleri büyük bir sorun durumunda. Kendinizi hasta yerine koyduğunuz da dahi hastaneden çıktıktan sonra dinlenemeden gece yollara düşmek ya da gece geçecek Artvin arabalarını beklemek oldukça zor bir durum. Haydi hastayı geçtik, günlerce hastalarını hastane önünde beklemek durumunda kalan hasta yakınlarının durumu ise hepten içler acısı. Bazen günler bazen haftalar bazen ise aylar alan bu bekleyişlerde emin olun ne para yetiyor ne de insanın sağlığı.

Hastalar hastanede yatarlarken hasta yakınları bazen başlarını koyacak bir yastık arayışında oluyorlar. Bırakın yastığı bulmayı, oturup dinlenebilecek yer dahi bulunmazken hastalarının iyileşmesini beklerken hastalanarak hastaneye yatan insanlarımıza da şahit oluyoruz. Benim son Farabi Hastanesi’nde karşılaştığım bir aile var idi. Aynı aileden 3 kişi ser sefil olmuş durumda hastalarını günlerdir bekliyorlardı. Yüzlerine baktığımda çaresizliklerini okuyabiliyordum. Hele birde ne yaptıklarını ve nasıl zaman geçirdiklerini sorduğumda ise inanın içim parçalandı. İnsan olan herkesin içi parçalanırdı. Uzaktan tanıdığım bu kişiler maddi durumları çok da iyi olan insanlar değillerdi. Biraz deşmek istedim. Günlerdir hastalarını beklediklerini, bazen nöbetleşe uyuduklarını, gün içerisinde koltuklarda kestirmek zorunda kaldıklarını, ara ara Artvin’e dönerek dinlendiklerini ve yeniden geriye döndüklerini, otobüslerde seyahat esnasında ancak rahat bir uyku çekebildiklerini, kalacak yer kadar yemek yiyecek sorunuyla da karşılaştıklarını, artık para yetiremediklerini, günlerce bir simit ile idare etmek durumunda kaldıklarını anlattılar. Onları dinledikçe inanın içim parçalandı. Bazen boğazımın düğümlendiğini hissettim. Kendimi o insanların yerine koydukça da nefes alamaz gibi hissettim. Başımdan geçmişliği çok olduğu için eski günlerime gittim. Annem ile babamı günlerce hastane köşesinde beklediğim o günler aklıma geldi. Hele de Trabzon’daki hastanede ameliyat olduğumda ailemin günlerce nasıl ser sefil oldukları aklıma geldi. İnanın zor bir durum. Bazen artık takatım kalmazdı da bir otele kendimi atar ve orada bir gece dinlenmeye çalışırdım. Ben dinlenirken de gece hastamın yattığı yerdeki hemşirelere telefon numaramı verirdim de acil bir durum olduğunda aramasını isterdim. Eğer şanslı isem de kalacak yer bulabilirdim. Bazen yoğunluktan Trabzon’da bir tek ne misafirhane ne de bir otel bulabilirdik. Allah’tan tanıdıklarımız bol idi de bir şekilde çözebilirdik. Zor zor zor.

Biraz empati yapmak gerek değerli okurlarım. Belki de bu satırları okurken sizlerin de başına gelmiştir. O acı hatıralarınız aklınıza gelmiştir. Hangimizin başına gelmedi ki? Hangimiz Trabzon’da ya da Erzurum’da günlerce hasta beklemedik ki? Hangimiz yorgunluktan bitap düşüp en azından bir gece kalacak yer aramadık ki? İnsanın birkaç saatliğine de olsa gün içerisinde dinlenecek bir yer arayışı oldukça doğal değil mi? Çaresiz ve bitap insanların halinden anlayanlar olarak bu sese kulak vermeliyiz. Bugün bu yazımı kim okuyor ise okuyan herkesin empati yaparak gerek sosyal paylaşım sayfalarından gerekse de tanıdıkları bildikleri insanlarla görüşerek konuyu gündeme getirmesinde büyük fayda var.

Artvin lobisi büyük olan bir ildir. Artvin’in yüzlerce zengini bulunmaktadır. Bu lobiyi harekete geçirerek Trabzon’da bir Artvin misafirhanesi temin etmek zor bir hedef değildir. Aslında istenilen şeyde çok zor bir şey değildir. Trabzon’da bir iki daire kiralanarak da çözülebilecek bir şeydir.

Trabzon Artvinliler Derneği Başkanı Ahmet Külekçi’nin bu yönde önemli çalışmaları bulunuyor. Yıllardır Trabzon’da gerçekleştirdiği etkinliklerde konuyu gündeme getirir, siyasilerden destek ister durur bu arkadaşımız. Kendisi Trabzon’da ikamet ediyor. Kendi için bir şey istemiyor, Artvinli için istiyor. Artvin’den gelen hasta yakınlarının rahatlayabilmeleri, kendilerini güvende hissedebilecekleri bir misafirhanenin bir şekilde kurulabilmesinden başka bir şey istemiyor. Onlarca kez söz aldığı halde bir türlü gerçekleştirilemeyen bu isteğin biran evvel olmasında fayda var. Bence Artvin Belediyesi veya diğer STK’lar bu konuda bir şeyler yapmalıdır.

Ben genellikle yazılarımda sorunları yazmak kadar çözümleri de ifade eden bir gazeteciyimdir. Bu noktada da çözümü aslında yukarıda yazdım. Belki sıfırdan bir bina inşa etmek kolay değildir ancak iki daire kiralanarak sorun çok rahatlıkla çözülebilir. Trabzon’da özellikle Farabi Hastanesi’ne yakın bölgelerde iki daire kiralamak olsa olsa aylık 3-4 bin TL olur. Bu miktarlar büyük miktarlar değildir. 3, 5 yıllık kiralar peşin ödenir, daha sonra yine toplanacak yardım paraları ile de yıllık kiraları ödenir. Olmadı Valilik, Kaymakamlıklar, İlçe Belediyeleri ve Köylere Hizmet Götürme Birlikleri aylık 500 TL her ay ödeme yapar ve bu proje gayet güzel hayata geçmiş olur ve de yaşaması sağlanır. Çok mu zor olur ayda 500 TL’yi Artvinlilerin güven içerisinde hastalarını beklemeleri için harcanması.

Bulunabilir ise peşin paralar ile daireler alınır kalıcı misafirhaneye çevrilir. Başına da Trabzon Artvinliler Derneği ya da Artvin İl Özel İdaresi ya da Artvin Belediyesi birini koyar ve temizliği falan yaptırılarak bu misafirhanenin işleyişi sağlanır. Çok büyük miktarlar olmamak kaydıyla geceliğine 10-15 milyon TL’de para alınır ve böylelikle hasta yakınlarının konaklama sorunu çözülebilir. Hatta o misafirhanede daha büyük bir organizasyon ile 3 öğün yemek dahi çıkarılabilir. Bence Trabzon Artvinliler Derneği yaptıkları çalışmalar ile bu projenin altından kalkabilecek güçte ve kuvvettedir. Ahmet Külekçi arkadaşım ve ekibi bu projeden yüzünün akıyla çıkabilir yeter ki yeterli desteği görebilsinler. Bu projenin hayata geçmesi bir kez daha altını çiziyorum ki imkansız değildir.

İnanın dostlar bu zor bir proje değildir. Yeter ki Valilik, Özel İdare, il ve ilçe belediyeleri bu projeye inansınlar. Bu projenin büyük bir ihtiyaç olduğunu düşünsünler ve bu projeyi hayata geçirmek için istekte bulunsunlar. Bunlar büyük şeyler değildir. İstenir ise bir yıllık masrafını bile bir işadamından alabilirler. Böyle bir projeye tüm işadamlarımızda destek olabilir. Yeter ki amacı doğrultusunda kullanılsın. Emin olun büyük bir sevaba imza atılmış olur.

Geçmiş geçmiştir ancak gelecek adına bunu yapmalıyız. Yaşanan acılara yeni acılar, çekilen cefalara yeni cefalar eklememek için bugün bunu yapmak için ilk adımı atmalıyız. Unutmayalım ki bir gün o misafirhaneye hepimizin ihtiyacı olabilir.

Gelin Trabzon’da benzer sorunları yaşayan herkes için, hepimiz için bu projeyi hayata geçirelim.

Share
253 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hiç Kimse Vazgeçilmez Değil, Peygamberler Hariç

    20 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Hiç kimsenin vezgeçilmez olmadığını lise döneminde çok erken bir zamanda fark eden bir kişiyim. Teneffüste özellikle alt sınıflardaki öğrenci arkadaşlar ödevlerini yaptırmak ve soru sormak için etrafımı bir petek gibi sararlardı. Lise döneminde bizim okulda neredeyse ödevini yapmadığım bir öğrenci yoktur. Bu durumdan dolayı nefsime bir gurur gelmişti; “ben mezun olursam bu öğrenciler ödevlerini nasıl yapacaklar” diye merak ediyordum. Lise 1989 yılında bitti. Öğrencilerin benden sonra ödevlerini nasıl yapacaklarını takip etmeye b...
  • Münafık kafirden eşeddir (daha şiddetli, daha zararlı, daha beter)

    19 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Münafık, kafirden eşeddir, daha zararlıdır. Münafıklar, dostlar dairesinde sokulup ifsat ederler. Bir kafir insanlığa zarar vermeden insanlar içinde geçinip gidebilir, ama kalbinde nifak olan bir münafık, akrebin, sokmadan ve zehirlemeden lezzet alması gibi insanlar arasında özellikle de Müslümanlar içinde fesat ve nifak çıkartmaktan zevk duyar bir haşeredir. Münafık: İçinden gerçek anlamda iman etmemiş olup, dışından Müslüman görünen kimse, asli manasını değiştirmeden dilimize geçmiş olan münafık kelimesi İslam toplumu içinde -çeş...
  • Artvinliler Olarak Kadir Topbaş ve Faruk Çelik’e Büyük Vefasızlık Yaptık

    16 Kasım 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazıyı yazarken çok düşündüm. Yazıyı yazıp yazmama noktasında kararsız kaldım ancak kendimi vefasızlar arasında görmediğim için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Ben vefasızlığı kabullenemiyorum. Bu sebeple belki bir hatırlatma olur, belki biraz bu iki değerimize ve yazımda yine adından bahsedeceğim Müsteşar Nusret Yazıcı’ya karşı hemşerilerimiz tarafından birazcık da olsa vefa gösterilmesine vesile olur diye bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Değerli okurlarım, benim 1996’lı yıllardan sonra gerek insani gerekse de siyasi olarak Ar...
  • Merdi Kıpti Şecaat Arzederken Sirkatin Söyler

    16 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Çingenenin merdi, kendini överken hırsızlığını söyler başka bir deyişle Mert Çingene hırsızlığıyla övünür, demektir. Çingene erkeği yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söyler. Aslında sözün aslı ''Şecaat arz ederken merdikıpti sirkatin söyler.''dir. "Şecaat arzederken merd-i kıbtî sirkatin söyler" sözünün geçtiği ve Koca Mehmed Ragıp Paşa'ya ait olan beyit aşağıdaki gibidir: “Miyân-ı güft ü gûda bed-meniş îhâm eder kubhun Şecâ'at arz ederken Merd-i Kıbtî sirkatin söyler”  18.yüzyıl Osmanlı sadrazamlarından Koca Mehmet Ragıp...