logo

Topunuz Gelin…


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH.

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’a hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu.

Öyle bir durum içindeyiz ki; ne söyleyeceğimizi çok iyi biliyoruz ama söyleyemiyoruz.  Çünkü her doğru her yerde ve her zaman söylenmez. Söylenecek zaman önemli. Şimdi zamanı geldi. Artvin’de oynanan oyunları aylar öncesinde sizlere yazmıştım. Bu işin içinde üst akıllar olduğunu size yinelemiştim. Daha açık ne olabilir ki; Amerikan büyük elçisinin Artvin’de bulunmasından, her şey aşikar beyler. Oyun kurulmaya başlanıyor. Hani o meşhur 2023 durumları var ya; biz onun planlarını yaparken batılılar boş duracak mı zannediyoruz. Durmayacaklar tabi ki lakin öyle bir durum var ki Artvin ne benzer Güneydoğu’ya ne de başka bir yere, inanıyorum ve biliyorum ki böyle bir girişim olursa ki olacak; Artvinli en iyi cevabı verecektir.

Pekiyi gelelim Büyükelçi’nin durumuna: Öncelikle aklımın almadığı bir konu ise neden sivil plakalı bir araçla geldi. Demek ki gizli bir şeyler dönecek ya da yöre halkının tepkisinden çekinecek o nedenle sivil plaka tercih edildi. Zaten gezdiği yerlere bakılırsa; tamamıyla yer altı kaynakları ve doğal enerji kaynakları özellikle seçilmiş olduğu aşikar. Bizim içimizde ki uyuyan bazıları hala sorunun yeşil olduğunu zannede dursun. Ta aylar önce yazmıştım “Amaç üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek” diye. Ee şimdi üzümü de yiyemediler. Bağcıyı da dövemediler. İçin, için yanıyorlar. Kinlerini kusacakları başka projeler üretecekler, hassas noktaları kaşıyacaklar. Ortalığa pis tohumlarını saçacaklar. Lakin bizim Artvinliler her şeyin farkında. Bu oyuna gelmeyeceğiz. Yeri gelir, canımızdan vazgeçeriz amma devletle karşı karşıya gelmeyiz. Özellikle maden konusunda ki hassasiyet ortada, bütün siyasiler ve yerel STK’lar bu konuda fikir birliği yapmak zorundadır. Özellikle AK Parti il teşkilatı bu konuda adım atması gerekir. Uzun zamandır, tarafsızlığı hakkında eleştiri alan Belediye bu konuda tarafını belli etmelidir. Eğer bu maden dünyanın bir çok yerinde çıkıyorsa ve dahi çıkmasında sakınca yoksa ya da ne bileyim, belli başlı teknikler varsa daha önemlisi ta Amerikan büyük elçisini Artvin’e kadar getiriyorsa daha ne yazsam size boş, hala bana yeşil, çimen, ağaç nidaları atacaklardır. Geçmişi konuşmak istemiyorum ama duramıyorum. Baraj suları altında kalan binlerce ağacı boşu boşuna çürüdü, şimdi onlarca orman katlediliyor. Sırf kağıt ve mobilya yapabilmek için o kadar çok seviyordunuz o ki o ağaçları kesmeden canlı, canlı çürüttünüz. Bunun vebalini neden kimse üstlenmiyor.

Neyse konuyu fazla dağıtmayalım. Ana tema odur ki; yapılacak projeler hakkında halk bilinçlendirilmeli hangi taraf olursa olsun siyasi kaygı duymadan net ve kesin cevaplar vermeli. Çünkü durum kötüye gitme ihtimali çok yüksek, artık durumu anlayın beyler, bayanlar büyük elçi’nin Artvin’e kadar geldiğini anlayın. Artık olayın yeşil olmadığını anlayın. Artık olayın doğa olmadığını anlayın. Uyuyan bir dev var pranga vurulmak isteniyor ve bunu da bilin, bir kenara da yazın; ALLAH daima galiptir, mağlup olan batıldır. Varsın onların planları olsun, varsın onların emelleri olsun. Bizim inanan halkımız var ve dahası ALLAH’a inanmış halkımız var. Cumhur-başkan’ımızın da dediği gibi “Topunuz gelin…”

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle…

Share
1000 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...