logo

Timokrasi


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Yazım hatası yok,  timokrasi adında bir yönetim şekli var. Bu demokrasiden farklıdır.

Kelime kökü şeref anlamına gelen time sözcüğünden türemiştir.[1]

Timokrasi eski Yunan’da siyasi hakların vatandaşların servet oranlarına göre verildiği yönetim biçimi olarak anılır.[2]

Yani varlıklılar idaresi, varlıklılar oligarşisi[3] demektir.

Timokrasi’de bilgelik yerine onur, şan ve şöhret önemsenir. [4]

Platonun devlet kitabında onurun insanları sınıflandırdığı yönetim biçimidir. ne kadar çok savaş kazanırsan, o kadar saygın olursun ve derecen o kadar yüksek olur.[5]

Platon’a göre tarihin ilk yönetim şekli ‘patriarşi’dir. Patriarşi çok küçük toplumlar için geçerli olan ve yöneticinin genellikle grup içindeki en yaşlı insan olan, yazılı yasaların olmadığı bir doğa durumudur.

Toplumlaşmayla birlikte gelen yönetim şekilleri monarşi ve aristokrasidir. Aileler bir araya gelerek  kurallar oluşturmuşlardır ve bu kuralları uygulamak için birkaç aileye görev vermişlerdir. Eğer görevlendirilen aile tek ise ‘monarşi’, birden fazla ise ‘aristokrasi’ ortaya çıkar. Platon iki sistemi de ideal sisteme yakın görür fakat zamanla bozulacağının kaçınılmaz olduğunu söyler.

Bu iki yönetimin bozulması ‘timokrasi’ yönetimini doğurur. Timokrasi’de bilgelik yerine onur, şan ve şöhret önemsenir. Yönetim babadan oğluna geçer ve yönetici insanların felsefe yerine askerliğe değer vermesini sağlar.

Bu yönetimin bozulması ‘oligarşi’yi ortaya çıkarır. Oligarşi yönetimde şan ve şerefin yerini para alır ve paradan başka değer tanınmaz.

Oligarşiden sonra demokrasiye ulaşılır. Yoksulların zenginleri mağlup etmesi sonucunda oluşur. Demokraside herkes özgürdür, haklar ve görevler eşit dağıtılmıştır. Ancak bu durum ilerde kargaşa ve düzensizlik getirir.

Demokrasinin bu şekilde bozulması toplumun bir ‘tirana’ teslim olmasına neden olur.

Tiran halk üzerinde sürekli bir baskı kurar, ağır vergiler koyar, kısacası toplumu köleleştirir.

Aristo ise Platon’la aynı ideayı kurar fakat iki farklılık vardır; adalet ve amaç. Bundan sonra yönetim biçimlerini sayısına göre sıralar:

1) Ortak iyiliği amaçlayan tekin yönetimi: Monarşi

2) Ortak iyiliği amaçlayan azınlığın yönetimi: Aristokrasi

3) Ortak iyiliği amaçlayan çoğunluğun yönetimi: Politeia

4) Tekin çıkarlarını amaçlayan tekin yönetimi: Tiranlık

5) Zenginlerin çıkarlarını amaçlayan azınlık yönetimi: Oligarşi

6) Yoksulların çıkarını amaçlayan çoğunluk yönetimi: Demokrasi[6]

[1] https://tr.instela.com/timokrasi–298424

[2] http://www.tekgida.org.tr/Oku/8365/Timokrasi

[3] http://www.sozlukanlaminedir.net/timokrasi-nedir-timokrasi-ne-demek/

[4] https://drive.google.com/file/d/0B_uods-Nk0heUHdLUjVRYTVDdmc/view?pref=2&pli=1

[5] https://tr.instela.com/timokrasi–298424

[6] https://drive.google.com/file/d/0B_uods-Nk0heUHdLUjVRYTVDdmc/view?pref=2&pli=1

 

Share
1569 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...