logo

Teröre Karşı Tek Ses Tek Yürek

Gün Hep Birlikte En Büyük Temel Hak Olan Yaşama Hakkına Sahip Çıkma Günüdür

Memur Sen, düzenlediği basın açıklaması ile terörü lanetledi. Artvin Çok Katlı Otopark Önü’nde gerçekleştirilen ortak basın açıklamasını Memur-Sen Artvin İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Artvin Şube Başkanı İbrahim İnce okudu.

 

Basın açıklamasına Artvin Belediye Başkan Vekili Rıza Akyüz, AK Parti İl Başkan Vekili Fikret Erdoğan, İl Başkan Yardımcıları Yüksel Kantar, Kemal Şimşek, Yeşim Bolluk, Gökhan Topçuoğlu, AK Parti Kadın Kolları İl Başkanı Reyhan Güneri, İl Genel Meclis Üyeleri, Belediye meclis üyeleri, Memur Sen’e bağlı Şube Başkanları ve yöneticileri ile Memur Sen’e bağlı Şubelerin üyeleri katıldılar.

Memur-Sen Artvin İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Artvin Şube Başkanı İbrahim İnce son dönemde yaşanan terör olaylarına ilişkin, “Terör örgütlerinin planları ve amaçları ne olursa olsun, 78 milyonun hep birlikte geleceğe yürüyüşünü, Yeniden Büyük Türkiye’yi inşa yolculuğunu engelleyemeyecek, gelecek umutlarımızı söndüremeyeceklerdir” söyledi.

Memur-Sen İl Temsilcisi İbrahim İnce okuduğu metinde; “ Gün Hep Birlikte En Büyük Temel Hak Olan Yaşama Hakkına Sahip Çıkma Günüdür. Büyük Memur-Sen Ailesi olarak, başta Dağlıca olmak üzere ülkemizin çeşitli şehirlerinde yaşanan ve milletimizi derinden sarsan eli kanlı terör örgütünün saldırılarını şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize baş sağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.

Terör, kan ve şiddetten beslenen bir insanlık suçudur. Bu insanlık suçunu ancak aklı, ruhu ve vicdanı iflas etmiş kişiler ve gruplar işleyebilir. Terörizmin ve teröristlerin hedefi ise insanlıktır, kardeşliğimizdir, milletimizdir, ortak geleceğimizdir, birlikte yaşama irademizdir. Ülkemize, milletimize ve geleceğimize yönelen bu canice saldırılar, ister PKK ister IŞİD isterse DHKP-C’den gelsin; terörü, teröre destek verenleri, terörün arkasındaki iç ve dış güçleri nefretle kınıyoruz. Bu alçak terör örgütlerine karşı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da birlikte mücadele vermeye devam edeceğimizin bilinmesini istiyoruz.

7 Haziran 2015 Milletvekili Genel Seçimleri sonrasında oluşan siyasi belirsizliği, kirli emelleri ve alçakça planları için kullanan terör örgütleri, masum insanları hedef seçmiş ve katliamlara başlamıştır. 20 Temmuz 2015 Günü Suruç’ta 32 gencimizin karanlık eller tarafından haince öldürülmesinin ardından PKK terör örgütünün asker ve polislerimize art arda yaptığı saldırılarla Türkiye yeniden terör sarmalının içine çekilmiştir. Analar ağlamasın, ocaklar sönmesin ve kardeşlik hukuku gelişsin mottosuyla başlatılan milli, kardeşlik sürecinde yeni katliamlar yapmak, kan ve gözyaşı siyasetini devam ettirmek için planlar yapan PKK terör örgütü, haince saldırılarıyla milletimizin birliğine ve dirliğine tuzak kurmuş, toplumun birlikte yaşama umuduna kurşun sıkmıştır. İçerden ve dışarıdan beslenen terör örgütlerinin adları, haince planları ve amaçları ne olursa olsun, 78 milyonun hep birlikte geleceğe yürüyüşünü, Yeniden Büyük Türkiye’yi inşa yolculuğunu engelleyemeyecekler, gelecek umutlarımızı söndüremeyeceklerdir. Gün, büyük Türkiye’nin önünü kesmek, milletimizin moralini bozmak, kardeşlik hukukunu bitirmek için saldırılar yapan terör örgütlerine, terör örgütlerine silah dahil lojistik destek veren yabancı güçlere, eli kanlı terör örgütlerinin reklamını yapan medya ve sivil toplum kuruluşlarına karşı birlik olma, ortak hareket etme ve kararlı mücadele verme günüdür. Gün, “Bir insanın ölümü bütün insanlığın ölümüdür” anlayışına sahip olanların, teröre karşı top yekûn el ele, omuz omuza olma günüdür. Gün, şehitlerimizi, gazilerimizi, ailelerini ve tüm terör mağdurlarını yalnız bırakmama günüdür. Gün, dünyada ve bölgemizde itibarı yükselen, bu yolda emin adımlarla ilerleyen güçlü ve lider Türkiye’ye destek verme günüdür. Çare nedir? Çare, teröre karşı tek vücut olmaktır. Özgürlük-güvenlik dengesini gözeterek şiddetle ve terörle mücadele etmektir. Çare, terör örgütlerinin oyununa gelmeden demokratikleşme çalışmalarını sürdürmektir. Çare, sıkıyönetim ve olağanüstü hal tuzağına düşmeden terörle etkin mücadeleyi yürütmektir. Çare, etnik fitneye karşı kardeşlik hukukunu zirveye taşımaktır. Çare, mezhep fitnesini de devreye sokmak isteyenlere karşı din kardeşliğini, inanç birlikteliğini kuvvetlendirmektir. Çare, insanlık suçu işleyen terör örgütlerine karşı tüm insanlığı ortak mücadelede buluşturmaktır. Çare, toplumda çaresizlik sendromu oluşturmak isteyenlere karşı umutları büyütmektir. Çare, teröre karşı tüm sivil toplum kuruluşları olarak birlikte hareket etmektir. Çare, halk öncüleri kanaat önderlerini devreye sokmaktır. Çare, bin yıllık desende, 1400 yıllık İslam kardeşliğinde buluşmaktır. Çare, Türkiye’yi büyütmektir. Çare, siyasi, toplumsal ve ekonomik istikrarı güçlendirmektir. Çare Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Dünya idealini canlı tutmak ve bu yolda var gücümüzle çalışmaktır. Terörü hep birlikte yenebiliriz. El ele vererek terörü tarihin çöp sepetine atabiliriz. Bunun için özgürlük-güvenlik dengesini gözeterek terörle mücadeleyi amansız bir şekilde sürdürürken, eşit vatandaşlık zemininde demokratik, sivil ve özgürlükçü bir anayasayı mutlaka hayata geçirmeliyiz. Her türlü provokasyona ve engellemeye rağmen başta Doğu ve Güneydoğu olmak üzere Türkiye’nin yedi bölgesinde yatırımlar artırılmalıdır. Sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere Türkiye’nin yumuşak güç unsurlarından bölgesel barışın ve dünya barışının oluşturulmasında etkin bir şekilde yararlanılmalıdır. Eğitim sistemimiz değerler odaklı olarak yeniden yapılandırılmalı, gençlerimiz milli, manevi ve ahlaki değerlerle donatılmalıdır. Kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı dil yerine birleştirici ve bütünleştirici dile önem verilmelidir. Her kurum ve kuruluş sorunun değil çözümün parçası olmayı hedef olarak belirlemelidir. Teröre karşı ortak söylem ve eylem birlikteliği sağlanmalıdır. Çünkü suçlamalar anaların gözyaşını dindirmiyor. Yüreklere düşen ateşi söndürmüyor. Şehit tabutlarının gelişini engellemiyor. Şunu iyi bilelim ki yaralarımızı ayrışarak değil bütünleşerek sarabiliriz. Acılarımızı kavga ederek değil, kardeşlik içinde kalarak paylaşabiliriz. Acının ülkesi, dili, dini, ırkı yoktur. Ağıtlar hangi dilden yakılırsa yakılsın hepsi can acıtıcı ve yürek yakıcıdır. Her gün gelen şehit haberleri ile ocaklara düşen ateş bütün yürekleri dağlamakta ve bıçak kemiğe dayanmaktadır. Biz, Büyük Memur-Sen Ailesi ve Sivil Toplum Kuruluşları olarak, bölge halkı incitilmeden terörün kökü kazınana kadar verilecek sosyal, siyasal ve askeri mücadelenin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. PKK ve diğer terör örgütlerini barışa, ateşkese değil, doğrudan doğruya silah bırakmaya, ülkemizi terk etmeye veya teslim olarak haklarında verilecek kararı beklemeye çağırıyoruz. Vatanını, milletini hain saldırılara karşı korumak için can verenleri rahmetle anıyoruz. Milletimizin birliğine, dirliğine kasteden teröristleri ve onları destekleyenleri lanetliyoruz. Kamuoyuna ve tüm yetkililere saygıyla arz ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

3 Gazeteden Türk Bayrağı koparılarak yakıldı

Basın açıklamasının ardından Borçka AK Parti Eski Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Saruhan ve yardımcısı Selim Yıldırım, gazete yakma eylemine imza attılar. Saruhan ve Yıldırım, ellerine ulusal yayın yapan 3 gazeteyi ellerine alarak “7 Haziran öncesi alenen ve açık bir şekilde terörü destekleyen HDP’ye oy verilmesine taşeronluk yapan Zaman gazetesinin manşetinden Türk Bayrağı’nı yırtıyoruz. Bu gazetelerin manşetlerinde Türk bayraklarının bulunmasını istemiyoruz zira bu gazeteler Türkiye’ye hizmet etmiyorlar” diyerek Türk Bayraklarından ayırt edilen gazeteleri yaktılar.

Share
1042 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?