logo

Teravih


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Arapça rwḥ kökünden gelen tarāwīḥ” تراويح  “. (iki şey arasında) soluklanma, dinlenme, Ramazan gecelerinde kılınan bir namaz” sözcüğünden alıntıdır. [1]

“Teravih” kelimesi Arapça, “Terviha”nın çoğuludur ve “oturmak, istirahat etmek'” anlamına gelmektedir. Teravih namazı her dört rekatın sonunda oturulup biraz dinlenildiği için, bu adı almıştır. [2]

Kâmus’ta şöyle deniliyor: “Ramazan ayı tervihası da bu anlamda kullanılmış olup her dört rekât namazdan sonra dinlenildiği için bu şekilde adlandırılmıştır. Bir de “istervaha” denilir ki “rahatı buldu” mânâsına gelir.

Daha sonra “Teravih”, Ramazan gecelerinde kılınan namazların adı olarak yaygınlaştı. Bu namazlarda imam her dört rekâttan sonra oturduğu için, “imam her iki terviha arasında bir terviha miktarı oturur” denilir.[3]

İslam dininde, “Teravih namazı“, Ramazan ayında her gece kılınan bir namazdır. Teravih namazı Sünnettir.

Kadın ve erkeğe sünnet-i müekkede olup yirmi rekattır. Cemaatle kılınması sünnettir. Tek başına da kılınabilir.

Teravih namazının vakti,yatsı namazından sonra başlar,sabah namazı vakti girinceye kadar devam eder. Teravih namazı yatsıya tabi bir sünnet olduğu için,vitir namazı teravihten sonra kılındığı gibi, önce de kılınabilir. í‚det olan, teravihi önce kılıp vitri sonra kılmaktır. Bu sebeble teravihin bir kısmında imama yetişen bir kimse, imam vitre kalkınca imamla beraber önce vitri kılıp sonra teravihten kılamadıklarını kaza etmesi caizdir. Teravih namazı vakti içinde kılınmazsa, vakti dışında ne cemaatle, ne de tek başına (münferiden) kaza edilmez.

İki veya dört rekatte bir selam verilir. Her selamdan sonra biraz oturmak sünnettir. Bu esnada salevat-ı şerife, salat-ı ümmiye, ayet veya dualar okunur.[4]

“Resulullah (s.a.s) Ramazanda mescitte gece bir namaz kıldı. Sahabenin çoğu da onunla birlikte o namazı kıldı. İkinci gece yine aynı namazı kıldı. Bu kez O’na tabi olarak aynı namazı kılan cemaat daha fazla oldu. Üçüncü gece Hz. Muhammed (s.a.s) mescit’e gitmedi. Orayı dolduran cemaat onu bekledi. Resulullah (s.a.s) ancak sabah olunca mescide çıktı ve cemaata şöyle buyurdu:

“Sizin cemaatla teravih namazını kılmaya ne kadar arzulu olduğunuzu görüyorum. Benim çıkıp, size namazı kıldırmama engel olan bir husus da yoktu. Ancak ben size, teravih namazının farz olmasından korktuğum için çıkmadım.” (Buharî, Teheccud, 57).

Ebû Zer (r.a)’dan nakledildiğine göre, Resulullah (s.a.s) Ramazan ayının sonuna doğru bazı gecelerde ahsabına, gecenin üçte birini geçinceye kadar teravih namazını kıldırmıştır.

Ebû Hureyre (r.a)’nın naklettiği bir başka hadiste de Rasûlüllah (s.a.s)’in Ramazan ayında, ashabtan bir grubu, Ubey b. Kab (r.a)’ın arkasında cemaatle namaz kılarken gördü ve “Doğru yapıyorlar, yaptıkları şey ne güzeldir” diyerek tasvip ettikleri haber verilmiştir.

Peygamber Efendimiz (sav) teravihi cemaatle kıldırdıkları zaman sekiz  rek`at olarak kıldırmışlar, Ashâb da evlerinde bu namazı yirmi rek`ata tamamlamışlardır. Yirmi rek`atın tamamının mescidde kılınmaya başlaması, Hz. Ömer (ra) zamanından itibarendir. O zaman Sahâbeden buna muhalefet eden hiç kimse çıkmamış, bir nevi icma` hâsıl olmuştur. Zamanımıza kadar da bu şekilde kılınmaya devam edilmiştir.[5]

[1] http://www.etimolojiturkce.com/kelime/teravih

[2] http://www.nasibimce.com/index.php?topic=5651.0

[3] http://ihya-der.blogspot.com.tr/2012/07/teravih-kelimesinin-anlami_21.html

[4] http://www.turkcebilgi.com/teravih

[5] http://m.sorularlaislamiyet.com/index.php?oku=179640

Share
415 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...