logo

Telgrafın icadına Osmanlı destek verdi


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Osmanlı’nın ilme ne kadar önem verdiği dünyada bilindiğinden bunun için en iyi desteğinde Osmanlı’dan olacağını da düşündüğünden; Morse arkadaşı Chamberlain’i İstanbul’a göndermiş.[1]

Bir pil, bir anahtar, madeni tel ve elektromekanik bir röle kullanmak suretiyle ilk elektrikli telgraf cihazını 1837’de icat eden Amerikalı Morse ve Chamberlain, bu buluşlarını Avrupalı hükümetlere teklif ettilerse de bir ilgi göremediler. Bunun üzerine Morse, arkadaşı Chamberlain’i İstanbul’a gönderdi. Onlar ilme ve ilim adamlarına fevkalade destek veren Osmanlı ülkesinden çok ümitliydiler. Nitekim Chamberlain, İstanbul’da büyük bir alaka ve destek gördü. Fakat elindeki alet henüz pek tam olmayan bir vaziyetteydi. Bu sebeple aleti Viyana’da iyi bir işçilikle tekrar yapmak ve ondan sonra padişaha takdim etmek üzere geri döndü. Ancak Tuna Nehri yoluyla Viyana’ya hareket etmiş fakat bindiği gemi yolda batmış ve beş arkadaşı ile birlikte Chamberlian ölmüştü.

Abdülmecid Han bu buluşun gelişmesini dikkate alarak takibe devam etti. Sultanın bu alakasını bilen ve İstanbul’da jeoloji araştırmaları yapan Amerikalı ilim adamı Lawrence Smith, Morse’den bu aletin bir örneğini getirtti. Padişah ve devlet adamları önünde başarılı bir deneme yaptı. Abdülmecid Han kendisine verilmek üzere imzasını taşıyan bir ihtara beratı ile murassa bir nişan gönderdi. Morse “Sultan Abdülmecid Han, bu nişanı ve tebrikiyle keşfimin değerini anlayan Avrupalı ilk büyük insan oldu.” demiştir.

Osmanlı ülkesinde ilk telgraf hattı, Sivastopol yakınındaki Baklava’dan Varna’ya, oradan da İstanbul’a uzatılan deniz hattıdır. Bu telgraf hattı 1855 senesinde Kırım Savaşında kullanılmış ve çok büyük faydaları görülmüştür. Telgraf hatları kısa zamanda bütün Osmanlı İmparatorluğuna tesis edildi. İlk hattın açılmasından 15 yıl sonra, 1870’te imparatorluktaki telgraf hatlarının uzunluğu 35.059, 1875’te 37.643 kilometreyi buldu. Bu tarihte Osmanlı ülkesi telgraf hatlarının uzunluğu bakımından dünya devletleri arasında beşinci geliyordu.[2]

Varna’dan Saray’a kadar gelen hat tamamlanınca Sultan’a “Emredin yazalım!” Sultan’ın “Beklenen gemi geldi mi? Avrupa ne hal içindedir?” sözleri, vericiyle Varna’ya ulaşmış ve hayretler içinde gelen cevap Sultan’a ulaştırılmıştır. Sultan “Maşallah, Maşallah!” diyerek Mors’a elmaslı bir madalya ile üzerinde Abdülmecit Han’ın imzası olan patent verilerek taltif edilmiştir. [3]

[1] http://blog.radikal.com.tr/yasam/telgrafin-mucidi-morse-niye-telgrafi-ilk-osmanliya-gonderdi-11574

[2] http://0smanli.blogcu.com/osmanlida-ilk-telgraf-hatti/3323771

[3] http://www.dunyaninilkleri.com/ilkler/dunyadaki-ilk-telgraf.html

 

Share
364 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...