logo

Tek Çözüm; Yağlı Urgan…


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların Yegane Sahibinin adıyla BİSMİLLAH…

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’a hamd olsun, bugünde yeni bir yazıyı kaleme almak nasip oldu. Düşüncelerim beynimi kemirirken; beyaz kağıda akı verdi. Öylesine tahammülsüz olmuşuz ki; sanki Dünya’nın son günündeyiz. Öylesine düşman olmuşuz ki birbirimize; gerçekleri göremiyoruz. O kadar saçma ve sapan konuları büyütür olmuşuz ki; aşkı unutur durumdayız. Oysa bize ne oldu. Biz böyle bir millet değildik. Sırf siyası çıkarlar doğrultusunda hataları görmezden gelmişiz. Geçenlerde çok sevdiğim arkadaşlarımdan birisi “Neden Ak partiyi eleştirmiyorsun” diye sordu.  “Sen kalem adamısın; aklının almadığı olayları nasıl olurda yazmazsın” dedi.  Öncelikle kardeşimin durumunu Osmanlının son döneminde ki; ittihat ve terakki partisi taraftarları gibi olduğunu gördüm. Ulu hakan gitsin de isterse ülke yıkılsın mantığı; nitekim öyle de oldu. Abdülhamit Han’dan 7 yıl sonra ülke paramparça oldu. Tamam, belki de hatalar ve yanlışlar bu dönemde yapılmıştı ama yaptıkları hizmet, bu yanlışların çok, çok ötesindeydi. Aynı durumu Ak parti hükümeti gelene kadar ki; dönemde de görüyoruz. Elli yıldır uyuyan bir ekonomi, dünyanın tam merkezinde olan jeopolitik konumu değerlendirmeyen basiretsiz siyasiler yüzünden Atatürk’ten sonra bir tek çivi çakılamayan bir ülke; de kadar acı.

Tamam.  Ak partiyi sevmeyenleri anlarım. İllaki de seveceğiz diye bir şey yoktur. Siyasi bakış açımız uygun olmaya bilir. Tamam, nefret etmeyi de anlarım ama leke sürmek için çabalayanlara anlam veremem. Sözcü gazetesinin attığı manşetlere anlam veremem. Cumhuriyet gazetesinin yaptığı yalan haberlere anlam vermem. Daha neler nelere anlam veremem. Her fırsatta basın özgürlüğü diye çığıran “Naylon medya”  kendi tarafları aleyhinde olan haberlere ve yazılara nasıl yer vermediğini gördüm. Yaklaşık 10 yıldır yerel medyanın birçok kademesinde çalıştım. Radyo sunuculuğundan; haber yazmaya ve köşe yazarlığına kadar lakin bu 10 yıl içinde bir tek kuruş maddi kazancım olmadı. Ve yazdığım yazılar için bir tek kişiden kazanç sağlamadım ama ne hikmetse daha önceden yazı yazdığım yerel gazetede yazılarıma sansür uygulandı bazen yer verilmedi. Şimdi ALLAH aşkına basın özgürlüğünü kim hak ediyor. Tarafsız medya safsatası altında yıllardır neler olduğu belli. Tarafsız medya diyenlerin hangi partilerden aday olduklarını gördük. Terör örgütünün arka bahçesi olan partiyi nasıl desteklediklerini gördük. Kusura bakın; bu millet eskisi gibi değil. Sizin koyun olarak nitelediğiniz gibi değil. Bazılarının dediği gibi yüzde altmışı ahmak da değil. Bu ülkenin insanları çok iyi gözlemci ve sokaklarda taşkınlık yapmadan gidip sandıkta cezalandırandır.

Bir haftadır medya da dolaşan haberlerden tiksindim, aksırdım. Hatta insanlardan nefret ettim. Lakin olayın başka bir boyutu var. El insaf kardeşim. Hükümet mi? yaptırdı bu olayları. Tazecik bedenlerin ruhsal ve fiziksel gelişimini etkileyecek kadar hassas bir olayı bu kadar gündem de tutmak, iyice topluma zarar verir. Ayrıca ne kadar medyatik olursa o kadar sakıncalıdır. Böyle durumlara mehili olan sapık ruhlu insanlar verilen cezaların yetersizliği karşısında cürüm işlemeye yeltene bilir. Yapılması gereken tek şey; olayı büyütmeden eski bir doğu cezalandırma sistemi olan uzuv kesme yöntemine gidilmelidir. Bu gibi durumları işleyenlerin tenasüp uzuvları kesilmelidir. Kesin çözüm budur. Ayrıca vatan ihanet suçuna idam cezası getirilmelidir. ALLAH aşkına bu saatten sonra açılım falan bitti. Bu ülkede iki zümre oluştu; vatanseverler ile vatan hainleri. Hangi siyasal görüşe mensup olunursa olunsun eğer hepimiz vatanseversek bu savaş bitene kadar devletimizin yanında olmamız gerek. Nehirden geçerken at değiştirilmez. Savaş bitsin sonra yapılan hatalar ve kusurlar varsa hesabı sorulsun. Ben durumu daha da ciddiye alıp İstiklal Mahkemeleri kurulsun diyorum. Tez zamanda vatana ihanet edenlerin boynu vurulsun. Vurun kardeşim. Benim aslan Mehmetlerim. Al kana boyanmasına rıza gösterenler ve yardımcı olanlar, darağaçlarında kendi kanlarında boğulsunlar. Kurun kardeşim. 2 metre yağlı urganın çözemeyeceği sorun yoktur… başka bir yazımda görüşmek dileğiyle…

Share
449 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu Kayalıklara İlçe Kurulmaz Demiştik Ama Bizi Yanılttılar

    18 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    90’lı yılların sonu, 2000’li yılların başıydı. Yusufeli ilçesinde Yusufeli Barajı ve HES inşaatı ve bu inşaat sonrasında Yusufeli ilçesini sular altında kalacak olmasının tartışmaları yaşanıyordu. O dönem DSİ Çoruh Projeleri 26. Bölge Müdürlüğü’nde basın sorumlusu olarak çalışmaktaydım. Tartışmaların odağındaki bir kurumda tam da tartışmaları takip eden birimdeydim. Bu vesile ile de sık sık Yusufeli ilçesine gidip gelirdim ve ilçedeki genel kanaati ölçme şansı bulurdum. Hatta yeni Yusufeli ilçe merkezine ilişkin yapılan araştırmaları ve o bölge...
  • Artvin’de Otobüs Keyfi Yaşanıyor

    14 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Şehirleri şehir yapan unsurların başında hiç kuşku yok ki şehir içi taşımacılıkta otobüslerin kullanılmasıdır. 90’lı yılların sonuna kadar Artvin şehir içi taşımacılıkta alternatife sahip bir ildi. Hatta şehir içi dolmuş hatları yok iken bile Artvin’de şehir içi taşımacılık konusunda halkın taşınması işlemi otobüsler ile yapılırdı. 90’lı yılların başında şehir içi dolmuşların devreye girmesi ile birlikte şehir içi taşımacılıkta Artvin’de iki alternatif var idi. Biri belediye otobüsleri, diğeri ise şehir içi dolmuşlardı. Dr. Emin Özgün’ün başkan...
  • Artvin’deki Köpek Saldırısı Görüntülerin Ulusal Yansıması

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Pazar günü ulusal medyaya bildiğiniz üzere bir görüntü yansıdı. Maalesef hepimizin içini acıtan bu görüntüler ilimizin de kötü reklamı oldu. Konuyla ilgili olarak dün yazdığım yazımda değerlendirmelerde bulunmuştum ve konuyla ilgili olarak yapılanları anlatmıştım. Bugün ki yazımda bu görüntülerin ulusal yansıması, Artvin ile ilgili yanlış anlaşılmaları düzeltilmesi ve yapılanlara ilişkin bilgiler aktaracağım. Bunları yapmadan önce de köpeklerin sahibi ile yaptığım görüşmeyi de sizlere aktarmak istiyorum. Nihayetinde bizler gazetec...
  • Yerel Medyaya Sahip Çıkıyor musunuz?

    07 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Evet, iğneyi kendimize batırdık birazda çuvaldızı Artvin halkına batıralım ve önemli bir konuyu bugün ki yazımızda ele alalım. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanı Nuri Kolaylı tarafından yapılan bir açıklama ve tespitten bahsedeceğim bugün ki yazımda. Önemli tespitleri içeriyor. Hani, her birinizin başı sıkıştığında ya da tanıtılmak istediğinde veya şirketlerinin açılışlarını halka duyurmak için zaman zaman ihtiyaç duyduğu, en çok da Artvin’in sorunlarının gündeme getirilmesi noktasında dert yandığı o yerel medya var ya onun sorunlarında...