logo

Tayfun Talipoğlu’nun Ardından


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

21 Mart 2017 Salı gününün henüz ilk saatleriydi. Sabah eşimin sözleriyle uyandım. O sözler 10 yıllık dostumun ölüm haberini içeren sözlerdi. Eşim, benim Tayfun Talipoğlu ile olan yakınlığımı bildiği için belli ki bana haberi alıştıra alıştıra söyledi. O da çok üzülmüştü, zira ailecek görüştüğümüz bir kişiydi, Tayfun abi.

Her ölüm mutlaka erkendir. İnsanlar sevdiklerinin ölümüne hiçbir zaman hazır olmazlar ancak Tayfun Abi’nin ölümü gerçekten de çok erken oldu. Henüz 55 yaşındaydı. Hayalleri vardı. Amaçları ve hedefleri bulunuyordu. Her zaman şikayet ettiği o kalbi birkaç kez daha önce teklemişti. Bir şekilde yaşama devam etmiş ve tutunmaya çalışmıştı. 55 yıla sığdırdığı onca büyük başarıya rağmen halen mesleğini onca zorluğa rağmen yapmaya gayret gösteriyordu. Siyaseten fikirlerimiz çok uyuşmasa da millet ve devlet sevgisi açısından birebir sevdalarımız uyuşuyordu. O yüzden de iyi anlaşıyorduk biz onunla. Ne zaman arasam ‘Tolgam’ diye telefona cevap verirdi. Mümkün mertebe sık sık da görüşürdük. Son görüşmemizde birkaç gün önceydi. Yine yorgun kalbinden bahsetmiştik. Kalbinin bir gün kendisini yolda bırakacağını söylüyordu. Ben ise ‘Aman Tayfun abim, her şeyi kendine çok dert etme. Sen bize ve bu ülkeye lazımsın’ diyordum. Gülüyordu, telefondan bana, birkaç gün sonra öleceğini bilmeden.

Arkasından bir yazı yazmayı uygun buldum. Artvin’i ve Artvinlileri çok severdi. Ne zaman Artvin için arasam hiçbir zaman hayır demez, sen ve Artvin dedikten sonra benim için her zaman evettir, derdi.

Benim ricam ile Seçim Kervanı Artvin’den Geçti!

Tayfun abi ile birkaç anımı müsaadeniz ile paylaşmak istiyorum. Bugün ki yazımı ona ayırmak istiyorum. Artvin sevdalısı bu adam için bir yazı değil yüzlerce yazım feda olsun, diyerek.

2 Mayıs 2011 tarihi idi. Gece geç saatlerde telefonum çaldı. Arayan Tayfun abi idi. Bana Artvin’de yol tarifi soruyordu. ‘Tolgam, bu Ardahan yol ayrımı neredendir’ diyerek. Dedim, ‘Artvin’e mi geldin sen benden habersiz.’

‘Evet’ dedi mahcup bir ses ile. Biliyordu kızacağımı. Dedim, Ardahan’a niye gidiyorsun. O günlerde TV8 için Seçim Kervanı Programlarını yapıyordu. Bu program için Ardahan’a gidiyordu. Dedim, ‘Abi, olmaz. Artvin’de program yapmadan gidemezsin. Vallahi göndermem. Hemen köprüden çarşıya çıkıyorsun, Artvin’de yapacağız programı.’

Programın önceden ayarlı olduğunu ve mümkün olmayacağını söyleyince, ‘Abi sen şimdi beni ve Artvin’i kırıyor musun? Mümkün değil göndermem. ’ deyince, gece gece programı Artvin’e kaydırmıştı. Bir saate programı ayarladık. Kalacak yeri, programın yapılacağı noktayı, katılacak konukları falan bir çırpıda ayarladık. Kaldı o akşam Artvin’de. Ardahan’ı iptal etti, Artvin’de programı gerçekleştirdi.

Çok güzel bir Artvin programı yaptık. AK Parti Artvin Milletvekili Dr. İsrafil Kışla’nın ve CHP Artvin Milletvekili Av. Uğur Bayraktutan’ın ulusal bir kanalda gerçekleştirdikleri ilk programı öylece yapmıştık. Sağolsun, Artvin için Ardahan’daki dostlarını kırmış ve Artvin’de kolay kolay unutulamayacak bir programa imza atmıştı.

Hatta programda ben ve ekibimin ortaya çıkardığı ‘Şifre skandalı’ haberini de değerlendirme fırsatı bulmuştuk.

Dostluğumuz Kıbrıs’ta başlamıştı

Tayfun abi ile ilk dostluğumuz 2010 yılında Kıbrıs’ta Artvin Gazeteciler Başkanı olarak katıldığım Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun Başkanlar Konseyi toplantısında başlamıştı. Daha önceden de bir iki kez tanışma fırsatı bulduğum Tayfun Talipoğlu ile en derin sohbetlerimizi orada gerçekleştirmiştik. 5 günlük Kıbrıs programında hep bir aradaydık. Nereye gidiyor isek de birlikte giderdik. Otelde akşam çay sohbetlerine inince mutlaka beni arar ve lobiye çağırırdı.

O yakın dostluğumuz yıllardır devam ediyordu. Ne zaman ulusal medyada bir işim olsa mutlaka onu arardım. ‘Tolgam’ diye açardı telefonumu. Artvin için ne istersem de mutlaka ‘Evet’ derdi. Hiç kırmazdı, ne beni ne de Artvin’i. Sevdalıydı bu topraklara. 2000’li yıllarda Artvin için birkaç program yapmış ve Artvin’e bir de belgesel hazırlamıştı. İlimizin tanıtımına ciddi katkılar sağlamanın dışında katıldığı sohbet toplantılarında da hep bu ilden bahsederdi. Artvin’in doğasına aşık olduğunu anlatır ve Artvin’i görmeden kimsenin ölmemesi gerektiğini söylerdi.

Mütevazi Bir İnsandı

Kahve Kervanı programına bir saat kalmıştı. Zaman dar idi ve bir saat sonra programa çıkacaktık. Ekip, programa hazırlanırken, eşimin kahve daveti üzerine yarım saatliğine de olsa kahve içmeye eşimin iş yerine gitmiştik. Hani ben ünlüyüm, şöyle kendimi ağırdan satayım falan dememişti. Halen o anı unutamam.

Yine o program öncesinde Artvin sokaklarında geziyorduk. Eskilerin tabiri ile volta atıyorduk. Onu görenler önce şaşkınlıklarını gizleyemiyorlardı. Yanına çekinerek geldiklerinde ise karşılarında çok samimi ve sıcak kanlı bir insan buluyorlardı. O televizyonlarda şiirimsi konuşan adamın bu derece mütevazi olacağını belki de kimse bekleyemiyordu. Yanına yanaşamayanların yanına o gidiyor, insanlarla sohbet ediyordu. Kısa sürede Artvinlileri kendine hayran bırakmıştı. Artvin’i o çok sevmişti Artvinlilerde onu. Hiç unutmayacağız.

Bir Çok İlki Başarmış Bir Büyük Üstadı Kaybettik

Yaşantısı çok mütevazi olmasına karşın başarıları ise hiçte mütevazi değildi. Ülkemizde yaptığı programlarla adından söz ettirdiği gibi, mesleki anlamda kendinden sonraki gazetecilere örnek teşkil edecek projelere imza attı. Kendi adından ziyade ‘Bam Teli’ ile tanındı. Onu Tayfun Talipoğlu olarak değil Türkiye Bam Teli olarak tanıdı ve sevdi. Sesisiyle, sıcak kanlı sohbetleri ve şiiri ile çok sevildi.

Hani derler ya, ‘ Bu Dünya’dan iyi insanlar erken göçer’ diye. Ben bu söze çok inanırım. İşte bakın henüz 55 yaşında ve Tayfun Talipoğlu, göç etti bu Dünya’dan. Yine mütevazi bir biçimde. Ne denilebilir ve yazılabilir ki? Eksik kalabilir, sözler ve yazılar.

Onca hedef, amaç ve planlar şimdi sona erdi. Her zaman şikayetçi olduğu o kalbi yorgunluğa dayanamadı ve ansızın aramızdan söküp aldı. Acımız gerçekten büyük. Allah gani gani rahmet eylesin. Dik duruşlu, duruşunu bozmayan, doğru, dürüst ve mütevazi insan Tayfun Talipoğlu’nu kaybetmiş olmanın hüznünü yaşarken, böylesi bir insan ile yakın dostluk kurmuş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu Dünya’dan bir Tayfun Talipoğlu geçti ancak asla unutulmayacak bir insan olarak.

Mekanı cennet olsun. Toprağı bol olsun. Ailesine sabırlar diliyorum. Tüm sevenlerine başsağlığı verirken iyi bir meslektaşımı kaybetmenin de derin üzüntüsünü yaşıyorum.

İyi ki seni tanımışım Tayfun abi, iyi ki bu Dünya’dan bir Tayfun Talipoğlu geçmiş.

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

6+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bazı Suçlara İdam Cezası Şart

    17 Şubat 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Artık televizyonlarda haber kanallarını izlerken insanlığından nasibini almamış insanların işledikleri suçları görmekten tiksinir oldum. Gazetelerde bu tür yaratıkların işledikleri suçları okurken erkekliğimden utanır hale geldim. Böylesi şerefsizlerle aynı Dünya çatısı altında bile yaşamaktan, aynı stratosfer altında bulunmaktan ise utanır oldum. Aynı bayrak ve toprak altında bu tür canilerle birlikte yaşıyor olmaktan ise inanın sıkıldım. Yani ne diyeceğimi ve yazacağımı bilemez haldeyim. Burada bu tür olayları dillendirerek daha fazla insanlı...
  • ŞEHR-İ NUH PROJESİNE KATKI SAĞLAYAN ÇOK YÖNLÜ VE MULTİDİSİPLİNER BİR SANATÇIMIZ; Esma CİVCİR

    15 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Not: Bu makale içerik olarak zenginleştirilmek suretiyle sürekli güncellenecektir. 1.ŞEHR-İ NUH İSMİ Şırnak isminin esas hali olan Şera Nuh, zamanla Şehri Nuh ve Şırnex ve son olarak da Şırnak haline gelmiştir. Şera Nuh kelimesi Süryanicede "Nuh istirahat etti, iskan etti" cümlesinin isimleşmiş halidir. 2.ŞEHR-İ NUH DİRİLİYOR PROJESİ Projenin İsmi: Nuh Tufanı, Şırnak ve dünya tarihinde bitiş ve başlangıç anlamına geldiğinden projeye Şehri Nuh Diriliyor denilmiştir. Hz. Nuh’un türbesinin Cizre’de oluşu, Hud Suresinin 44. ayeti Tufan...
  • Gayrimüslimlerin İslam Ülkesindeki Hakları

    14 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Kendileriyle Yapılan Antlaşmalara Riayet Hayat Hakkına Riayet Adalete Riayet Kanun Karşısında Müslümanlarla Eşitlik Din ve Vicdan Özgürlükleri Çocuklarını İstedikleri Gibi Eğitme Hakkı Mabetlerinin Dokunulmazlığı İbadet ve Âyinlerini Özgürce Yerine Getirebilme Mesken Dokunulmazlığı Mülkiyet Haklarına Riayet Eziyet Etme ve İncitme Yasağı Hukukî Özerklik Hakkı Askerlikten Muaf Olma Kendilerinden Alınan Vergi Miktarının, Maddî Durumlarına Uygun Olarak Tespit Edilmesi Himaye Edilemeyince Kendile...
  • İslam’da Sanık ve Mahkum Hakları

    13 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Konunun sadece başlıklarını veriyoruz. Kısa başlıklar bile çok şey anlatıyor. Ayrıntıları görüp ikna olmak isteyenler http://www.isav.org.tr/img/20150616__6825219989.pdf linkine tıklayıp çıkan pdf dosyasındaki 531-559’uncu sayfalara bakmalıdır. 1. SANIĞIN HAKLARI a. Âdil Yargılanma Hakkı b. Masûmiyet/Suçsuzluk Karinesinden Yararlanma Hakkı    aa. Suç ve Cezada Şahsîlik İlkesinden Yararlanma Hakkı    bb. Şüpheden Sanığın Yararlanması İlkesi c. Savunma Hakkı     aa. Susma hakkı     bb. Tercümandan Yararlanma Hakkı d. Suçta ve Cezada Ka...