logo

Taşlar Tankları Yenecek!!!


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu.  Dünya’da bir çok şehir vardır, bir çok belde vardır. Özellikle bulunduğumuz coğrafya ilk insanlığın temelinin atıldığını, ilk yerleşik düzenen geçildiğini düşünürsek kıymetli olsa gerek. Peki bu kıymeti calı ya da cansız varlıklara yüklerken, ne gibi sebepler ararız. Benim düşücemle İLAHİ ve manevi değerleri olan maddelere bu önemi veririz. Peki bizim ve bize benzer kitap ehli olanlar için en önemli olan yer neresidir? Hep bir ağızdan söylediğinizi duyuyorum; Kudüs…

Küdus’ün tarihi M.Ö 5000’li yıllara dayanır ancak bilinen tarihi millattan önce 2000’li yıllarda başlar Mısırdan Hz Musa ile birlikte çıkan Yahudiler kendilerine ALLAH tarafından vaad edildiğine inanılan topraklara göç ederlerken  Sina çölüne girildi ve bu yolculukta onlara ALLAH tarafından kudret helvası ve bıldırcın eti gönderiliyordu. Hz Musa onlara hitaben; bu yiyecekler her gün gelecektir ve saklamayın geleni yiyin, ALLAH yarın yine yollayacaktır. Ona tevekkül edin, dedi. Ancak yapılan aramalarda o yolculukta bulunanların bazılarının heybelerinde o gelen erzakların saklandığını gördü. 40 sene boyunca Hz Musa bu kavme Tevekkül etmeyi öğretmeye çalışıyor ve bu 40 yıl boyunca Sina çölünden çıkılamıyor. Aslında Hz Musa’nın yapmak istediği tertemiz ve tevekkül eden insanlarla Kudüs’e girmek istemesidir ve Kudüs Mısır’da put perestlik görenlerden kimse kalmayınca en son Putperstlik gören insan da ölünce ancak Kudüs’e giriliyor. Yani oraya girmek için temiz ve salih imanlı olmak gerekiyor.

Kudüs’ün Yahudiler tarafından alınması böyle anlatılır. Ancak ilerleyen yıllarda Bizanslılar tarafından alınan Kudüs’e  putperestlik yayılmak isteniyor. Ancak o zaman da Hz İsa çıkıyor ve bilindiği üzere yine Kudüs’de çarmığa geriliyor. Hz İsa’nın öyküsünü herkez bilir. Sonraki yıllarda Bizans’ın Hristiyan olmasıyla birlikte Kudüs’de hristiyan oldu. M.S 600’lü yıllarda İslamiyetin gelişiyle birlikte Kudüs’de Hz Ömer tarafından Fetih edildi. Peki Müslümanlar tarafından neden Fetih edildi? Çünkü Peygamber Efendimiz S.A.V ALLAH tarafından ilk kıble olarak vahi edilmiştir. Yani ilk kıblemiz Kudüs’tür Mescid-i Aksa’dır. Ayrıca Kur’an’da da geçen Miraç olayı burada vuku bulmuştur. Yani bizim için önemi diğer kitap ehli olan dinlerden daha fazladır. 1099 yılında Haçlı orduları tarafından zorla elegeçirilen şehir yağmalanıp içinde yaşayan başta Müslümanlar olmak üzere Hristiyanlar ve Yahudiler de katledildi. Hatta edilen rivayetlere göre şehirde kandan derler aktı. Bu durum fazla sürmedi 1187 yılında Selahattin eyyubi şehiri aldı ve tekrardan islamiyetin merkezlerinden biri haline getirdi. Ancak Selahattin Feth ederken Haçlı ordularının yaptığını yapmadı orada bulunan bütün Hristiyanları ve ailelerini af etti kalmak isteyenlerin mallerına dokunmadı gitmek isteyenleri can güvenliklerini sağlayarak şehirden çıkardı. Yani demem o ki; Selahattin islamiyette bulunan savaş kurallarına tamamen sadık kalmıştır. Ve birleşmiş milletler tarafından kabul görülen savaş kanunlarına esin kaynagı olan yine Selahattin’dir.

Yavuz Sultan Selim tarafından Memluklulardan alınan şehir yaklasık 400 sene boyunca Osmanlıların elinde kaldı ve yine Selahattin dönemindeki gibi 3 dininde mensupları rahatlıkla ibadetlerini yerine getirdiler ve barış tam anlamıyla tahsis edildi. Sanayi devriminden sonra gelisen ekonomik durumlar ve yahudilerin sermayenin sahibi olması sebebiyle eski hastalıkları olan “vaad edilmiş topraklar” tekrardan hortladı. O zamanda Osmanlı Tahtında bulunan II. Abdülhamit Han’dan türlü türlü oyunlarla Kudüs’ün Yahudilere satılması istendi ancak Ulu Hakan bu duruma karşı çıkarak; Kanla alınan Topraklar ancak kanla verilir. Dedi aslında Kudüs için yapılan teklif Osmanlı’nın tüm borçlarını kapatacak kadar para verip yine Osmanlı idaresi altında bir Yahudi Özerk devletinin kurulmasını istemekdi. Ancak Akıl oyunlarda çok üstün olan Hamit Han durumu sezip buna engel olmuştur. Osmanlının dağılmasıyla birlikte İngilizlerin eline geçen topraklara yavaş yavaş Yahudiler yerleştirilmeye başlandı özellikle 2. Dünya savaşı sonrasında Avrupa’dan göç ettirilen Yahudiler bu bölgeye geldi. Dahası 1948 yılında o zaman bağımsız bir devlet olan Filistin’den toprak satın almaya başlandı. Öyle ki; filistinin neredeyse 5’de 1’i yahudilerin oldu. Yani Hamit Han’ın gördüğünü Arap kardeşlerimiz göremedi. İşte İsrail devleti bu satılan topraklarla kurulmaya çalışıldı.

6 gün savaşları sonrasında 7 tane arap ülkesini dize getiren İsrail şimdiki sınırlarına kavuştu. Buraya kadar Kudüs’ün tarihi böyle ancak 06.12.2017 tarihinden sonra değişecek neden diye sorarsanız. Trump’ın yaptığı açıklama sonrasında artık Arap Halkları başlarında bulunan kukla ve satılmış hükümdarların varlıklarını kabul etmeyecekler. Mısır Ve Arabistan’da halk artık sorgular hale gelecek. Aslında yazacak o kadar konu varki; İsrail’de petrol olmadığı halde petrolü onlara kim veriyor? Su olmadığı halde suyu kim veriyor.? 300 milyonluk müslüman devleti bütün sınırları müslümanlar tarafından kuşatılan bu devlete Katar’a yaptıkları izalasyonu yapamıyor. Sebebi de başlarında kukla yöneticiler olmasıdır. İşte bu durumu kabul Etmeyen ve Türkiye’nin Politikasını tamamen benimseyen Katar bu nedenle cezalandırılıyor.Ancak Kur’an da vaat edildi. Yahudiler lanetlenmiş toplumdur. Ve başaramayacaklar. Tekrarda bir Ömer, bir Selahattin, bir Selim gelip barışı kıyamete kadar Kudüs’de tahsis edecek. Kim bilir belki de bu barış 13 Aralıkta İstanbul’da yapılması planlanan İ.K.Ö toplantısı sonrasında Türkler elinden gelir… Kudüs bizim için hayattır. Hayatta öte bir şeydir. Zaten Canımızın sahibi eninde sonunda yanına alacaktır ve o HAKK gününde o davanın sorulduğu geleceği kesin olan o günde ALLAH yüzümüzü yere düşürmesin. İşte o günde yere bakmamak için Bugün Kudüs’ü yalnız bırakmamalıyız. Akın, akın yürüyerek 15 Temmuz’da ki gibi H.Ö.H ile birlikte organize olarak Kudüs’e gitmeliyiz. Ve yine dediğim gibi “Taşlar Tankları yenecek.” Ve Bugün Amerika Başkanı Trump’ın yaptığı açıklamanın tarihin akışında hiçbir önemi yoktur….Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+10 = ?
#

Taşlar Tankları Yenecek!!!” için 1 yorum

  1. Tarık Akyüz : diyor ki:

    Mirac Kur’an’da anlatılmaz. İsra anlatılır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Tarikatlar konusunda iki aşırı uç nokta

    24 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet açıklama Günümüzde tarikatlarla ilgili olarak birbirine zıt olan aşırı iki görüş vardır; 1.“Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.” 2.“Tarikat şirktir” Bu görüşlerin her ikisi de yanlıştır. “Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” cümlesinden eğer mutlaka bir tarikata girmek gerektiği kastediliyorsa yanlıştır. Ama şeyh kelimesinden rehber (Peygamberimiz ve Kur’an) kastediliyorsa bu söz doğru olur. Tarikat şirktir sözünden eğer şeyhe masdar (kemalatın kaynağı yani Nurları Allah’dan değil şeyhin kendisinden bilmek) gözüyle bak...
  • Kullanıldığın Kadar Kullanmak, Kullanmadığın Kadar Kullanamamak

    23 Ocak 2018 Gamze Boynueğri, Köşe Yazıları

    Hayatın nazı mı dersiniz? Yoksa cilvesi mi? Belki de işvesi... Ama yoktur bunun ne yazık ki işlenesi, işleve konulup da işlev göresi bir hali ahvali... Dalıp dalıp gidiyorum uzak diyarlara... Öfkem ona keza ama yok mudur birde bunun sabrının olduğu kadar selameti de? Deyip eklemeden yapamıyorum... Çok denedim, hem de akla ziyan boyunca olmuyor... Sanırım olmayınca, olmuyor çok daha fazla üstelemeden bazı şeyleri geçiş yapmak gerek... Peki, ya kişinin iç sesi? Şuracık da çıkıp da hadi isyan ederse... Hadi feryat, figan edip de "hayır bu sen deği...
  • Eğitim-Bir-Sen’ in Kuruluş Felsefesi

    23 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Millî Gazete’nin, 25 Temmuz 1992 yılında Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Mehmet Akif İnan'la yaptığı röportajda Eğitim-Bir-Sen’in kuruluş felsefesine de değinmiş. Bu söyleşiden seçtiğim bazı pasajları aşağıya aktardım. O zaman Eğitim-Bir-Sen sanki biraz daha idealmiş gibi. Eğitim-Bir-Sen’in o günkü kuruluş felsefesine asli safiyetine selam olsun. "Sendikamızı geniş bir tabana oturtmak amacındayız; belli bir hizbe, belli bir gruba, belli bir siyasi partinin çevresinde bulunmuş olmakla yetinmeyip kanatlarını geniş açmış, bizi benimseyen...
  • Zeytin Dalı Harekatı Yeni Bir Çağın Başlaması Demek

    22 Ocak 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    -ABD nin malum baskı ve aldatmacalarına rağmen Türkiye Afrine de girdi. -ABD geri adım attı. -ABD dünya düzeni çöküyor. -Güçlü halk desteği ile Ak Parti iktidarı “Dünya beşten büyük” dedi -Tayyip Erdoğan artık eski Türkiye yok İMF ye borcu olmayan -her türlü silahını kendi üreten, ihtiyçlarını karşılayan bir ülke var -Ülkemiz tarihten beri hep komşularına zeytin dalı uzattı. -Bunu anlamayanlar Türkiye gerçeğini Afrin harekâtında gördüler -ABD nin ve diğer düşmanların Ülkemizden intikam almaları bir kez daha engellendi -100 YILLILK PLA...