logo

Tarikatlar konusunda iki aşırı uç nokta


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Özet açıklama

Günümüzde tarikatlarla ilgili olarak birbirine zıt olan aşırı iki görüş vardır;

1.“Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.”

2.“Tarikat şirktir”

Bu görüşlerin her ikisi de yanlıştır.

“Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” cümlesinden eğer mutlaka bir tarikata girmek gerektiği kastediliyorsa yanlıştır. Ama şeyh kelimesinden rehber (Peygamberimiz ve Kur’an) kastediliyorsa bu söz doğru olur.

Tarikat şirktir sözünden eğer şeyhe masdar (kemalatın kaynağı yani Nurları Allah’dan değil şeyhin kendisinden bilmek) gözüyle bakılırsa şirk olur, ama eğer mazhar (kemalatın yansıtıcısı yani Allah’dan aldığı nurları yansıtan) gözüyle bakılırsa şirk olmaz.

Ayrıntılı açıklama

“Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.” diye bir hadis mevcut değildir. Bu ifade ileriden beri duyulan ve söylenegelen bir sözdür; bir esasa, bir hakikate dayanıyor değildir. Şayet ifadede yer alan “şeyh”, mürşit, rehber ve kılavuz olarak düşünülürse, mesele daha iyi anlaşılabilir. Bir Müslümanın gerçek mürşid ve rehberi Kur’ân-ı Kerim ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmdır. Bir Müslüman bu iki mukaddesi kendisine rehber alıp kılavuz edinirse sırat-ı müstakimi bulmuş, kendisine doğru bir yol çizmiş olur.

Yukarıda sözü edilen cümle bu mânâ çerçevesinde anlaşılırsa yanlış olmaz. Yoksa “insan illa bir tarikata girmelidir, bir şeyhe intisap etmelidir; eğer bir tarikat şeyhine bağlı değilse, onun şeyhi şeytandır” şeklinde anlamak, insanı izahında güçlük çekeceği bir duruma sokar.[1]

Tarikatın şirk olup olmaması ise şeyhe masdar veya mazhar gözü ile bakmakla ilgilidir.

Said Nursi bu konu ile ilgili şu cümleyi söylüyor.

“Üstad ve mürşid, masdar ve menba telâkki edilmemek gerektir. Belki mazhar ve ma’kes olduklarını bilmek lâzımdır.” (On Yedinci Lem’a)

Bu sözü açıklama sadedinde şunları söyleyebiliriz;

“Gözün aydınlanması için güneşi sebep kılan Allah, kalplerin nurlanmasına da peygamberleri ve onların izinde giden ve onlara varis olan alimleri ve mürşitleri sebep kılmıştır. Müslümanlar, peygamberi kul ve resul olarak tanırlar. O mümtaz, o seçkin, o sevgili kula risalet vazifesini yükleyen Allah, bizleri de o Sevgili Peygamberi (ASM) vasıtasıyla irşat etmekte, bize hidayet yolunu öylece göstermektedir.

Peygamberler hidayete, imana, hayra “mazhar” (zuhur etme, görünme yeri) ve “makes” (aksetme yeri, ayna) olmuşlardır. Yani hidayet güneşi, öncelikle onların pak ve berrak kalplerini parlatmış, o aynalardan da diğer müminlerin kalplerine aksetmiştir.

Masdar ve menba, yani hidayetin ve imanın sudur yeri ve kaynağı, ancak Allah’ın Hâdi ismidir. Çeşitli sûrelerde defalarca ders verildiği gibi, peygamberlerin vazifesi yalnız hakkı tebliğ etmektir. Böyle olunca, onların izinde giden ve onların vazifelerini sonraki asırlarda devam ettiren alimler, mürşitler ve üstatlar da insanları iman ve hidayet yoluna sadece davet ederler, hidayet güneşinin insanların kalplerini aydınlatması için bir mazhar ve bir makes vazifesi görmeye çalışırlar.

Bu mânâyı yakalayan ve bu gerçeği bilen müminler, kendilerinden fayda gördükleri, ilim tahsil ettikleri, feyiz aldıkları büyük zatları birer peygamber varisi olarak sever, onlara karşı lâyık oldukları hürmet ve muhabbeti gösterirler. Ama onların masdar ve menba olmadıklarını da çok iyi bilir, şükür ve ibadetlerini ancak Allah’a yaparlar.”[2]

[1] https://sorularlaislamiyet.com/seyhi-olmayanin-seyhi-seytandir-sozu-dogru-mudur

[2] http://www.sorularlarisale.com/index.php?s=article&aid=980

Share
242 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Artvin, AK Partili Belediye Olduktan Sonra Kabuğunu Kırdı

    15 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz günlerde yaklaşık beş yıldır Artvin’e gelmeyen bir arkadaşım Artvin’e geldi. Bu arkadaşım ile Artvin’e gelmeden önce yaptığımız görüşmelerde sürekli olarak Artvin Merkez’in çok değiştiği üzerine sohbetler yapıyorduk. Bu değişim ile ilgili olarak büyük bir merak uyandıran benim söylemlerim karşısında arkadaşımda büyük bir merak uyanmıştı. Bu değişimi bizzat kendi gözleriyle görmek istediğini söyleyen arkadaşım ile yaptığımız Artvin gezisi sırasında arkadaşımın söylemi tam olarak “Artvin AK Partili Belediye olduktan sonra kabuğunu kırm...
  • Maden Şirketi Artvin’i Hiçe Sayar Bir Tavır Takınıyor

    12 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazımı okuyanlar bana bir takım eleştirilerde bulunabilirler. Artvin’de maden çıkmasına ve maden şirketine destek vermem nedeniyle bu yazımı garip karşılayabilirler. Hatta nemalanmamın bitmesi nedeniyle bu tür bir yazı yazdığımı da ileri sürebilirler. Ben bu eleştirilere saygı duyuyorum ancak bilinmesini isterim ki ben her zaman yanlış gördüğünü yazan bir gazeteciyim. Şirketle ilişkilerimin en iyi olduğu dönemlerde dahi yapılan hataları dile getiren bir ismim. Bu sebeple ilişkilerimi, hatta ve hatta maddi anlamda olan ilişkilerimi bile hiçe ...
  • Domatis domates olunca tadı kaçtı

    10 Ağustos 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Köyümüzde domatese yerel şive ile domatis deriz. Domatisin biçimsiz bir yapısı vardı ama tadı güzeldi, domatesin biçimi güzelleşti ama tadı bozuldu. Öğrencilik ve iş yaşamı nedeniyle köyden ayrılınca domatis domates oldu. Köyümüzde tamamen doğal olan domatis öğrencilik ve iş yaşamında lezzetini kaybetti. Köyümüzde alt çenemizi biraz ileri sürerek çayı fırt çeker gibi ısırarak ve ağzımızı şapırdatarak domatis yerdik. Domatesi ise bıçakla dilimleyerek yemeye başladık. Sonra domateslerin hormonluları çıktı, buna da alıştırıld...
  • Yerel Seçimler Yaklaşırken

    06 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Seçim yapılan ülke İslam ülkesi de olsa sadece Müslümanlar sorumlu olmazlar. O ülke vatandaşlarının tamamının sorumlu davranması gerekir. Türkiye de TC vatandaşı olan Müslim gayri Müslim iktidar muhalefet herkesin Türkiye nin menfaatlerini düşünerek kendini sorumlu tutması gerekir. Ortak menfaatlerin ortak tehlikelerin olumlu veya olumsuz etkileri de TC vatandaşlarının hepsine ortaktır. Ölçü ve denge kaybolmadan yolumuza devam etmeliyiz. Duyduklarımızı etrafımızdaki kişilerin amirlerin hoca vs.lerin tavırlarını sorgulamadan kabul...