logo

Tamam Da Benim Bir Kaç Sorum Var!


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm selamların yegane sahibinin adıyla BİSMİLLAH…

Şehir öyle bir hal almış ki kiminle konuşsam fikrim değişiyor. Cerattepe’de maden çıkarılmak isteniyor. Haklı olarak Artvin’liler tereddütlü, çıkarılmaması için ellerinden gelen çabayı gösteriyor. Diğer taraftan insanlar işsizlik neticesinde madeni çıkarmak isteyen firmaya iş başvurusunda bulunuyor. Artvin’in önde gelen halkı ve derneğini anlıyorum. ciddi mana da yeşile zarar verilecek buna da inanıyorum ama aklımın almadığı bir durum var. hepimizin bildiği bir siyasi kesim ve dernekler var , madene şiddetle karşı çıkıyorlar. Ben de burada işsizlerin bana yönelttiği soruları onlara ulaştırmayı boynuma borç bildim. söz de değil de,  öz de sosyalist olalım da benim sorularıma cevap verelim. Her fırsaatta laik Türkiye nidaları atanlar. Gezi olaylarında sokaklara dökülenler, neden bir başkasının fikrini dinlemeye bile tahammül edemiyorlar. Neden daha ağızlar açılmadan susturulmaya çalışılıyor. Hani bizler modern Türkiye’nin laik insanlarıydık.  Maalesef laiklik kendi çıkarlarımıza dokununca lafta kalıyor. Her zaman böyle değilmiydi. Neyse lafımı uzatmadan aklımın almadığı durumları size arz edeyim.

1.Durum; Uhdesinde bulunduğum, Artvin Çoruh üniversitesinin durumu içler acısı. Kız öğrencileri seyitlerde dağ başından biraz aşağıda, başka bir ülkede olsa cezaevi yapılacak bir yerde kalıyorlar. Şehirden izole biçimde yaşamak zorundalar. Artvin Belediyesi’nin bu konu hakkında çalışmaları olduğunu biliyorum. En azından ulaşım sorununun çözülmesi konusunda neden Artvin de bir tane sivil toplum kuruluşu  ya da siyasi parti belediyeye çözüm için destek ya da öneri sunmuyor.

2.Durum; Yusufeli varyant yolu ölüm kusmakta. Her hafta, neredeyse inanın abartmıyorum, kaza olmakta ve herkesin tanıdığı bildiği insanlar ölmek ya da yaralanmakta, neden Artvinliler ve Yeşili çok seven dernekler, insan konusunda bu kadar duyarlı olmuyor. Birileri neden yolları kapatmıyor. Neden her aileden birkaç kişinin ölümüne göz yumuluyor. Her geçen gün o yollar can almaktave almaya devam etmekte,  hala neden susuluyor.

3.Artvin de gençlerin ya da yaşlıların sosyal ve kültürel aktivitelerini oluşturmak ya da sürdürmek için bir çalışmaları yok. özellikle derneklerin bu bağlamda aktiv olmaları gerekir.  Eğer aktiviteler yapılıyor ise neden yeteri kadar toplumda ses getirilmiyor ve duyurulmuyor.

4.Yusufeli barajı nedeniyle bir çok kişi madur kaldı ve kalmaya devam ediyor.  Seçim öncesinde kiyametlerin koptuğu bir ilçede, seçim sonrasında  numunelik olsa bile ses çıkmıyor.  Neden yusufeli gündemden düştü. Yoksa yusufeli seçim malzemesi olarak mı kullanıldı. İstenilen elde edilemeyince yusufeli unutuldu mu ve Yeniden Yusufeli de mağdurlara destek olunacak mı?

Altına onlarca madde sıralaya bilirim. Beni takip eden okurlarım bilirler lafı uzatmayı sevmem. Öncelikle bu sorularıma cevap bekliyorum. Önümüzde bu kadar biriken sorun varken. İnsanların yaşamları göz göre göre son bulurken, tek dertleri ferah bir gelecek için okuyan öğrencilerin sorunları görmezden gelinirken, ya da benim köylüm. Benim toprağım başka birisinin ışığı olmak için sönüyorsa,  ve buna kimsenin sesi çıkmıyorsa kimse kusura bakmasın. Kısır savaşla millet avunmaz. Gün gelir Artvin halkının desteği azalır. Sadece bir kesime hitap etmeyle bu iş yürümez… esen kalın, ALLAH’ emanet olun…

Etiketler:
Share
580 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...