logo

Sultan Abdülhamid’in uygulamasında kuvvetler ayrılığı prensibi


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Adalet ona değil, o adalete tabiydi.

II. Abdülhamid Han 1877-1878 Osmanlı Rus kızılay escort savaşından sonra Osmanlı parlamentosu olan Meclis-i Mebusan’ı fesh etmiş, tüm yetkileri sarayda toplayan bir yönetim uygulamaya başlamıştı. İlk bakışta tüm yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerini kendisinde toplamış görünüyordu. Fakat Sultan Abdülhamid’in hayatını yakından tanıyınca aslında yönetiminin kuvvetler birliği gibi görünmesine rağmen kuvvetler ayrılığı prensibini kurumsal olarak olmasa da fornksiyonel olarak uyguladığını anlıyoruz. İslam Hukukuna göre devlet başkanlarının yasama yetkisi çok sınırlıdır. Çünkü şeriat, devlet başkanlarına yasama alanında çok fazla insiyatif tanımamıştır. Dolayısı ile Sultan Abdülhamid’in yasama yetkisi çok sınırlıydı.

Yargı fonksiyonuna gelince; yargı işlerine de hemen hiç karışmıyordu. Yargı fonksiyonunu bağımsız mahkemelere devrederek kendisi mahkemelere tabi olmuştu.

“II. Abdülhamid Han, adalet teşkilatını devrinin alim ve fadıllarından olan Ahmed Cevdet Paşa (Mecelle’nin yazarı) ve Abdurrahman Paşa’ya teslim etti. Her işe el atan, kendi eli olmadan hiçbir işe güvenmeyen Abdülhamid Han, Allah çankaya escort korkusu ve şeriat saygı ve sevgisiyle üstüne titrediği adalet sahasını en emin insanlara bıraktıktan sonra ona asla karışmaz, adalet cihazının istiklalini, kendi adına kaza icra edildiği halde, nefsinden ve makamından üstün tutardı. Adalet ona değil, o adalete tabiydi.

Memur tayinlerinde bile Sultan Abdülhamid Han’ın müdahale etmediği sadece bir sınıf memur vardı ki o da hakimlerdi.[1]

II. Abdülhamid Han, her meseleyi öğrenmek ister, her şeyi sorar, herkesin halini tetkik eder, tayinleri lazım olan her memurun tercüme-i halini okutur ve bazen bunlardan biri arzu ettiği şekilde değilse o memurun tayinini kabul etmezdi. keçiören escort Sadece Hakimlerin tayinine karışmaz, o makama kim münasip ise onun tayinini isterdi.

Mülki ve askeri büyük memurların seçim ve tayinlerini yakından ve büyük bir alaka ile takip ederdi. Bu tayinlerin bazılarını hemen kendisi ve bazılarını da danışarak yapardı.” [2]

[1] AYDIN, Mehmet, Yöneticiler İçin Yeni Bir Bakış II. Abdülhamid Han’ın Liderlik Sırları,s.120

[2] AYDIN, Mehmet, Age, s.147

Share
282 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...