logo

Sultan Abdülhamid’in İstibarat Gücü


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

“Sözgelişi azizim Vembery onlar bana, sizin kısa zaman önce benim amansız muhaliflerimle ilişkiye girdiğinizi haber verdiler.”

Osmanlı’nın son dönemlerinde Batılı Emperyalist güçler ve bunlara bağlı iç düşmanlar Osmanlı’yı yıkıp parçalamak için büyük oyunlar oynamaktaydı. Sultan Abdülhamid Han ise bu zararlı mihrakların faaliyetlerinden haberdar olmak için müthiş bir istihbarat gücü kurmuştu.[1]

Bazı tarihçiler, Sultan Abdülhamid Han’ın kurduğu gizli teşkilatın günümüz CIA’sından da daha güçlü olduğunu ve CIA’nın bu konuda araştırmaları olduğu bildirilmiştir.[2]

Sultan’ın haber alma teşkilatı, çok ince metodlarla çalışmıştır.

Bu teşkilat sayesinde, yabancılarla düşüp kalkanlar ve sefarathanelere girip çıkanlar, Beyoğlu eğlence yerlerinde gezip dolaşanlar, bazı postahanelerden Avrupa postalarını gözetleyip kollayanlar, yabancı vapurlarından çıkıp şehri ziyaret edenler, Avrupa’ya gidenler ve oradan dönenler, bütün idare ve icra cihazlarında söylenip konuşulanlar ve düşünülüp tasarlananlar, maili ve iktisadi mahfellerde, fikir ve siyasi muhitlerde, evrilip çevirelenler, hiçbir müdahale olmaksızın anı anına kayıt ve zapt edilmiştir. [3]

Ermeni meselesi hakkındaki İngiliz Seferinin “Daha ne kadar Ermeni öldürecekseniz”? sorusuna Abdülhamid Han şu cevabı veriyordu;

“Filan gün, filan saatte Karadenizin filan noktasına yaklaşıp, karaya, Ermenileri Türklere karşı silahlandırmak için şu kadar sandık malzeme çıkaran ve komitecilere teslim eden İngiliz gemisinde, Türk başına kaç silah bulunuyorsa tam o kadar Ermeni öldüreceğiz!”..

Cevap karşısında dehşete düşen İngiliz seferi başını tutmuş ve Abdülhamid Han da acı gülüşüne devam etmişti. [4]

Vember II. Abdülhamid Han’dan şunları nakleder: “Haber alma düzeni bulunmayan bir hükümet, bir devlet ya da bir devlet adamı düşünülebilir mi? Zirvede bulunana kişi tüm yanı başında olup biteni bilmezlik edemez. Amcam Aziz’in kanlı alın yazısına bakın. O benim için bir ders bir ibret olmamalı mı? Ben de jurnalleri keşfettim böylece. Sözgelişi azizim Vembery onlar bana, sizin kısa zaman önce benim amansız muhaliflerimle ilişkiye girdiğinizi haber verdiler.” [5]

https://www.youtube.com/watch?v=KL6kk23THP8

[1] http://www.ikinciabdulhamid.com/sultanin-istihbarat-gucu-2-722.html

[2] AYDIN, Mehmet, Yöneticiler İçin Yeni Bir Bakış II. Abdülhamid Han’ın Liderlik Sırları,s.156

[3] AYDIN, Mehmet, Age,s.154

[4] AYDIN, Mehmet, Age,s.155

[5] AYDIN, Mehmet, Age,s.151

Share
261 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hiç Kimse Vazgeçilmez Değil, Peygamberler Hariç

    20 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Hiç kimsenin vezgeçilmez olmadığını lise döneminde çok erken bir zamanda fark eden bir kişiyim. Teneffüste özellikle alt sınıflardaki öğrenci arkadaşlar ödevlerini yaptırmak ve soru sormak için etrafımı bir petek gibi sararlardı. Lise döneminde bizim okulda neredeyse ödevini yapmadığım bir öğrenci yoktur. Bu durumdan dolayı nefsime bir gurur gelmişti; “ben mezun olursam bu öğrenciler ödevlerini nasıl yapacaklar” diye merak ediyordum. Lise 1989 yılında bitti. Öğrencilerin benden sonra ödevlerini nasıl yapacaklarını takip etmeye b...
  • Münafık kafirden eşeddir (daha şiddetli, daha zararlı, daha beter)

    19 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Münafık, kafirden eşeddir, daha zararlıdır. Münafıklar, dostlar dairesinde sokulup ifsat ederler. Bir kafir insanlığa zarar vermeden insanlar içinde geçinip gidebilir, ama kalbinde nifak olan bir münafık, akrebin, sokmadan ve zehirlemeden lezzet alması gibi insanlar arasında özellikle de Müslümanlar içinde fesat ve nifak çıkartmaktan zevk duyar bir haşeredir. Münafık: İçinden gerçek anlamda iman etmemiş olup, dışından Müslüman görünen kimse, asli manasını değiştirmeden dilimize geçmiş olan münafık kelimesi İslam toplumu içinde -çeş...
  • Artvinliler Olarak Kadir Topbaş ve Faruk Çelik’e Büyük Vefasızlık Yaptık

    16 Kasım 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazıyı yazarken çok düşündüm. Yazıyı yazıp yazmama noktasında kararsız kaldım ancak kendimi vefasızlar arasında görmediğim için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Ben vefasızlığı kabullenemiyorum. Bu sebeple belki bir hatırlatma olur, belki biraz bu iki değerimize ve yazımda yine adından bahsedeceğim Müsteşar Nusret Yazıcı’ya karşı hemşerilerimiz tarafından birazcık da olsa vefa gösterilmesine vesile olur diye bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Değerli okurlarım, benim 1996’lı yıllardan sonra gerek insani gerekse de siyasi olarak Ar...
  • Merdi Kıpti Şecaat Arzederken Sirkatin Söyler

    16 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Çingenenin merdi, kendini överken hırsızlığını söyler başka bir deyişle Mert Çingene hırsızlığıyla övünür, demektir. Çingene erkeği yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söyler. Aslında sözün aslı ''Şecaat arz ederken merdikıpti sirkatin söyler.''dir. "Şecaat arzederken merd-i kıbtî sirkatin söyler" sözünün geçtiği ve Koca Mehmed Ragıp Paşa'ya ait olan beyit aşağıdaki gibidir: “Miyân-ı güft ü gûda bed-meniş îhâm eder kubhun Şecâ'at arz ederken Merd-i Kıbtî sirkatin söyler”  18.yüzyıl Osmanlı sadrazamlarından Koca Mehmet Ragıp...