logo

STK’lar


facebooktwitter
Artvin 08 Olay
artvinolay@gmail.com

Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH

S T K’lar ne iş yaparlar? Uzun zamandır bu yazımı yazmaya niyetlenmiştim lakin bir türlü gündemimizin  vermedi, artık gündemi bir kenara bırakalım. Zaten yazarlar maşallah o kadar çok ki; herkes gündemi yazabilir. Önemli olan gündemi yazmak değil, gündem yazmak. Bu da gazetecilerin ya da köşe yazarlarının kendi  öz yeteneklerine bağlıdır. Girizgah kısmını tamamlamışken asıl konumuza dönelim. Türkiye de binlerce Sivil Toplum Kuruluşu var. Ve yeni bir dernek olsun, ya da vakıf olsun kurmak o kadar kolay ki; belki de dünyada bizden daha kolay sivil toplum kuruluşu kurulan bir ülke daha çoktur. Ama S T K ların önemi konusunda bir o kadar önemsenmeyen bir ülke de yoktur. Peki; S T K lar ne iş yapar?  Dernekler kendi adları altında kurulan ve de kendi dernek ideolojisine uygun şekilde üyelerinin sosyal menfaatleri için çalışır. Tabi bunu yaparken bireyselden ziyade toplumsal faydalar göz önünde tutulur. Peki; Artvin de Sivil Toplum Kuruluşları ne iş yapar. ALLAH aşkına o kadar sorunumuz birikmiş ki; hepsini idari ve siyasi yetkililerin görüp çözüm bulmasını bekliyoruz. Artık bu durumu bir kenara bırakalım. Bugün Üniversite öğrencileri olsun, şoförler olsun, iş adamları olsun, sıradan vatandaşlar olsun o kadar sorunları birikmiş bir durumda ki; ne kimse duyuyor ne de kimse görüyor. Sot’ ta giden yolun halini görmeyen kalmadı. Lütfen!!! Bu yolun giriş kısmına yani; yeni bitmekte olan “Kent Park”ın tam karşısına trafik ışıkları lazım. Her gün tünelden hızla gelen araçlarla, kör noktadan iniş yapan araçlar yüz yüze kalıyor. İlla ki kaza mı yapmak lazım, oraya ışık koyulması için?

İş adamlarının durumlarını anlatmak dahi istemiyorum. Kalkınmaya öncelikli ilde, kalkınmamaya ant içilmiş gibi bir bürokrasiyle karşı karşıyalar. Hiçbir ihale şartnamesinde yerel katılımcı ibaresi konulmuyor. ALLAH  aşkına bu ilin zorluklarını Artvinlim çekecek ama sefasını yabancı sürecek. Bu duruma yıllar yılı alışıldığından mıdır ne? Kimsenin sesi çıkmıyor. Hata yapıla, yapıla sıradanlaşıyor. Dsi 26. Bölge de taşıma işinde çalışan arkadaşlarımızın durumları ortada, Şoförler odası sahip çıkmıyor. Yıllarını bu mesleğe adamış insanlar aç kalıyor, işsiz bırakılıyor. Herkes üç maymunu oynuyor. Artık bırakın siyasal ağızlardan konuşulmasını bu insanlara iş lazım, aş lazım. eğer göç ettirmemek istiyorsanız? Bu gibi girişimcilerin ya da iş adamlarının önünü açın. Yoksa inanın bana hizmet edecek bir kişi dahi bulamayız. Hep başla illerden, başka insanlar gelecek. Artvinlinin kaderi olan Gurbet aynen devam edecek.

STK lar konusuna gelince Artvin’de maden direnişinin haricinde ciddi bir toplumsal hareket organize edilmedi. Tamam maden ciddi bir sorun olabilir lakin insanlar göç ediyor. İşsiz kalıyor. Bırakın insanlar ölüm kusan yollarda can veriyor. Belki de yüz den fazla derneği olan Artvin’de maden hareketi haricinde bir derneğin sesi çıkmıyor. Ya da başka sorunları kimse sahiplenmiyor. Üniversite öğrencilerinin sorunlarını yazmaktan bıktım, usandım. Konuşmaktan yoruldum. Kimse umursamıyor. Lakin bir başka durumda önemsenmedikçe daha çok azim sahibi oldum. Kendi çocuğunuzun gurbette ana dan ve babadan uzak. Hiçbir kişi tarafından yabancı bir şehirde sahipsiz kaldığını düşünsenize ne kadar acı!!!

Artvin de S T K adı altında bulunan kuruluşlar onlarca sorunumuz var. lütfen bazı konulara verdiğimiz yoğunluğu bu konulara da verelim. Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle….

Etiketler:
Share
498 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...