logo

reklam

Soydan: Ekonomik Sıkıntılar Gün Geçtikçe Artıyor

Saadet Partisi İl Başkanı Gültekin Soydan’dan Ekonomi  Rakamlarını Açıklayarak, “Ekonomik sıkıntılar gün geçtikçe artıyor” dedi.

Saadet Partisi il başkanı Gültekin Soydan, ekonomi rakamları üzerine açıklamalarda bulunarak ekonominin kötü sinyaller verdiğini belirtti. Türkiye’nin dış borcunun ve cari açığın arttığından bahseden Soydan, Saadet Partisi Genel Merkezi tarafından açıklanan ekonomik raporu Artvin Basını ile paylaştı.

Saadet Partisi Artvin İl Başkanı Gültekin Soydan, yaptığı açıklamada, “Dünyada yaşanan siyasalolayların da etkisi ile tüm ülkelerde ekonomik sıkıntılar gün geçtikçe artıyor. Dış dünyadaki ekonomikgelişmeler, özellikle ABD ekonomisindeki gelişmeler, FED’in daha önce % 0.5-0.7.5 aralığına yükselttiğifaiz oranını 15.03.2017’de 25 baz puan yani % 0.25 puan daha yükselterek % 0.75-1 aralığına getirmesinesebep oldu. ABD ekonomisindeki bu gelişmeler Türk ekonomisini çok etkiledi, bundan sonra daetkileyecektir. Türkiye’de işsizlik Aralık 2016’da % 12.7’ye yükseldi. 2017 yılı Mart ayında yıllık enflasyon(TÜFE) % 11.29’a, (ÜFE) yıllık % 16.09’a yükseldi. Yıllık büyüme hızı 2016 yılının tamamı için % 2.9 oldu.

İç ve dış borçlar artıyor. Dolar TL’ye karşı kazandığı değerin bir kısmını kaybetti ve 3.65-3.70 TL aralığınadüştü. Ancak hala yüksek ve piyasalar stabil değil. 24.01.2017’de toplanan MB PPK’u faiz koridorunun üstbandını 75 baz puan, borç verme faiz oranını da 100 baz puan artırmıştı. 16.03.2017’deki toplantısında dahaftalık repo ihale faizi ile gecelik borç verme faiz oranını sabit tuttu. Ancak geç likidite yoluyla borç vermefaiz oranını 75 baz puan artırdı ve % 11.75’e yükseltti.Bilindiği üzere Kredi Derecelendirme Kuruluşlarından Standart end Poors, 20.07.2016 da, Moodys

23.09.2016’da ve Fitch de 27 Ocak 2017’de Türkiye’nin kredi notunu düşürmüşlerdi.17 Mart 2017’deMoody’s Türkiye’nin Ba 1 olan notunu teyit etti, ancak görünümünü “durağan”’dan “negatif”’eçevirdi. Yani Türk ekonomisinin gidişatının iyi olmadığını açıkladı. İşsizliğin arttığı, enflasyonun yüksekseyrettiği, büyüme hızının azaldığı, döviz fiyatlarının yükseldiği, iç ve dış borçların arttığı, ihracatın azaldığı,dış ticaret açığı ve cari açığın arttığı, kısaca makro ekonomik göstergelerin olumsuz yönde seyrettiği buşartlarda Türk ekonomisinin sıkıntıları artmaktadır. AK Parti hükümeti ekonomik sıkıntıları gidermek üzerebazı önlemler almakta, ancak alınan önlemler sorunların giderilmesinde fazla etkili olmamaktadır.

Ülkemizde bütün bu olumsuzluklar yaşanırken 14 yılı aşkın bir süreden beri bu ülkeyi yöneten AKParti iktidarı toplumu her zaman farklı bir konu ile meşgul ettiği gibi, son aylarda da Referandum süreci ilemeşgul ediyor, oyalıyor. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan ve Sayın Bakanlar asıl yapmaları gerekenişleri bir kenara koymuşlar, 16 Nisan 2017’de yapılacak Referandumda “Evet” oylarının fazla olması içinbüyük bir gayretle çalışıyorlar. Referandumda “Evet” oyları fazla çıksa da “Hayır” oyları fazla çıksa da buülkede hiçbir şey değişmeyecek, milletin sorunları çözülmeyecek, sıkıntıları ortadan kalkmayacak. Buyüzden Saadet Partisi olarak biz diyoruz ki, gelin öncelikle vatandaşımızın ve ülkemizin sorunlarını çözelim,sıkıntılarını giderelim sonra da Anayasa değişikliğini toplumsal uzlaşı ile yapalım.Saadet Partisi olarak halkımızın refah içinde mutlu, huzurlu bir hayat sürmesini istiyoruz. Bunusağlayacak olanlar ülkemizi yöneten idarecilerdir. Demokrasilerde yöneticileri halk seçer. Biz halkımızı bilgilendirerek onun ülke gerçeklerini öğrenmesini ve seçimlerde Saadet Partimize oy vererek saadetekavuşmasını temin etmeye çalışıyoruz. Bu amaçla her ay ülkemizdeki makro ekonomikgöstergelerdeki gelişmelerle ilgili olarak bir rapor hazırlayıp sizlerin istifadesine sunuyoruz. Aynıraporu partimizin web sitesine ( www.saadet.org.tr ana sayfadaki Raporlar-Sunumlar kısmı) de koyuyoruz.

Aynı prensipler çerçevesinde hazırladığımız bu ayki raporumuzu da sizlerin istifadesine sunuyoruz.

1- İşsizlik. TÜİK tarafından yayınlanan verilere göre, Kasım 2016’da % 12.1 olan işsizlik oranı Aralık2016’da % 12.7 olmuştur. Yani % 0.6 daha artmıştır. Sayısal olarak 3.872.000 insanımız işsizdir. 2015yılının Aralık ayındaki işsizlik oranı % 10.8 idi. Bu oran 2016 yılının Aralık ayında % 12.7 olmuştur. YaniAralık 2016’da işsizlik oranı bir yıl öncesine göre % 1.9 artmıştır. Bu gidiş iyiye değildir. Dileğimiz 2016yılının tamamına ait işsizlik oranının düşük olması idi. Ancak 23 Mart 2017’de 2016 yılının tamamına aitişsizlik oranı % 10.9 olarak açıklandı. Bu oran % 10.3 olan 2015 yılında ki işsizlik oranından % 0.6 dahayüksektir.Kasım 2016’ya göre Aralık 2016’da genç nüfustaki işsizlik oranı yükselmiştir. Kasım 2016’da % 22.6olan genç nüfustaki işsizlik oranı Aralık 2016’da % 24.0 olmuştur. Aralık 2015’de % 19.2 olan gençnüfustaki işsizlik oranı da Aralık 2016’da % 24.0 olmuştur. Yani Kasım 2016’da genç nüfustaki işsizlik oranıhem aynı yılın bir ay öncesine göre, hem de bir yıl öncesinin aynı ayına göre artmıştır. Yıllık olarak gençnüfustaki işsizlik oranı da 2016 yılında artmıştır. 2015 yılında % 18.5 olan genç nüfustaki işsizlik oranı 2016yılında % 19.6 olmuştur. Yani % 1.1 artmıştır. Kısaca AK Parti iktidarı işsizlik sorununun çözümündebaşarılı olamamıştır

2- Enflasyon (TÜFE). 2017 yılı Mart ayında enflasyon (TÜFE) bir önceki aya göre % 1.02 arttı. Yıllıkenflasyon da % 11.29 olarak gerçekleşti. Yani enflasyon son iki aydır çift haneli rakamlardaseyrediyor. Enflasyondaki artış tüm toplum kesimlerini çiftçi, işçi, memur ve emeklilerimiz ile esnafımızıetkilemektedir. İktidar enflasyon konusundaki hedefini maalesef geçmiş yıllarda tutturamamıştı. Dileğimiz

2017 yılında % 6.5 olarak belirlenen enflasyon hedefinin tutturulabilmesidir. Ancak 2016’da akaryakıtta(motorin ve benzin) litre başına yapılan 20-25 kuruşluk ÖTV zamları ve daha sonraki aylarda, dövizkurlarında meydana gelen artış bahane edilerek akaryakıt ürünlerine yapılan zamlar tüm mallarınfiyatlarının artmasına dolayısı ile enflasyonun yükselmesine sebep oldu. Son haftalarda hem ham petrolünvaril fiyatında ucuzlama oldu hem de döviz fiyatlarında düşme oldu. Ancak akaryakıtta kayda değer birucuzlama olmadı. Hatta iki gün önce (05.04.2017) benzinin litresine 12 kuruş, motorinin litresine 8 kuruşzam geldi.

Tüketiciyi yakından ilgilendirdiği için, biz daha çok TÜFE üzerinde duruyoruz. Mart 2017’de Üretici FiyatEndeksine (ÜFE) göre enflasyon % 1.04 oldu. Tabii aylık ÜFE yüksek olunca yıllık ÜFE’de % 16.09 gibi çokyüksek bir oranda gerçekleşti. ÜFE daha çok üreticilerimizi ilgilendirmektedir. Ancak ÜFE’nin yüksek olmasımüteakip aylarda TÜFE’nin de yüksek seyretmesine sebep olmaktadır. Bunun anlamı halkımız önümüzdekibir kaç ay daha yüksek enflasyon (TÜFE) ile yaşayacaktır.

3- Büyüme. Ocak 2017’de sizlere sunulan raporumuzda TÜİK tarafından 2016 yılı GSYH’nın 3. Çeyrekrakamlarının yeni hesaplama yöntemine göre hesaplandığını ve 1. ve 2. çeyrekte % 4.5 olan büyümehızlarının 3. çeyrekte % -1.8’e düştüğünü, yani 3. çeyrekte Türk ekonomisinin küçüldüğünü açıklamıştık.31.03.2017’de GSYH’nın 4. çeyrek rakamları da açıklandı. Dolayısı ile 2017 yılının tamamını kapsayan GSYH değerleri açıklanmış oldu. TÜİK tarafından açıklanan yeni yönteme göre hesaplanmış ilk 3çeyrekteki yani 1. 2. ve 3. çeyrekte verilen rakamlar tekrar revize edilerek yükseltilmiştir. Bunarağmen 2017 yılının tamamı için belirlenen büyüme oranı (GSYH Değişim Oranı) % 2.9 olmuştur. 2015yılında hazırlanan 2016 yılı Orta Vadeli Program’ında eski yönteme göre hesaplanan ve % 4.5 olaraköngörülen büyüme oranı 2016 yılı bütçesi yapılırken esas alınmıştır. 2016 yılı bütçesindeki eski yönetemegöre hesaplanan büyüme oranı 2016 yılı içinde revize edilerek % 3.2’ye düşürülmüştü. Yıl sonunda yeniyönteme göre hesaplanan büyüme oranı ancak % 2.9 olabilmiştir. TÜİK tarafından eski ve yeni yöntemegöre verilen 3’er aylık dilimler karşılaştırıldığında tüm dilimlerde yeni yönteme göre hesaplanan değerlerinyüksek olduğu görülmektedir. Yani hesaplama yöntemi değiştirilerek GSYH yüksek gösterilmiştir. Öyle kieski yönteme göre hesaplanan ve geçen sene açıklanan 2015 yılı büyüme oranı % 4’den % 6.1’eyükseltilmiştir. Bütün bu yükseltmelere rağmen 2016 yılı büyüme oranı, revize edilen % 3.2’nin de altındakalmış ve % 2.9 olarak gerçekleşmiştir. AK Parti iktidarı bu % 2.9’luk büyüme oranını da bir başarıymış gibihalkımıza sunmaya çalışacaktır. Ama realite yukarıda açıklandığı gibidir. Kısaca eski hesaplama yönteminegöre de hesaplansa, yeni hesaplama yöntemine göre de hesaplansa 2016 yılındaki büyüme hızı revizeedilerek % 3.2’ye düşürülen değerin de altındadır.

4- Faiz. 2017 yılının ilk iki ayında (Ocak-Şubat aylarında) bütçeden faize 11.7 milyar TL ödeme

yapılmıştır. 2017 yılının tamamında bütçeden yapılacak faiz harcamalarının miktarı 57.5 milyar TL olarakhedeflenmiştir. 2002’den 2016 yılı sonuna kadar olan 14 yıllık sürede bütçeden yapılan faiz ödemelerinintoplam miktarı 701.3 milyar TL’dir. Bu durumu “Türkiye Rantiyeye Çalışıyor” diye özetleyebiliriz.

Mayıs 2016’dan beri faiz oranlarını düşürme gayreti içinde olan TC MB da 24.11.2016’da yapılan PPKToplantısında haftalık repo faiz oranını 50 baz puan yükseltmişti. Aralık 2016’daki toplantısında faizoranlarında değişiklik yapmayan TC MB ekonomideki kötü gidişi özellikle dolardaki hızlı yükselişi frenlemek

amacıyla 24 Ocak 2017’de yaptığı PPK toplantısında faiz koridorunun üst bandını % 8.50’den % 9.25’eyükseltti. Borç verme faiz oranını da % 10’dan % 11’e artırdı. 16.03.2017’deki toplantısında da geçlikidite faiz oranını % 11.0’den % 11.75’e yükseltti. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra tahvilpiyasasındaki faiz oranları da artmaktadır. 15 Temmuz 2016 öncesi % 8.5-9.0 düzeyinde olan tahvilpiyasasındaki faiz oranı şu günlerde % 11’in üzerinde seyretmektedir. Unutulmamalıdır ki, faizdeki buartış Türkiye’nin faiz ödemelerinin artmasına sebep olacaktır.

5- Borçlar. 31.03.2017’de açıklanan Hazine Müsteşarlığı’nın verilerine göre, Türkiye’nin Toplam Borcu(dış borç+iç borç) sürekli artmaktadır.

Türkiye’nin dış borcu da iç borcu da dolayısı ile toplam borcu da yıldan yılaartmaktadır.İç borçların tamamı kamuya aittir. Dış borçların bir kısmı kamu sektörüne (Merkez Bankası dahil),bir kısmı da özel sektöre aittir.

Kamu sektörüne ve özel sektöre ait dış borçların 2002 ile 2015 ve 2016

yıllarındaki durumu gerek kamu sektörüne ve gerekse özel sektöre ait dış borçlar dolayısı ile toplamdış borçlar yıldan yıla artmaktadır. Özel sektöre ait dış borçların artış hızı çok fazladır.

Türkiye’nin Kamu Borç Stoku yıldan yıla artmaktadır. Bu artış hem Kamu Brüt İç Borç Stoku’ndahem de Kamu Brüt Dış Borç Stoku’nda dolayısı ile Kamu Brüt Toplam Borç Stoku’nda meydanagelmektedir. 2002 ile 2015 ve 2016 yıllarındaki Türkiye’nin Kamu Brüt Toplam Borç Stoku kamu brüt iç borç stoku ile kamu brüt dış borç stoku 2016 yılında bir önceki yılagöre, 2015 yılına göre çok hızlı bir artış göstermiştir. Yani son bir yılda kamunun toplam borç stoku 97.4(819.5-722.1=97.4) milyar TL, diğer bir ifadeyle 2015 yılına göre % 13.5 artmıştır. İktidarı uyarıyoruz, bugidiş tehlikeli bir durumdur.

Borçlarla ilgili açıklamalara Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından 28 Şubat 2017’de

yayınlanan “İç Borçlanma Stratejisi”, “Hazine Finansman Programı” ve “İç Borç İhraç Takvimi”başlıklı yayından aldığımız Mart ayı borçlarından kısa bilgileri sunmakla yetinmek istiyoruz. Mart 2017’deödenecek Borç miktarı 20.8 milyar TL’dir. Bunun 17.7 milyar TL’si iç borç, 3.2 milyar TL’si dış borçödemelerinden oluşmaktadır. 17.7 milyar TL’lik iç borcun 12.9 milyar TL’si ana para, 4.8 milyar TL’si defaize ödenecek paradır. 3.2 milyar TL’lik dış borç ödemelerinin de 0.5 milyar TL’si ana para, 2.7 milyar TL’side faiz ödemesidir. Evet, Mart 2017’de dış borç ödemelerinde faize ödenecek para ana paranın 5 katındanfazladır. Biz rakamları veriyoruz, yorumu siz değerli kardeşlerimize bırakıyoruz.

6- Dış Ticaret. Son iki yılda Türkiye’nin ihracat ve ithalatı azalmakta, dış ticaret açığı ve cari açığı iseyüksek seyrini sürdürmektedir. Türkiye’nin 2002 ile 2016 yıllarındaki dış ticaret durumu ile 2017 yılının ilk ikiayındaki dış ticaret durumu ve 2002 ile 2016 yıllarındaki cari açık durumuyla 2017 yılı Ocak ayı cari açıkrakamları gerek 2002’de ve gerekse 2016’da ithalat ihracattan fazladır ve her iki yılda da dış ticaretaçığı vardır. Bu durum, bu iki tarih arasındaki diğer yıllar için de söz konusudur.

2016 yılındaki ihracat miktarı Orta Vadeli Programda öngörülen 155.5 milyar dolarlık hedefrakamdan düşük olduğu gibi, 2015 yılına ait ihracat rakamına göre de daha düşüktür. İhracatrakamlarının küçülmesi Türk ekonomisi için hiç de iç açıcı bir durum değildir. 2016 yılında İthalattakiazalmadan dolayı dış ticaret açığı 2015 yılına göre azalmıştır. Dış ticaret açığının azalması istenen birdurumdur. Ancak bu azalma ihracatın artmasından kaynaklanan bir azalma değil, ithalattaki azalmanındaha fazla olmasındandır. İthalat rakamları incelendiğinde ithalattaki azalmanın tüketim mallarındakiazalmadan değil, üretimde kullanılan mallardaki azalmadan kaynaklandığı görülmektedir ki, bu hiç arzuedilen bir durum değildir. 2017 yılının ilk iki ayında da 8 milyar dolarlık dış ticaret açığı vardır ve bu miktar2016 yılının ilk iki ayındaki 7.1 milyarlık dış ticaret açığından 0.9 milyar dolar daha fazladır.

2002’de 0.6 milyar dolar olan cari açık 2016’da 32.6 milyar dolar gibi oldukça yüksek birdüzeyde gerçekleşmiştir. Bu iki tarih arasındaki diğer yıllarda da cari açık söz konusudur. Cari açığınfazla olması Türk ekonomisinin iyi yönetilmediğinin işaretidir. 2016’da cari açık 32.6 milyar dolardır ve buaçık 2015 yılı cari açığından 0.4 milyar dolar daha yüksektir. 2017 yılı Ocak ayındaki cari açık 2.8milyar dolardır ve bu cari açık 2016 yılı Ocak ayındaki cari açıktan 600 milyon dolar daha fazladır.Yani yeni yıla cari açık artışı ile başlanmıştır. İnşaallah daha sonraki aylarda cari açık azalır.Ülke ekonomileri değerlendirilirken ihracatın fazla olması, ithalatın ise az olması arzu edilir. Dışticaret açığı ve cari açığın olması arzu edilmez. Hele hele cari açığın çok yüksek olması hiç istenmez. AmaTürkiye’yi yöneten iktidarlar maalesef cari açığı ortadan kaldırıp, cari dengenin sağlanmasında bir türlübaşarılı olamıyorlar.

7- Bütçe Değerlendirmeleri. Maliye Bakanlığı tarafından 2017 yılı Ocak ayından sonra Şubat ayına aitbütçe harcamaları da yayınlandı. Senenin ilk iki ayına ait veriler olduğu için fazla bir irdelemeyapmanın doğru olmayacağını düşünüyoruz ve sadece faiz ödemeleri için 2017 yılının ilk iki ayında(Ocak-Şubat) bütçeden 11.7 milyar TL para harcanmış olduğunu bildirmekle yetinmek istiyoruz” ifadelerine yer verdi

Etiketler: »
Share
342 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?