logo

Sorun Çok Hangisini Yazayım… 


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH a hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Yirmi gündür sizden uzak kaldım. Bu süre zarfı içinde üzüntülü günler geçirdim. 95 yaşında koca çınar olan Anneannemi kaybettik. İnsan ya genç olunca çok üzülüyor ya da çok yaşlı olunca üzülüyor. Nenemi çok severdim ALLAH rahmet eylesin, Dedemle cennet bahçesinde düğünleri var.

Bu ara okurlarımla Facebook’da ki sayfamda yoğun bir şekilde tartışmaya devam ediyoruz. Bazen öylesine yoruluyorum ki herkese cevap verme çabasına girerken kendi, işlerimi dahi unutuyorum. Öyle ya da böyle 16 Nisan gelecek, bakalım sağ isek vereceğimiz oyun rengi bellidir. Gideriz sandığa oyumuzu kullanırız. Değilsek de nasipte ne varsa o olur. Sonuçta ölmek için geldik dünyaya. Fazla da kasmaya gerek yok. Ne kadar zengin olursak olalım. Ne kadar çocuklarımız olursa olsun, tıpkı nenem gibi bırakıp dönüyoruz. Bırakıp dönüyorlar. O yüzden “ Bir dakikasına bile hüküm edemediğimiz hayatı fazla ciddiye almayalım.”

Son zamanlarda gündemde Almanya var. Yok, Alman bilmem ne kanalı habercisi Deniz Yücel gözaltına alınmış, tutuklanmış, onun akabinde Bakanların toplantıları ve mitingleri iptal edildi Almanya’da efendim onlara cevaben; 5 milyon Türk ve Türk kökenli Alman vatandaşı sizin sınırlarınızın içinde yaşıyor. Orta yollu bir Avrupa ülkesi kadar orada bizim Nüfus çoğunluğumuz var. Demem o ki; ilerde olabilecek bir kriz kafadan onları sıkıntıya sokar. Hani anladık, son çırpınışları falan filan ama Avrupa birliği zaten yıkılacak. Bu gerçeğin farkına kendileri de çoktan vardılar. Yakın zamanda Fransa Euro bölgesinden çıkacak sonrasında Almanya tek başına Euro bölgesini ayakta tutmaya yetmeyecek. Nüfus artış oranları eksilere inen bu ülkelere biz ne kadar yardımcı olabiliriz ki; o yüzden sanal bir düşman arayıp milli birliklerini diriltmeye çalışıyorlar ya da milliyetçiliği kaşıyıp hayatta kalmak istiyorlar bakalım ne kadar hayatta kalabilecekler. Er ya da geç yıkılmaya mahkûmdurlar.

Alıştık artık son zamanlar da bir yazımda iki üç konu işliyorum. Daha iyi oldu sanki; Artvin belediyesi baharın gelmesiyle çalışmalara hız verdi. O kadar ki artık Artvin’de malum çevreden gelen eleştirilerde azalmaya başladı. Seçime 2 yıldan fazla zaman var ama Kocatepe neredeyse vaat ettiği bütün yatırımları yerine getirdi. Ancak tek bir tanesinin yapılması sonraki döneme kalacak gibi görüyorum. Artvin belediye sarayı ve şehir içi otoparkın belki temel atması bu döneme yetişse bile sonraki dönemlerde biteceği aşikardır. Yazılacak çok konu var onları da inşallah seçime yakın bir zamanda dile getiririz. Dostlarım Artvin’in silueti değişti bütün mahalleler şantiye alanı, yapılan işler herkesin memnuniyetini alıyor. Gerçi çok da eleştirmek istiyorum ama inan bana eleştirecek konu bulamıyorum. Yollar bozukmuş; çalışmalar olduğundan bozuk yüklü tonajlı kamyonlar her dakika şehrin içinde geçiyor ama trafik de eskisi kadar aksamıyor. Gerçek anlamda trafik sorununu çözdü diyebilirim. Eee neyi eleştirelim. Sırf konuşmak içinde konuşacak değiliz. Hoş…

Yazıma başladığım saatlerde Mümbiç de 4 askerimizin yaralandığı haberini aldım. Lakin izlediğim tablo bana şunu gösterdi; Anahtar Mümbiç. pkk/pyd orda, Abd orada, Rusya orada, Suriye rejimi orada, İran, Fransa, İngiltere orada en önemlisi Türk askeri ve Öss orada. Yani görünen tablo şu şeytan savaşı bu bölgede olacak, küçücük bir yerleşim yerinde bu kadar devletin askerinin olması hayra alamet değildir, Fırat kalkanının ana sebebi olan pkk yı sıcak denizlere indirmemek El Bab operasyonu ile başarılı oldu. Bu sürecin sonunda kazanan Türkiye olacaktır. Öyle sıcak bir çatışma çıkacağını beklemiyorum. Kimse bunu göze alamaz kaldı ki olursa 3. Dünya savaşı olur o da kıyamet olur. Canlı bir tane karınca kalmaz. Kimsenin bunu göze alacağını sanmıyorum. Az bir zaman sonra anlaşmaya varılacağını düşünüyorum. Görüşmek dileğiyle…

Etiketler:
Share
408 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hiç Kimse Vazgeçilmez Değil, Peygamberler Hariç

    20 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Hiç kimsenin vezgeçilmez olmadığını lise döneminde çok erken bir zamanda fark eden bir kişiyim. Teneffüste özellikle alt sınıflardaki öğrenci arkadaşlar ödevlerini yaptırmak ve soru sormak için etrafımı bir petek gibi sararlardı. Lise döneminde bizim okulda neredeyse ödevini yapmadığım bir öğrenci yoktur. Bu durumdan dolayı nefsime bir gurur gelmişti; “ben mezun olursam bu öğrenciler ödevlerini nasıl yapacaklar” diye merak ediyordum. Lise 1989 yılında bitti. Öğrencilerin benden sonra ödevlerini nasıl yapacaklarını takip etmeye b...
  • Münafık kafirden eşeddir (daha şiddetli, daha zararlı, daha beter)

    19 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Münafık, kafirden eşeddir, daha zararlıdır. Münafıklar, dostlar dairesinde sokulup ifsat ederler. Bir kafir insanlığa zarar vermeden insanlar içinde geçinip gidebilir, ama kalbinde nifak olan bir münafık, akrebin, sokmadan ve zehirlemeden lezzet alması gibi insanlar arasında özellikle de Müslümanlar içinde fesat ve nifak çıkartmaktan zevk duyar bir haşeredir. Münafık: İçinden gerçek anlamda iman etmemiş olup, dışından Müslüman görünen kimse, asli manasını değiştirmeden dilimize geçmiş olan münafık kelimesi İslam toplumu içinde -çeş...
  • Artvinliler Olarak Kadir Topbaş ve Faruk Çelik’e Büyük Vefasızlık Yaptık

    16 Kasım 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazıyı yazarken çok düşündüm. Yazıyı yazıp yazmama noktasında kararsız kaldım ancak kendimi vefasızlar arasında görmediğim için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Ben vefasızlığı kabullenemiyorum. Bu sebeple belki bir hatırlatma olur, belki biraz bu iki değerimize ve yazımda yine adından bahsedeceğim Müsteşar Nusret Yazıcı’ya karşı hemşerilerimiz tarafından birazcık da olsa vefa gösterilmesine vesile olur diye bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Değerli okurlarım, benim 1996’lı yıllardan sonra gerek insani gerekse de siyasi olarak Ar...
  • Merdi Kıpti Şecaat Arzederken Sirkatin Söyler

    16 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Çingenenin merdi, kendini överken hırsızlığını söyler başka bir deyişle Mert Çingene hırsızlığıyla övünür, demektir. Çingene erkeği yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söyler. Aslında sözün aslı ''Şecaat arz ederken merdikıpti sirkatin söyler.''dir. "Şecaat arzederken merd-i kıbtî sirkatin söyler" sözünün geçtiği ve Koca Mehmed Ragıp Paşa'ya ait olan beyit aşağıdaki gibidir: “Miyân-ı güft ü gûda bed-meniş îhâm eder kubhun Şecâ'at arz ederken Merd-i Kıbtî sirkatin söyler”  18.yüzyıl Osmanlı sadrazamlarından Koca Mehmet Ragıp...