logo

Sizin ‘Hayır’ Deme Hakkınız Varda Bizim ‘Evet’ Deme Hakkımız Yok Mu?


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Oldum olası mahalle baskısına karşı çıkmışımdır. Bunu kim yaparsa yapsın asla kabul etmem. Doğru bulmam ise mümkün değil. İlimizde mahalle baskısı ile toplumsal anlamda linç edilmeye çalışılmış bir insan olarak birilerinin mahalle baskısı ile toplumsal linçe maruz bırakılmasını da kabullenemem. Bunu hiçbir kimsenin kabullenmemesi de gerekir.

Başlıkta sorduğum soruyu sorarak yorumlarıma devam etmek istiyorum. Sizin referandumda ‘Hayır’ Deme Hakkınız Varda Bizim ‘Evet’ Deme Hakkımız Yok mu?

Şimdi bütün ‘Hayır’ diyenlere bu soruyu tüm samimiyetle soruyorum. Sizler referandum konusunda özgür iradeniz ile ‘Hayır’ diyorsunuz ya bizim ‘Evet’ deme hakkımız olamaz mı? Siz referandum ile ülkemizin büyük bir kaosa sürükleneceğini düşünerek güçlendirilmiş Cumhurbaşkanlığı yöntemine ‘Tek adamlığa karşıyız’ diyerek ‘Hayır’ derken, bizler yeni sistemin ülkemizin geleceğini aydınlık yapacağına inanarak ‘Evet’ diyemez miyiz? Siz Anayasamızda yapılan 18 maddelik değişikliği kabul etmeyerek, bu değişikliklerin ülkemizin aleyhine olacağını düşünerek ‘Hayır’ derken bizlerin bu düşüncenin tam tersini düşünerek ‘Evet’ deme hakkımız yok mu?

Sizler sosyal paylaşım sayfaları üzerinde büyük bir gurur ile neden ‘Hayır’ diyeceğinizi anlatıp profillerinize ‘Hayır’ ı yapıştırırken, bizlerin de sosyal paylaşım sayfalarımızda büyük bir gurur ile ‘Evet’ deme hakkımız yok mu?

Bütün bu soruları neden dolayı mı sordum?

Sosyal medya üzerinden TBMM’de Anayasa değişikliklerine ‘Evet’ diyen milletvekillerinin uğradıkları linç kampanyalarına karşı çıkmak için sordum.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi sırf siyasi bir duruş sergileyerek kendi aklı ve mantığı ile aldığı bir karar sonucunda Anayasa Paketine destek vermesi karşısında uğradığı linçe karşı çıkmak için sordum.

TBMM’de Anayasa görüşmeleri sırasında kürsüye çıkarak ‘Evet’ diyenlere her türlü hakaretleri yaparak işi vatan hainliklerine kadar götüren ‘Hayır’cılara bir tepki göstermek için sordum.

Ülkemizin tek aydın insanları sadece kendileriymiş gibi aydın kişi olarak katıldıkları tartışma programlarında kendi kararlarını vatanperverlik olarak gösterirken, kendileri gibi düşünmeyenleri ‘aptallıkla ve hainlikle’ suçlamalarına bir tepki göstermek için sordum.

Kendi sosyal paylaşım sayfalarının profillerine ‘Hayır’ diyerek renklerini büyük bir gururla ve onurla belli edenlerin ‘Evet’ diyenleri yaptıkları paylaşımlar ile vatan haini olarak göstermelerine bir tepki göstermek için sordum.

Basın özgürlüğüne inanarak referandumda ‘Hayır’ diyeceğini büyük bir gururla yazan gazetecilerin basın özgürlüğünü çiğneyerek ‘Evet’ diyen meslektaşlarına vatan hainliği suçlamalarında bulunmalarına bir tepki göstermek için sordum.

Son derece demokratik haklarını kullanarak referandum için hazırlanan ‘Evet’ kampanyalarına katılan ünlü isimleri ‘ülkeyi, kendilerini ve milleti satmakla’ suçlayan insanlara bir tepki göstermek için sordum.

‘Hayır’ diyenlerin ‘Evet’ diyenlerden bu ülkeyi daha fazla sevdiklerine mi inanacağız?

Yukarıda yazdığım nedenlere daha onlarcasını ekleyebilirdim. Şimdilik bunlarla kalsın ve bir başka soruyla yazıya devam edelim. ‘Hayır’ diyenlerin ‘Evet’ diyenlerden bu ülkeyi daha fazla sevdiklerine mi inanacağız?

Şahsım adına söylüyorum ki ‘Hayır’ diyen hiçbir kimsenin bu ülkeyi benden daha fazla sevdiğine inanmıyorum. Kendi özgür iradem ile referanduma ‘Evet’ diyorum ve bu kararımdan dolayı da asla hiçbir kimseye hesap verecekte değilim. Anayasa’da değişen 18 maddenin tümünü incelediğimde kendi aklımla değişen maddelerin herhangi birinin bu ülkenin geleceğini vesayet altına alacağını düşünmüyorum. Bu değişen hiçbir maddenin ülkenin geleceğini karanlığa götüreceğine de inanmıyorum. Hatta ve hatta bu anayasa değişikliğine ‘Hayır’ demekten ise ‘Evet’ demenin bu ülke adına yapılacak çok daha doğru bir karar olduğuna inanıyorum. Bu değişikliklere ‘Hayır’ diyenlerin fikirlerine saygı duyarak kendi özgür iradem ile referandumda ‘Evet’ oyu kullanacağımı da yine özgürce deklere ediyorum.

Ve şunun altını net bir şekilde belirteyim ki, referandumda ‘Evet’ oyu vererek ne bu ülkeye ne de ülkemizin geleceğine ihanet ettiğimi ise düşünmüyorum.

Verdiğim bu karar ile birlikte büyük eleştiriler alacağımı, kendi face sayfam üzerinden bir sürü hakaret ve tehditlere maruz kalacağımı bile bile ‘Evet’ diyeceğim.

Çevremdeki bir çok arkadaşımın görüşlerinin ‘Hayır’dan yana olduklarını ve de ben sırf ‘Evet’ diyorum diye benimle ilişkilerini keseceklerini bile bile ‘Evet’ diyorum.

Bana reklam veren ‘Hayır’cı müşterilerimin verdiğim bu karar nedeniyle reklamlarını keseceklerini ve bu karar nedeniyle ciddi maddi kaybımın olacağını bile bile ‘Evet’ diyeceğim.

Herkes için özgürlük istiyoruz

Şimdi bu satırları lütfen herkes dikkatlice okusun. Bu ülkede milli birlik ve beraberliğimize ve ülke bütünlüğüne aykırı hareket etmedikten sonra herkesin kendi aklı ve mantığı ile karar verme hakkı ve de özgürlüğü vardır. Bu özgürlük hiçbir kimsenin elinden bir takım baskılar ile alınmamalıdır. Bu tür davranışlar her zaman tepkiye dönüşür ve sel olarak baskıyı kurmak isteyenlerin aksi yönünde birliktelik oluşturur. Referandum öncesinde TBMM’de Anayasa değişikliklerinin maddelerinin oylanmasında bunun bir örneğini gördük. MHP’nin 25 civarında fire vereceğini iddia edenlerin, özellikle de ana muhalefet partisi CHP’yi kast ediyorum, MHP’ye ve AK Parti’ye yaptıkları hakaretler ve tek tek milletvekilleri üzerinden uyguladıkları baskılar nedeniyle etki tepki meselesi ortaya çıktı ve büyük bir oy patlamasına neden oldu. Mecliste belki de ‘Hayır’ çıkacak olan maddelerin tamamı ‘Evet’ ile onaylanmış oldu.

Bu muhalefetin ve de ülke genelindeki ‘Hayır’cıların yukarıda yazdığım davranışları devam ettikçe emin olabilirsiniz ki referandumda da büyük bir tepki patlaması olacaktır. Halkı baskı altına almak, halkı küçümsemek, halkı aşağılamak bu ülkede her zaman tepki patlamasına neden olmuştur. Siz halka verdiği karar nedeniyle ‘Aptal’, ‘Koyun’ gibi yakıştırmalar yaparsanız eğer halkta sandıkta cevabını verir.

Şuan başta CHP ve diğer muhalefet partileri ile MHP’li muhalifler olmak üzere bir çok STK’nın yaptığı bu büyük hata referandumun belki de yüzde 65 ile geçmesini sağlayacaktır.

Referandumdan ‘Hayır’ çıkmasını isteyenlere buradan bir tiyo vereyim. Halkla dalga geçmeyin ve hele hele de bu halkı hafife almayın. Halkın kararına saygı duyun ve halkı baskı altına almayın. Halkın vereceği karara da saygı duyun. Halkın kararı sizin kararınıza yakın iken iyi uzak ise kötü olarak değerlendirmeyin. Ortamı germeyin ve sakin bir seçim atmosferinin yaşanmasını sağlayın. Gerdikçe kaybedersiniz, sakinleştirdikçe kazanırsınız.

Ben bu satırları yazarken seçmenin tam kararının sandığa yansımasını istediğim için yazıyorum. Sizlerin yaptığı hatalar nedeniyle bu ülkede sandıkta tepki oyu patlaması yaşanıyor ve halkın vermek istediği mesaj tam olarak ortaya çıkmıyor. Sonra bu tepki oyu patlamaları sonrasında siyasi iradelerde aşırı güven ortaya çıkıyor.

Benden söylemesi…

Etiketler:
Share
825 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...