logo

Sibernetik


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

Sibernetik (Yunanca kybernétes: “dümenci”) veya güdüm anlamına gelen kelimedir.[1]

Sibernetik, insani müdahaleye gerek duymadan dış dünyanın ihtiyaç ve dalgalanmalarına göre kendi kendini düzenleyebilen sistemleri inceleyen bilim dalıdır. Bu sistemler yaşantımızda biyolojik ve yapay olmak üzere iki farklı tipte karşımıza çıkmaktadır.[2]

Bugün çok kısa olarak, «Haberleşme, Kontrol ve Denge Kurma Bilimi» diye tanımlanan Sibernetik, üç işlemi birden kapsamaktadır.

Bunlardan biri, «Bilgi Alış Verişi»; diğeri «Kontrol» ve sonuncusu da «Denge Kurma ya da Ayarlama Yapma» işlemleridir.[3]

Sibernetiğin belli bir görev alanı yoktur. Genel olarak kontrol ve iletişimle ilgilenir. Gerek mühendisliğe, gerekse biyolojiye özgü geribildirim sistemlerini kapsar. Psikoloji, matematik, fizyoloji, elektrik ve bilgisayar mühendisliğinin kimi bölümlerinden yararlanılarak türetilmiştir. Pratikteki uygulamaları arasında, sakatların kendi hareketlerini kontrol edebilmelerini sağlayan araçların yapımı sayılabilir. Bu alanda, oturan birinin denetiminde onu merdiven basamaklarından çıkaran araçlar ve tekerlekli sandalyeler örnek gösterilebilir. Sıcaklığın bir termostatla kontrol edilmesi, mühendislik alanında basit bir geribildirim örneğidir. Biyolojik bir basit geribildirim için de masa üzerindeki bir kaşığa uzanmak örnek gösterilebilir. “Amaca yönelik faaliyet” olarak da adlandırılan bu biyolojik süreçte, gözler, elin kaşığa yönelmek için yaptığı hareketi gözetler ve beyne, elin doğru yönde hareket edip etmediği konusunda bilgi gönderir. Hatalı bir yönelme varsa, beyin doğru hareketi yaptırmak üzere el kaslarına uyarıda bulunur.[4]

[1] https://tr.wikipedia.org/wiki/Sibernetik

[2] http://www.elektrikport.com/teknik-kutuphane/sibernetik-sistem-nedir/12327#ad-image-0

[3] http://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:xBecacZTk-gJ:ayhanunlu.trakya.edu.tr/dersler/sibernetik.doc+&cd=9&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

[4] http://www.dersimiz.com/bilgibankasi/SIBERNETIK-NEDIR-HAKKINDA-BILGI-1193.html

 

Share
532 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...