logo

Seyitler Köyü’nün Mahalle Olması İçin Seyitler’den Destek Var


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Dün yazdığım köşe yazımda önemli tespitlere yer vermiştim. Tespitlerin bir bölümü gerçek bilgileri bir bölümü ise gelecekte yaşanması muhtemel konuları içermişti. Ben bu tespitleri yaparken yazıma ciddi oranda tepki geleceğini bile bile yapmış ve yazmıştım. Yazımın tamamı dinç bir kafayla okunmadığı için anlatmak istediklerimde tam olarak anlaşılamamış. Yazımda Seyitler Köyü sakinlerinin mahalle olma noktasında düşüncelerinin olumsuz olduğuna dayalı bir beyanım olmamasına karşın yazımdan böyle bir anlam çıkarılmış. Ayrıca yazımda Seyitler Köyü mahalle olmaz ise devlet kurumlarının tamamı biranda başka yerlere taşınacağı şeklinde de bir anlam çıkarılmış. Aslında bunu da tam olarak kast etmemiş idim. Sadece ve sadece gelecekte bazı kurumların köyde bulunmaktan sıkılabilecekleri ve köyden çıkmak isteyebilecekleri noktasında tahminlerimi aktarmıştım.

Tabi ki yazımı yazarken bir çok kişi ile görüşmüştüm. Bugüne kadar yaptığım görüşmeler ve de o yazıyı yazma kararı aldıktan önce gerçekleştirdiğim görüşmeler ışığında düşüncelerimi aktarmıştım. Yazımdan hemen sonra da bir çok görüşmede bulundum. Yazıma tepki gösterenle de yazımı destekleyen kişilerle de görüştüm. Bugün ki yazımda ise bu tespitlere yer vereceğim. Öncelikle yazıma muhalefet yapan kesimlerin görüşlerini derleyelim.

Seyitler Köyü sakinleri kesinlikle belediyeye geçmek istemiyoruz, demiyorlar

Yazımın ardından beni bizzat arayan ve de beni görerek yazıma karşı muhalefet yaptıklarını ifade eden kişilerin görüşlerini derlediğimde şu ifadeyi net olarak söylemeliyim ki Seyitler Köyü sakinleri kesinlikle mahalle olmaya karşı değiller. Yani köyün önemli bir bölümü Artvin Belediyesi’nin mahallesi olma noktasında olumsuz değiller. Bu aslında güzel bir görüşme. Benim bu yönde bir bilgim var idi. Bir bakıma yazım anket niteliği de taşıdı. Köy sakinleri mahalle olma noktasında herhangi bir şekilde olumsuzluk düşünmediklerini beyan ederlerken, ellerindeki imkanları ve avantajlarını kaybetme kaygısında oldukları için tedirgin olduklarını ifade ediyorlar. Benim yazıma tepki gösterenlerin önemli bir bölümünde bu görüşün hakim olması ilimizin hayrınadır. Köy sakinleri içerisinde mutlaka belediye olma fikrine karşı çıkan insanlarda olabilir. Herkesin fikrine saygı duymakla birlikte benim dün dile getirmeye çalıştığım şey ise muhalefet edenlerin gelecek için daha doğru karar vermelerine yönelik bir çaba idi.

Köy Muhtarı İle De Görüştüm

Az önce de yazdığım gibi. Yazıma olumlu olumsuz bir çok yorum geldi. Yazımla ilgili tepki dile getirenlerden biri de Seyitler Köyü Muhtarı Mustafa Keskin idi. Yazımın bir çok yanlış anlaşılmalara neden olabileceğini belirterek yaşanan sürece ilişkin bilgi verdi. Muhtar Keskin aynı zamanda akrabam olduğu için söylemlerine ayrıca bir önem verdiğim gibi de dikkate alacağım kişilerdendir. Yazımdan dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirirken bu yazıyı özellikle benim yazmış olmamdan dolayı da kalben üzüntü duyduğunu gördüm. Keza ben dün bu yazıyı yazdığımda da bir Seyitler Köyü kökenli olarak yazdığımı işte tam da bu nedenden dolayı yazdığımı ifade etmiştim. Bu sebeple muhtarımızın üzüntüsünü anlıyorum. Bende izah etmeye çalıştım bu tespitlerde neden bulunduğumu. Muhtar Keskin ise başlayan bir süreç olduğunu, kendilerinin ellerinden geleni yaptıklarını, Artvin Valiliği ve Artvin Belediyesi’nin geçmişte de bugünde belediye sınırlarına girmemiz noktasında her daim istekte bulunduğunu ancak köy sakinleri olarak gerek ulaşım gerekse de Yedi Gözeler Su Birliği’ne ilişkin sorunların çözümü noktasında adımlar atması gerektiğini ve bu adımların atılmasının ardından da köy ihtiyar heyeti olarak belediye sınırlarına dahil olmak için dilekçe verebileceklerini, başlayan bir sürecin olduğunu, bu sürecin sekteye uğramamasına herkesin katkı sağlaması gerektiğini ifade etti. Bütün bu görüşleri dikkate alacağımı söyledim. Ve dikkate alarak şu notları da yazmakta yarar gördüm:

Belediye ve Valilik, Seyitler Köyü İçin Daha Fazla Mücadele Vermeli

Benim izlenimlerim doğrultusunda belirtmem gerekir ki Artvin Valiliği de Artvin Belediyesi’de Seyitler Köyü’nü belediye hudutları içerisine alması için daha fazla mücadele vermeli ve somut çözümleri ortaya koymalıdır. Seyitler köyü sakinlerinin de tedirginlikleri dikkate alınmalı. Sonuçta onlar da haklılar. Ellerindeki imkanların ellerinden yitip gitmesini de istemiyorlar. Gelecekte kazanacaklarındansa kaybedecekleri şimdilik daha değerli olarak görünüyor. Bu sebeple çok kaybetmeden kazançlı çıkmak istiyorlar. Gelecekleri adına önemli bir karar ve verdikleri bu karardan dolayı da pişmanlık duymak istemiyorlar. Bu bakımdan haklıdırlar. Burada daha somut adımlar atılırsa belediye sınırlarına girme noktasında olmadıkları aşikar. Köyün ileri gelenlerinin halkı ikna edebilmesi için de mutlaka bazı kazanımların gözler önüne serilmesinde fayda görüyorum. Somut adımlar atılır ise bence kurulacak sandıktan halkın olumlu kararı çıkacaktır. Hazırlıksız ve somut adımlar atılmadan gidilecek bir referandumdan ‘hayır’ çıkmaması için Seyitler Köyü sakinlerinin beklentilerinin önemli bir bölümünün karşılanması şarttır.

Ben ve benim gibi düşünenlerin sayısı az olmamakla birlikte köy sakinlerinin de seslerine kulak tıkamamız doğru olmayacaktır. Hepimizin sürece destek olması şarttır. Ben Seyitler Köyü’nün zararlı çıkmasını asla istemem. Çabamda daha fazla yararlı çıkmaları ve köyün akılcı ve de doğru adımlarla büyümesini sağlatmaktır.

Özellikle16 Nisan referandumu sonrasında Seyitler Köyü’nün belediye hudutlarına girmesi için çabaların daha da artacağını düşünüyorum. Şuan gündem 16 Nisan referandumuna kilitlenmiş durumdadır. Bu konu önümüzdeki Mayıs ayı gibi oldukça fazla gündeme gelecektir. Nisan sonu ve Mayıs ayı başlarında atılacak somut adımların ardından halkın önüne belediye sınırlarına dahil olunmasına ilişkin bir sandığın konulmasını bekliyorum.

El ele vererek şehrimiz için en doğru adımı atmalıyız. Bu yönde herkesin eteklerindeki taşları dökmesi, dökülen bu taşların yerde kalmaması ve de en somut adımların atılarak şehrimiz için doğru olanı yapması dileğiyle…

Etiketler:
Share
683 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hiç Kimse Vazgeçilmez Değil, Peygamberler Hariç

    20 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Hiç kimsenin vezgeçilmez olmadığını lise döneminde çok erken bir zamanda fark eden bir kişiyim. Teneffüste özellikle alt sınıflardaki öğrenci arkadaşlar ödevlerini yaptırmak ve soru sormak için etrafımı bir petek gibi sararlardı. Lise döneminde bizim okulda neredeyse ödevini yapmadığım bir öğrenci yoktur. Bu durumdan dolayı nefsime bir gurur gelmişti; “ben mezun olursam bu öğrenciler ödevlerini nasıl yapacaklar” diye merak ediyordum. Lise 1989 yılında bitti. Öğrencilerin benden sonra ödevlerini nasıl yapacaklarını takip etmeye b...
  • Münafık kafirden eşeddir (daha şiddetli, daha zararlı, daha beter)

    19 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Münafık, kafirden eşeddir, daha zararlıdır. Münafıklar, dostlar dairesinde sokulup ifsat ederler. Bir kafir insanlığa zarar vermeden insanlar içinde geçinip gidebilir, ama kalbinde nifak olan bir münafık, akrebin, sokmadan ve zehirlemeden lezzet alması gibi insanlar arasında özellikle de Müslümanlar içinde fesat ve nifak çıkartmaktan zevk duyar bir haşeredir. Münafık: İçinden gerçek anlamda iman etmemiş olup, dışından Müslüman görünen kimse, asli manasını değiştirmeden dilimize geçmiş olan münafık kelimesi İslam toplumu içinde -çeş...
  • Artvinliler Olarak Kadir Topbaş ve Faruk Çelik’e Büyük Vefasızlık Yaptık

    16 Kasım 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazıyı yazarken çok düşündüm. Yazıyı yazıp yazmama noktasında kararsız kaldım ancak kendimi vefasızlar arasında görmediğim için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Ben vefasızlığı kabullenemiyorum. Bu sebeple belki bir hatırlatma olur, belki biraz bu iki değerimize ve yazımda yine adından bahsedeceğim Müsteşar Nusret Yazıcı’ya karşı hemşerilerimiz tarafından birazcık da olsa vefa gösterilmesine vesile olur diye bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Değerli okurlarım, benim 1996’lı yıllardan sonra gerek insani gerekse de siyasi olarak Ar...
  • Merdi Kıpti Şecaat Arzederken Sirkatin Söyler

    16 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Çingenenin merdi, kendini överken hırsızlığını söyler başka bir deyişle Mert Çingene hırsızlığıyla övünür, demektir. Çingene erkeği yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söyler. Aslında sözün aslı ''Şecaat arz ederken merdikıpti sirkatin söyler.''dir. "Şecaat arzederken merd-i kıbtî sirkatin söyler" sözünün geçtiği ve Koca Mehmed Ragıp Paşa'ya ait olan beyit aşağıdaki gibidir: “Miyân-ı güft ü gûda bed-meniş îhâm eder kubhun Şecâ'at arz ederken Merd-i Kıbtî sirkatin söyler”  18.yüzyıl Osmanlı sadrazamlarından Koca Mehmet Ragıp...