logo

Seçmenin Tokadına Hazır Olun!


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

7 Haziran 2015 Pazar günü gerçekleştirilen seçimin ardından tam bir ay geçti. Sonuçlar açıklandı, yeni vekiller mazbatalarını aldı, TBMM’de gelip kayıt yaptırdı, yemin ettiler, meclis başkanı seçildi. Bütün bunlar oldu ama halen ortada ne hükümet kurma çalışmaları var ne de Cumhurbaşkanı’nın yetkilendirmesi. Meclis Başkan vekillerinin oluşması bekleniyor.

Öncelikle şu eleştiriyi yapayım. Dünya’nın neresinde olunursa olunsan sanmıyorum ki süreç bu denli uzun olsun. Ya bir ay geçmiş halen hükümete ilişkin bir gelişme yok. Bu kabul edilemez. Meclis Başkanını seçti koca bir hafta geçti ve başkan vekillikleri ancak bu hafta belli olacak. Nasıl bir iş bu? Bu nasıl kabul edilebilir? Bence 13 yıllık AK Parti iktidarı ‘Nasıl olsa ben devam edeceğim’ diyerek bu boşluğu kale almadı ve 13 yılda değiştirmedi. Bence biran önce değişmesi lazım. Artık dünya bilgisayar çağını dahi bitirmek üzere, bizim seçim sonuçlarını bu kadar geciktirmemize, meclis başkanını falan bu kadar geciktirerek seçmemize ve hükümet görüşmelerine bu denli gecikmeli başlamamıza gerek yok. Bu kabul edilemez. Dünya zamanla yarışırken, biz zamana inatla savaş veriyoruz. Garip bir durum. Ülkenin yaklaşık bir ayı heba oldu gitti. Şimdi Cumhurbaşkanı Hükümeti kurma görevini ilk sıradaki partinin liderine verecek. O görüşmelere başlayacak, kuramaz ise başkasına verecek falan. Zaten AK Parti kuramaz ise hükümeti herhangi bir parti ile o vakit 45 gün kaybetmiş olacağız. Ardından yeniden seçim süreci falan. Hani Anadolu’da güzel bir söylem vardır, ‘ Ölme Eşeğim Ölme’ diye. Ya bu ülkenin zaman kaybına tahammülü var mı? Soran yok!

Neyse biz asıl konuya gelelim. Hükümet kurma senaryolarına ilişkin çok fazla bir şey yazmaya gerek yok. 3’lü yada CHP-MHP dışarıdan HDP destekli yada CHP-HDP dışarıdan MHP destekli bir hükümetin kurulamayacağı hemen hemen kesin gibi. Kurulabilecek 3 senaryo var. Hepsi de AK Parti’nin içerisinde olacağı bir koalisyon seçeneğine sahip. AK Parti-CHP, AK Parti MHP ve AK Parti-HDP. Bunlardan ben üçüncüsünün olasılığını görmüyorum. Ya bu 2 seçenek olur yada dışarıdan bu üç partinin desteği ile bir azınlık hükümeti kurulur. Bu ihtimallerin toplamına ise yüzde 50 olabilir diyorum. Yüzde elli de erken seçim görünüyor.

E gelelim erken seçime.

Buradan erken seçimin bir şey değiştirmeyeceğini söyleyenlere eleştiride bulunarak başlayayım. Erken seçim çok şeyi değiştirebilir. Hele de AK Parti HDP ile anlaşarak yüzde 10 barajını düşürmeyi başarır ise bence çok daha büyük değişimler olabilir. Bir kere MHP ciddi bir oy kaybına uğrar. CHP ise HDP’ye verdiği emanet oylarını geriye alır. AK Parti’de de iyi bir oy artışı sağlanır.

Bunun aksini iddia edenler Milleti tanımıyor demektir. Evet, seçmen seçimde bir mesaj vermek istedi. Daha önceki yazılarımda yazdığım gibi bu mesaj biraz fantastik bir mesaj olsa dahi iyi bir mesaj vermek istedi. Hem iktidar partisini uyardı ve “ Yanına bir partiyi koy yeniden yönetmeye başla ve kendini düzelt” dedi, hem de muhalefet partilerine “Öyle meydanlarda konuşmak kolay, hadi sana yetki veriyorum, egolarından kurtul, hükümeti 3’lü kurunda sizi de bir görelim” dedi.

Bu mesaj algılandı mı? Bana sorarsanız algılanmadı. Algılamayan partilerin durumu ortada. Henüz süreç başlamadan biri oraya çekiyor biri buraya. “Ne olacak bu ülkenin hali?” diyen yok. İlla düdüğüm düdük çaldığım düdük, denmeye devam ediliyor. Tamam belki biraz erken konuşuyoruz ancak Perşembe’nin gelişi de Çarşamba’dan belli gibi. Seçim sonrası ortaya atılan senaryolar bitti bitiyor. Çözümsüzlük duygusu hakim olmaya başladı. AK Parti’nin kurmaylarının iddia ettiği üzere ekonomi güçlü ve halen sarsılmadı ancak bu da bir yere kadar olur.

Meclisteki siyasi partilerin liderlerinin akıllarını başlarına alması gerek. Halkın sabrı da ekonominin dayanma gücü de sona ermek üzere. Bu ağır bir travmaya dönüşebilir. Bizden uyarması. Eğer yeniden seçmene gidilir ise ve seçmende burada bir yada birkaç suçlu arar ve de faturayı seçimde bunlara kesmeyi düşünür ise 7 Haziran öncesinde muhalefet partilerinin ortaya attıkları kötü senaryoların daha kötüsü ile karşılaşabiliriz. Seçmeni çok fazla zorlamaya gerek yok.

Zorlarsanız seçmenin mesajı bu sefer çok net olur. Hem de ağır bir fatura ile net olur. Size yetki verdim, kendi bildiğinizi okudunuz, o zaman ben 13 yıldır alıştığım düzene devam etmek istiyorum, der ve sandığı başınıza yıkar.

Liderler ellerini çabuk tutmalı. Bu ihtimal güçleniyor.

Ha birde yukarıda bahsettiğim seçim bir şeyi değiştirmez diyenlerin öngörüleri tutar ise yani erken seçimde de tablo değişmez ve yine bir hükümet kurulmaz ise ben size söyleyeyim topluma yeni bir şeyler söyleyen birileri ortaya çıkar bu seferde halk bugün çok küçük diye gördüğünüz partileri göreve getirir. Bakın son seçimde çok az oy alan BTP bile biranda yüzde yirmileri görür ve o vakit dersiniz ki bu nereden çıktı.

Seçmenle inatlaşmak daha kötü tabloları önümüze koyabilir.

Etiketler:
Share
712 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+1 = ?
#

Seçmenin Tokadına Hazır Olun!” için 1 yorum

  1. akay tekin : diyor ki:

    Başkanım derli toplu, güzel ve geleceğe ışık tutan bir değerlendirme olmuş. Tebrik ediyorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...