logo

Seçmenin Evine Sürekli Kolluk Kuvvetlerinin Gitmesi Doğru Değil


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Seçmen taşıma mevzusu ilimizin gündeminde yer almaya devam ederken, seçmenlerin evlerine sürekli olarak kolluk kuvvetlerinin gitmesine tepki gün geçtikçe büyüyor. İtiraz edilen oyların kontrolü amacıyla kolluk kuvvetlerinin yaptıkları araştırmaları doğru ve haklı bulmakla birlikte kontrol olayının amacının dışına taşmış olmasını ise kesinlikle haklı bulmuyorum.

Gazetecilikte eleştiri yaparken dikkat ettiğim en baştaki kuralım kesinlikle eleştiri yaptığım konunun çözümüne ilişkin önerilerimi belirtmektir. Bende önce konuyla ilgili itirazlarımı yaptıktan sonra yapılması gerekenleri yazacağım.

Evet, itiraz edilen noktaya gelelim. Seçmenlerin kontrolü yapılabilir ama bu derece sık kontroller ve de yapılan kontrollerde adreste bulunamayan insanlara kendilerini savunma haklarının tanınmaması ile birlikte oylarının dondurulmasını kesinlikle haklı bulmuyorum. Kulağıma gelen duyumlara göre Artvin Merkez ve bir çok ilçede oylarının gerçekçi olduğunu ispatlayabilecek bir çok insanın oyları maalesef ki dondurulmuştur. İl genelinde binin üzerinde dondurulan oyun olması cidden üzücüdür. Geçtiğimiz günlerde yazdığım yazıda seçmenin istediği yerde oy verme arzusunun yanlış olmadığına dair inancım sürmektedir. Bu konuda 4 Ocak tarihinden önce oyunu getirene karşı bir sorumluluk sağlanmaz iken, 4 Ocak-17 Ocak arasındaki getirilen oylara bu derece baskı kurulması seçmenin özgürlüğünün kısıtlanması anlamına gelir.

Bir evde 20 oy falan olması tabi ki doğru değil. Hatta boş binalarda oyların çıkması da kesinlikle yanlış bir durum ancak bunlar var diye köyden bir akrabasının yanına oyunu getirmiş bir insan 4 Ocak öncesi getirse bir şey olmaz iken 4 Ocak’tan sonra getirdi diye kalkıp o insanın oyunun dondurulması eşitlik ilkesine de ters bir durumdur.

Seçim Dönemi Burada Olacak Olup Şuan Tatilde Olan Öğrencilerinin Oylarının Dondurulması Yanlıştır

Burada yapılan yanlışlardan bahsederken kolluk kuvvetlerinin aynı adrese 3-5 kez gitmeleri ve de kolu komşuya isimleri sormaları ve bunun üzerine tutanakların tutulması konusunda da büyük yanlışlıklar vardır. Şimdi ilimiz aynı zamanda 7 bine yakın üniversite öğrencisinin yaşadığı bir ildir. Ocak ayının başı ile birlikte öğrenciler memleketine dönmüşlerdir. Bu öğrenciler seçim döneminde Artvin’de olacaklar ve oylarını da Artvin’de kullanmak istemelerinden doğal ne olabilir ki? Şimdi siz bu öğrencileri adresinde bulamadınız diye iptal ettiğiniz anda büyük bir adaletsizliğe de imza atmış olursunuz. Nihayetinde öğrenci 24 saat evinde oturmak zorunda değil. Kaldı ki bir evde 6-7 öğrenci de barınabilmektedir yada Artvin’deki bir tanıdığının yanında da konaklayabilir. Köy sınırlarında oy kullanmak istemeyerek oyunu ilçe sınırlarına getirmesi karşısında oyunun dondurulması ne derece yanlış bir şeydir. Kaldı ki bir evde 6-7 öğrenci kalır iken elektrik veya su kayıtları kuralları gereğince ancak bir isim üzerine kayıt açılabilir iken diğer öğrenciler bu evde oturmuyor gibi algılanıp da oylarının iptal edilmesi yanlıştır.

Köylerde De Oy Dondurmalar Yoğunlukta

Köylere geldiğimizde yine benzer adaletsizlikler köylerde yaşanmaktadır. Genel itirazlar nedeniyle köylerde oy dondurmalar hat safhaya çıkmış durumda. Burada da kişilerin kendi oylarının ispatını yapma hakkını o insanlara vermeden oylarının direk olarak dondurulması büyük bir adaletsizliktir. Bence siyasi iktidarın bu konuda geniş bir soruşturma açtırarak kesinlikle biran evvel sorumlulara hesap sorulması gerekmektedir. Gerek kolluk kuvvetlerinin daha dikkatli davranmaları gerekse de adli mercilerin olayın üzerine giderken oyları dondurulan insanların oylarını ispat noktasında hak tanınmadan oylarının dondurulmasının önüne geçilmesi gerekmektedir. Maalesef ki son dönemlerde gerçekleştirilen seçimler içerisinde belki de seçimlere katılımın en az olacağı seçim bu olacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı sonrasında konuyu yanlış anlayarak kantarın topuzunu kaçması adeta bir cadı avına döndürülmesi sonucunu doğurmuştur.

Oy Kontrolü Cadı Avına Dönmüştür

Üzücü bir konu da oy kontrollerinin cadı avına dönmüş durumda olmasıdır. Seçmenin kontrolü nedeniyle sürekli kolluk kuvvetlerinin mahallelere ve köylere giderek oyları sorgulamaları ve bu sorgu esnasında da oyunun arkasında durabilecek seçmene değil de ya muhtarlara ya da köylerden birilerine soru sorarak tutanakların tutulması kadar yanlış bir durum yoktur. Örneğin ben köyümde hoşuma gitmeyen veya siyasi yada muhtarlık seçimleri nedeniyle karşıt gördüğüm insanların oyunu jandarma bana sorduğunda burada böyle bir isim oturmuyor diyebilirim. Bunu dedikten sonra muhtara da bu konuda bilgi vererek rakiplerin oylarının iptaline neden olabilirim. Böyle bir durum var iken seçmenin oyunun bu kadar basit sebeplerle iptali yanlıştır.

Emin olun ki ister a partisi isterse b partisi yönünden olaya bakın ama nereden bakarsanız bakın bu olayın cılkı çıkmıştır ve bir çok anlamsız sebepten oylar dondurulmuş durumdadır ve seçmenin teveccühü sandığa kesinlikle yansımayacaktır. Bir çok seçmenin oyu dondurulduğu içinde oy kullanma rakamları düşük olacağı gibi oyuna sahip çıkacak olan seçmenin ise itiraz etme hakkı bulunmadan listelerde oyunun olmadığını görecek olmaları da üzücüdür. 17 Ocak tarihinden sonra itiraz süresinin dolması ve 31 Ocak tarihinden sonra da sadece ve sadece isimleri yanlış yazılmış seçmenin itirazlarının değerlendirilecek olması hükümetin derhal harekete geçmesi gereken bir pozisyondur. Emin olun ki Türkiye genelinde en az 500 bin seçmenin oyu dondurulmuş durumdadır ve bu büyük bir adaletsizliktir. Bu seçmenlere biran evvel yeni haklar tanınmalıdır. Yeterli bir süre var iken bu yapılan adaletsizlikten gerek ülke genelinde gerekse de Artvin’de dönülmesi şarttır.

Tekrar söylüyorum seçmen taşıma olayını abartan durumlarda yapılan dondurma olaylarını haklı buluyorum ancak bu işin cadı avına döndürülmesini haksız buluyorum.

Bakın özellikle seçmen taşıma konusunda siyasi iktidarı haksızlık yapmayla suçlayanların bugünlerde oyların dondurulması sonrasında siyasi iktidara bir teşekkür bile etmemeleri de başka bir garipliktir. Hani siyasi iktidar her türlü seçim yolsuzluğu yapıyor diyorlardı ya şimdi bu dondurmalar konusunda iktidarın o vakit hakkı niye verilmiyor. Artvin’de bile 1000’e yakın oyların dondurulmasını ve de özellikle Artvin Merkez’de CHP’nin yaptığı itirazların sonucunda oyların dondurulması karşısında en azından adaletli yorum yapma adına hakkı hakkına verilmesi gereklidir diye düşünüyorum.

Share
312 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çırak etmek

    25 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kaynak:https://www.karabulut.co/bizim-nesil-icin-usta-cirak-iliskisi/ Köken olarak çırak kelimesi Farsça çarāġ veya çirāġ چراغ  "kandil, meşale" sözcüğünden alıntıdır. Sözlük anlamı olarak çırak “bir yerde uzun süre çalıştıktan sonra geçimini sağlayabilecek duruma erişmiş olan kişiye bağımsız çalışması için izin vermek.” anlamına gelmektedir. Köleler, bilhassa cariyeler belirli bir yaşa geldikten sonra daha evlenme çağı geçmeden ailenin itimad ettiği bir kimse ile evlendirilerek kendilerine yüklü bir cihaz (çeyiz) ve bir de evceğiz verilirdi...
  • Kelâm-ı kibâr – كلام كبار

    23 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Genel, Köşe Yazıları

    Kelam, söz; kibar, büyükler manasına gelir. O halde kelâm-ı kibâr “büyüklerin sözleri” anlamına gelir. Din büyüklerinin, büyük devlet adamlarının, ulu kişilerin, ahlakçıların söylediği kısa ve özlü sözler için kullanılan kelâm-ı kibâr, söyleyeninin bilinmesi bakımından atasözlerinden ayrılır. Bu özelliğiyle vecizeye benzer. Ancak vecizeler hemen her konuda söylendiği halde, kelâm-ı kibârdaha çok dini, tasavvufi, ahlaki ve toplumun büyük bir kesimini ilgilendiren konularda söylenir. Sözlü kültürün vazgeçilmez unsurları olan kelâm-ı kibârları...
  • Kavl-i leyyin

    21 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Genel, Köşe Yazıları

    Kaynak:https://zsenturksohbetler.wordpress.com/2011/01/03/kavl-i-leyyin-yumusak-ve-tatli-konusmak/ Kavl-i leyyin,  Arapça bir ibare olup, “yumuşak sözle anlatma. Kırıcı olmama, suçlamama, hakaret etmeme, bağırıp çağırmama, nazik ve kibar olma, gönül okşayıcı olma” demektir. Yani sert ve enaniyetli olmayan söz anlamındadır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere; sert olmayan, muhatabı kırmayacak ve muhatabın sözü söyleyen kişiye karşı sert ve kırıcı tavır almamasını sağlayacak sözdür. Kavl-i leyyin’ in içeriğini biraz daha genişletecek olursak, bir i...
  • Hayvansever HAYDİKO’ya destek olmalıyız.

    20 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Genel, Köşe Yazıları

    Kaynak:http://avrasyavizyon.com/istanbulda-sahipsiz-kopeklerin-hamisi-vardi/ 1.Giriş HAYDİKO (Hayvanları Doğayı İnsanları Koruma) Artvin’de faaliyet gösteren, sokak hayvanlarını koruyup yaşatmaya çalışan bir dernektir. Ben de bir süredir faaliyetlerini takip etmeye çalışıyorum. Gerçekten sahipsiz kedi ve köpekleri korumak ve yaşatmak için olağanüstü çaba harcıyorlar. 2.HAYDİKO’ya niçin destek olmalıyız? Bu derneğe destek olup kedi ve köpeklere sahip çıkmamız için bir sürü sebep var. Birinci sebep: Hayvanlara vefa borcumuzun olmasıdır. Ke...