logo

Seçim Çalışmalarını Değerlendiriyorum, Sırada CHP Var


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Siyasi partilerin 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili genel seçimlerine ilişkin değerlendirmelerime CHP ile devam ediyorum. CHP’nin seçim çalışmalarındaki artılarını ve eksilerini kendimce değerlendireceğim.

CHP’de öncelikle belirtmek gerekir ki Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı ve Artvin Milletvekili Av. Uğur Bayraktutan’ın tecrübesi ve gücü seçim çalışmalarına yansıyor. Yaklaşık 10 yıllık il başkanlığı ve ardından 7 yıllık milletvekilliği tecrübesini iyi kullanan Av. Uğur Bayraktutan, 7 Haziran 2015 seçimlerine göre bu seçimlere biraz daha avantajlı başladı. O seçimler öncesinde parti örgütlerinde ön seçim beklentisinin hat safhada olması ve ön seçim yapılmama kararının alınması örgütlerde ciddi tepkiye neden olmuştu. Bu seçimlerin erkene alınması ve baskın bir seçim olması nedeniyle örgütlerde ve CHP’nin tabanında bir ön seçim beklentisi mevcut değildi. Geçtiğimiz yılın sonu ve yılın başında gerçekleştirilen il ve ilçe örgütleri kongreleri ile birlikte örgütlerde gereken oluşumlar tamamlanması ve bu örgütlenmelerinde sorunsuz halledilmesi belki de bu seçimlere en olumlu yansımasıdır. Bu seçimlerde örgütlerde çatlak ses çıkmaması CHP’de bir sorun olmamasını doğurdu. 7 Haziran seçimleri öncesinde parti içi karışıklıklar gündemdeydi ancak bu seçimlere böylesine bir yansıma olmadı. Bu da Bayraktutan’ın çalışma şartlarını kolaylaştırdı. 7 Haziran öncesinde enerjisinin bir bölümünü parti için barışma ile geçiren Bayraktutan’ın bu seçimlerde enerjisini boşa harcamaması en büyük şansıdır. Seçimler öncesinde herhangi bir sorun yaşamayan Bayraktutan’ın adının açıklanması da zaten beklenilen bir durum olunca da Bayraktutan rahat bir seçim hazırlığı yaşamış oldu. Burada tabi ki belirtmek gereken bir konu var ki bence atlamamak gerekir. Bayraktutan’ın arka arkaya 3’üncü kez partisinde yüksek disiplin kurulu başkanlığına gelmesi elini güçlendirmiştir. Bayraktutan’ın genel merkez nezdindeki gücü artık Artvin’de de kabul görmüş durumdadır. Bu sebeple onun isminin birinci sırada gelmesine hiçbir kimsenin itirazı olmadı. Belki örgütün bir bölümünde Yıldırım Demir sesleri dillendirilmiş olsa da seçimlerin erkene alınması bu dillendirmeleri de sonlandırmıştı. Bütün bu sebeplerle CHP seçim ortamına sorunsuz ve rahat bir şekilde girmiştir. İkinci sıra adaylığı noktasında da Yalçın Emiralioğlu gibi kimsenin çok fazla itiraz etmeyeceği bir ismin açıklanması da CHP’nin elini güçlendiren başka bir etken olmuştur. Yalçın Emiralioğlu’nun CHP’liliği de örgütçü olması da zaten tartışılamaz. Yıllarca Kemalpaşa belde belediye başkanlığı yapması ve beraberinde gelen siyasi tecrübesi de CHP’ye olumlu etki yapmaktadır. CHP için tek olumsuz olabilecek konu il kongresi öncesinde yaşanan gelişmelerdi. Kongre öncesinde maden konusunun gündem olması ve Cerattepe’deki maden şirketi ile il başkanı arasında ticari ilişkinin ortaya çıkması ve bu olaylar sonrasında Ali Yücel Kurt’un çekilerek herkesin üzerinde birleştiği Ahmet Biber’in il başkanı olması sonradan yaşanabilecek bir çok olumsuz gelişmenin de önüne geçmiştir. Aslında Ahmet Biber gibi kimsenin itiraz etmeyeceği bir ismin il başkanı olması bugün seçim ortamının da parti içi çekişmelerden uzak, işlerin tıkırında ve doğru mecrasında ilerlemesine neden olmaktadır.

CHP Bayraktutan’ın Tecrübesi Ve Gücüyle Yürüyor

Yazımın giriş bölümünde de belirttiğim üzere artık milletvekili Uğur Bayraktutan ciddi bir tecrübeye ve güce sahiptir. Bu sebeple de seçim çalışmalarına bu güç ve tecrübe yansımaktadır. Özellikle Bayraktutan’ın Ankara’da harcadığı mesai, genel merkez üzerindeki etkisi, Artvin’in sorunlarını gerek meclise gerekse de Türkiye kamuoyuna yansıtma başarısı Artvin’de de Bayraktutan’ın kabullenirliliğine ciddi oranda katkı sağlamıştır. Bugün Bayraktutan’ın seçim çalışmalarında gittiği her bölgede sempati ile karşılandığına şahit oluyoruz. Özellikle CHP’nin güçlü olduğu ilçelerdeki karşılanışlarını gözlemlediğimizde aslında bu tecrübe ve gücün etkisini gözlemlemiş oluyoruz. Bayraktutan, halka rahat bütünleşebiliyor ve başta örgütü olmak üzere Artvin halkına muhalefet anlamında verdiği sözleri tutmuş olmanın özgüveni ile seçim çalışmalarında bulunabiliyor. Bayraktutan, ilk milletvekili olduğunu bu şekilde bir milletvekilliği yapacağına dair söz vermişti ve bu sözü de yerine getirmiş olmanın oluşturduğu öz güven ile gezilerini gerçekleştiriyor.

Dedik ya artık tecrübe sahibi diye. Bu tecrübe bir nevi sadece Bayraktutan’da değil örgütlerinde de bulunuyor. Bayraktutan ile birlikte arka arkaya gerçekleştirilen seçimlerde çalışma sistemlerine alışan örgütlerde Bayraktutan ile birlikte koordineli ve hızlı bir şekilde seçim çalışması gerçekleştirebiliyor. Gidilecek yerler, yapılacak çalışmalar ezberlenmiş durumda. İl teşkilatlarına da bu durum olumlu yansıyor. Yapılacak çalışmaları planlamak zor olmuyor. Bayraktutan’ın başkanlığındaki koordinasyon işlerin aksamadan yürümesini sağlıyor. Bayraktutan için ve CHP için şuan için seçim çalışmalarında bir sıkıntı yok gibi duruyor. İstenilen ölçüde çalışılıyor ve örgütlerde bulunan CHP’lilerin de tecrübelerini sahaya yansıtması ile birlikte CHP sahaya tam anlamıyla yayılabiliyor. Belki örgütler AK Parti için yazdığımız şekilde profesyonel mantıkta çalışmıyor olabilir ancak tecrübe ile bu açık kapatılarak çalışmalar aksatılmadan yürüyor. Zaman zaman Bayraktutan tek çalışırken, ilçe esnaf gezilerinde ise vekil adayları ve ilçe örgütleri hep birlikte çalışıyorlar. İlçe örgütleri vekil adayları kendi ilçelerinde bulunurken vekil adaylarının çalışmalarına destek oluyor, vekil adayları yok ise kendi seçim kampanyalarını yürütüyorlar.

Muharrem İnce’nin Mitinge Gelmesi CHP İçin Olumlu Olmuştur Ancak

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin Artvin’e miting yapmak için gelmesi olumlu bir gelişmedir. Bu CHP’nin seçim kampanyasında elini güçlendiren bir etkidir. Ayrıca İnce’nin Borçka’da öğretmenliğe başlamış olması ve ilk defa bir il mitingini de bir ilçede gerçekleştirmek üzere Artvin’in Borçka ilçesini tespit etmesi de CHP’de bir ayrıcalık olarak görülmüştür. Bu oya ne denli yansır bilemem ama çalışmaya olumlu yansımıştır. Benim burada bir tek olumsuz tespitim şu olabilir: CHP’nin Borçka mitinginde ki kalabalığın çok yeterli olduğunu düşünmüyorum. Coşkuyu yeterli görüyorum ancak kalabalığı çok yeterli göremiyorum. Belki burada biraz miting hazırlıklarında yetersizlik yaşanmış olabilir. Bence çok daha fazla kalabalık olmalıydı. Kimilerine göre 3 bin, kimilerine göre ise 6 bin olan kalabalığın az olmasında belki yağmurun etkisi olmuş olabilir. Bu tespite bir nebze olsun katılabilirim ancak Artvin Merkez’de 7’bine, sahil ilçelerinde ise 13 bine yakın bir oy almış partinin Borçka’da çok daha büyük bir kalabalığı meydana getirmesi gerekirdi. Tek eleştirim bu yöndedir.

CHP’nin Medyayı Ve Sosyal Medyayı Biraz Daha Etkin Kullanması Gerekir

CHP’nin seçim çalışmalarında gördüğüm en büyük eksiklik olarak sosyal medya ve medyada ki çalışmaların yeterli ölçüde olmamasıdır. CHP’nin aslında en büyük gücü sosyal medya olmalı. Bazı ilçelerde bu anlamda eksik görüyorum. Daha yoğun bir kullanım gerekli. Aslında Bayraktutan’ın ulusal medyada gücü çok fazla. Bu konuda sorun yaşamayan Bayraktutan’ın yerel medya da ve özellikle de tv programlarında biraz daha yoğunluk sağlaması gerektiğini düşünüyorum. Nihayetinde insanlar medyayı takip ediyor. Biraz görmek istiyorlar. Bu konuda belki bir yoğunluk sağlanabilir. Seçim çalışmalarının daha yoğunlukla basına ve sosyal medyaya yansıtılması sonuca olumlu yansıyacaktır diye düşünüyorum. Bu noktada CHP tabanının hakkını yemeyelim. Onlar bu açığı kendileri sıklıkta paylaşarak gideriyorlar. Sosyal medyayı CHP tabanı iyi kullanıyor. Özellikle ‘Tamam’ kampanyalarında bu açıkça ortaya çıkmıştı. CHP’liler rahatlıkla sosyal medyada kendilerini ortaya koyabiliyorlar ve çok iyi bir özgüven ile de partilerini savunabiliyorlar.

Sosyal medya ve medya konusunda eksikler yaşasa da CHP, örgüt tecrübesi ve seçim deneyimleri nedeniyle sahada bu eksiklik kapatılabiliyor. Özellikle bayrak asma, seçim araçlarının düzenlenmesi ve her ilçede araçların dolanabilmesi gibi seçim kampanya araçları yeterli miktarda değerlendirildiğini düşünüyorum. Sahada daha fazla bulunma yöntemi belki tercih edilmiş olabilir. Bunun hangisinin doğru olduğunu seçim sonuçları alındığı zaman görülecektir. Ben bütünüyle değerlendirdiğim zaman CHP’nin seçim kampanyasını başarısız bulmadığımı söyleyebilirim. CHP’nin örgütlerinde bir nebze olsun yorgunluk görmüyor değilim. Örgüt binaların gece yarılarına kadar açık olmadığını görüyorum. Belki bununda nedeni sahaya daha fazla yayılmak olabilir. Bu yöntemi kullanma tercihine de saygı duymakta fayda var.

CHP’nin Kadınları İyi Çalışıyor

CHP’nin seçim çalışmalarından bahsederken kadınlarından bahsetmemek olmaz. CHP’nin kadın örgütleri başta il örgütü olmak üzere çok iyi şekilde seçim çalışmalarında bulunduğunu gözlemliyorum. Her yere gidiyorlar ve afiş broşürleri evlere sokuyorlar. Tek tek kapı kapı gezerek çalışıyorlar. İl ve ilçe örgütlerinin de destekleriyle, vekil adaylarının da ekonomik destekleriyle ve de gençlerin gücünü de kullanarak iyi gezen ve sahaya iyi yayılan kadın örgütleri görüyorum. Bu konuda diğer partilerde de olumlu gelişmeler var ancak bunu en iyi yapan partilerin başında CHP geliyor diyebilirim.

Seçime yansımalarını tabi ki 24 Haziran’da göreceğiz. Şuana kadar sorunsuz bir kampanya geçiriyor CHP. Evet, eksikleri var ancak özgüven ve inançla birlikte tecrübe ve parti disiplini yoğrularak bir seçim kampanyası yürütülüyor diyebiliriz.

Ne diyelim CHP içinde hayırlı olsun seçimler. Yarın sırada MHP var.

Share
286 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu Kayalıklara İlçe Kurulmaz Demiştik Ama Bizi Yanılttılar

    18 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    90’lı yılların sonu, 2000’li yılların başıydı. Yusufeli ilçesinde Yusufeli Barajı ve HES inşaatı ve bu inşaat sonrasında Yusufeli ilçesini sular altında kalacak olmasının tartışmaları yaşanıyordu. O dönem DSİ Çoruh Projeleri 26. Bölge Müdürlüğü’nde basın sorumlusu olarak çalışmaktaydım. Tartışmaların odağındaki bir kurumda tam da tartışmaları takip eden birimdeydim. Bu vesile ile de sık sık Yusufeli ilçesine gidip gelirdim ve ilçedeki genel kanaati ölçme şansı bulurdum. Hatta yeni Yusufeli ilçe merkezine ilişkin yapılan araştırmaları ve o bölge...
  • Artvin’de Otobüs Keyfi Yaşanıyor

    14 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Şehirleri şehir yapan unsurların başında hiç kuşku yok ki şehir içi taşımacılıkta otobüslerin kullanılmasıdır. 90’lı yılların sonuna kadar Artvin şehir içi taşımacılıkta alternatife sahip bir ildi. Hatta şehir içi dolmuş hatları yok iken bile Artvin’de şehir içi taşımacılık konusunda halkın taşınması işlemi otobüsler ile yapılırdı. 90’lı yılların başında şehir içi dolmuşların devreye girmesi ile birlikte şehir içi taşımacılıkta Artvin’de iki alternatif var idi. Biri belediye otobüsleri, diğeri ise şehir içi dolmuşlardı. Dr. Emin Özgün’ün başkan...
  • Artvin’deki Köpek Saldırısı Görüntülerin Ulusal Yansıması

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Pazar günü ulusal medyaya bildiğiniz üzere bir görüntü yansıdı. Maalesef hepimizin içini acıtan bu görüntüler ilimizin de kötü reklamı oldu. Konuyla ilgili olarak dün yazdığım yazımda değerlendirmelerde bulunmuştum ve konuyla ilgili olarak yapılanları anlatmıştım. Bugün ki yazımda bu görüntülerin ulusal yansıması, Artvin ile ilgili yanlış anlaşılmaları düzeltilmesi ve yapılanlara ilişkin bilgiler aktaracağım. Bunları yapmadan önce de köpeklerin sahibi ile yaptığım görüşmeyi de sizlere aktarmak istiyorum. Nihayetinde bizler gazetec...
  • Yerel Medyaya Sahip Çıkıyor musunuz?

    07 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Evet, iğneyi kendimize batırdık birazda çuvaldızı Artvin halkına batıralım ve önemli bir konuyu bugün ki yazımızda ele alalım. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanı Nuri Kolaylı tarafından yapılan bir açıklama ve tespitten bahsedeceğim bugün ki yazımda. Önemli tespitleri içeriyor. Hani, her birinizin başı sıkıştığında ya da tanıtılmak istediğinde veya şirketlerinin açılışlarını halka duyurmak için zaman zaman ihtiyaç duyduğu, en çok da Artvin’in sorunlarının gündeme getirilmesi noktasında dert yandığı o yerel medya var ya onun sorunlarında...