logo

Şebeş Muharebesi (Osmanlı’nın tek kılıç darbesi olmadan kazandığı savaş)


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

1788’de Şebeş Muharebesi’nde Avusturyalılar Osmanlı sanarak birbirlerini öldürdü.[1]

Tarih birçok gurur verici ve dramatik savaşa ev sahipliği yapmıştır fakat bir de bunun trajikomik olanları var. ‘Kendi kalesine gol atmak’ deyimini bilirsiniz. İşte Osmanlı ile Avusturya öncü birlikleri arasında 17 Eylül 1788 akşamı yaşanan muharebe tam olarak böyle bir olaydı.[2]

Avusturya’nın Osmanlı Askeri Zannederek Kendi Askerlerini Öldürdüğü[3], Şebeş Muharebesi, dünyanın en komik savaşlarından birisi olabilir.[4]

Yaklaşık olarak 100.000 kişilik Avusturya ordusu Osmanlı ile savaşmak için Karánsebes kasabası (Günümüz Romanyasında Caransebeş) yakınlarında kamp kurar. Askerlerin bir kısmı Osmanlı askeri aramak için nehrin karşısına geçer, ancak tüm çabalarına rağmen herhangi bir Osmanlı askerine rastlamazlar. Bu sırada denk geldikleri çingene konvoyu, askerlere içki fıçısı satışı önerirler. Bu tekliften memnun kalan askerler Osmanlı askeri aramak için çıktıkları yolda adeta içki partisi vermeye başlarlar. Daha sonraları bu ekibin geri dönmemesinden dolayı şüphelenen Avusturya ordusu , askerlerinden bir kısmını da bu ekibi aramak için yollar. Bu piyade ekibi, içki partisindeki askerleri görünce, geri dönüp bilgi vermek yerine aleme katılmak isterler. Ancak orada olan ilk ekip olan “Hussarlar” içkilerini sonradan gelen piyadeler ile paylaşmak istemezler ve içki fıçılarının etrafını sararak fıçıları korumaya çalışırlar. Çıkan tartışma esnasında askerlerden birisi tüfeğini ateşler ve ortalık karışır. Çıkan çatışma sırasında bazı piyadeler, çakırkeyif olan Hussarlar’ı korkutmak için “Turciiii Turciiii” diye bağırırlar ki bu Romencede “Türkler Türkler” anlamına gelmektedir. Hussarlar gerçektende Türklerin geldiğini düşünüp kaçmaya başlarlar ancak bu olayın bir korkutma taktiği olduğunu anlamayan ve bilmeyen bir takım piyadelerde kaçmaya başlarlar. Avusturya ordusu adeta toplama kampı gibidir, İtalyanlar, Slavlar, Avusturyalılar ve çeşitli azınlık gruplardan oluşmaktadır ki bu sebeple aralarında iletişim sorunu olmakta ve birbirlerini anlayamamaktadırlar. Askerlerin kaçıştığını gören Avusturyalı subaylar Almanca durun anlamında “Halt Halt” diye bağırırlar ancak işler daha da kızışır çünkü almanca bilmeyen askerler bunu “Allah Allah” olarak anlamıştır. Süvarilerin kampa doğru dörtnala geldiğini gören bir birlik kumandanı, Osmanlı akıncılarının saldırısına uğradıklarını zannedip, topçulara ateş emri verir. Bu sırada, çatışma sesini duyan askerler ne olduğunu anlayamadan kaçmaya başlar. Birlikler her gördüğü gölgeyi Türk zannedip vurmaya başlar, aslında ateş ettikleri kendi askerleridir. Bu kargaşa sonucu tüm ordu geri çekilir, Avusturya İmparatoru ve başkomutan Arsidük II. Joseph atını küçük bir çaya sürerken attan düşüp sakatlanır. İki gün sonra olay yerine ulaşan Osmanlı ordusu 10.000 kadar ölü ve yaralıyla karşılaşır ve Karanşebeş şehrini rahatça ele geçirir. Bu savaşta tarihteki en ilginç savaşlardan birisi olarak tozlu raflarda yerini alır.[5]

[1] https://www.egepolitik.com/karansebes-muharabesi-nde-osmanli-sanip-birbirlerini-oldurduler/23314/

[2] https://www.ensonhaber.com/dunyanin-en-trajikomik-savasi.html

[3] http://gercektenoldu.com/avusturyanin-osmanli-askeri-zannederek-kendi-askerlerini-oldurdugu-sebes-savasi/

[4] https://havassblog.wordpress.com/2017/05/01/sebes-muharebesi/

[5] http://gercektenoldu.com/avusturyanin-osmanli-askeri-zannederek-kendi-askerlerini-oldurdugu-sebes-savasi/

Share
144 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yürüyen Merdivenleri Kazandırdığı İçin Kocatepe ve Ekibine Teşekkür Ediyorum

    13 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bazen bir takım duyumlara ve söylemlere şahit oluyorum ve de bunlara çok üzülüyorum. Kocatepe döneminde bir şey yapılmadığını söyleyenlerin olması gerçekten de çok üzücü. Hani burada yapılanları yazmaya kalksam 30-40 sayfa yazacağım yatırım ve hizmet çıkarda şimdilik kalsın diyerek kendimi engelliyorum. İnsafsız olmamak gerek. Sadece bir yürüyen merdivenin yapılması bile geçmişte bir seçim kazanma sebebi olabilirdi. Bugün Kocatepe döneminde yüzlerce hatta binlerce yatırım ve hizmet yapılmışken hiçbir şey yapılmamış demek birazcık insafsızlık ol...
  • TOPLUM HAYATINI DÜZENLEYEN KURALLAR

    11 Aralık 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    1.DİN KURALLARI 1.1.Tanım Allah tarafından konulmuş olan, peygamberler ve kutsal kitaplar aracılığı ile insanlara iletilmiş olan kurallardır. 1.2.Din Kurallarının Uygulanma Alanı Din, evreni yaratan ve yöneten insanüstü ilahi bir varlığa inanmayı ve ona ibadet etmeyi emreder. İnsanların Tanrı ile olan ilişkilerini düzenler. Bununla beraber, bütün dinler insanların sadece Tanrı ile olan ilişkilerini değil, insanlar arasındaki ilişkileri de düzenleyen hükümleri (emir ve yasaklar) içerir. Bir diğer deyişle, dinler hem uhrevi (öteki al...
  • İRTİFAK HAKLARI

    10 Aralık 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    1.KAVRAM VE TANIM İrtifak sözlükte “bir şeye dayanmak, ondan faydalanmak” anlamına gelir. İrtifak hakları, sahibine konusu olan eşyayı doğrudan doğruya kullanma veya ondan yararlanma veya her ikisine birden sahip olma yetkisini veren sınırlı bir ayni haktır. 2.İRTİFAK HAKLARININ FARKLI TASNİFLERİ 2.1. İrtifak Hakkından Yararlanma Yetkisinin Kapsamı Açısından A-Tam Yararlanma İrtifakı İrtifak haklarından intifa hakkı hak sahibine eşyadan tam yararlanma yetkisi verir. B-Sınırlı Yararlanma irtifakı İntifa dışındaki irtifak...
  • MUTLAK HAKLAR

    09 Aralık 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    M 1.Tanım Mutlak, kayıt altına alınamayan, kendisine bir sınır biçilemeyen demektir. Sahibine maddi ve manevi olmayan mallar ile kişiler üzerinde geniş yetkiler veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklardır. Mülkiyet hakkı, telif hakkı, ayni haklar, intifa hakkı, velayet ve vesayet hakları mutlak haklara örnektir. Bu hakları herkesin ihlal etmesi mümkündür, bu yüzden herkese karşı ileri sürülebilir. Herkes mutlak haklara uymak ve saygı göstermekle yükümlüdür. Mutlak haklar, hukuk düzeninin belirlediği sınırlar içinde kalmak sure...