logo

Şavşat Halkı ve Dışarıdaki Şavşatlılar Sahara Dağı Mevkiine Bariyer İstiyor


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

16 Temmuz 2017 Pazar günü Şavşat ilçesinde Sahara dağı mevkiinde bir trafik kazası meydana gelmiş ve aynı aileden 4 kişi bu kazada hayatını kaybetmişti. Bir musibet bin nasihatten evladır, diyerekten Şavşat halkının talebini bu köşe yazıma taşımak istedim.

Değerli dostlar maalesef ki biz millet olarak genellikle başımıza bir bela gelmeden önlem almayı bilmeyiz. Böyle bir geleneğimiz var. Artık bu geleneği bir kenara koyarak başımıza bir kaza bela gelmeden önlem almayı milletçe öğrenmek durumundayız. Bu bakış açımızı değiştirmediğimiz için nice canlarımızı kaybediyor ve milyarlarca lira parayı da çöpe atıyoruz. Hadi para önemli değil ancak giden canları yeniden geriye getirme şansımız ne yazık ki olmuyor.

Şavşat’ın Sahara Dağı Mevkiinde yaşanan son kaza ne ilk ne de son trafik kazasıdır. Özellikle de aynı bölgede onlarca kazanın yaşandığını bilen isimlerin başında gelmekteyim. Bizlerin artık yeni kazaları beklemesine de gerek yoktur. Evet, aslında Şavşat halkının asıl isteği kış aylarında da Şavşat-Ardahan karayolunu kullanmak için tünel yapılmasıdır ve bu tünel artık gündeme gelmiştir. Tünel gündeme geldi gelmesine de tünelin yapılarak hizmete açılacağı zamana kadar da Şavşat halkının bir başka önemli isteği ise yollara bariyerler yapılmasıdır. Özelliklede Sahara bölgesinde başta son kazanın olduğu bölge olmak üzere birkaç kritik noktaya güçlü bariyerler konulmasıdır. Yeni canların bu yollarda kaybolmaması için ve de yeni acılar yaşamamak için bu haklı talep dile getiriliyor.

Şavşat’ta yaşayan Şavşatlılar ile Şavşat dışında yaşayan özellikle de İstanbul’daki Şavşatlı dernekler bu haklı talebi dile getiriyorlar. Dile getirmenin yanı sıra ilgili kurumlara dilekçe yazarak taleplerini de resmiyete döküyorlar. Hiçte haksız sayılmadıkları bu talebin gerçekleşmesi birçok canın yok olmaması anlamına gelecek.

Şavşat’ın yolları aslında il genelindeki yollarımızla benzerlikler göstermektedir. Bu sebeple ilimizin yollarının büyük bir bölümünde bu bariyerlerin yapılması elzem olmasına karşın yine de özellikle sürekli kazaların yaşandığı ve her kazanın da ölümle sonuçlandığı bu yola mutlaka bariyerler yapılması gereklidir. Umarım Karayolları yetkilileri ilimizin karayollarındaki bu sorunlara gerekli hassasiyetleri gösterirler de biran önce Artvin halkının bu haklı talebini özellikle de Şavşat Sahara Dağı mevkiinde bariyer koyarak başlarlar.

Tırlara özel önlem alınması lazım

Yazım kazalarla ilişkin olunca birkaç şey daha yazacağım. Geçtiğimiz günlerde Hopa Dağı’nda bir trafik kazası daha meydana gelmişti. Arka arkaya yaşanan kazaların ardından yüreklerimizin sürekli ağızlarımızda olduğu bu günlerde bu kazada şükür ki ölüm olayı yaşanmamıştı. Kazalarda tabi ki karayollarımızın kalitesinin düşüklüğünün etkisi bulunmakla birlikte yine de sürücü hatalarının da bulunduğunu da bilmekteyiz. Tabi ki sadece yaşadığımız kazaları tek bir sebebe bağlamamak gerek. Birçok sebep var. Hopa Dağı’ndaki kazanın da temel nedenlerinden biri sürücü hatası idi. 3 tırı sollayan bir aracın karıştığı bu kazada sürücü hatasının olmadığını belirtmek imkansızdır ancak sadece o sürücüye bu kazayı bağlamakta vicdansızlık oluyor. Evet, gençlerimizin kanları yukarı doğru aktığı için biraz hızlı araç kullanabiliyorlar. Zaman zamanda tehlikeli araç kullanmaktalar. Buraya kadarına katılıyorum ancak burada tırları da dile getirmekte ciddi anlamda yarar görüyorum. Zaman zaman trafikte benimde karşılaştığım bir olaydan bahsederek tırların yapışık kardeşler gibi seyahat etmesine dikkat çekmek istiyorum.

Artvin’in yollarının büyük bir bölümü çift yönlü yollardır. Önünüzdeki aracı geçebilmek için çok kısıtlı imkanın bulunduğu yollarımızda hele hele de bir kamyonu ya da bir tırı geçmek ise eşşeğe hendek atlatmak kadar zor bir olaydır. Nerede kaldı 3 tırı geçmek. Maalesef tır şoförleri bu konuda çok bilinçsizler. Onların bilinçsizliğine trafik güvenliğini sağlayan trafik ekiplerinin göz yummaları da bu tür kazaların yaşanmasına neden olmaktadırlar. Tır şoförleri adeta gittikleri noktalara illa ki birer metre aralıklarla gitmek istemektedirler. Arkalarında biriken trafiği hiç düşünmeden yapışık kardeşler gibi yol seyrederek trafik güvenliğini tehlikeye sokmaktadırlar. Ben bu tür olayla karşılaştığımda hemen trafik ekiplerini arıyorum. Ben arıyorum ama yapabilecekleri bir şey olmadığını ifade ediyorlar. Bence bu son derece yanlış bir olay. Yapabilecekleri çok şey var. Trafik güvenliğini sağlayan ekiplerin mutlaka bu tür vakalarda tırları durdurarak en azından uyarı görevlerini yerine getirmelidirler. Kanunen onlara yapışık gidiyorlar diye ceza yazamayabilirler ancak hiç değilse uyarı görevlerinde bulunurlar ise bu tür kazaların da önüne geçilebilir diye düşünüyorum.

Bir tırın boyutu nereden bakarsanız 15-20 metre arasında. 3 tırı düşündüğünüzde yaklaşık 100 metrelik bir boyut ortaya çıkıyor ki 3 tırı birden sollamak bu yollarda pek mümkün görünmüyor. Hele de bizim sürücülerimizin oldukça sabırsız ve cesur olduklarını düşündüğümüzde kazalarda kaçınılmaz oluyor.

Bence gerek emniyetin gerekse de jandarmanın bu konuda büyük bir hassasiyet göstermeleri gerekiyor. Zaman zaman gezici ekipler oluşturulur ise bu tür seyreden tırlara her gün onlarca kez rastlamanız mümkündür. Ayrıca karayollarınca da tır sürücülerini uyarı mahiyetinde levhalar ve işaretler konulur ise bunun da yararı olabileceğini düşünüyorum.

Her şeyi cezalarla halletme zorunluluğumuz yoktur. Uyarıcı yayımlar, uyarıcı haberler ve bunların yanı sıra da uyarı mahiyetindeki ikazlar ve de işaretlerin de çözüm yolu getirebileceğini düşünüyorum. Ayrıca eğitim noktasında da bir takım çalışmalar yapılır ise ülkemizdeki kazaların sayısını düşürme şansını yakalayabiliriz.

Son bir söz, lütfen trafikte seyrederken kurallara da uyalım ve bizi arkada bekleyenlerin olduğunu da unutmayalım. Kazasız ve belasız ve de kazasız günler diliyorum.

Share
215 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Artvinliler Olarak Kadir Topbaş ve Faruk Çelik’e Büyük Vefasızlık Yaptık

    16 Kasım 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazıyı yazarken çok düşündüm. Yazıyı yazıp yazmama noktasında kararsız kaldım ancak kendimi vefasızlar arasında görmediğim için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Ben vefasızlığı kabullenemiyorum. Bu sebeple belki bir hatırlatma olur, belki biraz bu iki değerimize ve yazımda yine adından bahsedeceğim Müsteşar Nusret Yazıcı’ya karşı hemşerilerimiz tarafından birazcık da olsa vefa gösterilmesine vesile olur diye bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Değerli okurlarım, benim 1996’lı yıllardan sonra gerek insani gerekse de siyasi olarak Ar...
  • Merdi Kıpti Şecaat Arzederken Sirkatin Söyler

    16 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Çingenenin merdi, kendini överken hırsızlığını söyler başka bir deyişle Mert Çingene hırsızlığıyla övünür, demektir. Çingene erkeği yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söyler. Aslında sözün aslı ''Şecaat arz ederken merdikıpti sirkatin söyler.''dir. "Şecaat arzederken merd-i kıbtî sirkatin söyler" sözünün geçtiği ve Koca Mehmed Ragıp Paşa'ya ait olan beyit aşağıdaki gibidir: “Miyân-ı güft ü gûda bed-meniş îhâm eder kubhun Şecâ'at arz ederken Merd-i Kıbtî sirkatin söyler”  18.yüzyıl Osmanlı sadrazamlarından Koca Mehmet Ragıp...
  • Başkan Kocatepe, O Tepkiye Sessiz Kalamadı ve Yanıt Verdi

    15 Kasım 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe, o tepkilere sessiz kalamadı. Ve yanıt verdi. Bu yanıtı sosyal medyadan verirken ben bu yanıtı köşe yazıma taşımak istedim. Konu Artvin’in gündemine AK Partili Belediye döneminde giren yürüyen merdiven kurulması fikri hatırlarım ilk olarak 3 seçim önce Bağımsız Türkiye Partili Belediye Başkan Adayı Nuri Keskin döneminde girmişti. O dönem çok uçuk bir fikir gibi görünen proje AK Parti Artvin Belediye Başkan adayı Mehmet Kocatepe tarafından da 30 Mart 2014 seçimleri öncesindeki vaat kitaplarına yerleştir...
  • Yoksa Siz Aziz Nesin’e mi İnandınız ?

    15 Kasım 2017 Köşe Yazıları, Melih Sıddık Dalkılıç

    Varlığım kudreti elinde olan ALLAH'a hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Bazen kendimi kaybedercesine düşüncelere dalıyorum. Yazdığım bütün yazıların yarın “HAKK’ın” divanında karşıma çıkacağını bilerek kelimelerimi seçerek yazmaya özen gösteriyorum. 4 yılı aşkın süren köşe yazarlığı yaşamımda şahıslar adını kulanıp topluma hedef göstermemem bu yüzdendir. Bir tek kalp bile kırmamaya özen gösteriyorum. Yoksa incilmişliğim ve kırılmışlığım çok… özellikle kadir, değer ve kıymet bilmeyenleri gördükten sonra herşeyden soğur oldum. ALLAH nasip ...