logo

Sanat Tarihi İle İlgili Bazı Mimari Terimleri


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Paye: Mimaride kullanılan bir destek türü. Farsça’da “iskemle, masa ayağı” manasına gelen paye yerine pilpaye veya filayağı da denir. Bu unsur sütunlardan farklı olarak büyük çaplı ve bir hayli yüksek bir ayaktır. Tuğla yahut kesme taş örgü şeklinde yükseltilen bu taşıyıcı unsur bir sütun gövdesi gibi silindir biçiminde inşa edilebileceği gibi kare, dikdörtgen, çokgen, yonca planlı olarak da inşa edilebilir. Payelerin şekil ve kalınlığı mimari mekanın ölçüleri, kullanılan inşa malzemesi ve yapının genel üslûbuna bağlı şekilde ortaya çıkar. Ancak paye biçimsel bir tercih değil her durumda zorunlu başvurulmuş bir elemandır.[1]

Nef: Kilise mimarisinde apsise dik ya da paralel olarak yer alan ve birbirlerinden sütun yada paye dizileriyle ayrılan uzunlamasına mekanlara verilen ad.[2]

Tonoz: Bir dizi kemerin aynı sırada arda arda dizilmesi ve birbirine bağlanması ile elde edilen kapalı koridor şekilli mimari elemanlardır. Bu sayede üst yapıyı taşımak için sağlam fakat hafif alt yapılar sağlanması mümkündür.[3]

Tromp: Tromp, kare planlı kubbeli yapılarda, duvarların üstüne kubbeyi inşa edebilmek için; duvarların üstüne örülen bir ara elemandır. Tromp sayesinde, yük bir formdan başka bir forma aktarılır. Tromp Mimarlık da mimarlığı, bir değişim, dönüşüm, farklılaşma ve bütünleşme noktası olarak tanımlamaktadır. İnsan orijinli bir mimarlık anlayışını benimseyen Tromp Mimarlık, her yapıyı kullanıcı ile birlikte tekrar düşünüp, sanatsal ve fonksiyonel çözümler üretirken; işverene yeni fikirler, boyutlar sunar.[4]

Revak: Revak, sırtı bağlı bulunduğu binaya dayalı, ön cephesi açık, üstü örtülü ve örtüsü sütunlarla ya da payelerle taşınan mekana verilen ad. Güneşten ya da yağmurdan korunma amaçlı işlevsel revaklara sundurma adı verilir.

Antik Yunan ve Roma kentlerinde kamu binalarına ve tapınaklara girişte sıklıkla rastlanan revaklar, Doğu Roma İmparatorluğu ile kültürel ilişki sonucu Arap-Fars kültürüne oradan da Selçuklu Devleti döneminde Türk mimarisine geçen ve Anadolu Beylikleri döneminde giderek yaygınlaşan bir mimari öge olmuştur.

Türk mimarisinde revaklar cami girişlerinde estetik amaçlı kullanılırken, caminin kalabalıktan taştığı zamanlarda namaz kılanların yağmurdan, kardan ya da güneşten korunmasını da temin eder. Kabe’de görülebilecek revaklar Osmanlı padişahı II. Selim zamanında yapılmış, planlarını Mimar Sinan hazırlamıştır.[5]

Eyvan: Eyvan, mimarlıkta üç yanı kapalı, dördün­cü yanı açık ya da örtülü bir avluya bakan, üzeri genellikle tonozla örtülü mekan demektir. Sasaniler döneminde İran’da ortaya çıkan ve Tak-ı Kısra Sarayı gibi yapılarda anıtsal örnekleri bulunan eyvan, sonraki yüzyıllar­da bütün Ortadoğu ülkelerine yayıldı. Bü­yük Selçuklular döneminde oluşan dört eyvanlı avlu düzeni, İran geleneğinin ulaştı­ğı en üst nokta oldu. Dikdörtgen (ya da kare) planlı geniş bir avluyu çevreleyen duvarların ya da oda sıralarının tam ortasın­da yer alan dört eyvandan oluşan bu düzen, Mısır’da, hatta Anadolu’da da uygulandı. Anadolu Selçuklu mimarlığında özellikle medrese yapılarında kullanıldı. Osmanlı mimarlığında ise, erken dönem dışında, resmî mimarlıkta pek az görüldü.[6]

Piştak: Asıl eve girmeden önceki oda veya koridor. [7]

Kasnak: Bir mimari yapıda kubbenin oturduğu ve yapının üslubuna, türüne göre çokgen ya da yuvarlak olan kaide.[8]

Pandantif: Bir kubbeyi taşıyan kemerler ile kubbe kaidesinin arasını kapatan  ve kare bir plandan kubbenin dairesel kaidesine geçmeyi sağlayan küresel üçgen; küresel üçgen bingi, bingi. Bu küre parçası biçimindeki üçgenler, tabandaki çember, karenin dışından geçtiği durumda kubbeyle bütünleşirler. Taban çemberi karenin içinde ise, pandantifler bağımsız öğeler olarak görülürler. Pandantiflerle kubbe arasına çoğu kez bir kasnak girer. Bu kasnak çepeçevre pencerelerle delinebilir. Pandantif ilk kez Ayasofya’da kullanılmıştır. Osmanlı camilerinin çoğunda bu bölümlere Peygamber’in yakınlarının adları yazılıdır.[9]

Portal: Özellikle anıtsal bir yapıda cephe’nin en belirgin öğesi olarak biçimlendirilip bezenmiş görkemli kapı. Gotik üslubun ünlü katedral’lerinde zengin örneklerine rastlanır. Batı dillerinde Eski Mısır’ın pylon’ları, İslam mimarlığının piştak’lan beylikler dönemi ve Anadolu Selçuklu mimarlıklarının Taçkapıları için de portal sözcüğü kullanılmaktadır. Budacı tapınakların Torana’lan, Japonya’daki tapınakların Torii’leri de yapılardan bağımsız düzenlenmiş örnekler olmalarına karşın birer portal olarak değerlendirilir.[10]

Apsis: Apsis (Yunan dilinde “kavis”, “yay” anlamında), Hristiyanlığın dini mabetleri olan kiliselerin sunak odasını kapsayan, çoğunlukla yarım daire ya da çokgen, çok nadir durumlarda dikdörtgen planlı bir yapı unsurudur. Apsisler antik döneme ait bazilikalarda yaygın olarak da mimari öğe olarak kullanılmıştır. Apsisler, yapının cephesinde dışa doğru göbekli bir yapı olabildiği gibi, bina içlerinde ya da dikdörtgen planlı duvarlarla da sarılı olabilir. Apsislerin çatısı çoğunlukla yarım kubbe biçiminde olur, ancak düz çatılı apsisler de mümkündür. Çoğunlukla kiliselerin yan neflerinden, yan şapellerinden veya apsislerinden açılan küçük apsislere ise, mimarlıkta apsidiyol denir. [11]

[1] http://www.fizan.net/paye-2.html

[2] http://nenedir.com.tr/nef-nedir/

[3] http://emlakansiklopedisi.com/wiki/tonoz-nedir

[4] http://www.trompmimarlik.com/hakkimizda.html

[5] https://tr.wikipedia.org/wiki/Revak

[6] http://www.derszamani.net/eyvan-nedir.html

[7] http://forum.yapisal.net/mimarlik-okullari/6587-mimari-terimler-l-z.html

[8] https://tr.wikipedia.org/wiki/Kasnak

[9] http://www.restorasyonforum.com/index.php?topic=4850.0

[10] Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi, c.3,S.1503

[11] https://tr.wikipedia.org/wiki/Apsis_(mimari_%C3%B6%C4%9Fe)

Share
5773 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?
#

Sanat Tarihi İle İlgili Bazı Mimari Terimleri” için 1 yorum

  1. Merve : diyor ki:

    Hiç anlatamamış adam.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ercan Orhan partiler üstü bir kişidir

    18 Kasım 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Ercan Orhan’la 243. kısa dönem askerlik celp döneminde Ankara Etimesgutt’a, Nisan 1995 yılında tanıştık. Tanıştığımız neredeyse bir “çeyrek yüzyıl” oldu, ama kendisini kişilik özellikleri açısından “tam” bir kişilik sahibi olarak tanıdım. 23 yıl boyunca sürekli irtibat halinde olduk. Ercan Orhan CHP’den Borçka Belediye başkan aday adayı olmuştur. Muhtemelen bir süre sonra CHP’den Belediye başkan adayı olarak ismi açıklanacaktır. Yerel seçimlerin doğası başkadır. Bazen insanlar kendi partisinden olmasa bile bazı adayları sı...
  • Seçimlere Tersinden Bakarak Ortak Menfaatleri Ortak Tehlikeleri Görebiliriz

    17 Kasım 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Bu konuya yerel seçimler yaklaştığı için yerel seçimleri irdeleyerek bakalım. Menfaat maddi-manevi iki boyutludur. Sadece maddi boyutundan bakarak seçime gidenler Bunlar ülkenin medeniyet-refah-huzur gibi insanı insan yapan değerleri unuturlar. Anlamlı hayatı unuturlar. Mesela İstanbul da eskiden CHP li belediye zamanında sular akmıyordu. Artvin ve ilçelerinde bu zihniyetteki belediyeler zamanında çağın çok gerisinde bir manzara vardı. Ak Partı köylere köydes-şehirlere beldes programlarıyla partili partisiz Avrupa stand...
  • Bırakın ekmeği naylonun gramajıyla da oynamışlar.

    31 Ekim 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Ekmeğin gramajından çalınmasına zaten alışığız. Sonra telefon kontürlerinden çalanları gördük. Bakıyorduk telefon kontörleri hızlı kalp atışları gibi hızlanıp bir anda bitmiş. Öyle ki sabit hat daha karlı olduğu için sabit hat almak zorunda kaldık. Gramajıyla oynayamadıkları şeylerin genetiği ile oynadılar. Çok zamandır domatese hasret kaldık. Buğdayın genetiği ile de oynadılar, bir defa ekiyorsunuz, aldığınız tohumu bir daha ekemiyorsunuz. Bu örneklerin sayısı yüzlerce artırılabilir. Aklıma gelenleri ve fark edebildiklerimi y...
  • Şahıs

    25 Ekim 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Şahıs kelimesi “ş-h-s” kökünden türemiştir ve fiil olarak kullanıldığında cümledeki yerine göre ve Arapça’daki fiil bablarına göre; “büyümek-irileşmek, yükselmek, bir yerden bir yere gitmek, kararsız olmak, dönmek, hedeften şaşmak, görünmek” gibi anlamlara gelir. İsim olarak şahıs gözle görülebilen maddi bir varlığı olan her türlü eşya anlamına gelse de hukuki manada “şahıs”, haklardan istifade edebilen, hak sahibi olabilen varlık demektir.Hak sahibi varlık olmaya ise insanlar (hakiki şahıs) ve insan toplulukları ile mal toplulukları ...