logo

reklam

Sana Aydın Diyenin!!!


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH c.c hamd olsun. Yeniden bir yazı kaleme almak nasip oldu. Dünya, dünya olalı bir çok zalim gördü. Hitleri gördü, stalini gördü. Buhtinazırı gördü. Ebu lehepleri gördü. Ebu cehilleri gördü. Demem o ki dünya yaşadıkça bu zalimler hep olacaktır. İsimleri değişip her dönemde Ebu Lehep ve Yezid ruhu hep var olacaktır. Ama benim anlamadığım; Osmanlının son döneminde ve Cumhuriyet’İn ilk dönemlerinde ortaya çıkmaya başlayan bir kavram. “Aydın” iki üç yıl evvel yeni Türk Edebiyatı dersinde Osmanlı aydınlarını işlerken; nerede vatan haini var, “Aydın” olarak nitelenmiş olduğunu fark ettim. Bu ülke de yıllardır anlam kargaşası olduğunu biliyor ve de fark ediyordum ama bu kadar olabileceğini bu zamana kadar anlamamıştım. İllaki aydın olmak için vatan haini olmak gerekiyor. Basında geçen haberler, sanal alemde geçen haberler, sosyal medya da geçen haberler iyice zıvanadan çıkarır hale geldi. Düşünün ya vatana ihanet eden, terörü destekleyen o sözde barış açıklamasına imza atan 1200 kişiyi nasıl olurda aydın olarak nitelersiniz. aydın demek; önceden olabileceği sezen demek. Aydın demek ırkçı ya da kafa tasçı yaklaşımlardan uzak olan demek. Aydın demek yaradılanı yaradandan ötürü seven demek. Bu kavramın içini istediğiniz şekilde doldura biliriz. Lakin; hiçbir şekilde vatan hainlerini aydın olarak gösteremeyiz. Bu durum bizim fıtratımıza aykırı olduğundan bünyede hazımsızlık yapar. Yakında infilaya neden olur.

Osmanlının aydınları olan Jön Türkler Osmanlıyı kurtarmak babında yaptıkları devrim neticesinde 7 sene içerisinde ülkeyi darma dağın ettiler. Neymiş efendim. Aydınmışlar. İşte şimdi ki aydınlar böyle; ülkeyi bölmek için çaba göster, insanlar seni kınamak yerine aydın desin. Ne güzel İstanbul. Ama unutulan bir şey var. jön Türklere rağmen yenilmeyen Çanakkale var. kuttul amare var. daha nice nice zaferler var. bu milletin evlatlarının bildiği bir şey varsa. O da vatan için canını feda etmektir. Eğer bu topraklarda ay yıldız altında yaşayan, ezan sesine uyanan, mazlumun yanında yer alan bir tane bile insan kalırsa bu toprağın bir tek çakıl taşını kimseye vermez. Babadan kalma 2 dönüm arsayı bile bölemezken size kimse vatan böldürmez. Hele hele eli kalem tutan, düşünce adamları varsa size de kimse aydın demez.

Güneydoğu da çocuklar öldürülüyormuş. İnsanlar sefalet içindeymiş. Ey sözde aydınlar orada yığınak yapılırken belediyenin iş makinaları sıralı sıralı hendekler kazarken, barış naraları gözünü kamaştırırken neredeydiniz? Yoksa cehalet uykusuna mı daldınız? Olayların başladığı ilk güne dönelim.  Ceylanpınar da öldürülen iki aslan parçası birilerinin çocukları değilmiydi. Onları şehit mertebesine uğurlarken, bunların vebalinin sorulacağının farkında değilmiydiniz. Ey sözde aydınlar bu zamana dek dökülen her bir damla kanın bedelini hem halk hemde zaman en önemlisi YARADAN sizden ve bağlı olduğunuz ağa babalarınızdan soracaktır. Yüz yıl evvel ve de 80 yıl bu ülke de Ulu Hakana, kızıl sultan dedittirdiniz! Ama unuttuğunuz bir şey vardı. Asımın nesli! O nesil batıla sırt çeviren HAKK’ın yolundan ayrılmayan, O nesil şimdi iş başında. Küllerinden yeniden doğacak olan bu İmparatorluğa kimse engel olamaz. Filistin’de, Batı Şeria’da, Mısır’da, Bağdat’ta ve de Şam’da ya da Musül’de Müslüman namusu kirlenirken neredesiniz ey uyuyan gövdeler. Yoksa birlikte olduğunuz ya da dinen aynı zümreye mensup olduklarınızdan mı korkuyorsunuz. Ey hristiyan devşirmesi Aydınlar. Ölen müslüman olunca sorun yok. ya da siyah elli insanlar ölünce, açlığa terk edilince sorun yok. eğer siz gerçekten aydın olsaydınız, Kudüs de tanklara taş atardınız. Ne yaparsanız yapın HAKK’ın vaaddi kesin, HAKK’ın yolu kesin. O gün oldukta; Taşlar, Tankları yenecek. Bu kesin Taşlar Tankları yenecek Ve Bu en Kesin TAŞLAR TANKLARI YENECEK…

Etiketler:
Share
452 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Berta (Ortaköy) için yapılması gereken birkaç şey

    12 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Geçen hafta Cuma günü milletvekili aday adaylarımızdan Sayın Akay Tekin Bey ve Hilmi Yazıcı Bey ile birlikte önce Ardanuç Geçitli Köyü muhtarı Hakan Öztürk’ü, sonra da Berta’yı (Ortaköy) ziyaret ettik. Berta 750 haneli ve yaklaşık 3000 nüfusu olan bir yer. Berta Nerdeyse küçük bir ilçe. Berta’da bankamatik olup olmadığını sordum, yok dediler. Sadece bir posta telgraf acentesi olduğunu söylediler. Bence Berta’da bir banka şubesi ile birlikte bir bankamatik olmalı. Yakın zaman önce Artvin AK Parti merkez ilçe başkanı seçilen Be...
  • Ordinaryüs Profesör, dışarıda sıradan unvan iken ülkemizde hocalar hocası olarak görülmüş

    12 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Yurt dışında profesör unvanı alıp Türkiye’ye gelen akademisyenlerin adında görülmesiyle, taşıdığı "sıradan" anlamı (ordinary: sıradan), "aşmış" anlamına evrilmiştir. Aslında Avrupa’da vasıfsız profesörler için eskiden kullanılan, ayni "yardımcı doçent" örneğinde olduğu gibi bir ast unvanıdır. Ama karizmasının da etkisiyle, yurt dışında profesör unvanı alıp Türkiye’ye gelen akademisyenlerin adında görülmesiyle, taşıdığı "sıradan" anlamı (ordinary: siradan), "aşmış" anlamına evrilmiştir. Türkiye, "ordinaryüs" kelimesinin olumlu anlam...
  • Ben Cumhurbaşkanının Yerinde Olsam Ekonomi Kurmaylarını Hemen Görevden Alırım

    11 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Yazdığım yazılarda genellikle ekonomik rakamlar ve halkın ekonomisine ilişkin önemli uyarılarda bulunduğumu bilirsiniz. Hükümetin dikkat etmesi gereken en önemli işlerden birinin ekonomiyi çizgiden çıkarmamak olduğunu ifade etmiştim. Görünen o ki yakın gelecekte ülkemizi ciddi bir ekonomik kriz bekliyor ve hükümetin tüm dikkatini bu işe vermesi şart gibi görünüyor. Türkiye pek çok yönüyle kuşatma altında. Bir takım dış güçler içerideki odakları da kullanarak ülkemize sürekli oyunlar oynayarak ülkemizdeki yöneticileri kıskaca almaya çalışmakt...
  • Sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) kucak açmalıyız

    11 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Trump Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan ettiyse biz de Washington'u Kızılderililerin başkenti ilan ederiz. Biz de sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) ev sahipliği yapmalıyız. Belki bu düşündüklerimiz ABD için küçük bir tehdit olarak değerlendirilebilir. Sinek küçük ama mide bulandırıcı derler. ABD’nin midesi bulanınca ayağının altındaki halıyı daha rahat çekeriz ve onu tökezletebiliriz. Şimdi Barbar Avrupa ve Amerikalıların Kızılderili soykırımına biraz değinebiliriz. Kristof Kolomb, Hindistan’a varmak üzere çıktığı ...