logo

ŞAH MI MAT MI ?


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Bir haftadan fazla oldu ki yazı kaleme almadım. Biliyorum sizlerde merak etmişsinizdir “ Neden yazmadı” diye. Sebebi oluşan gündemi iyice analiz edip, vaziyeti şaşırıp, algıda hata etmemek. Önümüzde ki tablo şeffaflaşmaya başlayınca yazımı kaleme almak istedim. Önceliğim, biraz beyin jimlastiği yapıp geçmişe dönmek. Yıl 2003 o zamanlar 18 yaşım da taze delikanlıydım. Haberleri takip etmeyi oldum olası severim. Dünya işleriyle meşgulatım o günlere dayanır. Televizyonda bas, bas 1 Mart tezkeresi tartışılıyor. Amerika saldırı düzenlemiş, Türk ordusu Kuzey Irak’a girecek. PKK o zamanlar etkinliğini iyice yitirmiş sadece çekirdek kadro kalmış durumdaydı. Barzani ve Talabani Türkiye de değil Başbakanla konuşacak, sıradan milletvekilline bile ulaşacak durum da değillerdi. Şimdi Ortadoğu da ismini saydığımız terör örgütlerinin isminin ilk harfleri bile yok. O zamanın yine muhalefet partisi olan CHP ve MHP tezkereye karşı çıkıyor. “ Türk ordusunun orada ne işi var.” diyordu. Nihayetinde tezkere oylandı, bir yılını doldurmamış taze Hükümetinde hamlığıyla tezkere meclisten geçmedi. Evet değerli arkadaşlarım. İşte o gün zaten bölgesel egemenlik gitti, siz neyin derdindesiniz! Çıkmışlar Irak şöyle, Suriye böyle diyorlar. Eğer bir ülke de otorite boşluğu oluşursa, bunu en iyi değerlendirecek olanlar terör örgütleridir. Eğer sayın Bahçeli ve Baykal o gün o kararı desteklemiş olsalardı ve Ak parti hükümeti ham olmasaydı. Bugün bu tablolar oluşmazdı. Lakin geçmişi bırakıp şimdi ki zamana dönelim.

Geçtiğimiz hafta sonunda Suriye içlerine operasyon düzenlendi ama iyi ama kötü sonuçlar alındı. Siyasetin her iki tarafı da kendince haklı gerekçeler ortaya koydu. İki ucu pis değnek. Tutanın elinde izi kalır misali, zor bir karar verildi. Sonuçlarını uzun vadede göreceğiz ama biraz güncel düşünüp muhalefet gibi, toprak kaybedildi diyelim. Lakin geçmişimizden örnekler veren Muhalefet, bazı gerçekleri göz ardı ediyor. Ulu önder Atatürk, kurtuluş savaşı sırasında Ankara Polatlı’ya kadar geri çekilmek zorunda kalmıştı. Sonrasın da nihayi bir zafer elde edip, yeni cumhuriyet kuruldu. Demem o ki bir günlük, bir aylık toprak kayıplarıyla ya da yer değiştirmeleriyle haritalar çizilmez. Şimdi “ Sınır ötesinde olan tek kara parçamız elden gitti” diyorlar. Peki şimdi ki Süleyman Şah Türbesi’nin yeri Ankara Kazan’ da mı ? sırf “ Türkiye de ulusal birlik yoktur.” Diye göstermek için çaba harcıyorlar, yazık. Gelelim olayın iktidar tarafına. Bu kadar olayın şaşalı bir başarı gibi gösterilmesi taraftarı değilim. Çoğunlukla aynı siyasi fikirleri paylaştığım, Parti olsa bile benim nazarımda yapılan yanlışsa dile getiririm. Futbol takımı değil ki her zaman destekleyelim.  Sessiz sedasız, siyasi malzeme olmadan, yapılacaktı operasyon. Türkiye’nin o anki gündemini değiştirip seçim havasına sokulması için çok iyi bir malzeme oldu. Hem muhalefet hem de İktidar için. Hadi seçim havası hayırlı olsun.

Yazımın sonuna gelmeden söz etmeden geçemeyeceğim isim ise Şehid edilen, Fırat Yılmaz Çakıroğlu kardeşimiz. Üniversiteleri bu denli savaş alanına çeviren her kim ise cezalandırılmalı. Evet su istimal vardır. Barış havası adı altında PKK Üniversitelere sahip olmaya kalkıyor. O kadar kolay değil. Bu ülkenin 5000 yıllık gelenekleri vardır. Sert rüzgar eserde Barış havası dağılırsa, Kasırganın önünde hiç bir şey duramaz. Bu da böyle biline. Çakıroğlu kardeşime ALLAH’dan Rahmet tüm Ülkücü kardeşlerim ve ailesine Yüce ALLAH’dan sabırlar niyaz ederim… saygılarımla…

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

3+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Tarikatlar konusunda iki aşırı uç nokta

    24 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet açıklama Günümüzde tarikatlarla ilgili olarak birbirine zıt olan aşırı iki görüş vardır; 1.“Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.” 2.“Tarikat şirktir” Bu görüşlerin her ikisi de yanlıştır. “Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” cümlesinden eğer mutlaka bir tarikata girmek gerektiği kastediliyorsa yanlıştır. Ama şeyh kelimesinden rehber (Peygamberimiz ve Kur’an) kastediliyorsa bu söz doğru olur. Tarikat şirktir sözünden eğer şeyhe masdar (kemalatın kaynağı yani Nurları Allah’dan değil şeyhin kendisinden bilmek) gözüyle bak...
  • Kullanıldığın Kadar Kullanmak, Kullanmadığın Kadar Kullanamamak

    23 Ocak 2018 Gamze Boynueğri, Köşe Yazıları

    Hayatın nazı mı dersiniz? Yoksa cilvesi mi? Belki de işvesi... Ama yoktur bunun ne yazık ki işlenesi, işleve konulup da işlev göresi bir hali ahvali... Dalıp dalıp gidiyorum uzak diyarlara... Öfkem ona keza ama yok mudur birde bunun sabrının olduğu kadar selameti de? Deyip eklemeden yapamıyorum... Çok denedim, hem de akla ziyan boyunca olmuyor... Sanırım olmayınca, olmuyor çok daha fazla üstelemeden bazı şeyleri geçiş yapmak gerek... Peki, ya kişinin iç sesi? Şuracık da çıkıp da hadi isyan ederse... Hadi feryat, figan edip de "hayır bu sen deği...
  • Eğitim-Bir-Sen’ in Kuruluş Felsefesi

    23 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Millî Gazete’nin, 25 Temmuz 1992 yılında Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Mehmet Akif İnan'la yaptığı röportajda Eğitim-Bir-Sen’in kuruluş felsefesine de değinmiş. Bu söyleşiden seçtiğim bazı pasajları aşağıya aktardım. O zaman Eğitim-Bir-Sen sanki biraz daha idealmiş gibi. Eğitim-Bir-Sen’in o günkü kuruluş felsefesine asli safiyetine selam olsun. "Sendikamızı geniş bir tabana oturtmak amacındayız; belli bir hizbe, belli bir gruba, belli bir siyasi partinin çevresinde bulunmuş olmakla yetinmeyip kanatlarını geniş açmış, bizi benimseyen...
  • Zeytin Dalı Harekatı Yeni Bir Çağın Başlaması Demek

    22 Ocak 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    -ABD nin malum baskı ve aldatmacalarına rağmen Türkiye Afrine de girdi. -ABD geri adım attı. -ABD dünya düzeni çöküyor. -Güçlü halk desteği ile Ak Parti iktidarı “Dünya beşten büyük” dedi -Tayyip Erdoğan artık eski Türkiye yok İMF ye borcu olmayan -her türlü silahını kendi üreten, ihtiyçlarını karşılayan bir ülke var -Ülkemiz tarihten beri hep komşularına zeytin dalı uzattı. -Bunu anlamayanlar Türkiye gerçeğini Afrin harekâtında gördüler -ABD nin ve diğer düşmanların Ülkemizden intikam almaları bir kez daha engellendi -100 YILLILK PLA...