logo

reklam

Sağlık Çalışanları İş Bıraktı

Artvin’de sağlık çalışanları, Op. Dr. Kamil Furtun’un Samsun’da görevi başında uğradığı silahlı saldırıda öldürülmesini protesto ederek iş bıraktı.

30 Mayıs Cuma günü Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi’nde görevi başındayken uğradığı silahlı saldırı sonucunu hayatını kaybeden Op. Dr. Kamil Furtun için sağlık çalışanları saldırıyı kınayarak basın açıklamasında bulundular.  Artvin Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği tarafından gerçekleştirilen basın açıklaması Artvin Devlet Hastanesi önünde gerçekleşti.

Artvin Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Uzm. Dr. Kerim Yeşildağ, Artvin İl Sağlık Müdür Yrd. Dr. Mehmet Şeker, İl Sağlık ve Halk Sağlığı Müdürlükleri Şube Müdürleri,  Artvin KHB Genel Sekreterliği Tıbbi Hizmetler Başkanı Op. Dr. Ömer Faruk Yağlı, Artvin KHB Genel Sekreterliği İdari Hizmetler Başkanı Op. Dr. Serkan Özcan, Artvin Devlet Hastanesi Hastane Yöneticisi Op. Dr. İrfan Akalın, Artvin Devlet Hastanesi Başhekim Yrd. Op. Dr. İbrahim Duzcan, Artvin Devlet Hastanesi Başhekim Yrd. Uzm. Dr. Siraç Erten, Artvin Ağız ve Diş Sağlığı Başhekimi Dt. Kemalettin Alpaydın, Türk Sağlık Sen Şube Başkanı Veli Küçük, Memur Sen Şube Başkanı Sağlık Sen İl Temsilcisi Fehmi Er, eksiksiz tüm doktorlar ve yaklaşık 200 sağlık personeli katıldı.

Sağlık çalışanları silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Op. Dr. Kamil Furtun’ın fotoğrafını yakalarına takarak sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti kınadılar. “ Şifa veren ele vefa, sevgi en iyi ilaçtır, biz aileyiz şiddeti kınıyoruz” yazılı pankartlarla bir dakikalık saygı duruşunda bulunan sağlık çalışanları daha sonra basın açıklamasını gerçekleştirdiler. Basın açıklamasını Artvin Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Uzm. Dr. Kerim Yeşildağ gerçekleştirdi. Yeşildağ gerçekleştirdiği basın açıklamasında; “Ülkemizin güçlü yarınlara daha sağlıklı bir toplum temelinde ulaşabilmesi adına, hekiminden ebe ve hemşiresine, eczacısından teknisyenine ve memuruna yaklaşık 700 bin kişilik çalışanıyla sizlerin sağlığı için emek veren büyük bir ailenin mensuplarıyız. Sunduğumuz hizmetin hakkaniyeti, niteliği ve her şeyden önce sürdürülebilirliği için bu açıklamayı temsil ettiğimiz sağlık camiası adına medyamız aracılığıyla sizlerin takdirine sunuyoruz.  Son günlerde manidar bir şekilde gündem oluşturan ve maalesef değerli meslektaşımız Op. Dr. Kamil Furtun’un görevi başında vahşice katledilmesiyle farklı bir boyut kazanan saldırılardan, “Sağlık ve Şiddet” kelimelerinin sıkça yanyana anılıyor olmasından evlatlarınız olarak derin bir endişe ve üzüntü duymaktayız.  Bizlere güvendiniz, okuttunuz, büyüttünüz ve sağlığınızı emanet ettiniz. Bizler de bu emanete en iyi şekilde sahip çıkabilmek, sizlerin güvenini ve emeğini boşa çıkarmamak adına gece gündüz demeden çalışıyor,  ter döküyoruz. Sizlere geçmiş yıllarla mukayese edilemeyecek nitelikte, gelişen tıp teknolojilerinin en iyi ürünleriyle donatılmış sağlık tesislerimizde hizmet vermekteyiz.  Ülkemizi sağlık alanında çağ atlatan ve dünyada zirve yarışına taşıyan bu büyük başarı, sizlerin desteği olmadan hizmet sunumunda tek başına yeterli olamayacaktır.  Şifa sunan ellerin sahipleri, hergün yastığa başını koyarken sağlığınız için aldığı kararları şöyle bir gözden geçirip, vicdanını rahatlatmadan gözlerini kapayamıyor, bundan emin olunuz. Ne var ki, üst üste yaşanan olaylar sizlerin evlatları olan sağlık çalışanlarımızın moral ve motivasyonunu neredeyse tükenme noktasına getirmiş durumdadır. Biz sizlerin sayesinde varız, sizlerin duaları ve desteğiyle ayaktayız. Mesleğimizi icra ederken kin, nefret ve şiddetin diliyle karşımıza çıkanlara en büyük dersi ancak ve ancak hep birlikte verebiliriz. Unutmayalım ki, insan hayatını hiçe sayacak kadar vahşileşen bu çirkin durumun sadece yasal düzenlemelerle sıfır noktasına getirilmesi beklenemez. Bu nedenledir ki; Şifa veren eller sizlerden kendilerini anlayan yürekler istiyor. Ve bu saatlerde tüm hastanelerimizden yükselen sese kulak vermeye çağırıyoruz.  Şiddeti ve vahşeti reva gören canavarlar kadar, yaşanan şiddet olayları üzerinden hesap yapıp, insani duyguları istismar edenlere karşı da tüm halkımızı ve sağlık çalışanlarımızı dikkatli olmaya çağırıyoruz. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur” ifadelerine yer verdi.

Basın açıklamasının tamamlanmasının ardından yaşananları alkışlarla protesto eden sağlık çalışanları daha sonra sessiz bir şekilde dağıldı. Hastane çalışanları, Op. Dr. Kamil Furtun’un Samsun’da görevi başında uğradığı silahlı saldırıda öldürülmesini yarım gün iş bırakarak protesto etti.

Hopa Devlet Hastanesi Personeli Şiddeti Protesto Etti

Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi’nde görevli Göğüs Cerrahı Op. Dr. Kamil Furtun’un uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmesi Hopa Devlet Hastanesinde de protesto edildi. Sabah saatlerinde hastane kapısında toplanan Hastane yönetimi, doktorlar, hemşireler ve çalışanlarda ellerinde sağlıkta şiddete hayır yazıları ile protesto eylemi yaptı.

Tüm hastane personeli adına “Şiddete hayır” protesto metnini de Başhekim Hakan Çelik okudu. Hakan Çelik tarafından okunan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Ülkemizin güçlü yarınlara daha sağlıklı bir toplum temelinde ulaşabilmesi adına, hekiminden ebe ve hemşiresine, eczacısından teknisyenine ve memuruna yaklaşık 700 bin kişilik çalışanıyla sizlerin sağlığı için emek veren büyük bir ailenin mensuplarıyız.

Sunduğumuz hizmetin hakkaniyeti, niteliği ve her şeyden önce sürdürülebilirliği için bu açıklamayı temsil ettiğimi sağlık camiası adına medyamız aracılığıyla sizlerin takdirine sunuyoruz.

Son günlerde manidar bir şekilde gündem oluşturan ve maalesef değerli meslektaşımız Op. Dr. Kamil Furtun’un görevi başında vahşice katledilmesiyle farklı bir boyut kazanan saldırılardan “sağlık ve Şiddet” kelimelerinin sıkça yan yana anılıyor olmasından evlatlarınız olarak derin bir endişe ve üzüntü duymaktayız.

Bizlere güvendiniz, okuttunuz, büyüttünüz ve sağlığınızı emanet ettiniz. Bizler de bu emanete en iyi şekilde sahip çıkabilmek, sizlerin güvenini ve emeğini boşa çıkarmamak adına gece-gündüz demeden çalışıyor, ter döküyoruz. Sizlere geçmiş yıllarla mukayese edilemeyecek nitelikte, gelişe tıp teknolojilerinin en iyi ürünleriyle donatılmış sağlık tesislerimizde hizmet vermekteyiz.

Ülkemizi sağlık alanında çağ atlatan ve dünyada zirve yarışına taşıyan bu büyük başarı, sizlerin desteği olmadan hizmet sunumunda tek başına yeterli olamayacaktır.

Şifa sunan ellerin sahipleri, her gün yastığa başını koyarken sağlığınız için aldığı kararları şöyle bir gözden geçirip, vicdanını rahatlatmadan gözlerini kapayamıyor, bundan emin olunuz. Ne var ki, üst üste yaşanan olaylar sizlerin evlatları olan sağlık çalışanlarımızın moral ve motivasyonunu neredeyse tükenme noktasına getirmiş durumdadır.

Biz sizlerin sayesinde varız, sizlerin duaları ve desteğiyle ayaktayız. Mesleğimizi icra ederken kin, nefret ve şiddetin diliyle karşımıza çıkanlara en büyük dersi ancak ve ancak hep birlikte verebiliriz. Unutmayalım ki, insan hayatını hiçe sayacak kadar vahşileşen bu çirkin durumun sadece yasal düzenlemelerle sıfır noktasına getirilmesi beklenemez. Bu nedenledir ki:

Şifa veren eller sizlerden kendilerini anlayan yürekler istiyor…

Ve bu saatlerde tüm hastanelerimizden yükselen sese kulak vermeye çağırıyoruz.

Şiddeti ve vahşeti reva gören canavarlar kadar, yaşanan şiddet olayları üzerinden hesap yapıp, insani duyguları istismar edenlere karşı da tüm halkımızı ve sağlık çalışanlarımızı dikkatli olmaya çağırıyoruz. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.”

Basın açıklaması alkışlar ardından sona ererken, doktorlarda polikliniklerde bekleyen hastalarına hizmet vermeye devam etti.

Tük Sağlık Sen Üyelerinden İş Bırakma Eylemine Destek

1 Haziran’da İş bırakan sağlık çalışanlarına bir destek de Tük Sağlık Sen Artvin Şubesinden geldi.

30 Mayıs Cuma günü Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi’nde görevi başındayken uğradığı silahlı saldırı sonucunu hayatını kaybeden Op. Dr. Kamil Furtun için sağlık çalışanları iş bıraktı. İş bırakan sağlıkçılara bir destekte  Türk Sağlık Sen Artvin Şubesinden geldi.  Tük Sağlık Sen Şube başkanı Veli Küçük ve yönetim kurulu üyeleri konuyla ilgili basın açıklamasında bulundular. Küçük yaptığı açıklamada; “Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? ‘ Tarih ‘ i ‘ tekerrür ‘ diye tarif ediyorlar;  Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy’un milletlerin ve devletlerin ibret almaları ile ilgili söylediği bu dörtlük sağlık çalışanlarını cinayetleri kurban gittiği ve sistematik bir şekilde şiddete uğradığı durumu da tam anlamıyla özetlemektedir.

Sağlık Çalışanlarına yönelik her şiddet olayından sonra sürekli yetkilileri uyarmıştık. Gereğini yapın, çalışma ortamlarını güvenli haline getirin demiştik.  Hastaneleri ellerinde sopa, bıçak ve silahla basanlara dikkat çekerek felaket geliyor demiştik.

Fakat uyarılarımız dikkate alınmadı. Sadece bizim uyarılarımız değil geçmişte yaşananlarda unutulup giderek gereği yapılmadı.

11 Kasım 2005’de İstanbul’da Prof. Dr. Göksel Kalaycıoğlu, 15 Ocak 2008’de Giresun’da Dr. Ali Menekşe, 17 Nisan 2012’de de Gaziantep’te Dr. Ersin Arslan hastanede görevleri başlarında katledildiler.

Bu üç cinayetin ardından sağlıkta şiddette değişen ise sadece şiddetin artması oldu.  Sağlıkta şiddet bir kez daha cinayete dönüştü.  Tarih yine tekerrür ederek bizim ciğerimizi yaktı.

29 Mayıs 2015 tarihinde bu kez de Samsun’da Dr. Kamil Furtun hunharca hastanede katledildi. Yılın doktoru seçilmişti, binlerce hastaya şifa dağıtmıştı ama kendini bilmez bir psikopatın kurşunlarına hastane koridorlarında hedef oldu.

Her olaydan sonra yapılan uyarıları dikkate almayıp önlem almakta ihmalkar davrananlar da bu olayın sorumlusudurlar.

Hayatından endişe ederek hizmet sunan sağlık çalışanlarının, şiddete uğrayanların ve Yitip giden canların vebali onlarında üzerindedir.

Kendilerine, eş ve çocuklarına güvenlik ordusu ve zırhlı makam araçları tahsisinde tüm imkanları kullanan devletlu büyüklerimiz söz konusu sağlık çalışanlarının can güvenliği olunca alınacak tedbirleri ve bu uğurda yapılan uyarıları ne den görmezden gelirler?

Her fırsatta insanı yaşat ki, devlet yaşasın diyenler, gelinen noktada devletin memurunu yaşatamaz, kamu kurumlarında çalışanların çalıştığı iş yerinde canını koruyamaz durumdadırlar.

Hastanelerde;  Hekiminden Hemşiresine Ebesinden Teknisyen ve teknikerlerine memurundan hizmetlisine kadar bütün sağlık çalışanların güvenli bir çalışma ortamına hasret bırakılmışlardır.

Çalışanların güvenliğini sağlama konusunda çaresiz ve zavallı bir durum sergilemektedirler.  Kısacası devlet çalışanını korumaktan aciz bir hale gelmiştir. Bu acizlik bizim devletimize yakışmamaktadır.

Sağlıkta şiddet sloganlarla veya toplantılarla çözülecek bir iş değildir. Buradan soruyoruz: Bunu anlamak için kaç canın daha kurban verilmesi gerekiyor? Sadece 2014 yılında Beyaz Koda 11 binin üstünde şiddet vakası ihbarı bırakılmış. Resmi kayıt bu kadar ise şiddetin ulaştığı vahim boyut kelimelerle anlatılacak düzeyi çoktan geçmiştir.

Verilen süslü beyanatlar, Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesinde görev yapan Dr. Kamil Furtun’un hastane koridorlarında katledilmesine engel olamamıştır.

Sorunlara çözüm olmanın ötesinde, hiçbir derde derman olmayan “Şiddete Sıfır Tolerans” sloganı işe yaramamıştır. Hasta sayısı ile övünen bir bakanlık çalışma şartlarını ve iş yükünü artırmış, sözüm ona hasta hakları ve oluşturulan alo 184 şikayet hatları ile çalışanlar, vatandaşa adeta hedef gösterilmiştir.

Sağlıkta şiddet ne yazık ki önce rutinleşmiş Samsun’da da bir kez daha cinayetleşmiştir. Bu cinayet ilk olmadığı gibi son olmasını çok isterdik ama son da olmayacaktır. Beyaz önlüklere siyah kefen biçildiği bu vahşet düzeni önlemler ve ağır yaptırımlar olmaz ise sürüp gidecektir.

Türk Sağlık-Sen olarak biz yaşanan bu vahşi cinayeti protesto etmek ve can güvenliği talebimizi bir kez daha dile getirmek için bugün tüm yurtta iş bıraktık. Talebimiz çok basittir. Sadece güvenli çalışmak ve akşam olunca sağ salim ailemize kavuşmak istiyoruz.  Hastanelerin savaş meydanlarını andırdığı, çalışanın her saniye şiddete uğrama korkusu yaşadığı bir ortam olarak kalmasını istemiyoruz. Biz burada hizmet üretmekten çekinir bir hale geldik. Şifa veren eller kendi hayatlarından her gün endişeliler. Bunun düzeltilmesini istiyoruz.  Çalışanların güvenliğini sağlayamayan Sağlık Bakanlığı ne işe yarar acaba ?

Lütuf değil, insan olarak çalışan olarak hakkımızı istiyor diyoruz ve hayatını kaybeden doktorumuz Kamil Furtun’u bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhu şad mekanı cennet olsun. Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum” ifadelerine yer verdi.

Share
507 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?