logo

Sadettin Köpek’in siyasi manevraları


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

 

“Halka karşı adil davranma” ve “zamanında ordunun çok güçlü ve disiplinli olması” gibi iyi hasletleri entrikacı kişiliği nedeniyle gizlenmiş, iyi bir şekilde anılmamıştır. 

1.Acımasız Bir Devlet Adamıydı

Sultandan aldığı bir ferman ile İzzeddin Kılıçarslan’ın annesini boğduran Sadeddin Köpek, sultanın henüz erkek çocuğu olmadığı için kardeşleri Kılıçarslan ile Rükneddin’in hayatlarına dokunmadı ancak kalede hapsedildi. Sultanın erkek çocuğu olduğunda ise öldürmesi için görevlendirilen Armağanşah, kardeşlerini öldürmedi ve bunu sultandan ve Sadeddin Köpek’ten gizledi.[1] 

2.Bitmek tükenmek bilmeyen iktidar hırsı bulunuyordu

Sadeddin Köpek kilitlenmiş olduğu hedefine ulaşmak için her yolu mubah sayan bir karakterdeydi.

Ülke yönetimini avucunun içi gibi bilen Köpek, gerçekte yeni Sultan Keyhüsrev’i de saf dışı bırakmak ve sultan olmak hevesindedir. Keyhüsrev’i çantada keklik görmektedir, lakin tek handikapı Selçuklu soyundan olmamasıdır. Bundan mütevellit tahta çıkabilmek için kendisinin ana tarafından Selçuklu sülalesinden olduğu söylentisini yaymaya başlar. [2]

3.Sadeddin Köpek içinde bulunduğu siyasi şartlarda göre hareket ederdi.

Alaeddin Keykubad zamanında emirlik görevini üstlenen Sadeddin Köpek bu dönemde pek fazla ön plana çıkamamıştır. Elbette Sadeddin Köpek bu dönemde de iktidar hırsına sahipti. Ancak Alâeddin Keykubad‟ın sahip olduğu kudret karşısında başarılı olma şansı oldukça düşüktü. Sadeddin Köpek bu dönemde pek fazla ön plana çıkmamıştır. Fakat sultan Keyhüsrev gibi zayıf karakterli bir hükümdar tahta geçince amacına ulaşabilmek için gerekli fırsatı bulmuş ve faaliyetlerine başlamıştır.

4.Siyasi kavrayışı çok yüksekti

Çok zeki ve kurnaz bir yapıya sahip olan Sadeddin Köpek atacağı her adımı büyük bir titizlikle düşünüyordu. Devlet adamlarını bertaraf ederken attığı iftiralar ve uydurduğu yalanlar kimi, nasıl görevden uzaklaştıracağını bildiğini göstermektedir.

5.Büyük bir oyun kurucuydu (entrikacı)

İlk olarak küçük sultanın güvenini kazanarak işe başlamıştı. Tüm devlet adamları hakkında sultana söylediği yalanlar ve attığı iftiralar sonucunda tek güvenilir kişi olarak kendini tanıtmıştı. Doğal olarak sultan ile arasında sarsılmaz bir bağ oluşturmuştu. Bu aşamadan sonra devlet yönetiminde tek güç olabilmek için devlet adamlarını teker teker tasfiye etmeye başladı. Sultandan aldığı güçle bu işlemi de tamamladıktan sonra son aşama olarak tahta çıkma teşebbüsünde bulundu.

6.İnsanların düşüncelerini etkileme gücüne sahipti

Kurnazlığının yanında bu özeliğiyle karşısındaki insanı etki altına almakta çok başarılıydı. Sultan Keyhüsrev‟in küçük yaşta tahta geçmesi ona büyük bir avantaj sağlamıştı. Sultanla gittikleri Antalya’da iki ay yalnız kalmıştı. Bu süre zarfında sultanın üzerinde büyük bir etki kurdu. Küçük sultana anlattıklarıyla kendisini dost diğer devlet adamlarını düşman olarak gösterdi. Bu şekilde sultan üzerinde büyük bir etkiye sahip oldu. Öyle ki küçük sultan Sadeddin Köpek‟e sormadan adım atamaz hale gelmişti. [3]

7.Halka adil davranırdı

Devlet adamlarına karşı acımasız davranışlarının yanında halka merhamet ve adaletle yaklaşmıştı.

Gittiği her yerde, halkın en fakir ve en güçsüzleriyle konuşur, onların istek ve şikayetlerini sabırla dinler, ihtiyaçlarını cömertçe karılar, suçluları da rütbe ve makamlarına bakmadan ibret olacak bir şekilde cezalandırırdı.[4]

Sadeddin Köpek hakkında geniş bilgi veren İbn Bibi onun halka iyi davrandığını, mazlumlara yardım edip zalimleri şiddetle cezalandırdığını, özellikle ikta sahiplerinin çiftçilerden haksız vergi almalarını önlediği için onlar tarafından çok sevildiğini, cömert ve hoşsohbet olduğunu söyler.[5]

8.Önüne çıkan fırsatları iyi değerlendiriyordu

Sadeddin Köpek, rakibini bertaraf edebilmek için sebep ve bahane bulmakta ve uydurmakta son derece usta ve yetenekli idi.[6]

İzlediği siyasetle kaderini kendisi belirlemiş olmasına rağmen, önüne çıkan bazı fırsatları da iyi bir şekilde değerlendirmiştir. Harizimli beylerin ülkeden kaçmaları sırasında sultanın onları durdurması için görevlendirdiği Kemaleddin Kamyar başarısız olunca Sadeddin Köpek‟in önüne büyük bir fırsat çıkmıştı. Sultan üzerindeki etkisini kullanarak Kemaleddin Kamyar‟ın bu başarısızlığını sürekli dile getirmiş ve onun gözden düşürmesi sağlamıştı. Böylece bu gelişme sonrasında bir rakibini daha etkisiz hale getirmişti.[7]

9.Gücüne güç katmasını biliyordu

Gücü günden güne artmakla birlikte siyasi ve askeri alanda herhangi bir başarısı bulunmayan Köpek, kendini yüceltecek önemli bir zafer elde etmek amacıyla ordunun başına geçerek Eyyubiler’in hakimiyeti altındaki Sümeysat (Samsat) Kalesi’ni kuşattı.[8]

10.Sadeddin Köpek, insanı daima arkadan vuran sinsi ve tedhişçi bir karakter yapısına sahipti.

Devrin kaynağı İbn Bibi, Sadeddin Köpek’in adını ilk defa, Sultan I. Alaeddin Keykubad devrinde, bu karakterini yansıtan bir olay vesilesiyle anmıştır. Onun bu özelliği, asıl bundan sonra Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanatının ilk yıllarında, Türkiye Selçuklu tarihine damgasını vuran iktidar mücadelesinde kendisini gösterecektir. Dolayısıyla Sultan Keyhüsrev’in saltanatı, Sultan ile devlet adamlarının ilişkileri bakımından hiç de umut verici bir dönem olmamıştır. Aksine bu dönem, felaketlerle başlamış, felaketlerle devam etmiş ve felaketlerle sona ermiştir.[9]

11.Sadeddin Köpek zamanında Türkiye Selçuklu ordusunda tam bir düzen ve disiplin hakim olmuştur.

Özellikle ıkta’ sahipleri (mukta), hiçbir şekilde halktan belirlenmiş verginin dışında “bir tavuk kanadı” dahi istemeye cesaret edememişlerdir. Öte yandan o, ordu mensuplarının kayıp eşyalarını ve mallarını toplamak ve sahiplerine vermek için özel görevliler tayin etmiştir. Halkın zayıf ve dükün kesimi de, onun zamanında rahat, huzur ve güven içinde yaşamıştır.[10]

[1] http://toggo52.blogspot.com.tr/2015/12/sadettin-kopek-kimdir.html

[2] http://arsiv.zekirdek.com/forum/showthread.php?t=153627

[3] KARAKOÇ, İsmail. Türkiye Selçuklu Devlet Adamlarından Sadeddin Köpek Ve Faaliyetleri, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2013, s.45-47

[4] file:///C:/Users/Win7/Downloads/gaziturkiyat-sayi-7-0065-0097-koca.pdf

[5] http://www.tarihbilimi.gen.tr/makale/sadeddin-kopek/

[6] file:///C:/Users/Win7/Downloads/gaziturkiyat-sayi-7-0065-0097-koca.pdf

[7] KARAKOÇ, İsmail. Türkiye Selçuklu Devlet Adamlarından Sadeddin Köpek Ve Faaliyetleri, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2013, s.45-47

[8] http://www.tarihbilimi.gen.tr/makale/sadeddin-kopek/

[9] file:///C:/Users/Win7/Downloads/gaziturkiyat-sayi-7-0065-0097-koca.pdf

[10] file:///C:/Users/Win7/Downloads/gaziturkiyat-sayi-7-0065-0097-koca.pdf

Share
843 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...