logo

Saadet Partisi Erken Seçim Kararını Değerlendirdi

Saadet Partisi İl Başkanı Gültekin Soydan yazılı bir açıklama yaparak alınan erken seçim kararını değerlendirdi.

Soydan yaptığı açıklamada; “7 Haziran seçimlerinin üzerinden bugün itibariyle tam 73 gün geçmiştir. Peki, 73 gün sonra geldiğimiz nokta nedir? Tek kelimeyle özetleyecek olursak koskoca bir HİÇ! Sıfıra sıfır elde var sıfır.73 gündür, iktidar ve muhalefet partileri orta oyunu oynuyorlar. Kavuklu ile Pişekâr misali laf kalabalığı yaparak tam 73 gündür milleti oyalıyorlar. Milletin canı yanarken, her gün bir ocak sönerken, şehit haberleri peş peşe gelirken, “istikşaf!” görüşmelerle milleti kandırmaya çalışıyorlar. Bu süreçte TBMM’de grubu bulunan partilerin üç ortak özelliği ortaya çıktı:

1-Milletin geleceğini değil, kendi siyasi geleceklerini düşündüler.

2-“Milletin derdine nasıl derman oluruz” diye uğraşacaklarına, “Nasıl yaparız da, Kasım’da yapılacak muhtemel bir seçimde oylarımızı arttırırız” diye uğraştılar.

3-Ülkenin kaderi üzerinde adeta satranç oynadılar.

İşte koskoca 73 günün özeti budur. Daha önce söyledim; güzel bir söz var; “Niyet iyiyse akıbet hayır olur” Oysa ,koalisyon kurması muhtemel 4 partinin 4’ü de bu süreçte tam tersine davrandı. Hasbi olmak yerine, hesabi oldular. Sonuçta hem ekonomide hem de dış politikada ülkeyi uçurumun kenarına getirdiler.

Ülke, 73 gündür tarihin en pahalı tiyatro oyununu seyrediyor. Sadece bir rakam vermek istiyorum. İktidar ve muhalefet partilerinin 73 gündür oynadığı bu koalisyon tiyatrosunun ülkeye maliyete en az 96 milyar liradır. Eski parayla 96 katrilyon.

Nereden mi çıkarıyoruz?

Türkiye borçla ayakta duruyor. Ülkenin dolar cinsinden borcu yuvarlak hesap 400 milyardır. Dolardaki 10 kuruşluk artış, Türkiye’ye tam 40 milyar lira yani eski parayla tam 40 katrilyon lira ek yük getiriyor. 7 Haziran günü dolar kuru 2.66 liraydı. Ülke yönetimindeki belirsizlik yüzünden dolar kuru bugün itibariyle 2.90 liradır. Sadece bu artışın ekonomiye getirdiği ek yük 96 milyar liradır. Yazıktır. Günahtır. 73 günde milletin sırtına 96 milyar ek yük getiren bu iktidar memur maaşları söz konusu olunca ne diyor? Malumunuz toplu sözleşme görüşmeleri var. Memur ne istiyor, yüzde 8. Hepsi bu. Bundan daha makul bir talep olabilir mi? Bize Refahyol hükümetinde, işçi sendikaları yüzde 30 teklifle gelmişlerdi. Allah rahmet eylesin Erbakan Hoca, gelen teklife baktı ve geri verdi; “Gidin bunu düzeltin. Biz size yüzde 50 vereceğiz” dedi. Peki, bunlar ne diyor? “Efendim memura yüzde 4’ten fazla veremeyiz” niye? Ekonomiye şu kadar ek yük getiriyor. Efendim asgari ücreti bin 500 lira yapamayız, Niye? Ekonomiye şu kadar yük getiriyor. Emekliye iki maaş ikramiye veremeyiz? Niye? Ekonomiye yük getiriyor. Türkiye’nin sırtındaki asıl yük, milletin derdini değil, kendi siyasi rantını düşünen Meclis’teki partilerdir. Türkiye’nin sırtındaki asıl yük bu kısır, bu milletten uzak siyaset anlayışıdır. Türkiye’nin sırtındaki asıl yük ülkede kan gövdeyi götürürken, koalisyonculuk oynamaktır. Bu zavallı zihniyet sebebiyle Türkiye 90 yılın sonunda, bugün; Dışarıda, katillikten de beter olan soykırımla suçlanmaya başlamış, içeride ise bölünmeye yüz tutmuştur.

Malumunuz gündemdeki tartışmalardan biri de Sayın Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarıdır. Sanki ülkede başka bir sorun yokmuş gibi Sayın Cumhurbaşkanı çıkıyor, “Ülkede sistem değişmiştir” diyor. Çünkü “beni halk seçti” diyor. İster Meclis kapısından girilsin, ister Millet kapısından girilsin, içerdeki kurallar aynı sonuç değişmez. Çünkü Türkiye’de parlamenter sistem değişmemiştir. Kurallar Parlamenter sistemin kurallarıdır. Herkes bu kurallara uymak zorundadır. Bu tür çıkışlar, böylesine kırılgan ve hassas bir dönemde ülkeyi daha fazla germekten başka bir işe yaramaz. Bu noktada yapılması gereken, ülkeyi daha fazla germek değil, içeride ekonomiyi düzeltmek; üretken hale getirmek, dışarıda ise komşularla barış ortamını yeniden tesis etmektir. Bu konuda da en büyük görev ve sorumluluk cumhurbaşkanına aittir.

Kısacası biz, Sayın Cumhurbaşkanı’nın yanlış bilgilendirildiği kanaatindeyiz. Çünkü Cumhurbaşkanının seçim şekli değişmiştir ama görev, yetki ve sorumluluğunda hiçbir değişiklik olmamıştır. Öte yandan bir hukuk devletinde, hiçbir kimse için hukukun dışında bir “fiili yetki” den söz edilemez.

Daha önce de söylediğim gibi, 7 Haziran seçimlerinden hemen sonra ortaya çıkan bu tablo parlamentodaki mevcut partilerin ülkenin sorunlarına çözüm getiremeyeceğini bir kez daha açıkça ortaya koymuştur. Çünkü sorunları çözme vaadiyle milletten oy isteyenler, tam tersine, sorunların kaynağı haline gelmişlerdir. Gelinen nokta açıkça göstermektedir ki, Türkiye’de hükümet değişikliğine değil, zihniyet değişikliğine ihtiyaç vardır. O zihniyetin adresi ise Milli Görüştür, Saadet Partisi’dir. Türkiye’nin Milli Görüş’ün tecrübesine, basiret ve ferasetine ihtiyacı vardır. Tek çare Saadet Partisi’dir.

Saadet Partisi, Türkiye için bir pusula,   Mazlum milletler için bir rehber, Tüm insanlık için ise bir reçetedir; bir kurtuluş reçetesi.

En kısa sürede Saadet Partili bir meclis ve Saadet Partili bir iktidar temennisiyle hepinize tekrar teşekkür ediyor, hayırlı işlerinizde başarılar diliyorum” ifadelerine yer verdi.

 

Etiketler: »
Share
1553 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+8 = ?